Pendik Escort Bayan Escort Kartal Maltepe Escort kaçak iddaa siteleri casino siteleri bahis siteleri CHP'li Yalçınkaya'dan basın açıklaması

CHP'li Yalçınkaya'dan basın açıklaması

CHP Bartın Milletvekili M. Rıza Yalçınkaya'nın Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşmeleri süren TTK'nın özelleştirilmesinin kapısını açacak olan kanuni düzenlemeye ilişkin basın açıklaması yaptı.

CHP'li Yalçınkaya'dan basın açıklaması

Yalçınkaya'nın yaptığı açıklama:

Bakanlar Kurulu tarafından hazırlanan ve 27.09.2017 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sevk edilen “Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” esas komisyon olarak Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye başlanmıştır.

Birbirinden farklı konuları içeren ve “Torba Kanun” olarak getirilen bu tasarının 58’inci maddesi ile 3213 sayılı Maden Kanunu’nda önemli bir değişiklik yapılmak istenmektedir. Tasarıdaki düzenleme şöyledir:

“Kanunun Ek-1’inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir: ‘Türkiye Taşkömürü Kurumu ile Türkiye Kömür İşletmeleri, uhdelerinde bulunan maden ruhsat sahalarını işletmeye, işlettirmeye, bunları bölerek yeni ruhsat talep etmeye ve bu ruhsatları ihale etmeye yetkilidir.”

Bu demektir ki, ülkemizin yegane taşkömürü üretimini yapan ve Cumhuriyetimizin kuruluşundan bugüne kadar geçen sürede ülkemizin ekonomisi ve sanayisini sırtlayan Türkiye Taşkömürü Kurumu’na yönelik özelleştirme projesi, hükümet tarafından hayata geçirilmek istenmektedir. Dün, ülkemizin kalkınmasında ve sanayisinin gelişmesinde lokomotif görevi yapan ülkemizin gözbebeği olan Türkiye Taşkömürü Kurumu’nu “zarar ediyor” gerekçesiyle gözden çıkaranlar; bugün özelleştirilmesi ve nihayetinde kapanması için son hamleyi yapmaya hazırlanmaktadır.

Türkiye Taşkömürü Kurumu; ülkemizdeki taşkömürü üretiminin esas ihtisas sahibi, ustası ve en köklü kurumudur. Maden sektörünün en önemli değeridir. Kurumun 170 yıllık bir kömür üretim kültürü ve tecrübesi bulunmaktadır. Yapılmak istenen düzenleme ile böylesine önemli özellikleri taşıyan kuruma ait olan üretim sahaları, parsel parsel ihale edilerek elden çıkarılmasının yolu açılmış olacak ve kuruma “öldürücü son darbe” vurulmuş olacaktır. Yerin yüzlerce metre altında canları pahasına gece gündüz demeden çalışarak dünyanın en zor mesleğini yerine getiren madencilerin de ekmek kapısına böylece kilit vurulacaktır. Yani, kanuni düzenleme ile iş ehlinden alınıp, rant ve çıkar çevrelerine teslim edilecek; böylelikle kaybeden bölgemiz, ülkemiz ve devletimiz olacaktır.

Esas itibariyla kurumu gözden düşürme ve elden çıkarmaya yönelik çalışma ve girişimler hiç de yeni değildir. Son 16 yılda kurumda, bilinçli olarak uygulanan politikalar nedeniyle işçi açığı her geçen gün artmış, buna bağlı olarak da üretim her geçen gün düşmüş, hükümet ise bu durumu sadece izlemekle yetinmiştir. Kurumda 1974 yılında 5 milyon ton satılabilir üretim miktarına kadar çıkan kömür üretimi, yeteri kadar yatırımın yapılmaması ve her fırsatta dile getirilen üretim işçisinin alınmaması nedeniyle son yıllarda 1 milyon tonun da altına düşerek 2016 yılında yıllık 908 bin tona kadar düşmüştür. 2002 yılında kurumda çalışan üretim işçisi sayısı 15 bin 761 iken; 2017 yılının ilk üç ayında 7 bin 876’ya kadar inmiştir.

Unutulmamalıdır ki, TTK olarak tarihinin en düşük işçi sayısı ile üretim yapamaz hale getirilmesinin sorumlusu ne kurum, ne işçiler, ne de bölge halkıdır. TTK Genel Müdürlüğü’nün ülkemizin ihtiyacı olan taşkömürü üretim miktarının artırılması için, müesseselerdeki işçi açığının giderilmesi konusunda hükümetten defalarca talepte bulunmasına rağmen, hükümetin bu durumu görmezden gelerek kayıtsız kalması ve her defasında kurumlar arasında “top çevirmesi” asla akıllardan çıkarılmaması gereken bir husustur.

Sözde “Milli Enerji ve Maden Politikası” yürüttüğünü öne sürerek yerli kömür üretimine önem verdiğini savunan hükümetin, sektörün stratejik kurumu olan TTK’nın haklı taleplerine aldırış etmeyen tavrı nedeniyle kurum bugünkü konumuna sürüklenmiş ve kaderine terk edilmiştir. Kurumun içinde bulunduğu durum nedeniyle, bugün ne yazık ki ülkemizin yegane taşkömürü çıkartılan bölgesinde resmi kurumlar dahi, kömür ihtiyaçlarını ithal kömürle karşılamak için ihale açmaya başlamıştır. Bu durum, taşkömürü üretiminin yapıldığı bölge halkının ve TTK’ya emek ve gönül verenlerin vicdanını sızlatmaktadır.

Sonuç olarak TTK, bölge ve ülkemiz için stratejik öneme sahip, uzmanlık alanı, deneyimi ve yetişmiş insan kaynağı ile madencilik sektörünün öncüsü olan bir kurumumuzdur. Böylesine köklü ve ülkenin değeri olan bir kurumun sahalarının “ihale etme yetkisi” adı altında özelleştirilmesi hiçbir koşulda kabul edilemez.

Her ne adla olursa olsun, TTK’nın sahalarının parsel parsel satılmasına, birilerine peşkeş çekilmesine ve özelleştirilmesine, maden işçisi ve bölge insanı asla izin vermeyecek ve kurumla ilgili alınacak her yanlış kararın hesabını günü geldiğinde soracaktır. “Yüz karası değil, kömür karası/Böyle kazanılır ekmek parası” diyen maden emekçileri, bölge insanı kendisi için aş, iş ve umut kapısı olan TTK’nın göz göre göre yok edilmesine asla müsaade etmeyecektir.

 

Rıza Yalçınkaya
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Bursa'nın Zehirli Havası Meclis Gündeminde
Bursa'nın Zehirli Havası Meclis Gündeminde
CHP’li Haluk Pekşen hakkında “Erdoğan’a tehdit” fezlekesi
CHP’li Haluk Pekşen hakkında “Erdoğan’a tehdit” fezlekesi