Pendik Escort Bayan Escort Kartal Maltepe Escort kaçak iddaa siteleri casino siteleri bahis siteleri CHP'li Gökçe Gökçen:'Hakim Olmak İçin Dün Fetullahçı, bugün AKP'li olmanız gerekiyor'

CHP'li Gökçe Gökçen:'Hakim Olmak İçin Dün Fetullahçı, bugün AKP'li olmanız gerekiyor'

CHP Parti Meclisi Üyesi Gökçe Gökçen, seçim güvenliğinden Türkiye'deki adaletsiz uygulamaların toplumun üzerindeki etkisine kadar birçok konuda görüşünü belirtti.

CHP'li Gökçe Gökçen:'Hakim Olmak İçin Dün Fetullahçı, bugün AKP'li olmanız gerekiyor'

Esra Kantar/esrakantar@omedyam.com - CHP Parti Meclis üyesi Gökçe Gökçen ile seçim güvenliğinden Türkiye’deki adaletsiz uygulamaların toplumun üzerindeki etkisine kadar birçok konuda sohbet ettik. 

“Osmanlı’dan bugüne anayasal kazanımlarımızı güvence altında tutmak ve yapılan hatalardan geri dönülmesi için çalışıyoruz” diyen Gökçen’in Omedyam’a verdiği röpörtaj;

  • Bir hukukçu olarak şu an ülke siyaseti açısından ne söyleyebilirsiniz? Hukuku adaleti gözeten parti hangisidir ve sebebi nedir?

Öncelikle şunu tespit edelim: huzursuz ve mutsuz bir toplum haline geldik. Komşumuzla konuşamaz, iyi bir geleceğin hayalini kuramaz hale geldik. Bunun en önemli nedenlerinden biri elbette adaletin olmaması.

Önce anayasa değişikliği ile yargı bağımsızlığı ve erkler ayrılığına son verildi, ardından baskın seçimler ve seçim kanunu değişiklikleriyle adaletsiz bir seçim sistemi oluşturuldu. Vatandaş dava açtığında hakkını alabileceğine inanmıyor. Çalıştığında devlet kurumunda liyakatin esas alınmadığını biliyor. Devlete güven son derece azaldı, hem devlet güven vermiyor, hem de devlet bizzat mağdur eden bir güç haline getirildi maalesef.

Hukukun üstünlüğünü ve adaleti en çok gözeten Cumhuriyet Halk Partisi olarak karşımızda duruyor. Erkler ayrılığının sağlandığı, yargı bağımsızlığının güvence altına alındığı bir sistemin hayalini kuruyor ve bunun için çalışıyoruz. Ankara’dan Maltepe’ye yürüyüşümüz aslında toplumumuzun adalete duyduğu özlemin bir yansımasıydı ve bu yürüyüş 24 Haziran ile noktalanacak. Ancak diğer muhalefet partilerinin de hakkını teslim etmek gerekir. Bugün görüşleri birbirinden temelde ayrışsa bile kendilerince fedakarlık yaparak bir araya gelebilen siyasi partiler hukukun üstünlüğü ve adalet için dayanışma içerisinde.

CHP'li Gökçen'den 'İYİ' Yorum 

  • Yine bir hukukçu olarak sistem değişikliği ile ilgili neler söyleyebilirsiniz? Ülke durumunun kötüye gittiğini CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu dile getirmektedir. CHP seçimde başa geçtiğinde bu durumla ilgili olarak nasıl bir değişiklik olacaktır?

Anayasa değişikliği ile Türkiye’nin tarihsel birikimi ve sivil toplumun bugüne kadar yaptığı anayasa çalışmaları göz ardı edilmiş durumda. Bugüne kadar neredeyse hiçbir sivil toplum örgütü ya da siyasi parti erklerin bu derece bir kişide birleştiği bir sistem istememişti. Yargıda Cumhurbaşkanı’nın bu derece güçlü bir etkisinin olmasını istememişti. Denge ve denetim mekanizmalarının neredeyse yok edildiği bir sistemi başkanlık rejimi savunucuları dahi dile getirmiyordu. Fakat bir kişinin isteğiyle ve toplumun gerçek sorunlarını çözmeye çalışmak yerine gayrimeşru bir anayasa değişikliği yapıldı.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz, Osmanlı’dan bugüne anayasal kazanımlarımızı güvence altında tutmak ve yapılan hatalardan geri dönülmesi için çalışıyoruz. Geriye dönüş değil, güçlü bir meclisin olduğu ve denge ve denetim mekanizmalarının sağlandığı bir parlamenter rejimin Türkiye’nin geleneklerine uygun olacağını düşünüyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında yargıyı, yargıdan başka kimse kontrol edemeyecek. Hak ve liyakat temelli bir yargı sistemi kuracağız. Hakimlik ve savcılık sınavlarında başarılı olmak için dün Fethullahçı, bugün ise AKP’li olma şartı aranması saçmalığını sonlandıracağız.

