23 Ağustos- 6 Eylül Hak İhlalleri Raporu

23 Ağustos- 6 Eylül Hak İhlalleri Raporu

Sivil toplum kuruluşlarındaki görevim, avukatlık mesleğim boyunca takipçisi olduğum hak ihlallerini, şimdi de vekilliğim ile birlikte gelen TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’ndaki Başkan Vekilliği görevimle takip etmeye devam ediyorum. Her hafta siz değerli basın emekçilerine, Türkiye’de yaşanan hak ihlallerinden bazı örnekler sunmaya çalışacağım. Amacım hak ihlalleri anlamında pek çok sivil toplum kuruluşunun yaptığı çalışmaların görünür olmasına bir nebzede olsa katkı sunmak ve hak ihlalleri hafızasını dolayısıyla mücadelesini diri tutmaya katkı sağlamaktır. Bu bağlamda aşağıda, 23 Ağustos-6 Eylül tarihleri arasında memleketimizde yaşanan örneklerden bazılarını bulabilirsiniz.

23 Ağustos- 6 Eylül Hak İhlalleri Raporu

"HER DERDE DERMAN, MUCİZEVİ" KHK’LAR !

 

Türkiye’de haftalardır kaydettiğimiz hak ihlallerine yenileri eklendi.

 

Yeni ihraçlar, sürgünler,  kapatılan medya kuruluşları ile iki yeni KHK geldi.

 

İktidarın hukuksuzlukla inşa ettiği her duruma “derman” olan “mucizevi” KHK’lar ile Meclis’e bir darbe daha vurulurken, Demirtaş’ı yargılayacak mahkeme de bulunmuş oldu.

 

İki akademisyen açlık grevinin 184. gününde işlerine iade edilmeyi beklerken, AKP’li vekilin “yanlışlıkla” ihraç edilen kızı göreve iade edildi.

 

Yeni Türkiye’nin inşa sürecinde “makbul” olmayan vatandaşların çalışma hakkı elinden alınırken, haksız yere elinden alınan işlerine “bir şekilde” geri dönme “şansı” yakalayabilenlerin ancak muktedirlerin lütfettikleri yerlerde var olabilecekleri de KHK ile hükme bağlandı.

 

Daha önceki KHK’lar ile kapatılan medya kuruluşlarının “gasp edilen” malları satışa çıkarıldı.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Aslan’ın,  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önünde eğildiği hal,  “Bağımsız Yargı”nın fotoğrafı olarak kayıtlara geçti!

 

“Türk- Sünni ve Erkek”lere göre kurgulanan Yeni Türkiye’de kadının görevinin itaat olduğu ders kitaplarına kadar girdi.

 

Bir de, tıpkı Roboski Katliamı’ndaki “kaçınılmaz hata” gibi “hatalar” oldu. “Bir takım hatalar” sonucu yine siviller bombalandı. Bir “teferruat” olarak yaşanan bu olay karşısında Türkiye tabii ki sükunetini muhafaza etti!

 

 

YENİ KHK: İHRAÇ, SÜRGÜN, “ SÜPER” SAVCI

 

693 ve 694 sayılı KHK'lerle 3 medya kurumu kapatıldı, 922 kişi ihraç edildi. MİT cumhurbaşkanlığına bağlandı. Vekillere soruşturma yolu açıldı.

Diyarbakır merkezli Dihaber Ajansı, Gazete Şujin ve Rojeva Medya Gazetesi kapatılan basın kuruluşları arasında yer aldı.

 

120 AKADEMİSYEN DAHA İHRAÇ EDİLDİ

 

Adalet Bakanlığı’ndan 142, İçişleri Bakanlığı’ndan 29, Milli Savunma Bakanlığı’ndan ise 19 kişi; Yüksek öğretim kurumlarından ise 120 akademisyen ihraç edildi. İhraçlar arasında barış imzacısı akademisyenler de var.

Ayrıca Kara Kuvvetleri’nden 106, Deniz Kuvvetleri’nden 40, Hava Kuvvetleri’nden ise 90 personel ihraç edildi.

 

 

MECLİS’E BİR DARBE DAHA

 

Ankara Başsavcılığı'na milletvekillerini seçimden önce veya sonra işlediği iddia edilen bir suç nedeniyle soruşturma yetkisi verildi.

