CHP Sözcüsü Bülent Tezcan: AKP'deki bir kumpas alışkanlığı

CHP Sözcüsü Bülent Tezcan: AKP'deki bir kumpas alışkanlığı

CHP Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, AKP’nin CHP’yi ve Kılıçdaroğlu’nu hedef alan açıklamalarına yanıt verdi.

CHP Sözcüsü Bülent Tezcan: AKP'deki bir kumpas alışkanlığı

CHP Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, AKP’nin CHP’yi ve Kılıçdaroğlu’nu hedef alan açıklamaları için “Daha önce FETÖ ile ittifak halinde olan AK Parti iktidarı bugün birbirlerine düştüler. Ama hala kendi muhaliflerine haksız bir şekilde casusluk suçlamasını yine bu iktidar yürütüyor. Yani bu bir kumpas alışkanlığıdır” dedi.

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz günlerde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu kastederek, "Hala ülkesinin aleyhine işlediği suçtan dolayı cezaevinde bulunan milletvekili ile konunun kendisine kadar ulaşmasına endişe ettiği için şimdiden suyu bulandırmaya çalışıyor. Kılıçdaroğlu'nun bağlantısı çıkarsa şaşmayın" ifadesini kullandı.

Ardından Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Sözcüsü Mahir Ünal, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın CHP liderine yönelik ifadelerini savunarak, Kılıçdaroğlu'nun Berberoğlu ve MİT tırları açıklamalarını ‘CHP'nin suçüstü olarak yakalanmasının paniği' olarak değerlendirdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, AK Parti'nin CHP'yi ve Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef alan açıklamalarını Zafer Arapkirli ile Seyr-i Sabah'a değerlendirdi.

 

‘CASUSLUK SUÇLAMALARI EN ÇOK AK PARTİ DÖNEMİNDE ORTAYA ÇIKTI'

CHP'li Tezcan, Berberoğlu'nun tutuklanma nedeni olarak casuslukla suçlanmasıyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:

"Şu söylediklerini suç diye tarif etmek mümkün değil. Bakın Türkiye'de casusluk suçlamaları en çok AK Parti döneminde ortaya çıktı. Öyle çok kolay ortaya çıkacak iddiaalar değildir bunlar. Hep kumpas davalarında ortaya çıktı. Daha önce FETÖ ile AK Parti ittifak halindeydi.


‘DEVLETİ NASIL ÇÖKERTTİLERSE TSK'YI DA FETÖ'YE TESLİM ETMEK İÇİN ÇÖKERTTİLER'

İzmir'de askeri casusluk davası diye davalar uydurdular. Hiç ilgisi olmayan TSK (Türk Silahlı Kuvvetleri) mensuplarına iftira attılar. Devleti nasıl çökerttilerse TSK'yı da FETÖ'ye (Fethullahçı Terör Örgütü) teslim etmek için çökerttiler. Onun arkasında da bu hükümet vardı. Şimdi bugün FETÖ ile yolları ayrıldı, birbirlerine düştüler. Ama bugün kendi muhaliflerine yine haksız bir şekilde casusluk suçlamasını yine bu iktidar yürütüyor. Yani bu bir kumpas alışkanlığı. Uyuşturucu müptelası gibi hastalık olmuş."

CHP'li Tezcan şöyle devam etti:

"Bu iddialar için bir ön hazırlık yapılmış sonra gündeme taşınmış. Son dönemde bu haksız kararla ilgili, haziran ayında İstanbul Millletvekili Enis Berberoğlu haksız yere mahkum edildi. Bu mahkumiyet bağımsız bir yargının kararı değil, mahkumiyet kararının verilme aşamasına kadar doğrudan doğruya siyasetin kontrolü ve emri altında olan bir mahkemenin verdiği karardır.

‘ERDOĞAN, BİR YARGI KARARINI HEDEFE KOYDU'

Bu dava açılmadan önce sayın Erdoğan ‘Hesabını vercekler' diye çıktı, her yerde söyledi. Bundan sonra Cumhuriyet gazetesinin yazarları tutuklandılar. Anayasa Mahkemesi bu konuda karar verdi. ‘Bu gazetecilik faaliyetidir. Casusluk ya da başka bir şekilde değerlendirilemez' dedi ve tahliye kararı verdi. Anayasa Mahkemesinin bu kararına rağmen sayın Erdoğan ‘Ben Anayasa Mahkemesi kararını tanımıyorum, saygı da duymuyorum' dedi. Bir yargı kararını bu şekilde hedefe koydu. Hatta ‘Mahkemeler bu karara uymayabilir' dedi. Anayasa Mahkemesi kararına yerel mahkeme uymasın, demek olacak şey mi? Buna rağmen yerel mahkeme Can Dündar'ı tahliye etti. Arkasından bu talimat üzerine yeniden tutuklamalar oldu ve en sonunda da İstanbul Millletvekili Enis Berberoğlu bu iddiaayla, hiçbir bağımsız mahkemenin vermeyeceği bir kararla mahkum edildi. Tutuklanmayacağına ilişkin Anayasa Mahkemesi kararları var. Bütün bunlara rağmen tutuklandı."

EĞER MUZ CUMHURİYETİ DEĞİLSENİZ…'

Tezcan'a göre dünyanın bir yerinde operasyon yapılmışsa ve bu operasyonun görüntüleri ortaya çıkmışsa her gazeteci bunu haber yapar:

"İki şeyi ele alalım. Eğer muz cumhuriyeti değilseniz, demokratik bir ülkeyseniz, çağdaş, uygar bir ülkeyseniz, basın özgürlüğü ve diğer temel hak ve özgürlüklere saygı duyan bir ülkeyseniz dünyanın bir yerinde operasyon yapılmışsa ve bu operasyonun görüntüleri ortaya çıkmışsa her gazeteci bunu haber yapar, arkasına düşer. Bunun haber yapılması hiçbir şekilde bırakın casusluğu suç bile sayılamaz. Bu bir. İkincisi dünyanın her yerinde olması gereken siyasetçilerin de bunu takip etmesidir. Sadece muhalefet değil, iktidardaki siyasetçilerin de bunu takip etmesi zorunluluğu vardır."

 

Bülent Tezcan
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kuzey Kore: ABD savaş ilan etti!
Kuzey Kore: ABD savaş ilan etti!
'Bir gece ansızın gelebiliriz'
'Bir gece ansızın gelebiliriz'