Genç bir hukukçu eğer hakim ya da savcı olmak istiyorsa ve bunun için gerçekten çalışıyor, adalet ve vicdan duygularına sahipse, kim ve kimlerden olduğunun hiçbir önemi olmayacak. O sınavı çalışıp kazanacak. Bir hakimin hangi ideolojiye ait olduğunun konuşulmadığı bir sistem yaratacağız.

Gençlik Kollarından Parti Meclisine

  • 19 Mayıs’ta yaptığınız yürüyüş hakkında bilgi verir misiniz? Seçimden sonra da gençlere bilgilendirmeniz olacak mıdır?

19 Mayıs’ın şöyle bir anlamı var: En büyük güçler karşınızda olsa da, en karanlık zamanları yaşıyor olsanız da, büyük hayaller kuruyorsanız ve bunun için örgütlü bir şekilde çalışıyorsanız başarabilirsiniz. 19 Mayıs’ta başlayan direniş nasıl zaferle sonuçlandıysa bugün de Cumhuriyet Halk Partili gençler aynı duygularla zaferi hedefliyor. Başka bir geleceğin mümkün olduğuna inanıyor ve hedeflerini sadece seçimle sınırlamıyor. Gençlerin işsiz kalmadığı, sömürülmediği, hakkınca eğitime erişebildiği bir sistem istiyor gençlik. Cumhuriyet değerleriyle hareket ediyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimlerinin savunucusu olarak bilim ve sanatın konuşulduğu çağdaş bir Türkiye istiyor. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partili gençler olarak mücadelemiz sadece seçimle sınırlı değil, umut edebildiğimiz, umut olabildiğimiz, hep birlikte mutlu ve yeniden biz olabildiğimiz bir Türkiye için.

Gökçe Gökçen:'Yapacak Çok İşimiz Var'

  • Muharrem İnce'nin adaylığını nasıl buluyorsunuz? Sizce seçmende Kılıçdaroğlu' nun aday olmaması bir hayal kırıklığı yarattı mı? Bu konu partinizi 24 Haziran’da nasıl etkileyecektir, olumlu ya da olumsuz noktaları nelerdir?

Tabii ki seçmenimizde ve parti örgütlerimizde Sayın Genel Başkan’ın aday olmasını isteyenler de çoktu. Fakat biz en başından beri şunu söylemiştik: ülkemizde bu kadar kutuplaşma varken Cumhurbaşkanı’nın parti genel başkanı olmaması hem geleneklerimize, hem de bugünün şartlarına daha uygun. Bu yüzden Sayın Genel Başkan’ın kendisine muhalif olan Sayın Muharrem İnce’yi Cumhurbaşkanı olarak görmek istemesi özellikle bu kutuplaşma ortamında ihtiyacımız olan kardeşlik ve demokrasi duygularını yansıttı. Şu bence çok önemli, bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nde kimse kendini bir süreçten dışlanmış hissetmiyor, hatta tam tersine, hem bir kucaklaşma oldu, hem de aynı anda birçok koldan çalışmalar yürütülürken gençlik kollarından bugüne Cumhuriyet Halk Partisi’ne emek vermiş bir aday için çalışmak çok daha kolay ve mutluluk verici. Destek ve heyecan kendiliğinden geliyor, hatta bugün gençlik kollarındaki arkadaşlarımız için “yarın bu ülkeyi biz yönetebiliriz” hissi 24 Haziran için çok önemli diye düşünüyorum.

CHP'li Gökçen:Barolar Kamu Kuruluşudur,Bağımsızdır!

