Pendik Escort Bayan Escort Kartal Maltepe Escort kaçak iddaa siteleri casino siteleri bahis siteleri Kılıçdaroğlu'ndan İmzacı 48 Vekile Yanıt

Kılıçdaroğlu'ndan İmzacı 48 Vekile Yanıt

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, tüzük kurultayından önce deklarasyon yayınlayarak imza talebinde bulunan 48 milletvekiline yanıt vererek, “Şu anda mevcut bütün milletvekilleri, ben dahil tamamımız merkez yoklamasıyla geldi parlamentoya. Bir düzenleme yaptık, ön seçimden gelen arkadaşların tekrar ön seçime girmelerini doğru bulmadım” dedi.

Kılıçdaroğlu'ndan İmzacı 48 Vekile Yanıt

CHP’nin Tüzük Kurultayı’nda parti içine mesajlar veren Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, Çarşamba günü deklarasyon yayınlayarak parti içinde ön seçim talebinde bulunan 48 milletvekiline de yanıt vererek, özetle şunları söyledi:

BEN DAHİL HEPİMİZ SEÇİLDİK: 7 Haziran seçimlerinden sonra değerli arkadaşlar, biliyorsunuz bir süre sonra yeniden seçime gittik. Şu anda mevcut bütün milletvekilleri, ben dahil tamamımız merkez yoklamasıyla geldi parlamentoya. Bir düzenleme yaptık, ön seçimden gelen arkadaşların tekrar ön seçime girmelerini doğru bulmadım. Büyük emek harcanmıştı, önseçime saygı duymamız gerekiyordu ve o arkadaşların tamamını bulundukları listelerde, bulundukları konumlarla yeniden seçime gittik. Bu neyi gösteriyor? Ön seçime verdiğimiz değeri ve önemi gösteriyor. Herkesin bunu bilmesi lazım. Parti içi demokratik yarış kültürünü yerleştirmek için 8 yıldır mücadele ediyorum demokratik yarış. Bunun mücadelesini veriyorum. Bir hayli mesafe kat etmemize rağmen, hastalıklı eski alışkanlarla ne yazık ki hala bu parti kültürünü arzu ettiğim oranda partiye yerleştiremedim. Ama bunun mücadelesini mutlaka yapacağım. Demokratik yarışma kültürü mutlaka ama mutlaka bu partiye gelecektir.

DAVAYA İNANAN İNSAN LAZIM: Dava insanlarının özelliği, ortak davamız ama bu dava insanlarının özelliği nedir? Davaya inanan insanların özelliği ben yarın ne olacağım kaygısını taşımayan insanlardır. Davaya inanmayıp da ben ne olacağım, benim geleceğim ne olacak, ben konuşacak mıyım, milletvekilliği garanti mi diye söyleyenlerin dava insanı olmaya hakları da yoktur, hukukları da yoktur. Dava insanı olanların mevkiisi yoktur, makamı yoktur, yeri yoktur, sıradan bir yurttaş. Demokrasiyi savunacak, yargı bağımsızlığını savunacak, Türkiye’yi savunacak, onurunu savunacak. Efendim bunu savunuyorum ama ben ne olacağım? Sen hiçbir şey olamazsın, senin bu partide yerin de yoktur kardeşim!

HİÇBİR ŞEY OLAMAZSIN: Cumhuriyet Halk Partisinde olanların, bireysel çıkar peşinde koşanların bu partide yeri yoktur. Hem CHP’li olacaksın, hem bireysel çıkarlar peşinde koşacaksın, ben ne olacağım diyeceksin. Sen hiçbir şey olamazsın kardeşim. Senin yerin CHP’nin kapısının dışarısıdır, kapının dışarısıdır! Bu ülkeye biz dava insanları kazandırmak için mücadele ediyoruz. Mücadelemiz budur.

