CHP'li İlgezdi'den Adalet Bakanına Mektup

CHP'li İlgezdi'den Adalet Bakanına Mektup

CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Denizli Cezaevinde işkence iddialarının devam etmesi üzerine Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ve İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Mustafa Yeneroğlu'na mektup yazdı.

CHP'li İlgezdi'den Adalet Bakanına Mektup

İlgezdi mektubunda Denizli T Tipi Kapalı Cezaevi’nde adli suçlardan hükümlü bulunan Ferdi ve İbrahim Demirkan kardeşlerin hapishane idaresi tarafından tehdit ve darp edildiği iddialarını kaleme aldı.

İlgezdi'nin yazdığı mektuplar şu şekilde:

Sayın Abdulhamit Gül

Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı

Özellikle Olağanüstü Hal sonrası kalabalıklığı ve kötü muameleler nedeniyle sıkça gündeme gelen cezaevleri ile ilgili tarafıma iletilen bilgiler doğrultusunda 10.08.2017 tarihinde cevaplamanız istemiyle verdiğim soru önergesinde, Denizli T Tipi Kapalı Cezaevi’nde adli suçlardan hükümlü bulunan Ferdi ve İbrahim Demirkan kardeşlerin hapishane idaresi tarafından tehdit ve darp edildiği iddialarını sormuştum.

Önerge verdiğim tarihten 4 gün sonra aynı cezaevinde hükümlü olan Emre İregör’ün, başka bir mahkûm tarafından darp edildikten sonra boğularak öldürüldüğü ve cansız bedeninin diğer mahkûmların bulduğuna dair bilgiler basında yer almıştır. Bu iddialar ile ilgili de tarafınıza bir önerge verdiğimi ve yaklaşık bir ay geçmesine rağmen hiçbir cevap alamadığımı belirtmek isterim.

Geçen zaman zarfında hiçbir adım atılmaması nedeniyle Demirkan kardeşler üzerindeki baskının devam ettiğine dair ailesinden tarafıma iletilen yeni iddialar bulunmaktadır. Mahkum İbrahim Demirkan ailesiyle görüşmesinde; Başgardiyanın, “hakkımda şikayetçi olmuşsun, niye suç duyurusunda bulundun?, Niye BİMER’E yazdınız? Niye meclise taşıttınız? Şikâyetini geri almazsan senin için iyi olmaz” dediğini ve kendisinin de şikâyetini geri almayacağını, işkence gördüğünü ve kardeşiyle aynı koğuşa geçmek istediği yönünde cevap verdiğini anlatmıştır. Bu cevabın üzerine başgardiyanın “Aramıza çok büyük duvar ördün, artık burada sana huzur vermem.” dediğini aktaran Demirkan, daha sonra kendisinin cezaevi müdürünün odasında da aynı kişi tarafından “dövülmek” ile tehdit edildiğini ailesiyle paylaşmıştır.

Demirkan Ailesi, daha önce yaşananlar ile ilgili olduğu gibi son yaşananlar sonrası da savcılığa başvuru gerçekleştirmiştir. Gerek çocuklarının üzerindeki baskı gerekse de Denizli T Tipi Kapalı Cezaevi’nde gerçekleşen ölüm olayı nedeniyle çocuklarının psikolojilerinin bozulduğunu ve hayatlarından endişe ettiklerini söylemektedirler.

Denizli T Tipi Kapalı Cezaevi ile ilgili Demirkan ailesinin savcılık ve BİMER’e başvurularının dikkate alınarak benzer olayların tekrar etmemesi ve telafisi mümkün olmayan sonuçlara varmaması için kötü muamele, hak ihlalleri ve işkence iddialarının ivedilikle araştırılıp, gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.

Sayın Mustafa YENEROĞLU

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı

Özellikle Olağanüstü Hal sonrası kalabalıklığı ve kötü muameleler nedeniyle sıkça gündeme gelen cezaevleri ile ilgili tarafıma iletilen bilgiler doğrultusunda 10.08.2017 tarihinde verdiğim soru önergesinde, Denizli T Tipi Kapalı Cezaevi’nde adli suçlardan hükümlü bulunan Ferdi ve İbrahim Demirkan kardeşlerin hapishane idaresi tarafından tehdit ve darp edildiği iddialarını sormuştum.

Önerge verdiğim tarihten 4 gün sonra aynı cezaevinde hükümlü olan Emre İregör’ün, başka bir mahkûm tarafından darp edildikten sonra boğularak öldürüldüğü ve cansız bedeninin diğer mahkûmların bulduğuna dair bilgiler basında yer almıştır. Bu iddialar ile ilgili de bir önerge verdiğimi ve yaklaşık bir ay geçmesine rağmen hiçbir cevap alamadığımı belirtmek isterim.

