Bülent Ecevit, 92’nci doğum gününde unutulmadı

Bülent Ecevit, 92’nci doğum gününde unutulmadı

DSP (Demokratik Sol Parti) İstanbul İl Başkanlığı, 28 Mayıs 1925 yılında doğan ve 81 yaşında hayata veda eden eski genel başkanları Bülent Ecevit’in doğum günü nedeniyle dün, parti binasında program düzenledi.

Bülent Ecevit, 92’nci doğum gününde unutulmadı

DSP’nin merhum Genel Başkanı Bülent Ecevit’in 92’nci doğum gününün kutlanacağı programda ilk olarak, İl Başkanı Çiğdem Mercan söz alarak, şunları söyledi:

"Bugün Demokratik Sol felsefenin kurucusu ve kuramcısı, Onursal Genel Başkanımız; halkın Karaoğlan’ı, emekçilerin babası, Kıbrıslı soydaşlarımızın kurtarıcısı, demokrasimizin ve laikliğin yılmaz savunucusu, kurucumuz ve kuramcımız, Başbakanımız, Büyük devlet adamı Bülent Ecevit’in 92. doğum günü. Her geçen gün olduğu gibi bugün de kendisini sevgiyle, saygıyla ve hasretle anıyoruz. Çizgimiz Karaoğlan’ın çizgisi, yolumuz Mustafa Kemal Atatürk’ün yoludur!

O’nu özlemle anıyoruz, anlıyoruz, arıyoruz. Nur içinde yatsın.

Bugün Siyasette kararlılığın, siyasi üslubun boyut değiştirdiği ve saygı ortamının korunamadığı, , toplumda ayrıştırma, ötekileştirme  yoluyla nefret ikliminin yerleştirilme isteği ile  bu güzel memleket üzerinde yüzyıllardır devam eden  böl- parçala- yönet  planlarının devam ettiği , basın özgürlüğünün sorgulandığı, çocuk gelinlerin, çocuk annelerin toplumda yara hale geldiği, istismar, şiddet, boşanma oranlarının artmasının; ekonomik problemlere dayandırılarak göz ardı edilmesi istenirken, istihdam oranlarında ki düşüş , eğitim sisteminde kararsızlıklarla gelen istikrarsızlık, dış ülkelerle siyaseten  geldiğimiz nokta, turizm ve tarım ülkesi olan memleketimizde turizm ve tarımda alınan yaralar, üretimin gerilemesi, özelleştirmelerin artarak memleket  varlıklarının korunamaması, toprak bütünlüğünün korunamamasından olan endişeler ; Demokratik sol felsefenin ve politikalarına olan ihtiyaç gözler önüne serilmektedir.

Siyaset endişe, kararsızlık barındırmaz ...

 

Halkçı Ecevit’in vatanı için, halkı için neler yaptığını ve nasıl bir devlet adamı olduğunu hatırlatma görevi biz Demokratik Sol Parti’ye düşmektedir.

O’nun milliyetçiliği, O’nun yurtseverliği, O’nun Atatürk’e, Türk devrimlerine bağlılığı, O’nun sanatçı ruhu, hümanistliği, nezaketi röportajlara, kitaplara, belgesellere konu olmuş.. Sadece Türk halkının değil, dünya halklarının siyasi mücadelesinde ışık tutmuştur.Türkiye ECEVİT gibi önemli bir devlet adamını yetiştirmiş, yurtsever, mütevazı, kararlı ve inançlı bir siyasetçiyi yetiştirmiştir. Halk kendisini dürüst ve milliyetçi kimliğiyle bağrına basmıştır

İngiliz şair Rudyard Kipling’ten Türkçeye çevirdiği “Eğer” isimli şiirin son kıtasında;

                        herkesle düşüp kalkar erdemli kalabilirsen

                        unutmayabilirsen halkı krallarla gezerken

                        dost da düşman da incitemezse seni

                        ne küçümser ne de büyültürsen çevreni

                        her saatin her dakkasına

                        emeğini katarsan hakçasına

                        her şeyiyle dünya önüne serilir

                        üstelik oğlum adam oldun demektir.

 ..diyerek ADAM olmayı tarif eden ECEVİT, aslında aynı zamanda kendinin tanımını da yapmıştır.

Çünkü O, Türk siyasetinde ADAM GİBİ ADAM olmuş ender insanlardandır.

Çalışma, azim ve başarı ECEVİT’in öznel kişiliğinin çıplak bir yansımasıdır.

Ama ona kararlılığı üzerine “inatçı” yakıştırması yapanlar da çıkmıştır.

Karalıydı;  ülkesi ve milleti için düşündüklerini mutlaka  hayata geçirmeye çalışırdı.. 1970’li yıllara dair anılarını aktarırken örneğin; “ABD ile ilişkilerimiz hem kolay, hem zor olmuştur. ABD güçlü bir ülke, müttefikimiz. Bizden zaman zaman talepleri olur. Bizim de bu taleplere ulusal çıkarlarımıza uygun olduğu sürece karşılık verdiğimiz olmuştur. Ben Amerikalılarla ilişkilerde hep Türkiye’nin çıkarları açısından doğruları söyledim, hiç kandırmadım. demiştir.

