Pendik Escort Bayan Escort Kartal Maltepe Escort kaçak iddaa siteleri casino siteleri bahis siteleri CHP'li Emre Yılmaz: Hayır gençti, gerçekti geleceği anlatıyordu!

CHP'li Emre Yılmaz: Hayır gençti, gerçekti geleceği anlatıyordu!

Başka bir gelecek mümkün dediğiniz yerde genç olarak sahada olmak en büyük artımızdı. Hayır gençti, gerçekti ve geleceği anlatıyordu. Ve bu hikâye 16 Nisan’da kabul gördü, onaylandı

CHP'li Emre Yılmaz: Hayır gençti, gerçekti geleceği anlatıyordu!

DEMET SARGIN sargindemet@gmail.com/ Birgün - Büyük şaibelere sahne olan 16 Nisan referandumunun ön plana çıkan aktörlerinden birisi de CHP’li gençlerdi. CHP Gençlik Kolları Başkanı Emre Yılmaz referandumda neden ve nasıl başarılı olduklarını, yaşadıkları ilginç anekdotları anlattı.


»Halkın temel kaygısı neydi, bu kaygı size nasıl yansıdı?»Bütün şaibelere, siyasal iktidarın zorbalığına rağmen Hayır, sandık manipülasyonuyla kıl payı kaybetti. Tüm olumsuzluklara rağmen Hayır neden başarılı oldu?
Bunu yaratan zemini doğru tanımlamak için referandum tarihinin açıklandığı kısa zaman diliminden ve meclis tartışmalarından çok daha gerisine gitmek gerekebilir. Yaklaşık iki yıl önce başkanlık tartışmaları yıkımlara başladığı zaman söylediğimiz şey aslında gerçekleşti. Başkanlık bu topraklara ait değildi ve bu memleketin dört bir köşesinde var olan toplumsal birikim ve gerçeklik, tek adam zihniyetine karşı gelişecek mücadelenin içinde kendiliğinden var olacaktı. Yaklaşık 15 yıldır bu toprakların hiç de alışık olmadığı bir düzenin içinde süren varlık savaşı, bu toplumsal birikimi açığa çıkarıp hesap soracaktı.

16 Nisan’da insanlar sadece topraklarının hak ettiğini yaşamasını istediler. Memleketin hak ettiği şeyin bu şiddet ve talan ortamından çıkmayacağını da biliyorlardı. İlk etapta hayır tarafının büyüme noktasını bir kişiye karşıtlık olarak okumak doğru gelebilir ama en derininde kişiden öte bu düzene, zihniyete dur deme gerekliliği ve kararlılığı vardı. İnsanlar emeklerinin karşılığını alamıyordu, gitgide her şeye yabancılaşıyordu; mutsuzdu, güvensizdi, yaşamlarına kast eden söylem ve saldırılardan dolayı öfkeliydi. Biz bunun okumasını da bence doğru yaptık. Öze ve içe döndük. Kimseye hissetmediği bir şey vermedik. Bu kadar yıkımın içinde tartıştığımız bir sistemin üzerine öfkeyle değil de cesaret ve umutla gittik. Meziyetlerimiz, umudumuz, inancımız, neşemiz ve belki de bazen haklı sinirimiz herkese dokundu. Ve başka bir gelecek mümkün dediğiniz yerde genç olarak sahada kalabalık olmak en büyük artımızdı. Hayır gençti, gerçekti ve geleceği anlatıyordu. Ve o hikâyesi 16 Nisan’da kabul gördü.

»Dikkat çeken çalışmalara imza attınız. Nasıl bir çalışma geçirdiniz, neler yaşadınız?
Süreç ve tartışmalarla bağlı olacak şekilde, bir sene önce “Diktaya Karşı Başlangıç” diyerek bir yola çıkmıştık. 15 Temmuz sonrası ise bu siyasal değişim hızını ve olmayan yapıların gençlik iradesini beyan eder tarzdaki çalışmalarını odağa aldık. Gençliğin irade beyanını ve memleketi teslim etmemek ana aksımız oldu. Hepsi bir arada olunca diktaya karşı başlangıç söylemi kendi yolunu yarattı ve Meclis’teki oylama dönemlerinde daha da büyüdü. Vekillerin meclisteki mücadelesini sahaya taşımak yapmamız gerekendi ve o gerçekleştiğinde biz kampanya sürecine çok diri girdik. Sahadaki bu karşıtlığı nasıl yönetmemiz gerektiğine de bölgesel toplantılarla karar verdik. En nihayetinde Trabzon’daki örgütün eylem pratiğiyle Adana’daki bir olmuyor. Buralarda farklı kolektif alanlar yarattık. Parti bayraksız, bulunduğu bölgenin renklerini içine alan bir yapı oluşturduk. Büyük kent meydanlarında ve üniversite kentlerinde ana çalışma odağı öğrenciler iken, ilçe ve küçük kentlerde kararsız ve yeni genç seçmen odaklı çalıştık. Hepsine yönelik çalışma yaptıkça ortaya çıkan genel bir tablo vardı. Baskı gelip sizi buluyordu. Arkadaşlarımız defalarca gözaltına alındı, kesilmeyen pankartımız kalmadı belki de. Silahlı ve bıçaklı saldırı dahi oldu. Arkadaşlarımız bir gün bile sahadan çekilmediler. Hem Hayır’a hem de gençlik mücadelesinin mirasına sahip çıktılar.