  • Sizin de sıkça dile getirdiğiniz OHAL konusu hakkında görüşlerinizi açıklar mısınız? OHAL sizce neden kaldırılmalıdır ülkeye faydası ya da zararları nelerdir? Bugüne kadarki OHAL sürecinde ülkemize olumlu ya da olumsuz ne gibi katkıları olmuştur, ne gibi sonuçlar doğurmuştur?

Olağanüstü halin anlamı, “bu koşullarda elimdeki yetkilerle ülkeyi yönetemiyorum” demektir. Olağanüstü hal doğası gereği geçici olmak zorundadır. OHAL kapsamında alınan tedbirlerin OHAL’e yol açan sebeplerle ilişkili olması ve ölçülü olması gerekir. Masumiyet karinesine saygı gösterilmesi gerekir. Bunlar olağanüstü hal hukukunun temel ilkeleridir.

Bugünkü duruma baktığımızda 15 Temmuz darbe girişimine yol açan nedenlerle ilgili olmayan birçok tedbir görüyoruz. Üniversitelerden akademisyenlerin, kamu kurumlarından binlerce kişinin yargı kararı olmadan, hatta bazen haklarında beraat kararları olmasına rağmen ihraç edilmesi ve bu kişilerin yurt dışına çıkmasının yasaklanması hukuka ve Anayasa’ya aykırıdır.

Her an bir KHK ile sınırsız sayıda kuralın değiştirilebilecek olması güvensizlik ortamını güçlendiriyor. Savunma hakkı ciddi zararlar aldı. OHAL’in başından beri hükümetin yönetim anlayışından dolayı ekonomik bir krize doğru sürükleniyoruz. Bu nedenlerle derhal olağanüstü halin kaldırılması gerekiyor. Unutmamak gerekir ki terörle ve darbeyle mücadele için gerekli araçlar olağan hukuk sistemimizde zaten var.

CHP'li Gökçen'e Yeni Görev

  • Kurduğunuz ittifakta seçim sonuçlarından sonra eğer birinci veya ikinci parti olursanız ittifakta HDP de yer alabilir mi böyle bir durum söz konusu mu? Eğer Muharrem İnce Cumhurbaşkanı seçilirse cezaevindeki gazeteci ve milletvekillerinin durumu ne olacaktır?

İttifak ilk aşamada yeni seçim sisteminde ortak bir muhalefet anlayışını olabildiğince adil bir temsille meclise taşımayı amaçlıyor. Sayın Genel Başkanımız da bu doğrultuda tüm partilere ittifak çağrısında bulunmuştu. Geldiğimiz noktada İyi Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Partiyle ittifak yaptık. Yargı bağımsızlığı ve demokratik bir parlamenter rejim üzerine çalışacağız. Fakat ülkemizin sorunlarının çözülebilmesi için artık ilkelerimizin uyuşabildiği konularda Türkiye’nin tüm kesimleriyle ve temsilcilerle bir araya gelebilmeliyiz. Bu uzlaşma ve birlikte çalışma fırsatını tüm siyasi partilerle yaratacağımıza inanıyorum.

Hapisteki gazeteciler ve milletvekilleri konusu Türkiye’nin utancıdır. Bu sorunun çözülmesi aslında sadece milletvekillerinin serbest bırakılmasıyla mümkün değil. İktidara geldiğimizde ifade özgürlüğünü benimseyen, basına karışmayan, Cumhurbaşkanı’na hakareti suç olarak kabul etmeyen bir yönetim anlayışı izleyeceğiz. Bunun ardından milletvekillerine tanınan anayasal güvencelerin muhalefeti koruma amaçlı olduğunun bilincinde olacağız. Terör tanımını muğlak ve çok geniş tutarak aslında keyfiliğin önünü açan ve terörle mücadeleyi etkisiz hale getiren yasal düzenlemeleri değiştireceğiz. Gazeteciler ve milletvekillerinin kendilerini özgürce ifade ettiği bir memleketimiz olacak, bu hepimiz için güzel olacak.

 

  • Ak Parti ile eşit haklara sahip misiniz? Mitinglerde ya da tv kanallarında ne kadar yer alabiliyorsunuz seçim kampanyalarınızı yürütebiliyor musunuz ? Eşit haklar sizede sağlanıyor mu yoksa arka planda bırakmak için baskılar uygulanıyor mu?

