Pendik Escort Bayan Escort Kartal Maltepe Escort kaçak iddaa siteleri casino siteleri bahis siteleri CHP’li Tanal, Havalimanı İşçileriyle Görüştürülmedi
Advert

CHP’li Tanal, Havalimanı İşçileriyle Görüştürülmedi

Yeni havalimanının inşaatındaki olumsuz çalışma koşullarını protesto eylemine katıldıkları için tutuklanan işçilerin, Silivri Cezaevi’ndeki sekiz ayrı bölüme dağıtıldığı iddia edildi. İşçileri cezaevinde ziyaret etmek isteyen Avukat Mahmut Tanal’a cezaevi izni çıkmadı. Tanal, “ Havalimanı işçileri haklarını alamadıkları gibi şimdi de tecrite maruz kalıyorlar. İşçilerin duru nedir ki benimle görüşmelerine izin verilmiyor? Saklanan gizlenen nedir? İşçiye terörist muamelesi yaparak tecrit uygulanıyor. Anayasal suç işleniyor. ” dedi.

CHP’li Tanal, Havalimanı İşçileriyle Görüştürülmedi

Yeni havalimanının inşaatındaki olumsuz çalışma koşullarını protesto eylemine katıldıkları için tutuklanan işçilerin, Silivri Cezaevi’ndeki sekiz ayrı bölüme dağıtıldığı iddia edildi. İşçileri cezaevinde ziyaret etmek isteyen Avukat Mahmut Tanal’a cezaevi izni çıkmadı. Tanal, “ Havalimanı işçileri haklarını alamadıkları gibi şimdi de tecrite maruz kalıyorlar.  İşçilerin duru nedir ki benimle görüşmelerine izin verilmiyor? Saklanan gizlenen nedir? İşçiye terörist muamelesi yaparak tecrit uygulanıyor. Anayasal suç işleniyor. ” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Avukat Mahmut Tanal, 3. Havalimanı inşaat işçileri ile 21 Eylül Cuma günü görüşmek için izin istedi. Ancak 1 hafta boyunca bakanlık makamında bekleyen izin dilekçesine onay verilmedi. Tutuklu 24 işçinin ayrı ayrı 8 cezaevine dağıtıldığı iddialarına ilişkin CHP İstanbul Milletvekili Avukat Mahmut Tanal, şunları söyledi:

“Hapishane sadece hükümlünün ya da tutuklunun seyahat özgürlüğünü kısıtlar, görüşme iznini değil. Tutuklu ya da hükümlüye gelen ziyaretçilerle görüşüne izin vermemek tutuklu ya da hükümlünün dışarı ile olan tek bağına da engel olmak demektir.  Silivri cezaevine götürülen işçiler hala Silivri cezaevinde mi? Silivri Cezaevinde 8 ayrı bölümde tutuldukları iddia ediliyor. Eğer doğruysa bu bir tecrit uygulamasıdır. İşçilerin ne kadar haklı olduklarının kanıtıdır. Haklıyı ve mazlumu yıldırma politikaları sonuçsuz kalacak. Hakkını almayan tek bir işçi kalmayana kadar havalimanı işçilerinin yanındayız. Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmeliğin 40. Maddesine göre; Milletvekillerinin, ceza infaz kurumlarındaki yaşam şartlarını yerinde görerek tespitlerde bulunmak, inceleme yapmak veya hükümlü ve tutuklular ile görüşmede bulunmak amacıyla yapmış oldukları istemler, ceza infaz kurumu idaresine bilgi vermek koşuluyla yerine getirilir. Adalet Bakanına cezaevindeki işçilerimizi görmek istediğimi, izin dilekçesi ile ilettim. İşçilerin yaşam koşullarını görmek, onlara moral vermek, destek olmak adına ziyaret etmek istedim. Cezaevindeki işçiden dahi korkuyorlar. İşçiler ile görüştürülmememin nasıl bir gerekçesi olabilir? İşçi ne durumda neyi saklıyorlar? Ölen işçinin bir hafta sonra fark edilerek sessiz sedasız gömüldüğü iddialarının aksi ispatlanmadıkça, hayatını kaybeden işçilerimiz, ailelerinin çaresizliği ve daha yanarken haberimizin dahi olmadığı canların günahı iktidarın, sessiz kalan yargının boynunadır. 3. Havalimanı bizim için artık inşaat-mezardır. Dünyanın hiçbir yerinde yapılan inşaattan çok, çalışandan çok, iş cinayetlerine kurban giden işçi sayısı bu kadar tartışılmamıştır. Onlar köle değildi, haklarını alamadıkları için onurlu bir mücadele verdiler, vermeye de devam ediyorlar. İşçinin kaybedecek onurlu bir yaşam mücadelesinden başka bir şeyi yoktur. İşçinin hak ettiğinden başkasında gözü yoktur. İşçi iş adamı, medya patronu, para babası değildir ki tehditle susturabilsinler. İşçi emeğin haykırışıdır. Onurunu değil, emeğini satar. Bu sebeple işçini hakkına göz dikenler er geç cezasını bulacaktır.”

CHP Mahmut Tanal
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Akar: Terörle mücadeledeki kararlılığımız devam ediyor
Akar: Terörle mücadeledeki kararlılığımız devam ediyor
CHP'li Canan Kaftancıoğlu: İstanbul’u aldığımızda...
CHP'li Canan Kaftancıoğlu: İstanbul’u aldığımızda...