»MHP ile AKP’nin güçlü olduğu yerlerde de ilgiyle karşılaştınız?
Yerel yönetimi MHP’de olan büyükşehirlerde hep yoğun bir çalışma takvimi vardı. Hâlâ kırsalı olan yerlerden bahsediyoruz. Kırsalında geçim ve gelecek derdi yaşayan insanlar, kent merkezinde ise yine aynı dertte çok fazla genç var. Bir şekilde ulaşıyorsunuz. Ama herkesin bildiğinin aksine buralarda ekstra baskılar görüyoruz. İnsanların alternatif olarak gözünün aradığı ilk örgütsünüz ve bu baskıya karşı ekstra var olma savaşı veriyorsunuz. Bu var olma savaşınız sonrası üstüne oraya gittiğinizde daha kıymetli oluyor. Oraya gittiğimizde insanların bu nefrete dönen kutuplaşmışlıktan usandığını görebildik. Sizden yana öyle bir tavır görmeyince yanınızda oluyorlar. Eğer onların yarattığı bu baskı ortamı bizi sindirseydi asla başarılı olamazdık. 20’li yaşlarında gençlerin her şeye rağmen “memleket için buradayız, biz inanıyoruz başka bir gelecek mümkün” demesine kayıtsız kalmıyorlar. Eve gittiklerinde izledikleri televizyonda o çocuklara terörist, hain denmesi kabul ettikleri bir şey değil.

»Yaşadığınız, tanık olduğunuz ilginç anekdotlar oldu mu?
Güneydoğu ziyaretleri her anında başka bir şey anlatıyordu. Biz OHAL ve çatışma süreçlerinden sonra kent manzarasına şaşırmadık ama yaşayan halkın metaneti, dirayeti çok etkileyiciydi. Bu süreçleri şimdiden yaşayan çocuklar, çok politik ve umutluydu mesela. İnsana kendini borçlu hissettiriyor o topraklar. Bugün konuştuğumuz o başka geleceği, eşitlik ve adaleti yıkımın içinden dahi umut veren o çocuklara borçluyuz. En azından ben öyle hissediyorum.


»Hayır sinerjisi bundan sonra nereye nasıl evrilebilir?
Hayırın zemini bir kişiye duyulan nefret veya öfkeden çok daha fazlası. İçinde emek kavgası, yaşam kavgası, hürriyet kavgası, eşitlik ve adalet kavgası var. Hepsi de başka bir gelecek için. Bu kadar talep ve kavga zemininin olduğu bir yerden yeni bir mücadele alanı çıkması kaçınılmaz. Bu alan Hayır’dan bağımsız veya Hayır’a paralel değil, Hayır’ın devamı. Hayır kampanyası boyunca birbirinden bağımsız ama aslından birbirine bağımlı çok iş yaptık. Şimdi ise yapılması gereken tüm bu mücadeleyi birleşik bir hatta taşımak. 16 Nisan gecesinden beri muhalefet gücü kendine bir eksen arıyor. Kimseye hapsolmayan; yargılara değil değer ve ilkelere bağlanmış bir bütün istiyor. Bu değerler ne olmalı sorusunu hep birlikte cevaplayacağız belki ama aslında çok net bir gerçeklik var. Değer ve ilkeler bütünü, hareket programı Hayır’ı büyüten ve kazandıran memleket gençliğinden yoksun düşünülemez. Bugün tartışılması gereken şey 2019’da kimin aday olacağı değil, bizim 2019’da nerede olacağımızdır. Biz sadece bugün seçilen kişiye alternatif yaratmakla bu memlekete bir bahar getiremeyiz. Kimle değil, ne ile mücadele edeceğimizi sıralamak zorundayız. Biz bir araya geleceğiz kaçış yok mücadele edeceğiz. 15 yıldır bu topraklara şiddet, talan ve yağmadan başka bir şey bırakmayan zihniyetle mücadele edeceğiz. 16 Nisan’da kendini memleket kabul kılan Hayır’a kazandırılacak perspektif, onu Gezi pratiğiyle buluşturacak program ve adaletsiz zenginlikle mücadele ettirecek cesaret bizimledir. Artık olması gereken zaten politik bir zeminde kendini var eden hayır sinerjisini doğru örgütlemek ve birleşik hattın siyasi alanını da yaratmaktır
.

Emre Yılmaz CHP
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Haluk Levent 29 Ekim'de Bakırköy'de
Haluk Levent 29 Ekim'de Bakırköy'de
Battal İlgezdi'den 100 Bin Kişiye Cumhuriyet Mektubu
Battal İlgezdi'den 100 Bin Kişiye Cumhuriyet Mektubu