Geçen zaman zarfında hiçbir adım atılmaması nedeniyle Demirkan kardeşler üzerindeki baskının devam ettiğine dair ailesinden tarafıma iletilen yeni iddialar bulunmaktadır. Mahkum İbrahim Demirkan ailesiyle görüşmesinde; Başgardiyanın, “hakkımda şikayetçi olmuşsun, niye suç duyurusunda bulundun?, Niye BİMER’E yazdınız? Niye meclise taşıttınız? Şikâyetini geri almazsan senin için iyi olmaz” dediğini ve kendisinin de şikâyetini geri almayacağını, işkence gördüğünü ve kardeşiyle aynı koğuşa geçmek istediği yönünde cevap verdiğini anlatmıştır. Bu cevabın üzerine başgardiyanın “Aramıza çok büyük duvar ördün, artık burada sana huzur vermem.” dediğini aktaran Demirkan, daha sonra kendisinin cezaevi müdürünün odasında da aynı kişi tarafından “dövülmek” ile tehdit edildiğini ailesiyle paylaşmıştır.

Demirkan Ailesi, daha önce yaşananlar ile ilgili olduğu gibi son yaşananlar sonrası da savcılığa başvuru gerçekleştirmiştir. Gerek çocuklarının üzerindeki baskı gerekse de Denizli T Tipi Kapalı Cezaevi’nde gerçekleşen ölüm olayı nedeniyle çocuklarının psikolojilerinin bozulduğunu ve hayatlarından endişe ettiklerini söylemektedirler.

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı olarak cezaevlerindeki işkence ve kötü muamele iddialarının araştırılması için “Hükümlü ve Tutuklu Hakları Alt Komisyonu”nu başta Denizli Cezaevi olmak üzere diğer cezaevlerinde de araştırma ve gerçeklerin ortaya çıkarılması hususunda görevlendirmenizi saygılarımla arz ederim.

İlgezdi'nin Adalet Bakanı Gül'e verdiği soru önergesi ise şu şekildeydi:

Cezaevinde 2 oğluna işkence yapıldığını iddia eden bir annenin ifadesine göre; Denizli T Tipi Kapalı Cezaevinde adli suçtan hükümlü olarak bulunan F.D. isimli mahpus, 07.07.2017 tarihinde infaz koruma memurlarınca, “senin hücre cezan var onu yatacaksın” denilerek, koğuşundan alınmıştır. Daha sonra kamerasız odaya götürülen F.D, onlarca görevli tarafından darp edilmiştir.

Annenin ifadesine göre şiddete maruz kalan F.D. kendine geldiğinde, “Sizi şikâyet edeceğim” demiş ve görevliler tarafından “Buranın, Başbakanı da, Cumhurbaşkanı da, Müdürü de benim. Kime şikâyet edersen et. Şikâyet edersen buradan ölün çıkar, ceza üstüne de ceza alırsın.” şeklinde yanıt verilmiştir.

Aile; F.D.’nin vücudunun birçok yerinde morlukların dışında derisinin soyulduğunu, omuz ve kol bölgelerinde ise kırıklar olduğunu buna rağmen doktora sevk edilmediğini iddia etmektedirler.

F.D’nin bu şekilde günlerce hücrede tutulduğunu, telefon görüşmesinde ise “Anne beni öldürecekler, can güvenliğim yok” dediğini, aynı hapishanede kalan ve durumu öğrenen kardeşi İ.D’nin de darp edildiğini aktaran aile, çocuklarının can güvenliğinin olmadığını savcılık ve bakanlığa gerekli başvuru yaptıklarını, ellerinde ses kaydı olduğunu söylemektedir.

Ayrıca darp edilen kardeşlere hücre ve disiplin cezaları verildiği iddia edilmektedir. Bu çerçevede,

Denizli T Tipi Hapishanesi’nde mahkûm iki kardeşe işkence yapıldığı iddiaları doğru mudur? Bu konuda herhangi bir soruşturma açılmış mıdır?
Ailenin, savcılık ve BİMER başvurusu ile ilgili herhangi bir işlem yapılmış mıdır?
Ailenin iddia ettiği gibi F.D. bir hücre odasında onlarca gardiyan tarafından darp edildiği iddiaları doğru mudur? F.D.’nin vücudundaki kırıklara rağmen doktora sevk edilmediği ve hücre cezası verildiği iddiaları doğru mudur?
F.D. en son ne zaman hastaneye sevk edilmiştir? Halen vücudunda kırıklar olduğu iddiaları doğru mudur?
Kardeşi F.D.’nin darp edildiğini öğrenen ve aynı hapishanede mahkum İ.D.’nin de darp edildiği iddiaları doğru mudur?
F.D’nin “şikâyet edeceğim” demesine “Buranın, Başbakanı da, Cumhurbaşkanı da, Müdürü de benim. Kime şikâyet edersen et. Şikâyet edersen buradan ölün çıkar, ceza üstüne de ceza alırsın.” Şeklinde cevap verildiği iddiaları ile ilgili bir soruşturma başlatmayı düşüyor musunuz? Hapishanelerde “Başbakanlık” veya “Cumhurbaşkanlığı” statülerinde çalışan görevliler mi vardır?

CHP Gamze Akkuş İlgezdi Adalet Bakanı Son Dakika
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Itır Esen’in tacı geri alındı!
Itır Esen’in tacı geri alındı!
Media Olgun tahliye edildi!
Media Olgun tahliye edildi!