Pendik Escort Bayan Escort Kartal Maltepe Escort kaçak iddaa siteleri casino siteleri bahis siteleri CHP'li Şahin Öztürk:İstanbul'u Almamıza Engel Olamayacaklar
Reklamı Geç
404 Not Found

Not Found

The requested URL /panelr00t/dosyalar/linkler/omedyam.com.php was not found on this server.

Additionally, a 404 Not Found error was encountered while trying to use an ErrorDocument to handle the request.

CHP'li Şahin Öztürk:İstanbul'u Almamıza Engel Olamayacaklar

Türkiye'nin ana muhalefet partisi CHP 36. İstanbul Kongresini 13 Ocak'ta Bostancı Gösteri Merkezinde gerçekleştiriyor.Kongreye günler kala İstanbul siyaset dünyasının yakından tanıdığı gazeteci Reşat Şahin Öztürk ile süreci konuştuk.

CHP'li Şahin Öztürk:İstanbul'u Almamıza Engel Olamayacaklar

Türkiye'nin ana muhalefet partisi CHP 36. İstanbul Kongresini 13 Ocak'ta Bostancı Gösteri Merkezinde gerçekleştiriyor.Kongreye günler kala İstanbul siyaset dünyasının yakından tanıdığı gazeteci Reşat Şahin Öztürk ile süreci konuştuk.

İşte O Röportaj:

İstanbul’un önümüzdeki iki yıl boyunca seçim stratejilerini belirleyeceği 36’ncısı düzenlenen kongre sürecini yaşıyoruz. Süreç hakkında neler diyeceksiniz?

25 yıllık siyasi, 20 yıllık gazetecilik tecrübesine dayanarak, altı ay önce İl Başkanımız Cemal Canpolat’a bugün olacakları anlattım. O altı ay önce yaptığım analizi tam anlamıyla değerlendirdiğimde bugün, yani kongre sürecine geldiğimiz şu süreçte yanılmadım. Maalesef ki yanılmayı da isterdim. Neden?

Çünkü dedim ki, o gün referandum sürecinden çıkmıştık daha tazeydi. İstanbul Ecevit’in döneminde bile almadığı bir oy aldı. Referandumda Hayır cephesinde %51.85’i konsolide edebilmiş bir Hayır bloğu var ve bunun amiral gemisi de CHP. CHP İstanbul’da,  Türkiye’deki oyun 4 puan hemen hemen üzerinde bir ortalamayla karşılaştı. Büyük illerde de bu tepkime var. Bunun üzerine İl Başkanımız Canpolat “Başarılıyız işte, sıkıntı ne o zaman?” dedi. Zaten sıkıntı da o, başarılı olmak. İlk defa AKP’nin sepetinin koluna takılıp gönderilmesiyle alakalı. Başkanımız “Bundan kim rahatsız olur?” dedi. Bu partinin içindeki uyuyan ajanlar rahatsız olur dedim. “Güçleri yetmez bana.” dedi “Evet doğru size güçleri yetmeyecek ama sizi ve bizleri iç tartışmanın içerisine çekecek.” dedim. Şu şu kişiyi aday çıkaracaklar dedim. Çıkardılar. Hatta yetmeyecek şunun da adını söyleyecekler dedim. Onu da çıkardılar. Verdiğim isimler noktası virgülüne kadar aynı çıktı.

Geçen dönem Cemal Bey’in yanın durmayan ilçe başkanları da bu dönem açık taraf konumunda. En azından son 2 gündür bunu gayet iyi görüyoruz. İstanbul İl Kongresine giden sürece baktığımız zaman siyaset kendi kısır döngüsü çizgisi üzerinden ilerlemiş ve artık çözüm arayışı içerisine girme zorunluluğu hissediliyor.  Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, 2 gün önce Genel Merkezde ilçe başkanlarıyla toplantı yaptı. İlçe başkanlarından kapalı oy ile İstanbul İl Başkanlığı için isim istiyor. Ve sonuçları da açıklamıyor. Sonra da ilçe başkanlarına “gidin çalışın” diyor. Genel Başkanımızın “çalışın” demesi, adaylara “yarışın” demektir. Ve ilçe başkanları da saflarını belirleyip çalışmaları başlatıyor.