İnatçıydı; bildiği ve inandığı doğrular, onun esasen “insan” özelliğinin yansımasıdır. Onun içindir ki 12 Eylül faşist darbesi sonrasında kendisine konuşma ve yazı yazma yasağı getiren Milli Güvenlik Kurulu’nun 52 numaralı bildirisine muhalefetten cezaevine girmeyi göze almıştır.

Türk halkı, doğusundan batısına, güneyinden kuzeyine.. her metrekaresinde yaşayan insanları olarak; kendisini hiç aldatmamış, milletinin cebine elini atmamış, vatanın bir tek çakıl taşını bile pazarlık konusu yaptırmamış saygın, dürüst siyasetçi kimdir diye sorulduğunda hep ECEVİT demiştir.

Ecevit halkçıydı. Sıradan insanın refahı onun en büyük derdiydi. Bunun için “ortanın solu” olarak çıktığı yolda en çok işçinin ve emekçinin hakkını gözetti. 1963 yılında İnönü hükümetinin Çalışma Bakanı iken işçilerin grev hakkını yasal düzleme oturtan 275 sayılı kanun onun çabalarıyla yürürlüğe girdi. Ecevit’in üzerinde çalıştığı kanunlar bugün dahi aynı genişlikle uygulanmıyor. Halkçı Ecevit başbakanlık yaptığı bir dönem yaşanan bir maden kazasında işçi tulumunu giyip, gönüllü olarak dört gün madencilerle birlikte kurtarma çalışmalarına katılmış, o dört günü de mazeret izni olarak gösterip maaşından düşürtmüştür. İşçinin alın teri onun kutsalıydı. Öyle ki Ege’deki ABD’nin kapatılmasını istediği haşhaş tarlalarına sahip çıkmış, tarlayı işleyen köylünün emeğini kutsal saymış, ABD AMBARGOSU’na boyun eğmemiştir. Halkının yanında, emperyalizmin karşısında olmuştur. MHP ve ANAP ile kurduğu koalisyonda dahi İş Güvencesi Yasası’nı çıkartabilmek için sağlığı el vermemesine rağmen sabahlara kadar çalışıp yasanın TBMM’den geçmesini sağlamıştır.

Karaoğlan, Atatürk’ün “Köylü milletin efendisidir.” sözünü kendisine şiar edinmiştir. Bu doğrultuda Köy-Kent projesinin hem kuramcısı hem de uygulayıcısı olmuştur. Eylül 2002’de Başbakanlığı döneminde Van’da halka hitaben yaptığı konuşmada Köy-kent Projesini şu sözlerle özetlemişti: "Köy-Kent ile köyler bir araya gelmeyecek, köylülerin gücü bir araya gelecek. Bu şekilde inşallah çok yakında Türkiye’nin köyleri kentleşecek."

Ecevit halkçı olduğu kadar milliyetçiydi. Vatanın kutsallığını benimsemiş, hiçbir yerde ve toplantıda Türk Milleti’nin yüzünü düşürmemiş, millete utanç getirmemiştir. Ege’de Yunan İşgali’ne boyun eğmemiş, Ege sahilimizin ve karasularımızın güvenliği için ne gerekiyorsa yapmış ve Ege sorununda Türkiye’nin zarar görmesini engellemiştir.

Kıbrıs’ta yaşayan soydaşlarımızın katledilmesi ve olası bir soykırıma uğraması onun cesareti ve millet sevdası sayesinde engellenmiştir. Kıbrıs Fatihi’dir. Garantör devletlerden İngiltere’nin müdahaleye karşı çıkmasına “Ya sizinle müdahale ederiz, ya sizsiz. Karar sizin.” diyerek rest çekmiş ve Barış Harekatı’nı başlatmıştır. Öyle ki, bu büyük liderlik örneğine rağmen “Kararı ben vermedim, Bakanlar Kurulumuzla beraber istişare ederek harekat kararı aldık. Bu karar devletin kararıdır.” diyecek kadar kibar bir insan ve devlet adamıdır.

Sayın Ecevit’i anlamak için şu sözlerine kulak vermek ve üzerine düşünmek yeterlidir;

“Biz Demirellerden, Türkeşlerden milliyetçilik dersi almayız! Sevgili Kardeşlerim; Biz milliyetçiliği sokak duvarlarına değil; Kıbrıs’ın topraklarına, Ege’nin deniz yataklarına yazmışız. Biz milliyetçiliği Batı Anadolu’nun haşhaş tarlalarına yazmışız!”

Bugün Başbakanımız Bülent Ecevit’i anmak için toplandık, onun ilkelerini yaşama geçirmek için durmadan çalışıyoruz. Kadrolarımızı yeniledik, yenilemeye devam ediyoruz.Türkiye bugün DSP’ye gerçekten ihtiyaç duyuyor, biz de sizin yolunuzda Demokratik Sol felsefeyi ve partimizi yeniden iktidara taşıyacağız, buna söz veriyoruz.” dedi.

DSP Bülent Ecevit Çiğdem Mercan İstanbul
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
paykasa kart
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Bursa’da küçük kızı suçlarına alet ettiler
Bursa’da küçük kızı suçlarına alet ettiler
Gaziantep’ta 4 kişilik çete çökertildi
Gaziantep’ta 4 kişilik çete çökertildi