Atanamayan öğretmenler, diplomalı genç işsizler iktidarın hiç umurunda değil mi?

Atanamayan öğretmenler, diplomalı genç işsizler iktidarın hiç umurunda değil mi?

İBB Meclisi CHP Üyesi Canan Sezgin Atatürk Posterli Tişörtü ile İBB Meclis kürsüsünde 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramının anlam ve önemine değinerek kürsü de Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini okudu.

Atanamayan öğretmenler, diplomalı genç işsizler iktidarın hiç umurunda değil mi?

İBB ve Maltepe CHP Meclis Üyesi Canan Sezgin, AKP iktidarının gençlerimizi getirdiği durumu sorguladı ve işsiz gençlerin durumlarını gündeme taşıdı: Tek icraatları köprü duble yol yapmak olan mevcut siyasi iktidar gençlerimizin sorunlarını çözüme kavuşturamamıştır. Atanamayan öğretmenler, diplomalı genç işsizler, gelecek kaygısının intihara sürüklediği gençler, uyuşturucu batağına sürüklenen gençler bu iktidarın hiç umurunda değil mi? İktidar partisinden sözde değil, özde gençlerimizin sorunlarına eğilmelerini istiyoruz.

 

Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi 2017 yılı Mayıs ayı Meclis toplantılarında Maltepe Belediyesi ve İBB Meclisi CHP Üyesi Canan Sezgin’in 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramının anlam ve önemine değindiği konuşma metni:

Bu milletin bağrından çıkan özgürlüğümüzü ve bağımsızlığımızı ona borçlu olduğumuz Ulu Önder ATATÜRK, bağrından çıktığı milletin arasından bir gün dolaşırken  “… Bir aralık yanımıza bir zad gelir, “Halkevi” başkanlarından imiş.

Paşaya: “Paşam hangi günde, hangi ayda doğdunuz? Bunu lütfeder misiniz? Dedi. Bu soru üzerine Atatürk’ün rengi değişti. Fakat adama bir şey söylemekte istemedi. ATATÜRK doğum gününün kutlanmasını istemiyordu. Çünkü Padişahların doğum günü Vehet-i Hazret-i, hazreti Padişah adı ile donanma yapılır, şehirlerde geceleri eğlenceler yapılırdı.

O Mustafa KEMAL’ki Padişahlığı kaldırmış, şimdi de onlar gibi doğum günü bayramımı yapacaktı. Bu imkânsızdı. Buna içten çok kızdı. Fakat bir şeyde söylemedi. Ani olarak mavi gözleriyle bana baktı, ben bir suç işlemiş gibi, içimden sarsıldım.

ATATÜRK aniden bana sordu: “SÖYLE BEN NE ZAMAN DOĞDUM?” Ben ATA’ nın kardeşi değildim. Sınıf arkadaşı veya yaşıtı da değildim. Bu soruşta bir manâ aradığım anda hafızamda “NUTUK” un birinci sahifesindeki “19-MAYIS-1919’da Samsun’a çıktım cümlesi belirdi.

Bir hazır ol vaziyeti alarak: “19-MAYIS- 1919’da doğdunuz Paşa Hazretleri” dedim. Bu cevap ATATÜRK ’ün gerilen yüz hatlarının yumuşamasına yetti. O zata dönerek: “İŞTE BEN O GÜN DOĞDUM“ 19 Mayıs 1919.

İyi ki doğdun ATAM,

İyi ki yaşadın,

İyi ki yaşattın.

Bugün Mustafa Kemal'in Samsun'da tutuşturduğu kurtuluş meşalesinin Anadolu'da elden ele gönülden gönüle dolaşmasının 98. yıldönümü. O gün Samsun’un vatansever insanlarını selamlayan Atatürk’ün taşıdığı duygularla yüce meclisi selamlıyorum.

Milletimizin tüm onur ve asaletiyle Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün rehberliğinde tarih sahnesinde bir defa daha şaha kalkışının başlangıcı 19 Mayıs 1919 dur.

Bütün umutların tükenmeye başladığı bir dönemde Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Türk Milleti için bağımlı yaşamaktansa ölmek daha iyidir’ diyerek Samsun’a çıkması bağımsızlık ve özgürlük mücadelemizin de başlangıcı olmuştur.

Bu tarih ile birlikte Türk Milleti kendi makus talihini tersine döndürmeye başlayarak esaret altında var olunamayacağını ve kutsal vatan topraklarımızın işgal edilemeyeceğini tüm dünyaya haykırmıştır.