BU ÜLKEYE FAYDASI YOKTUR: Tüzük Kurultayına gelince değerli arkadaşlarım, kısaca tüzükten de söz etmek isterim. 2010 yılında Genel Başkan olduktan sonra önümdeki en büyük hedef parti reformuydu. Partinin bir reforma ihtiyacı vardı. 8 yıldan bu yana, dar kadrocu siyaset anlayışıyla, parti içi iktidar kavgasına odaklanmış alışkanlıklarla mücadele ederek yepyeni bir siyaset anlayışını bu partiye yerleştirmeye çalıştım. Ön seçimi neredeyse unutmuş olan bir örgütte, tüzüğe en az yüzde 85 ön seçim şartını ben koydurdum. İki kez üst üste kontenjan adayı olanların, üçüncü kez kontenjan adayı olmayacaklarına ilişkin tüzüğe hükmü yine ben koydurdum. Sadece bunları tüzüğe koymakla yetinmedik, ilk kez 55 seçim çevresinde ön seçim yaptık. Allah aşkına daha önce ön seçim mi vardı? 55 seçim çevresinde ön seçim yaptık. Bunun adı bu parti reformuyla beraber bir devrimdir arkadaşlar. Şimdi çıkıp bana ‘efendim Kılıçdaroğlu tüzük değişikliği getiriyor ön seçimi kaldıracak…’ Niye kaldıralım? Bunu söyleyen arkadaşlar dönüp acaba bizim tüzük değişikliğine bakıyorlar mı, yeni tüzüğe bakıyorlar mı? Delege avcılığıyla siyaset yapanların bu ülkeye faydası yoktur. Ülkeye faydanın yolu şudur; ülkenin sorunlarını nasıl çözeceğiz, önerilerimiz nelerdir? Eğer böyle bir siyaset anlayışıyla yola çıkıyorsanız benim başımın üstünde yeriniz var.

DEĞİŞİKLİK YAPILMADI: Getirilen tüzükle ön seçim maddesinde hiçbir değişiklik yapılmadı, aynen duruyor. Hatta aday saptama yöntemleri belirlenirken bir düzenleme daha yaptık. İl örgütlerinin görüşlerinin de alınacağını tüzüğe yazdık. Yani sizin ilinizde ön seçim mi yapalım, merkez yoklaması mı yapalım? Bunu da oraya yazdık. Ve biz Parti Meclisine girerken iller görüşülürken il başkanlarının önerisini de oraya götüreceğiz. Bu ne demektir? İl başkanlarımıza süreç içinde önem vermek demektir.

MERAKLISI DEĞİLİM:Ben değerli arkadaşlarım, milletvekili adayı belirleme meraklısı değilim. Beni en çok rahatsız eden hususlardan birisi budur. Bana en yakın olanlar şunu aday göster, bunu aday göster. En uzak olanlar şu olmasın, bu olmasın diyenler. Adayı en iyi belirleyecek olan örgütün kendisidir. Aday belirleme meraklısı olsaydım 2012’de ön seçim şartını getirmezdim. 55 ilde önseçim yaptırmazdım. Nasıl olsa eski tüzük var, her şey merkezden belirleniyor. Örgüt mü? Bırakın örgüt ne yaparsa yapsın. Örgütün üzerine baskı kurarsınız, örgüt ses çıkaramaz hale gelir, siz de istediğinizi yaparsınız. Ben bu anlayışı reddediyorum. Bu anlayışa asla ve asla yanaşmadım ve yanaşmayacağım da. Örgüt, partiyi yıllardır iktidar olmamasına karşın ayakta tutuyor. Örgüte güvenmeyeceksiniz de kime güveneceksiniz? 2015 seçimlerinde 7 Haziran’da 55 yerde ön seçim yaptım, ben de rahat ettim, örgüt de rahat etti. 55 yerde ön seçim yaptık. Yeni arkadaşlar geldi parlamentoya. Ön seçimi aşıp gelenler oldu. Bütün milletvekili arkadaşlarım da parlamentoda ellerinden gelen çabayı gösteriyorlar, çalışıyorlar. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim, hiçbir partinin göstermediği çabayı bizim milletvekillerimiz gösteriyorlar, 81 ile gidiyorlar.