 

5271 sayılı Kanunun 161'inci maddesine eklenen fıkrada şu ifadeler yer aldı:

"(9) Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma yetkisi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve bu yer ağır ceza mahkemesine aittir. Soruşturmayı Cumhuriyet Başsavcısı veya görevlendireceği vekili bizzat yapar. Başsavcı veya vekili, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısından soruşturmanın kısmen veya tamamen yapılmasını isteyebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı zorunlu olan delilleri toplar ve gerekmesi halinde alınacak kararlar bakımından bulunduğu yer sulh ceza hakimliğinden talepte bulunur."

 

Bu düzenleme, Anayasa’nın “Hakların korunması ile ilgili hükümler” kısmındaki “Kanunî hâkim güvencesi” altında yer alan “Hiç kimse kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz. Bir kimseyi kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz” hükmünün ve Anayasa’nın 83. maddesindeki  milletvekili dokunulmazlıklarına ilişkin hükmünün ihlali anlamına geliyor.

 

DEMİRTAŞ’I YARGILAYACAK MAHKEME DE BULUNDU

 

Hakkında yürütülen soruşturmalar kapsamında 3 Kasım 2016 tarihinde tutuklanan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın, “Terör örgütü kurma, yönetme”, “örgüt propagandası”, “suç ve suçluyu övme” iddialarıyla 142 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı ana davasının dosyası, mahkemeler arasındaki uyuşmazlık nedeniyle ortada kalmıştı. Yeni KHK ile Demirtaş’ın yargılayacak mahkeme de bulunmuş oldu.

 

İHRAÇ YETMEZ SÜRGÜN!

 

694 Sayılı KHK ile, üniversitelerden ihraç edilen akademisyenlerin kurumlarına dönmelerinin de önü kesildi.

Söz konusu KHK'ye göre, ihraç edilen bir akademisyenin üniversiteye dönmesi yönünde karar verilse bile ataması kendi kurumuna değil, Ankara, İstanbul, İzmir illeri dışında ve 2006 yılından sonra kurulan yükseköğretim kurumlarına öncelik verilecek şekilde yapılacak.

 

“YANLIŞLIK” DA DÜZELTİLDİ

 

AKP Antalya milletvekili Hüseyin Samani’nin, adı geçen ay ihraç listesinde yer alan kızı yayınlanan KHK ile işe iade edildi.  Samani’nin kızı Betül Samani Gökay, 14 Temmuz’da OHAL kapsamında yayınlanan ve Türkiye genelinde 7 bin 395 kişinin kamu görevinden ihraç edildiği KHK listesinde yer almış ve bu ihraç AKP’li vekil tarafından “yanlışlık” olarak değerlendirilmişti.

 

ÖĞRETMEN SÜRGÜNLERİ

 

Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Eğitim Sen üyesi yaklaşık 1000 öğretmen okulların açılmasına günler kalan sürgün edildi. Öğretmenlere hangi kentlere gideceğinin bile söylenmediği, sadece sürgün kararının telefonla bildirildiği öğrenildi.

 

OHAL İNTİHARLARINA BİR KİŞİ DAHA EKLENDİ

 

KHK ile ihraç edilen hemşire kendisini asarak intihar etti. intihar etti. Burdur Bucak İlçesi’nde görev yapan biri 7 aylık 3 çocuk annesi hemşire Sevgi Balcı, geçen yıl çıkartılan bir KHK ile meslekten ihraç edildiği öğrenildi.

15 Temmuz Darbe Girişimi’nin ardından ilan edilen OHAL ile birlikte intihar edenlerin sayısı 38’i buldu.

 

ÇATIŞMALI  SÜREÇ 3 BİN İNSANIN CANINA MAL OLDU

 

İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi’nin müzakerelerin sonlandırılması sonrası başlayan çatışmalı döneme ilişkin hazırladığı raporda, son iki yıllık çatışmalı süreçte silahlı çatışmalar, bombalı saldırılar ve yargısız infazlar sonucu polis, asker, korucu, PKK’lı ve siviller dahil 2 bin 722 insanın hayatını kaybettiği açıkladı.

 

Çatışmaların ortasında kalan 53 sivilin hayatını kaybettiği, 80 sivilin yaralandığı ifade edilen rapordaki verilere geçen hafta yaşanan iki olay daha eklendi.

 

YENİ BİR ROBOSKİ Mİ?