Biz eşit haklara sahibiz, fakat iktidar maalesef bu haklarımıza saygı göstermiyor. Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Muharrem İnce’nin her mitinginde halkın medyasını harekete geçirmesi aslında ana akım medyadaki adaletsizliğe çok önemli bir tepki. Karşımızda kamunun imkanlarından yararlanan, propaganda kurallarını ihlal eden, basına müdahale eden bir anlayış var. Buna karşı ise içtenlikle muhalefet için çalışma yapan bir halk var. Dolayısıyla tüm baskılara rağmen engel tanımıyoruz. Çünkü çalışan biziz, halk.

Gökçe Gökçen:'Tek Adam Rejimini Ortadan Kaldıracağız'

  • Seçimlerde ne gibi güvenlik önlemleri alacaksınız? Referandumda oyların çalındığını hayır oyunun önde olduğunu dile getirmiştiniz bu defa partiniz ne gibi önlemler düşünüyor? Oyların çalınma olasılığı var mıdır ve alınan önlemler yeterli midir?

Konuştuğumuz bugün Türkiye çapında tüm örgütlerimizde sandık görevlilerinin belirlenmesi ve eğitimi üzerine çalışmalar yapılıyor. Bunların koordinasyonunu il örgütlerimiz yapıyor. Bir yandan genel merkezimizde de bir ekip var. Partiler üstü çalışan gruplarla da sürekli iletişim halindeyiz.

Referandumda Hayır kazandı. Yüksek Seçim Kurulu, kanuna açıkça aykırı karar verdi ve sonuçları tam olarak hesaplayamayacağımız şekilde değiştirmiş oldu. Kanuna aykırı karar verildiği zaten seçim kanunlarında son yapılan değişiklikle mühürsüz pusula ve zarfların kural olarak geçerli olacağına dair düzenleme de bunun itiraf edilmesi anlamına geliyor aslında.

Bu seçimlerde ise önemli olan sandıkların başında durmak, tutanakların doğru yazılmasını sağlamak ve oyların seçim kuruluna ulaştırıldığından emin olmak. Ciddi bir tehlikeyle karşı karşıyayız evet, ama hep birlikte çalışırsak, hep birlikte müşahitlik yaparsak önümüzde hiçbir engel kalmayacak. Çağrımızı buradan tekrarlayayım, 50.000 avukat cüppesiyle hazır olsun. Tüm yurttaşlar ise bizimle seçim kurullarında sabahlamaya hazır olsun. Bir tek oyu sahipsiz bırakmayacağız.

  • Bildiğiniz üzere İyi Parti’ye vekil transfer ettiniz, seçimlere girmesine yardımcı oldunuz. Peki bunu engellemek isteyenler Meral Akşener'in oyunun en az yüzde 10 olacağından mı korkup engellemek istediler? MHP'den ittifaka gidecek oyların kaybını önlemek amacıyla mı engellendi İyi Parti gerçekten yüzde 10 oy alabilecek mi?

Şunu tespit edelim, AKP ve Erdoğan bugün, yüzde 10 alan veya alamayan, gazeteci veya sosyal medya kullanıcısı, öğrenci veya bilim insanı… kısacası sorgulayan, eleştiri getiren kimseye tahammül edemiyor. Milliyetçi Hareket Partisi’nde de benzer bir durum var. MHP’de parti içindeki eleştirilere demokrat bir yanıt verilmemiş olması nedeniyle kurulan İyi Parti de tüm muhalefet partileri gibi tehdit olarak görülüyor.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak bugüne kadar %10 barajının karşısında olduk. Ülkemizde çok partili bir sistem olmasını istedik. Demokrasinin temellerini attık. Bugün 15 vekilimizin fedakârlık yaparak İyi Parti’ye geçmeleri de tarihimizden aldığımız bu anlayışın devamıydı. Cesur ve riskli bir hareketti, fakat hepimize demokrasi yolunda umut olmayı başardı.

 

  •  Emeklilere çift ikramiye teklifini 2015'te teklif ettiniz ve kabul edilmedi. Şimdi seçim sırasında bunun konuşulmasındaki amaç nedir?

İktidar partisinin odağında maalesef ay sonunu düşünen işçi, hayatı boyunca çalışıp düşük bir maaşla yaşamak zorunda kalan emekli ve işsizler yok. Türkiye’nin zenginliğini kendi arasında paylaşan şanslı ve ayrıcalıklı, çok küçük bir azınlık var. Muharrem İnce’yi gariban olmakla aşağıladığını sanan bir anlayış var.