PARTİ HEPİMİZİNDİR: Parti içinde demokrasiyi bütün dirençlere rağmen yerleştirirken, ‘ben yoksam parti de yok’ anlayışı egemen olan arkadaşlarımız var. O arkadaşlarımıza açık ve net şunu söylüyorum, ‘ben yoksam parti de yok’ diyen arkadaşlar, kapı burada çıkıp gidebilirler. Parti kimsenin babasının malı değildir. Parti hepimizindir, Türk milletinindir parti, Kuvvayimilliyecilerin partisidir bu parti. Sıradan bir parti değildir, avukat bürolarında kurulan bir parti değildir. Savaş meydanlarında kurulan bir partidir. Bu partide ben ne olacağım kaygısıyla yola çıkanların bu partide yeri yoktur, bu partinin kültüründe de yoktur. 1980 sonrası lümpenleşen bir yapı vardı. O yapıyı yok edinceye kadar mücadele edeceğim. Her partili bir dava insanı olacak. Türkiye’nin bu kadar derdi varken ben ne olacağım, biz ne olacağız diye yola çıkanlar partiye ihanet ediyorlar, açık ve net söylüyorum.

PARTİDE TUTMAYACAĞIM: Örgüt içi seçimler, eskiden sandık mı konurdu Allah aşkına ya? Dedim ki, mutlaka sandık koyacaksınız, her mahalleye koyacaksınız. Üye gelip oyunu kullanacak. Yüzde yüz yaptık mı? Hayır, biliyorum. Ama önemli bir başarı sağladık. Bu süreci götüreceğim. Kim seçimler öncesi mahallelere sandık koymazsa partide tutmayacağım. Üyenin iradesine kimsenin ipotek koymaya hakkı yoktur. Üye gelecek, delegeyi kendisi seçecek. Bürolarda oturup delege yazmanın da mantığı yoktur.

TEŞVİK ETTİM: Değerli yol arkadaşlarım, her zaman parti içi yarışmayı teşvik ettim, her zaman. Genel Başkan seçimi için yüzde 20 ve divanın önünde imza atma şartı vardı. Allah aşkına bunu uzaydan gelen adamlar mı kaldırdı? Ben kaldırdım. Yüzde 20’yi yüzde 10’a indirdim. Divan önünde imza atma ayıbından da bu partiyi kurtardım. Ne demek divanın önünde imza atacaksın, delegeyi baskı altına alacaksın? Delege istediği gibi imza atar. Ama şu gerçeği de söylemekten kendimi alamıyorum. Delegenin çift kişilikli olmaması lazım. Hem ona imza veriyorum, hem buna imza veriyorum. Olmaz, doğru değildir, ahlaki değildir. Hiçbir zaman hiçbir delegeye neden oraya imza attın lafını etmedim. Benim lehime veya aleyhime imza atan herkes kapıma geldiğinde, yani Genel Başkanlık makamına geldiğinde, hiçbir zaman sorgulamadım. Diğerlerini yani Genel Başkan Yardımcılarını, yani İl Başkanlarını nasıl karşıladıysam, nasıl uğurladıysam, o arkadaşlarımı da öyle karşıladım ve öyle uğurladım. Yarışa girmek isteyen hiçbir Genel Başkan Yardımcısının ya da Genel Başkan adayının önünü kesmedim. Herkes demokratik olarak yarışabilir, niye keselim? Eski alışkanlıkların nüksetmesini kabul etmiyorum, baskıyı kabul etmiyorum, delege üzerinde baskıyı kabul etmiyorum. Her delege özgür iradesiyle gidip oyunu kullanmalı. Bunu yaptığımız zaman ses vermiş oluruz, bunu yaptığımız zaman evet bu partide demokrasi var, demokrasi kültürü yerleşmiş bu partide, bunu söylemiş oluruz.