 

Son bir haftada Hakkari ve Lice’de İHA/SİHA bombardımanı ve helikopterden açılan ateşle bir kişi yaşamını yitirdiği, altı kişinin de yaralandığı bilgisi basına yansıdı.

 

Hakkari merkeze bağlı Oğul Köyü’ne bağlı Kanireş Çeşmesi bölgesi, ‘Bayraktar’ isimli silahlı insansız hava aracıyla (İHA/SİHA) bombalandı. Saldırıda bir köylü hayatını kaybederken, üç köylünün de yaralandığı belirtildi. 

 

“İŞBİRLİKÇİ” İSELER NEDEN GÖZALTINA ALINMADILAR?

 

Valilik, “Hakkâri-Merkez İlçe Oğul Köyü Kanireş Çeşmesi bölgesinde tespit edilen (1) dinamik hedefe, 31 Ağustos 2017 Perşembe günü saat 15.30 sıralarında, SİHA (BAYRAKTAR) ile (1) bomba atılmıştır” diyerek yaşananları doğruladı. Ancak Hakkari Valiliği’nin açıklamasında bombardımanda yaralanan köylüleri “işbirlikçi” olduğu iddia edildi.

 

İşbirlikçi olduğu iddia edilen köylülerin bombalamadan önce polis noktasından geçtiği kimlik kontrolü yapıldığı da haberlere yansıdı ve eğer suçlu iseler neden gözaltına alınmadıkları sorusu gündeme geldi.

 

“BİR TAKIM HATALAR OLABİLİR!”

 

Hakkari’de yaşanan olaydan iki gün sonra İçişleri Bakanı Süleyman Soylu yaptığı bir açıklamada “Biz İHA’larla çok terörist görüyoruz. Kısıtlarımız vardır, biz bu kısıtlarımız dışında kesinlikle hamle ortaya koymayız” dedi ancak şunu da ekledi: “Bu konuda güvenlik kuvvetlerimiz çok dikkatli davranmaktadırlar. Bir takım hatalar, eksiklikler olabilir”.

 

Soylu’nun bu sözleri, Adalet Bakanlığı’nın 34 köylünün yaşamını kaybettiği Roboski Katliamı için  “ kaçınılmaz hata”değerlendirmesini anımsattı.

 

LİCE’DE NE OLDU?

 

Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Bağlan, Dolunay, Yalaza ve Çavundur köylerinde alçak uçuş yapan askeri helikopterden açılan ateş sonucu üç köylünün yaralandığı, yaralı köylülerden ikisinin sağlık durumunun ağır olduğu iddia edildi. Öte taraftan yaralı bir köylünün gözaltına alındığı da gelen haberler arasında.

 

İnternet ve telefon hatlarındaki kesintiler nedeniyle köyden sağlıklı bilgi alınamazken, köydeki evlere baskın yapıldığı ve köylülere işkence yapıldığı iddiaları da söz konusu.

 

Olaya ilişkin açıklama yapan HDP heyeti bir köylü ve oğlunun araç üzerindeyken bir diğerinin de tarlasını sulamaktan dönerken tarandığı bilgisini kamuoyu ile paylaştı.

 

YAĞMA HASAN’IN BÖREĞİ: MEDYA KURULUŞLARININ “GASP EDİLEN” MALLARI SATIŞTA

 

KHK  ile kapatıldıktan sonra TMSF’ye devredilen aralarında İMC TV, TV 10’nun da olduğu televizyon ile gazetelerin demirbaş ve lisanslarının ihaleye yoluyla satışa çıkarıldı.

TMSF’nin internet sayfasında yapılan açıklamaya göre; 5 Eylül ile 10 Ekim tarihleri arasında televizyon ve gazetelerin demirbaş ve lisanları ihale yoluyla satışa çıkarılacak.

İMC TV ve TV 10, KHK’lerden doğan mağduriyetleri gidermek iddiasıyla kurulan OHAL Komisyonu’na da internetten yapılan başvuru formunda isimleri yer almadığı için başvuruda bulunamamıştı.

 

85 BİN KİŞİ, HAKKINDA HÜKÜM OLMADAN TUTUKLU

 

Adalet Bakanlığı, hapishanelerde 85 bin 105'i tutuklu, 139 bin 773'ü hükümlü toplam 224 bin 878 kişi olduğunu, kapasitenin ise 22 bin kişiyle aşıldığını açıkladı.

