Pendik Escort Bayan Escort Kartal Maltepe Escort kaçak iddaa siteleri casino siteleri bahis siteleri 'İnşaat büyümesi yüzde 20 artarken, makine ve teçhizat yatırımları yüzde 10 küçülüyor!'

'İnşaat büyümesi yüzde 20 artarken, makine ve teçhizat yatırımları yüzde 10 küçülüyor!'

İBB Meclisi CHP Üyesi Araştırmacı-Ekonomist Tonguç Çoban meclis toplantısında gündem dışı söz alarak Türkiye’de ki ekonomik büyüme, bunun kentleşme ve eğitim ile olan ilişkileri konusunda görüşlerini meclis kürsüsünde dile getirdi.

'İnşaat büyümesi yüzde 20 artarken, makine ve teçhizat yatırımları yüzde 10 küçülüyor!'

 Türkiye de ki büyümenin hormon büyüme olduğunu, gelir dağılımının adaletsiz bir şekilde devam ettiğinin altını çizen CHP’li Tonguç Çoban şu cümlelere dikkat çekti: "Karşımızda, yine salt inşaata dayalı ‘hormonlu bir büyüme’ gerçeği var. İnşaat ile “yatırımları” artırdığınızda sadece o binanın inşaatı ve o inşaata sarf edilen girdi ve malzemenin üretimi kadar bir ekonomik canlılık oluşuyor. Oysa fabrika yaparak içine makine ve teçhizat koyduğunuzda ilkinden farklı olarak, bundan sonrası için de gelir ve istihdam yaratmış oluyorsunuz. TÜİK verilerinden görülen ise şu; son iki çeyrektir inşaat büyümesi ortalama yüzde 20 artarken, makine ve teçhizat yatırımları yaklaşık yüzde 10 küçülüyor. Bu küçülme de, 2010 sonrasının en yüksek küçülmesi demek. Özeti şu; inşaat büyümesi var ama asıl istihdamı sürekli kılacak olan makine ve teçhizat yatırımları tarihsel olarak en şiddetli küçülmelerinden birisini yaşıyor. Hükumet uzun yıllardır olduğu gibi bugün de inşaatı ekonominin temel motoru olarak görmeye devam ediyor. Bunun sürdürülemez olduğu açıktır. Kaldı ki bu model TÜİK’in de bu hafta başında açıklamak durumunda kaldığı gibi, yoksulluğu ortadan kaldırmıyor, gelir dağılımı ise bozulmaya devam ediyor”

Şişli Belediyesi ve İBB Meclisi CHP Üyesi Araştırmacı-Ekonomist Tonguç Çoban’ın gündem dışı konuşma metni:

Sayın Başkan, Değerli Meclis Üyesi Arkadaşlarım, Ülkemizdeki ekonomik büyüme ve bunun kentleşme ve eğitim ile olan ilişkileri hakkında görüşlerimi bildirmek üzere söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisimizi CHP Grubu adına saygıyla selamlıyorum.

2017 yılının ikinci çeyrek büyüme oranı geçtiğimiz hafta açıklandı. GSYH büyümesi ikinci çeyrek için yüzde 5,1 olarak açıklandı. TÜİK ilk çeyrek büyüme verisini de revize ederek 5’den 5,2’ye yükseltti. Böylece yılın ilk yarısında büyümemiz kabaca yüzde 5,2 oldu. Bu yüksek bir oran olarak görülebilir ancak bir de meseleye uluslararası karşılaştırmalarda kullanılan Dolar hesabıyla bakalım. 2016 yılının ilk iki çeyreğinin toplam GSYH’si değer olarak 409,0 milyar Dolar ediyordu. Bu yılın ilk iki çeyrek GSYH’si toplamı ise 380,7 milyar Dolar ediyor. Demek ki GSYH 2017 yılının ilk yarısında Dolar bazında 2016 yılının ilk yarısına göre 28,3 milyar Dolar, bir başka deyişle yüzde 6,9 küçülmüş. Yani, GSYH TL bazında artmış ama Dolar bazında azalmış.

 

Değerli arkadaşlarım, Meselenin bir başka boyutu da Suriyeliler. Suriyeliler burada da işimize nasıl geliyorsa hesaba öyle katılıyor. Türkiye’de bulunan ve sayıları 3 milyonu bulan Suriyeli mültecilerin üretime katkıları, devletin onlara yaptığı harcamalar vb. GSYH hesaplarına katılıyor. Ancak yine aynı Suriyeliler Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi çerçevesinde Türkiye’nin nüfusuna dahil edilmiyorlar. Dolayısıyla kişi başına gelir hesabına da girmiyorlar. Bu şekilde kişi başına gelir 397 Dolar yüksek görünüyor.