ÇARŞAF LİSTEYİ GETİRDİM: Genel Başkan olduktan sonra, blok liste esastı, çarşaf liste istisnaydı, ne yaptım, tam tersini yaptım, çarşaf liste esas, blok liste istisna. Yanlış mı yaptık? Örgüt istiyordu, çarşaf liste olsun diyordu. Olur, çarşaf liste yaparız. Çünkü örgütün iradesine güveniyoruz biz, örgütün iradesi önemlidir. Örgütün iradesine rağmen Genel Başkanlık yapılmaz, örgütün iradesine rağmen siyaset yapılmaz, örgütün iradesine saygı göstermek zorundasınız. Genel Başkan olduktan sonra hiçbir kurultayda blok liste önerisi verin demedim. Tam tersine engelledim, çarşaf liste olsun dedim. Hepsinde çarşaf liste oldu. Yani tüzüğe, yani kurallara uydum, yani delegeye güvendim. Yani dedim ki, evet delege ne yaparsa doğruyu yapar. Delege Türkiye’yi yönetecek, Türkiye’yi seslendirecek, onurlu bir duruş sergileyecek, elbette bir Genel Başkan seçecektir. Genel Başkan dediğiniz kişi gökten zembille inmiş bir kişi değil. Genel Başkan dediğiniz kişi Türkiye’nin sorunlarını bilen, çözüm üreten, örgütüne güvenen ve Türkiye’nin çağdaş uygarlığa ulaşması için elinden gelen her türlü çabayı gösteren kişidir Genel Başkan. Genel Başkan olmak kolay değil ki. Aile hayatımız bitti bizim. Günün 24 saati çalışıyorum. Şunu rahatlıkla iddia ediyorum, Türkiye Cumhuriyetinde şu anda CHP Genel Başkanının gösterdiği çabanın onda birini dahi diğer Genel Başkanlar göstermemiştir.

PARTİ ÜYESİ PARTİ MİLİTANIDIR, NOKTA: Geldiğim günden bu yana üye reformunu yapmak benim içimde bir ukdeydi. Ön seçimde bakıyorsunuz üye sayımız 30 bin, ön seçimde oy kullanan üye sayısı 15 bin. Burada bir çarpıklık var, bir yanlışlık var burada. Üye yapısının düzelmesi lazım. Bunun için buraya hüküm getirdik, tüzüğe yeni düzenlemeler getiriyoruz. Ben şunu istiyorum, parti üyesi parti militanıdır, nokta! Parti üyesi parti militanıdır. Gittiği yere göre çalışır, didinir, sorunları bilir, dişe diş mücadele eder. Ne mücadelesi? CHP’nin iktidarı için mücadele eder. Parti üyesi dediğimiz budur. Efendim evimde oturayım, bizim il başkanı, ilçe başkanı seçildiği zaman sandığa gideyim onun için oy kullanayım tekrar evime gidip oturayım. Bu parti üyeliği değildir. Parti üyesi dişe diş mücadele eden kişidir. Sayı az olsun hiç önemli değil. Ama ben bilmeliyim ki, bir avuç insansa bir avuç insan, bir kitleyse bir kitle Cumhuriyet Halk Partisinin iktidarı için dişe diş, göze göz mücadele ediyor. Ben böyle üye istiyorum, bunun mücadelesini veriyorum. Bunun için tüzüğü değiştirmek istiyorum. ‘Efendim işte üyeleri atacakmışız partiden…’ Niye atalım partiden? Siyaseti etik düzeyde yaparsanız başımın üstünde yeriniz var. Siyaseti mahalle kavgalarında ya da mahalle kahvelerinde konuşulur üslupla yaparsanız bu doğru değildir. CHP’nin delegelerine de, milletvekillerine de yakışmaz. Yakışanı bilgiye dayalı söylem, hep söylerim bilgiye dayalı söylem. Bilginiz olacak, neyi niçin söylediğinizi bileceksiniz, hangi gerekçeyle söylediğinizi bileceksiniz. Bunu yapmazsanız olmaz. Bunun olması lazım. İnternet üyeliği getirdik. Emin olun internet üyeliğini üç yıllık çaba sonunda getirebildim ancak. Efendim partiye üye olurlar. Ya üye olsun, örgütten gelen şikayetler üzerine şöyle bir düzenleme de yaptık MYK olarak. İnternet üyeliğini alacağız, listeleri örgütlere göndereceğiz, örgütler evet bunlar partiye üye olabilir derlerse üyelikleri MYK’da kabul ediliyor. Örgütün orada görüşünü alıyoruz.