 

Bu rakamlar koruma tedbiri ve istisnai bir nitelik taşıması gereken tutuklamanın Türkiye’de nasıl kural haline geldiğini gösterdi.  Masumiyet karinesi ve adil yargılama hakkının ihlalinin vardığı noktayı gözler önüne serdi.

 

6 KİŞİLİK KOĞUŞLARDA 25 KİŞİ

 

Öte taraftan bu hafta raporlara yansıyan bir bilgi Adalet Bakanlığı’nın verilerinin somut olarak neye tekabül ettiğini de ortaya koydu.  Mersin E Tipi Cezaevi’nde 6 kişilik koğuşlarda 20-25 kişinin kaldığı, mahpuslara yeterince içecek su verilmediği öğrenildi.

 

 YENİ TÜRKİYE’DE KADININ GÖREVİ İTAAT

 

“ Türk- Sünni- Erkek” Yeni Türkiye’de ders kitaplarına giren satırlar kadın erkek eşitliğinin artık esamesinin okunmadığını gösterdi.

 

Milli Eğitim Bakanlığı’nın yeni müfredat kapsamında hazırladığı ders kitabında ‘evlilik’ konusunda, ‘kocaya itaat ‘ibadet’ olarak yer aldı, ‘ateistle evlenmeyin’ denildi.

 

Annenin görevleri ise “kocasına karşı görevlerinde titiz davranması, evine ve çocuklarına sahip çıkması gerekir. Sabırlı ve kanaat ehli olmalı, israftan kaçınmalı” olarak sıralandı. Ayrıca “İslam, erkeğin üstlendiği mesuliyetlere karşılık kadının da kocasına itaat etmesini istemiş ve bu itaati ibadet saymıştır. Ailede çocukların büyütülüp terbiye edilmesi daha çok anne tarafından yerine getirilir. Ailede erkek vazifesini yapar, ailesine karşı güzel davranır; kadın da ona karşı gereken muhabbet, hürmet ve itaati gösterirse aile içinde düzen ve uyum sağlanmış olur” değerlendirmesi yapıldı.

 

AKADEMİDEKİ “CADI AVI”NIN BİLANÇOSU

 

OHAL’in ardından  Barış İmzacılarına yönelik ilk tasfiyenin yaşandığı 1 Eylül Barış Günü’nde akademideki ihraçlara yönelik bilanço da açıklandı. Söz konusu  tarihten bu güne KHK ile Barış İçin Akademisyenler dahil 2346 akademisyen üniversiteden atıldı.

 

Barış İçin Akademisyenler’in (BAK) 11 Ocak 2016’da kamuoyuna açıkladığı “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı barış bildirisini imzalayan 378 bilim insanı üniversitelerden uzaklaştırıldı.  En büyük tasfiye ise Ankara

Üniversitesi’nde oldu. Üniversiteye bağlı fakültelerden toplam 87 imzacı akademisyen atıldı. En fazla tasfiyenin yaşandığı diğer üniversiteler ise Yıldız Teknik Üniversitesi (28), Marmara Üniversitesi (24), Anadolu Üniversitesi (23) Mersin Üniversitesi (21) oldu.

 

SURİYELİ İKİ KADIN ÖLDÜRÜLDÜ

 

Bu hafta, Suriyelilere yönelik nefret suçlarının öznesi yine kadınlar oldu.  

Ülkelerinden kaçarak Türkiye’ye sığının ve Mersin'de yaşayan Suriyeli Ayşe Cuma ile kızı Uvfa Naasan, evlerinde boğazları kesilerek öldürülmüş halde bulundu. Anne ile kızının, vücutlarında da toplam 70'e yakın bıçak yarası olduğu saptandı.

 

SUR HAK İHLALLERİYLE YIKILIYOR

 

Diyarbakır Sur’da yıkımın sürdüğü Alipaşa ve Lalebey mahallelerinde su ve elektriklerin kesildi. Mahallenin polis barikatlarıyla kapatıldı. Sur’da yaşanan hak ihlalleri için kamu görevlileri hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Şenal Sarıhan CHP Ağustos Eylül Hak İhlal Rapor
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İrem Derici'nin tedavisi sürüyor
İrem Derici'nin tedavisi sürüyor
Şoke eden iş ilanı!
Şoke eden iş ilanı!