Biz 2015’te emeklilere ikramiyeyi önerdiğimizde kaynak olmadığını savunanlar, Saray için, pahalı arabalar için, konvoylar için, Emine Erdoğan’ın 50.000 Dolarlık el çantası için kaynak bulabildi. Yıllarca çalışmış, üretmiş, ülkemizin ekonomisine katkıda bulunmuş emekli ise yakınlarından yardım alamıyorsa çaresizce ortada kaldı.

Seçim öncesinde bizim vaatlerimizden birini yarım yamalak da olsa gerçekleştirmeye çalışan AKP’yi öncelikle ülkemizin sorunlarını çözmek için CHP’nin söylemlerini dinlemeye başladıkları için tebrik ediyorum. Fakat siz OHAL’i kaldırmıyorsanız, yargı bağımsızlığını, kamu kurumlarında şeffaflığı ve liyakatı sağlamıyorsanız, Merkez Bankası’nı bağımlı hale getirmeye çalışıyorsanız ve en önemlisi odağınız hala çok zengin azınlıksa bu sorunların çözülmesi mümkün değil.

  • Cumhuriyet Halk Partisi’nin milletvekili aday listesi tabanda tepkiye neden oldu. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Bu tepkiden dolayı taban HDP ya da İyi Parti’ye gider mi?

Cumhuriyet Halk Partisi’nde olmanın verdiği önemli bir sorumluluk hepimizde var. Hepimiz daha iyi bir ülkede yaşamak, geçmişteki acılarımızın yaralarını sarmak, geleceğimize güvenle bakabilmek istiyoruz. Bunu nasıl yapabileceğimizle ilgili sürekli olarak çalışıyor ve tartışıyoruz. Bu şekilde en iyiyi bulabileceğimize inanıyoruz.

Aday listeleri konusunda kişisel tartışmaların herhangi bir anlamı bulunmasa da, ilkesel açıdan bir konunun altını çizmenin önemli olduğunu düşünüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi örgütünde yetişmiş olan kadın ve gençlerin listelerin üst sıralarında beklediğimiz ölçüde yer bulamaması bizim bir eksiğimiz. Nedenlerini uzun uzun tartışmak yerine, kadınlar ve gençler olarak bu sorunu partimiz içinde nasıl çözebileceğimizi düşünmenin vaktidir.

Örneğin yüzde 10’dan 20’ye çıkarılan gençlik kotasını ve yüzde 33 olan cinsiyet kotasını nasıl dolduracağımıza konsantre olmamız lazım. Gençlerin ve kadınların birbirine sahip çıkması ve tüm siyasi hareketlerde gördüğümüz eleştirel, dik tavrını koruyarak hareket etmesi gerekiyor. Aday listeleri aslında karmaşık bir meselenin nedeninden çok sonucu bence.

Eleştirmeyi ve tartışmayı seven bir örgütümüz var, neyse ki de böyle bir örgütümüz var. Gurur verici bir durum. Bununla birlikte şunu da vurgulamak lazım: yıllarca iktidarda olmamamıza rağmen hala emeğinden, vaktinden, ailesinden, sosyal hayatından, kariyerinden feragat ederek çalışan bir örgütümüz ve bu çalışmaları takip edip çevresine aktaran seçmenimiz var. Emeğini bu kadar ortaya koyan kimsenin, kalbi Cumhuriyet Halk Partisiyle çarpan kimsenin kişisel tartışmalar nedeniyle başka partilere gideceğini sanmıyorum. Hele ki zaferin bizi beklediği 24 Haziran’a bu kadar yaklaşmışken!

CHP'li Gökçen'den Filistin Tepkisi!

Gökçe Gökçen Kimdir?