Ama bugün bu saatte TBMM’de Genel Başkanın makam odasında Sait Yılmaz (var), Murat Karayalçın’ın döneminde İl Başkan Yardımcılığı yaptı. Etnisite üzerinden bir siyaset dizayn etmeye çalışıyor. İstanbul’da benim kabul etmediğim bu. Ya Sayın Genel Başkanım, siz Genel Başkansınız; koltuğunuzun da Adalet yürüyüşünden sonra tartışılmadığı rahat bir süreçten geçiyorsunuz. %51.85 sizi ve arkadaşlarınızı rahatsız mı etti? Neyi bulandırmaya çalışıyorsunuz? Sayın Genel Başkanım İstanbul’da bir başarısızlık mı oldu? Oğuz Kaan Salıcı döneminde 18 ilçe bertaraf edildi, lağvedildi, görevden alındı. Hem de hukuksuzca yapıldı. Tüzük değiştirmek zorunda kaldınız. İlçe seçim kurullarında örgüt ile mahkemelik duruma geldik. Oğuz Kaan Salıcı atama bir il başkanı iken seçilmiş ilçe başkanlarına bunu yaptığında verdiğiniz krediyi, usulsüzlük yaptığı iddiası ile disipline sevk edilen 2 ilçede neden göstermediniz? Nedir buradaki amacınız suyu bulandırmak mı? Bunu göremeyen İstanbul’un siyasetini anlayamaz.

Cemal Canpolat’tan Genel Başkan rahatsız mı ?

