Pendik Escort Bayan Escort Kartal Maltepe Escort kaçak iddaa siteleri casino siteleri bahis siteleri Bekir Bozdağ’dan ‘belge’ açıklaması

Bekir Bozdağ’dan ‘belge’ açıklaması

Hükümet sözcüsü Bekir Bozdağ Bakanlar Kurulu sonrası soruları yanıtladı. Bozdağ, Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısında açıklayacağını iddia ettiği belgeler için "ne açıklayacak ben de merak ediyorum" dedi.

Bekir Bozdağ’dan ‘belge’ açıklaması

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Bakanlar Kurulu sonrası yaptığı açıklamada, Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı belgelere ilişkin konuştu. Bozdağ, “Kılıçdaroğlu canlı yayında asılsız bir iddiada bulundu. Sonra da çıkardı elindeki kağıtları ispat olarak gösterdi. Bildiğiniz gibi bu iddiaların ardından Cumhurbaşkanımız çok net bir şey söyledi: Böyle bir şey söz konusu değil. İspatlarsanız ben Cumhurbaşkanlığını bırakırım ispat edemezsen sen CHP’nin genel başkanlığından ayrılman lazım” dedi.

Bozdağ’ın açıklamalardan satırbaşları…

Her türlü para transferi de bu maksatla yapılabilir. Türkiye’de bu alanda herhangi bir sınırlama söz konusu olmamıştır, bundan sonra da sınırlama söz konusu olmayacaktır. Cumhurbaşkanımızın herhangi bir talimatı olmamıştır. Cumhurbaşkanımızın dikkat çektiği husus sadece kendi ülkesine güvenmediği için sermayesini başka yerlere aktarmak isteyenlere yönelik bir sitem olduğunu ifade etti.

PKK, FETÖ, DEAŞ, DHKP-C terör örgütleri Türkiye’nin kaynaklarını da yurt içi ve yurt dışında terörü finanse etmek maksadıyla Türkiye’den elde ettikleri gelirlerini kullanmaktalar.

CHP’nin yarın açıklayacağı belge, kağıt parçası, yeni bombalar nedir bilmiyorum. Kılıçdaroğlu üst üste ekranlar önünde bir iddiada bulundu. Man Adası var, 1 sterlinlik şirketler var. Cumhurbaşkanının akrabası, ailesi para transfer ettiği iddialarında bulundu. İspat olarak da dekontları gösterdi. Sayın Cumhurbaşkanımız benim ve yakınlarımın para göndermesi söz konusu değildir, siyaseti ve Cumhurbaşkanlığını ispat edersen bırakırım dedi. CHP, Cumhurbaşkanımızı Cumhurbaşkanlığından indirmek için terör örgütleri ile aynı hedefe koşma konusunda çalışma içerisinde. Türkiye karşıtları ile işbirliği çok açık. Eline altın bir fırsat vermiş oldu sayın Cumhurbaşkanımız. İsim isim saydı, onun üzerine avukatlar açıklama yaptı ve Cumhurbaşkanımızın açıklamaları ortada. Yurt dışına giden tek kuruş para yoktur. Kağıt parçaları da sahtedir. Bie banko görevlisinin bile bilebileceği bir şeyi, öğrenmesi gereken Kılıçdaroğlu bunu yapmıyor. İncelediğimizde şunu gördük, burada sayın Cumhurbaşkanımızın ve ailesinden herhangi bir kimsenin Man Adası’nda bir şirkete tek bir kuruş para göndermeğini bu dekontlar ispat etmektedir. Dışarıya, Cumhurbaşkanının ailesinden şunlar ve yakınlarından şunlar şu kadar para havale ettiler iddia ediyor. Havale edilen para yok, dışarı aktarılan para kesinlikle söz konusu değil. Bu dekontlar sayın Kılıçdaroğlu’nun müfteriliğini kesinlikle ispat etmiştir.

‘ALÇAK KİM, MÜFTERİ KİM, YALANCI KİM?’

Yalancı olduğunu ispat eden kanıtlardır. Hiçbir tartışma burada yok. Onun için bizim Kılıçdaroğlu’ndan beklediğimiz şu. Onurlu davranmak. Ben de buradan soruyorum. Gösterdiğin dekontlar sizin müfteriliğinizi ispat eden belge olduğu ortaya çıktı. Sayın Kılıçdaroğlu, söyler misin? Alçak kim, müfteri kim, yalancı kim? Bunu net bir şekilde ifade etmesi lazım. Onurlu bir insan gibi yapması gereken CHP Genel Başkanlığı’ndan istifa etmektir. İstifa etmeye davet ediyorum. İstifa etmeyeceğini bilerek davet ediyorum. Sizi göreve getiren baronlar, FETÖ’cüler sizin gitmenize karar vermişler. Baronlar artık Kılıçdaroğlu’nun gitmesini istiyorlar. Karanlık güçler Kılıçdaroğlu’nun son kullanma tarihinin dolduğuna karar vermişler. Yarın da başka belge açıklayacağını söylüyor. Ben de merakla bekliyorum. Hangi yalancılığını ortaya koyacak, hep beraber göreceğiz. Kılıçdaroğlu elinde patlayan Man Adası’nın bombalarından sonra konuyu değiştirip yeni bombalar ortaya koyarak başka tartışma ile günü kurtarmaya çalışacaktır. Yalan üzerine kurulan siyasetin CHP’ye de Kılıçdaroğlu’na da faydası yoktur.