24 Eylül 1991 tarihinde İstanbul’da doğan Gökçe Gökçen, Galatasaray Lisesi ve Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Eğitim hayatı sırasında İngiltere, Fransa ve ABD’de dil öğrenimi için bulunmuş, Belçika’da Erasmus programına katılmış, Fransa’da Strazburg Üniversitesi’nde insan hakları yüksek lisans dersleri almıştır. İngilizce ve Fransızcayı iyi derecede ve İtalyancayı başlangıç düzeyinde bilen Gökçen, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde İnsan Hakları Hukuku alanında yüksek lisansını sürdürmektedir. 2016 yılından bu yana Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Ana Bilim Dalında araştırma görevlisi olarak çalışan Gökçen, Fransa’da Montpellier Üniversitesi’nde konuk araştırmacı olarak da bulunmuştur.

Gökçe Gökçen, Cumhuriyet Halk Partisi’ne 2010 yılında referandum çalışmaları sırasında katılmış ve 2010-2014 yılları arasında CHP Bakırköy Gençlik Kolları Başkan Yardımcılığı görevinde bulunmuştur. Bu sürede hem yerelde, hem de gençlik kolları genel merkezinin görevlendirmesiyle uluslararası alanda çalışmalara katılmıştır. 2011 yılında gençlik kollarının yeni anayasa konusundaki önerilerini derleyen yerel komisyonda aktif olarak görev almıştır. 2015 yılında CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın tüzük komisyonunda yer almış ve CHP Gençlik Kolları’nın tüzük önerileri konusunda çalışmıştır.

2013 yılında CHP Gençlik Kollarını temsilen ilk uluslararası görevini Litvanya’da yerine getiren Gökçen, 2014 yılında CHP Gençlik Kolları Dış İlişkiler Komisyonu Başkanlığı görevine getirilmiştir. Gökçe Gökçen; bu sırada Almanya, Fransa, Belçika, Letonya, İtalya gibi birçok ülkede toplantılara katılarak sunumlar ve uluslararası eylemler yapmış ve 2015’te İsviçre’de yapılan kongrede Avrupalı Genç Sosyalistler (Young European Socialists - YES) Başkan Yardımcısı seçilmiştir. Avrupa’da sosyalist ve sosyal demokrat partilerin gençlik örgütlerinin çatı kuruluşu olan Avrupalı Genç Sosyalistlerde dış ilişkiler ve feminizm alanında iki yıl görev yapan Gökçen, YES’i Gürcistan, Lübnan ve Yunanistan’da temsil etmiştir.

Gökçe Gökçen Avrupa’da sosyal demokrat örgütler içinde kadınların ve gençlerin güçlendirilmesi, Akdeniz ülkelerinde göç ve mültecilik, Ortadoğu’da terör ve barış, Arap toplumlarının sosyal demokrasi ilkeleri çerçevesinde örgütlenmesi, YES tüzüğü reformu gibi konularda birçok toplantıya katılmış ve görüş sunmuştur.

Bu görevleri sırasında İstanbul’da gençlik kollarıyla birlikte “Daha iyisini inşa etmek için #DünyayıİşgalEt” adlı bir konferans düzenleyerek İngiltere, ABD, Fransa, Belçika, İsrail, Filistin ve Tunus’tan gelen gençleri bir araya getirmiş ve dünyadaki “Occupy” hareketlerinin tartışılması ve Gezi olaylarıyla karşılaştırılması için zemin oluşturmuştur.

Çanakkale’de gerçekleştirilen Adalet Kurultayı’nda da İngiltere’de İşçi Partisi’nin yakaladığı başarının, İtalya’da ve Belçika’da sosyal demokrasi ve solun tartışıldığı ve genç işsizliğinin konuşulduğu “Başka bir Avrupa Mümkün” adlı konferansın organizasyon grubunda bulunarak moderasyonunu üstlenmiştir.

Aynı zamanda Galatasaraylılar Derneği, SODEV ve Anayasa Hukuku Araştırmaları Derneği üyesi olan Gökçe Gökçen, Cumhuriyet Halk Partisi 36. Olağan Kurultayında Parti Meclisi üyesi seçilmiştir.

 

Gökçe Gökçen CHP İstanbul Muharrem İnce Sodev Galatasaray Üniversitesi Marmara Üniversitesi YES
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Tuncer Özyavuz     2018-05-25 Röportajı dikkatli bir şekilde okudum. Sayın meslektaşımı kutluyorum.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kasımpaşa'dan rahat galibiyet
Kasımpaşa'dan rahat galibiyet
Çakırözer Mardin’de yerel seçimlerin nabzını tuttu
Çakırözer Mardin’de yerel seçimlerin nabzını tuttu