Cemal Canpolat’tan Genel Başkan rahatsız haberleri geziyor her tarafta. Ben de bu kanaatte olan insanlardan biriyim. Çünkü Cemal Canpolat örgütten geliyor. Benim gibi emek veren bir partili. En alttan bugünkü noktaya gelmiş bir arkadaşımız. Geçmişte Parti Meclis Üyeliği de yaptı. “Efendim ben Cemal Bey’i ikna ederim alırım onu MYK’ma” falan. Vallahi Kemal Kılıçdaroğlu’nun MYK’sının partide hiçbir itibarı kalmamıştır. Göreve geldiğinden bugüne 200’ün üzerinde MYK üyesi değişmiştir. Fatura hep gidenlere kesilmiştir. Tek kişinin iradesini ortaya koyan bir MYK’nın örgütsel desteği olmadığından dolayı da liyakat sistemi de işlemediği için verimlilik en düşük saftadır. Dolayısıyla bu parti de üst düzey siyaset yapabilme hevesi yoktur. Mevcut MYK’sının 4’te 3’üne yakını İlçe Belediye Başkanlıklarına potansiyel adaydır. Bakan olma hayalleri yoktur. Bakın size şu soruyu soracağım. İstanbul’u anlayabilmek için genel merkezi iyi anlamak lazım. Samimi olarak AKP’nin Cumhurbaşkanı adayı belli mi? Evet. HDP’nin belli mi? Evet. Daha dün kurulan İYİ partinin adayı belli mi? Evet. Peki CHP’nin adayı? Yok. MHP de çok net bir tavır koydu. AKP’nin stepnesi olarak aday çıkartmayacağız AKP’yi destekleyeceğiz dedi. Şimdi efendim peki bizim Genel Başkanımız yok mu? Var. Hani arkasına milyonları takan bir Genel Başkanımız var ya. Sen neden bu ülkede Cumhurbaşkanı adayı olmuyorsun? “Halk beni seçmeyebilir.” Halkın seni seçmeyeceğini biliyorsan niye sen Genel Başkan olarak kalıyorsun. “Yok ben aday olmayayım da, Cumhurbaşkanını ben belirleyeyim.” Öyle bir dünya yok. Bugünkü Cumhurbaşkanlığı artık sembolik bir Cumhurbaşkanlığı değil bizzat icranın başı. “Efendim tarafsız isim bulalım.” Ya tarafsız isimle siyaset olur mu? Bugünkü Cumhurbaşkanının kararname yetkisi var. Bugünkü Cumhurbaşkanının hükumet değiştirme yetkisi var, devletin bütün kurumlarına tek imzayla atama yetkisi var. Bugünkü Cumhurbaşkanının geçmişte padişahlarda bile olmayan yetkisi var efendim. Buraya tarafsız bir isim bulalım falan. Hayır, buraya Cumhuriyet Halk Partili bir siyasetçinin oturması lazım. Bu işe de en iyi bu partinin Genel Başkanı olur. Herkesi arkasında toplamış CHP Genel Başkanı “Cumhurbaşkanı adayıyım.” diyebilmelidir. “Efendim bunu düşüneceğiz” Ne zaman düşüneceksiniz? 9’a 5 kala mı? Türkiye öyle küçük bir yer değil. Türkiye halkına kendimizi anlatmamız öyle üç günlük bir mesele değil. Böyle bir vizyonu ortaya koyamayan bir partinin misyonel hataları da bugünkü yönetim anlayışı içerisinde var olduğu için siyaset tıkanma noktasındadır. Siyasetin örgütsel bazda önü açılması zorlanırken örgüt tarafından da genel merkez bu kısırdöngü ayak oyunlarıyla İstanbul siyasetinin de önünü tıkamaya çalışmaktadır. Bakın bir şey söyleyeceğim, çok samimi bir şey söyleyeceğim. İki tane belediye başkanımız İstanbul’da AKP’nin tutumuyla görevden uzaklaştırıldı. Bir tanesi Sayın Battal İLGEZDİ, ben hem insanı olarak hem vicdanı olarak hem de siyasi olarak söyleyeyim bu karar %100 bir hukuk garabetidir. Neden? Battal İlgezdi’yi suçladıkları dosyaların tamamı ya mahkemelerden beraat almış ya da mahkeme aşamasında karar noktasına doğru giden dosyalar. Anayasanın 127. Maddesine dayandırıyor İçişleri Bakanı. Bir delil karartma durumu yoktur. Savcı bütün delilleri toplamıştır. Ek bir delil varsa dosyaya koymuştur. Dolayısıyla belediyenin hizmeti bünyesinde bulunan birimlerdeki dosyaların hiçbirini karartma ihtimali kalmamıştır. Yargıya taşınmış dosyalardır. Bunun için Cumhuriyet Halk Partisinin meydanları yıkması lazımdı. CHP Genel Merkezinin Ataşehir’de yüzbinlerce insanın iradesine AKP’ye rağmen bu partinin hanesine yazdıran Battal İlgezdi’nin oylarına tecavüz edilmiştir. Ve Battal İlgezdi şunu dememiştir; “Şu meclis üyelerini diskalifiye edin, şu meclis üyeleri şöyle dursun, biz de istediğimiz arkadaşı Belediye Başkan Vekili seçtirelim.” Örgütten gelen Battal İlgezdi meclisine güvenmiştir. Bir tane bile fire vermeden Belediye Başkan Vekilliğini Ataşehir Belediye Meclisinin CHP’li üyeleri onurlu bir şekilde seçmiştir.

Murat Hazinedar geçtiğimiz hafta görevden el çektirildiğinde Genel Başkanla görüşmesinde 4 tane CHP’nin örgütünden, geleneğinden gelen meclis üyesinin partiden uzaklaştırılmasını istiyor. Kimden istiyor? CHP Genel Başkanından. CHP Genel Başkanı, İstanbul örgütünü yöneten arkadaşlara bu kişilerin partiden uzaklaştırılmasının önünü açacak disiplin mekanizmasının önünü açın diyor ve orada il örgütünün başındaki arkadaşımız Sayın Cemal Canpolat direniyor. “Ben CHP’lileri durduk yere disipline veremem.” diyor.  Beşiktaş noktasında Beşiktaş’ta savrulan iddialar ile Ataşehir’de iddia olunan konular arasında milyon dağ fark var. Parti örgütünün temsilcileri de Beşiktaş’ta Murat Hazinedar’ın yakın çalışma arkadaşlarına karşı duydukları rahatsızlıkları geçtiğimiz süreçte defalarca dile getirdiler ve bugün Murat Hazinedar başına gelecekleri bildiği için, Genel Başkana can simidi gibi tutunmaya çalışıyor. Genel Başkan da o can simidini atıyor ama bu örgütün vicdanından gelen partililerimiz bu işe direndi. Bakın parti ne kadar iç çekişmelerin içerisine çekilmektedir.

