CHP'nin İBB adayı Ekrem İmamoğlu, sokaklarda ve semt pazarlarında yoğunlaştırdığı seçim turunda rotasını bu kez TÜSİAD'a çevirdi.

TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik ile birlikte kameraların karşısına geçen İmamoğlu, ''İstanbul'un yaşadığı sorunlar var. Bu sorunların arasında ne yazık ki ekonomi de var. Bu hem kent ekonomisi hem de iş dünyası ve iş insanlarını ilgilendiren ekonomi sorunları da var'' dedi.

Bilecik ise gazetecilerin, ''Son günlerde yerel yönetimlerin istihdam sağlayıp sağlayamayacağı yönünde tartışmalar var. Siz ne düşünüyorsunuz'' sorusuna, '' Şüphesiz edebilir. İşsizlik oranları çift hanelerde, yüzde 12 civarlarında. Uzun bir süreç var önümüzde. İstanbul, Ankara, İzmir gibi çok büyük ekonomi yöneten belediyelerin istihdam üzerindeki etkilerinin olmasını biz de canı gönülden dileriz. Böyle olması da beklenen bir durum olacaktır'' yanıtını verdi.

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Ekrem İmamoğlu, 31 Mart yerel seçimleri turu kapsamında TÜSİAD yönetim kurulu üyeleriyle bir araya geldi.

TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik, İmamoğlu'nu derneğin Beyoğlu'ndaki binasında ağırladı. İkili, basına kapalı toplantı öncesinde kameraların karşısına geçti. İlk sözü alan Bilecik, bir TÜSİAD geleneği olarak her seçim öncesinde parti liderleri ya da belediye başkan adaylarını ağırladıklarını belirtti.

''Bugün de bu vesileyle, CHP İBB adayı sayın Ekrem İmamoğlu'nu sizlerle beraber kurumumuzda ağırlamaktan duyduğum memnuniyeti paylaşmış bulunuyorum'' diyen Bilecik, ''İstanbul sadece Türkiyemiz'in değil, dünyanın en kıymetli şehirlerinden bir tanesi. Ekonomi açısından, İstanbul'u yönetmekle, Türkiye'yi yönetmek açısından önemli bir bağlantı var gibi görünüyor. İşin ekonomi bacağından finans bacağına kadar, kültürden sanat bacağına kadar İstanbul'un toplam üretmiş olduğu değer. Gerçekten Türkiye için de bölgemiz için de çok değerli. İBB başkanlığı da bir o kadar değerli bir sorumluluk'' diye konuştu.

''Akan bir şehir istiyoruz''

İstanbul'un sorunlarının bir hayli fazla olduğunu vurgulayan Bilecik, ''Özellikle bize miras olan tarihi bu muazzam siluetinin, gerçekten beton bloklarla bozulması, yeşil alanların son derece azalmış olması, yani İstanbul'un adeta bir akciğerlerinde, solunum yollarında bir sıkıntı olduğu hepimizin dikkatini çekiyor. Artan nüfus, göçler ve bu anlamda deprem riski, yine İstanbul'daki sorunlar arasında konuşacağımız noktalar. Sayın İmamoğlu'nun bu konulardaki görüşlerini ve vizyonlarını soracağız.

Dünyanın bütün bu teknoloji değişimiyle beraber, şehirlerin de kendi akış biçimleri de muazzam derecede değişiyor. Dijital çağı yakalarken de akıllı bir İstanbul, yani akıllı bir şehir kapsamında ne gibi bir projeleri var, bunları da konuşacağız. İstanbul'u sevmek için binlerce sebebimiz var arkadaşlar. Acaba İstanbul'da sıkıntı çektiğimiz ne gibi bir konu var dediğimizde, tahmin ediyorum hepimizin bir konuda hem fikir olma durumu var: Trafik. Burada yine Sayın İmamoğlu ile çözümleri konusu da konuşmak istediğimiz konuların başında geliyor. Biz de gerçekten, İstanbul'da yaşayan insanlar olarak, İstanbul'un 'akan bir şehir' olmasını arzu ediyoruz, 'duran bir şehir' olmasını değil. Bize zaman ayırdığı için, sayın İmamoğlu'na çok teşekkür ederim. Vizyonlarını yukarıda geniş bir şekilde dinleyeceğiz'' dedi.

''En önemli 2 kavram: Şeffaflık ve katılımcılk''

Bilecik'in ardından söz alan İmamoğlu da TÜSİAD tarafından ağırlanmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. İmamoğlu, 'Sayın Başkan, İstanbul'la ilgili hem beklentileri hem de sorunlarla ilgili bir kısım dokunuşlarda bulundu. Elbette geniş anlamda yukarıda yönetim kurulu heyetiyle beraber uzun uzun konuşmak istiyoruz. 2 kavram bizim için çok kıymetli.

Biri şeffalık, ikincisi katılımcılık. Bu noktada TÜSİAD gibi bir kurumun İstanbul'un hangi sorunu ya da hangi çözümü olursa olsun, dışında kalmaması gereken, hatta farklı bir modelle içinde olması gerektiğini düşündüğüm bir kurumlarda bir tanesi. Bu bir seçim öncesi ziyaret değil sadece. Yönetmeye talip olduğumuz bu kentin, yönetim sürecinde de sürdürülebilir bir ilişkiyi nasıl kuracağımızın bir ön buluşması da diyebiliriz'' diye konuştu.

''TÜSİAD'ın birikimlerinden yararlanacağız''

İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

''TÜSİAD gibi bir kurumdan, burada bulunan yaratıcı iş insanlarından, hatta ekonomide yoktan var etmeyi bilen insanlardan, hatta sürdürülebilirlik ve inovasyon açısından birkaç nesildir, ekonomiyi, kurumları, kuruluşları nasıl yöneteceğini çok iyi bilen iş insanlarından bir kent, hele hele İstanbul faydalanmıyorsak, burada bir eksiklik var demektir.

Biz bu açık niyetimizi ve açık çekimizi kıymetli kurumumuz TÜSİAD'la ve değerli başkanımızla paylaşmaya geldik. İçeriğinde oldukça fazla konumuz var. Vakit elverdikçe, bu ön buluşmamıza dair konuları açacağız ve konuşacağız, kıymetli görüşlerini alacağız. İnanıyorum bize yön verecek, katkı sunacak çok değerli anektotlar, başlıklar içinden çıkacaktır.

Gündemimizde her ne kadar seçim varsa da İstanbul'un yaşadığı sorunlar var. Bu sorunların arasında ne yazık ki ekonomi de var. Bu hem kent ekonomisi hem de iş dünyası ve iş insanlarını ilgilendiren ekonomi sorunları da var. Elbette bu başlıklara da girmemiz gerekecek. Çünkü İstanbul, dünya kenti. İstanbul, Türkiye'nin her anlamda lokomotifi.''

''İstihdam yaratmayı canı gönülden dileriz''

Bilecik ise gazetecilerin, ''Son günlerde yerel yönetimlerin istihdam sağlayıp sağlayamayacağı yönünde tartışmalar var. Siz ne düşünüyorsunuz'' sorusuna, '' Şüphesiz edebilir. İşsizlik oranları çift hanelerde, yüzde 12 civarlarında. Uzun bir süreç var önümüzde. İstanbul, Ankara, İzmir gibi çok büyük ekonomi yöneten belediyelerin istihdam üzerindeki etkilerinin olmasını biz de canı gönülden dileriz. Böyle olması da beklenen bir durum olacaktır'' yanıtını verdi.