ABD’NİN OLASI KUDÜS KARARI

Kudüs’le ilgili son günlerde çok yoğun haberler var. Kudüs’ün İsrail’in başkenti yapılması hususunda adım atılacağına ilişkin iddialar dolaşıyor. Kudüs’ün statüsü bellidir. Kudüs’ün statüsünü korumak, bölgedeki huzur ve barışı korumak bakımından tarihi öneme sahiptir. Kudüs’ün uluslararası anlaşmalarla koruma altına alınan statüsü kaldırılarak başka adımlar atılırsa büyük bir felaket olur. Bölgede yeni çatışmalara, kavgalar yol açar. Hiç ön göremediğimiz, ne zaman biteceğini bilemediğimiz olayların ortaya çıkmasına yol açabilir. İsrail’e, başka ülkelere, bölgeye faydası yoktur. Bu adımı atmak bölgeyi yeni bir felakete sürüklemek için yeni kapılar açmaktan başka bir işe yaramaz. Türkiye, Kudüs’ün bu anlaşmalar çerçevesindeki statüsünün korunmasını hep müdafaa etmiştir. 1967 sınırları dahilinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devleti kurulmasının son derece önemli olduğunu hep ifade ettik. Türkiye bu politikasından sapmış değildir. Türkiye gelişmeleri takip etmektedir, edecektir.

AFRİN OPERASYONU

Bölgede yaşanan her hadise Türkiye ile ilgilidir. Sınırlarımızdan Türkiye’ye gelecek olumsuzluklar, oluşturulabilecek bir terör koridoru… gibi. YPG ve PYD bir terör örgütüdür. Bu teröristlerin bölgede olduğunu biliyoruz. Türkiye oradan gelen saldırılara her zaman karşılık verecektir. Fırat Kalkanı, İdlib ve diğer tüm adımlarımız bu terör örgütlerine izin vermeyeceğimizin bir kanıtıdır. Afrin’e dönük bir adım atılması yaşanacak gelişmelere istinaden olacaktır. Türkiye kendi hukukunu korumak için gereğini yapmakta tereddüt etmeyecektir.

2008’in yaz aylarıydı, Almanya’da bugün New York’taki dava gibi bir dava vardı. Deniz Feneri davası üzerinden bir takım hadiseler vardı. Kılıçdaroğlu’nun ilk parlatılmaya çalışıldığı hadise de bu Almanya kaynaklı projelerdir. Amerika’da görülmeye başladığı hafta Türkiye’de de eş zamanlı bir şekilde sayın Cumhurbaşkanımız ve ailesi hakkında bir itibar suikastına Kılıçdaroğlu teşebbüs etti. Geçmişte de Almanya’da Deniz Feneri, Türkiye’de de aynı konuda Kılıçdaroğlu rol almıştı. Şimdi aynı şeyin buradan devam ettiğini görüyoruz. Türkiye’nin hukukunu korumak için, hiçbir ülke Türkiye hakkında yargı yolu ile karar veremez demesini beklerdim. Onun üzerinden bu işe bir tavır koyması, yerli ve milli bir duruş ortaya koyması lazım. Kılıçdaroğlu’nun duruşu yerli ve milli değildir. 17-25 Aralık’ta FETÖ’nün Türkiye’de yaptığı bir yargı darbe teşebbüsünün bir parçasını oluşturmaktadır. Türk savcılıkları soruşturma yaptı, takipsizlik kararı verdi. TBMM komisyon kurdu, konuyu inceletti sonuçta Yüce Divan’a sevk etmeme kararı verdi.

ABD’DE GÖRÜLEN DAVANIN LOJİSTİĞİ FETÖ’DEN

Şu anda New York’ta devam eden davanın yargıcı 2014’te FETÖ terör örgütünün bir organizasyonu ile Türkiye’ye getirilmiş ve 17-25 Aralık sürecinde FETÖ’nün görüşlerini kullanarak Türkiye’ye karşı açıklamalarda bulunmuş birisidir. Davanın bütün lojistiği FETÖ’dendir. Burada devam eden bu dava FETÖ-ABD yargısı işbirliği ile 17-25 Aralık’ta Türkiye’de başarılamayanın ABD’de yapılması ve tekrarlanmasından başka hiçbir şey değildir. Türkiye İran’la yaptığı ticaretini ulusal ve uluslararası hukuka uygun yapmıştır. Türkiye hakkında herhangi bir ülkenin yargılama yapması da söz konusu değildir. Türkiye bu noktada kendisine karşı yürütülen bu hadiseleri yakından takip etmektedir. Buradan çıkacak kararın bizim açımızdan bir kıymeti yoktur.

Bekir Bozdağ Bakanlar Kurulu FETÖ Reza Zarrab Kemal Kılıçdaroğlu PKK Türkiye Dolar
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
CHP Manisa Gençlik Kolları Kongreleri Sona Erdi
CHP Manisa Gençlik Kolları Kongreleri Sona Erdi
Kumpas şehidi unutulmadı! Ali Tatar oynanan oyunu bozandır
Kumpas şehidi unutulmadı! Ali Tatar oynanan oyunu bozandır