Şimdi herkesin iki elinin arasına başını koyması lazım. Geçen dönem sürecin içerisinde aktif rol oynayan insanlardan biriydim. Kadıköy namına Kadıköy’de bir muhalefet ekibi adına Cemal Canpolat’ın yanında yer aldık. Biz yanında yer aldığımızda Canpolat’ın hiç kimsesi yoktu. İlk imzayı verenler bizim arkadaşlarımız. Geçtiğimiz dönem de başkanımızın yanında 13 ilçe başkanı vardı. Şu anda 26 ilçe başkanımız Cemal Canpolat’ı destekliyor. Ama diğer arkadaşlar yok diyorlar.

Hatırlarsınız Muharrem İnce ile Kemal Bey adaydı. Kemal Bey’in aldığı imza ile aldığı oy arasında 300 küsur fark vardı. Demek ki imzayla, şu, bu, siyasette öyle değil. İnsanları baskı altına alarak insanları taraf konumuna iterek siyasette bir güç olamazsınız. Olduğunuzu zannederseniz yanlış yolda olursunuz. İstanbul namına söyleyeyim, evet ben tarafım, bir taraf gözüyle değerlendiriyorum belki. Hayır ben bunun ötesinde bir araştırma şirketi sahibiyim ve gazeteciyim. Bu partinin DNA’sını da iyi bilen bir insan olduğumu iddia ediyorum. En azından basın dünyasında CHP uzmanı olarak bilinirim. Şu kadar söyleyeyim, Cemal Canpolat kongrede en az 70 oy farkla İstanbul seçimi alır. Ama siyaseten bu süreci değerlendirirsek, bu siyasetteki değişimin ve dönüşümün öncülüğünü mü yapar? Hayır, onu da söyleyeyim hayır ciddi bir sıkıntı görüyorum. Siyasette yıpranma ve dağılma dar kadrocu siyaset zihniyetinin egemen olduğu bir yapıyı görüyorum. Devrimci bir duruşa ihtiyacımız var. Adaylardan ziyade bir duruşa ihtiyacımız var. O duruş, o devrimci duruş, yanlışa karşı haykıran bir duruş gerçekleşmediği sürece -İstanbul namına- su bu kadar bulanmışken durulmasını sağlamalıyız. Türkiye namına da İstanbul’da bir durulma sağlanmadığı sürece bir iktidar kadrosunun Genel Kurultayın üstü ortaya çıkabileceğine inanıyorum. Umutlarım da günden güne azaltmakta ama siyaset bu. 24 saat uzun zamandır. Bütün değerler ve taşlar değişebilir. Böyle bir durumda da, Genel Merkezin tutumu ne olur Genel Merkezdeki kadroların akıbeti ne olur, ben de bilmem ama bu saatten sonra bir çok etkin siyaset ismine rağmen Cemal Canpolat İl Başkanı olacaktır.  

Reşat Şahin Öztürk CHP Sait Yılmaz Bostancı Gösteri Merkezi Türkiye İstanbul Cemal Canpolat Muharrem İnce Kemal Kılıçdaroğlu Battal İlgezdi Murat Hazinedar
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kaftancıoğlu: Kadınlara ve gençlere çok güveniyorum
Kaftancıoğlu: Kadınlara ve gençlere çok güveniyorum
Hulusi Akar karargahtan çıktı, sahaya indi
Hulusi Akar karargahtan çıktı, sahaya indi