Bu destanın adı KURTULUŞ SAVAŞIDIR. Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğindeki Türkiye Büyük Millet Meclisi de bu destanı yaşatan milletin kalbidir. 19 Mayıs 1919′da Samsun’dan yakılan özgürlük ateşi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla birlikte kısa sürede dalga dalga tüm yurda yayılmıştır. Bugünkü mevcudiyetimizi ve özgürlüğümüzü o günlere borçluyuz.

Temelleri yine o günlerde Mustafa Kemal Atatürk tarafından atılan “milli egemenlik” ilkesi ile birliğimiz ve bütünlüğümüz sağlanarak çarenin ancak millette olduğu tescillenmiştir.

EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR.

Bugün de vazgeçilmez güç kaynağımız millet iradesidir. Bunun yaşatılması için hepimize ve özellikle de Atatürk’ün 19 Mayıs’ı armağan ettiği gençlere büyük görevler düşmektedir.

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk, muasır medeniyetler seviyesini aşmanın yolunun gençliğimizin büyük ülkülerle yetişmesinden geçtiğini görmüş ve ülkemizin geleceğini Türk gençliğine emanet etmiştir. Fakat gün gelmiş, bugün bu kadar varlık içinde yurtsuz bırakmışlar. O da yetmemiş, Atatürk’ün milletin geleceğini emanet ettiği gençler arasında ayrım yapmışlar sınavlarda şifre koyularak gençliği bizden olan olmayan bize oy veren vermeyen diyerek bölmüşlerdir.

Bu ülkenin yetişmiş Akademisyenlerine askerlerine düzmece operasyonlarla cezaevlerinde katletmişler ancak iş kendi yakınına akrabasına damadına gelince bu konuda karar vericiler objektif değerlendirmeden uzak hassasiyet göstermiş ya da göstermek zorunda kalmışlardır. Gelinen bugünde ülkenin kurucu iradesinin temsilcisi olan MUSTAFA KEMAL sözde tarihçi tarafından hakarette uğramaktadır. 80 milyon kez haykırarak kendisini kınıyorum.

Değerli Arkadaşlarım, tüm bunlar yetmezmiş gibi tek icraatları köprü duble yol yapmak olan mevcut siyasi iktidar gençlerimizin sorunlarını çözüme kavuşturamamıştır. Atanamayan öğretmenler, diplomalı genç işsizler, gelecek kaygısının intihara sürüklediği gençler, uyuşturucu batağına sürüklenen gençler bu iktidarın hiç umurunda değil mi?

İktidar partisinden sözde değil, özde gençlerimizin sorunlarına eğilmelerini istiyoruz.

Sevgili Genç Arkadaşlarım,

Atatürk bu ülkenin gençlerini seviyor, bu ülkenin gençlere güveniyor ve Türkiye’nin geleceğini onların ellerine bırakmaya çekinmemiştir.

Gençliğe bıraktığı bu önemli görevi şöyle dile getiriyordu

Atatürk: "Ey Türk Gençliği!”

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır.

Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Ey Türkiye’nin büyük Ata’sı!

İstiklâl ve Cumhuriyetimizi korumak gerektiği zaman, içinde bulunacağımız durumlar ve şartlar ne olursa olsun, kudret ve cesaretimizi damarlarımızdaki asil kandan alarak, bütün engelleri aşıp her güçlüğü yenmek azmindeyiz.

Türk gençliği olarak özgürlüğün, bağımsızlığın, egemenliğin, cumhuriyet ve devrimlerin yılmaz bekçileriyiz. Her zaman, her yerde ve her durumda Atatürk ilkelerinden ayrılmayacağımıza, çağdaş uygarlığa geçmek için bütün zorlukları yeneceğimize, namus ve şeref sözü verir, kendimizi büyük Türk ulusuna adarız.

Bu duygu ve düşüncelerle; Cumhuriyetimizin Kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını ve bu vatan için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla yad ederken; tüm halkımızın 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramını en içten dileklerimizle kutlarım. 

Canan Sezgin İBB Maltepe Belediyesi 19 Mayıs
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Mısır’da korkunç saldırı
Mısır’da korkunç saldırı
CHP’de Fikri Sağlar için karar verildi
CHP’de Fikri Sağlar için karar verildi
balıkesir escort