 

GSYH bir, harcamalar yönünden; iki, üretim yönünden olmak üzere iki yöntemle hesaplanıyor. Harcamalar yöntemiyle hesaplanan GSYH’da ‘devletin nihai tüketim harcamaları’ başlıklı kalemde 2016’ya göre yüzde 4,3’lük küçülme görünüyor. Oysa 2016 yılının ikinci çeyreğinde Hazine 1,8 milyar TL fazla verirken, 2017 yılının ikinci çeyreğinde Hazinenin nakit açığının 10,8 milyar TL olduğu görülüyor.  Benzer biçimde 2016 yılının ikinci çeyreğinde Hazine’nin net borçlanması 10,9 milyar TL iken, 2017 yılının ikinci çeyreğinde net borçlanmanın 24,5 milyar TL olduğu görülüyor. Bütün bunlar aslında kamu harcamalarının ciddi biçimde arttığını gösteriyor.

 

Değerli arkadaşlarım, Özetle söylemek gerekirse; kamu kesiminin açığı 12,6 milyar TL artıyor, net borçlanması ise 13,6 milyar TL artıyor buna karşılık devletin nihai tüketim harcamalarının yüzde 4,3 oranında küçüldüğü söyleniyor. Burada tutarsızlıklar var. Tüm ciddi iktisatçılar bu tutarsızlıkların TÜİK’in güvenilirliğini sarstığını ifade ediyor. TÜİK verileri diyor ki; ekonomik büyümede yatırımların payı önemli. Yeni hesap yöntemi ile artık yüzde 30’luk bir payı olan toplam yatırımların yarısından biraz fazlası inşaat biçimindeki yatırımlardan oluşuyor. İşte bu kalemdeki, yani inşaattaki büyüme 2017’nin ilk ikinci çeyreğinde yüzde 25 olmuş. Toplam yatırımların yüzde 37’sini oluşturan makine ve teçhizat yatırımları ise yüzde 9’a yakın gerilemiş. Yani, aslında reel ekonominin tabanı zayıflamış. Sonuçta, inşaatın ağırlığı yüzünden, toplam yatırımlar yüzde 9 büyümüş oluyor. Bunun içinde muhtemelen kamunun büyük altyapı projeleri de var.

 

Değerli arkadaşlarım, Karşımızda, yine salt inşaata dayalı ‘hormonlu bir büyüme’ gerçeği var. İnşaat ile “yatırımları” artırdığınızda sadece o binanın inşaatı ve o inşaata sarf edilen girdi ve malzemenin üretimi kadar bir ekonomik canlılık oluşuyor. Oysa fabrika yaparak içine makine ve teçhizat koyduğunuzda ilkinden farklı olarak, bundan sonrası için de gelir ve istihdam yaratmış oluyorsunuz.

 

TÜİK verilerinden görülen ise şu; son iki çeyrektir inşaat büyümesi ortalama yüzde 20 artarken, makine ve teçhizat yatırımları yaklaşık yüzde 10 küçülüyor. Bu küçülme de, 2010 sonrasının en yüksek küçülmesi demek. Özeti şu; inşaat büyümesi var ama asıl istihdamı sürekli kılacak olan makine ve teçhizat yatırımları tarihsel olarak en şiddetli küçülmelerinden birisini yaşıyor. Hükumet uzun yıllardır olduğu gibi bugün de inşaatı ekonominin temel motoru olarak görmeye devam ediyor. Bunun sürdürülemez olduğu açıktır. Kaldı ki bu model TÜİK’in de bu hafta başında açıklamak durumunda kaldığı gibi, yoksulluğu ortadan kaldırmıyor, gelir dağılımı ise bozulmaya devam ediyor.

 

Değerli arkadaşlarım, Dünyanın 4. Sanayi devrimini tartıştığı bir dönemde, başta İstanbul olmak üzere kentlerimizi birer beton yığınına dönüştüren, ayrıca çevresel ve sosyal etkilerini hesaplamadan girişilen devasa inşai faaliyetleri yeniden sorgulamakta fayda var. Diğer yandan, bilgiyi ve teknolojiyi öncelemeyen bu ekonomik modelle ve AKP hükumetleri döneminde yap-boz tahtasına dönüştürülen eğitim sistemiyle ‘parlak’ beyinlerimizi kaybetmeye devam edeceğimiz de açıktır.

 

Eğitimde geldiğimiz nokta ortada. TEOG’u binbir övgüyle gündeme getiren siz, ama aynı TEOG’u yerin dibine batırarak Cumhurbaşkanı’nın bir demeciyle kaldıran yine siz… Sonuçta, evrensel ölçekte çocuklarımızı geleceğe hazırlayacak yabancı dil, matematik ve fen gibi derslerdeki başarı karnemiz çok zayıf. Kusura bakmayın ama bu yaklaşımla dünyayla yarışan kuşaklar yetiştirilemez ve elimizdekileri de kaybetmeye devam ederiz. Bu hususları dikkatinize sunar, beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.

İBB CHP Tonguç Çoban Kadir Topbaş Son Dakika
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Hükümetin Yapmadığını Maltepe Belediyesi Yaptı
Hükümetin Yapmadığını Maltepe Belediyesi Yaptı
Ataşehir Başkan Vekilini Seçiyor
Ataşehir Başkan Vekilini Seçiyor