ÜYE YAPISINDA DA BİR REFORM YAPACAĞIZ: Teknolojik altyapı, yani bilgisayar altyapımız. Şunu gayet rahat söyleyebilirim, hiçbir partide olmayan teknoloji alt yatırımını yaptık. Şimdi adres kayıt sistemi üzerinden bir üye güncellemesi yapıyoruz. Üye var adresi belli değil, üye var telefonu belli değil. Bize diyorlar ki bununla götürün. Niye bununla götürelim? Eğer üye sistemini düzeltecekseniz telefon açtığımda karşımda üye olmalı, ben açmalıyım o üyeye telefonu. Ben o üyeye yılbaşında yeni yılını kutlamalıyım. Ramazan bayramında, kurban bayramında bayramını kutlayabilmeliyim. O nedenle üye yapısında da bir reform yapacağız, bunun da mücadelesini yapıyorum.

GÜÇLÜ ÖRGÜT İSTİYORUM: Değerli arkadaşlarım, etkin bir üye yapısının yanı sıra güçlü bir örgüt istiyorum. Bunun için il ve ilçe başkanlarının güçlü olması lazım. İl ve ilçe başkanları bölgelerinde partinin önderleridir. En güçlü aktörleridir. Parti örgütünü yönetirler. Bunu yeni tüzükle açık bir şekilde vurguladık ve kurumsallaştırdık. İl ve ilçe başkanları en büyük yöneticidir ilde. Ancak parti içi demokrasi disipline uymayacağız anlayışına izin vermez. ‘Efendim ben milletvekili seçildim ne demek efendim grup iç yönetmeliği, ona da uymuyorum ben istediğim televizyon kanalına çıkarım, istediğim gibi konuşurum…’ Konuşamazsın arkadaş. Bugüne kadar ses çıkarmadım, bundan sonra izin almadan çıkıyorsa kusura bakmasın bu partide yeri yoktur. Örgütün önünde söylüyorum bunu. Bizim disiplinli bir örgüte ihtiyacımız var. Tek ses çıkaracak, tekrarın gücüne inanan bir örgüt istiyorum. ‘Efendim Genel Başkan konuştu, bütün dünya duydu, benim artık yeni şeyler söylemem lazım…’ Niye kardeşim? Tekrarın gücü vardır. Aynı şeyi sürekli tekrar edeceğiz, “tek adam rejimi”, “haramilerin düzeni”, bunları sık sık dile getireceğiz. Kahvede, tarlada, lokantada, caddede, sokakta her yerde dile getireceğiz.

SADE, DÜZ, ANLAŞILIR BİR TÜZÜK: Türkiye’nin içinde bulunduğu şartlar sıradan şartlar değil. Tarih bize çok ağır bir sorumluluk yüklemiş durumda. Son kurultayda Genel Başkan seçildiğimde kapanış konuşmasında şunu söylemiştim: “Kurultayın bana yüklediği görevin ağırlığını biliyorum, Türkiye’nin içinde bulunduğu şartlar bize yeni görevler yüklemiş durumda.” Bu görevleri mutlaka ama mutlaka hepimiz yerine getirmek zorundayız. Genel Başkan olarak ben, parti üyesi olarak vatandaş hep beraber sorumluluğumuzun bilincinde olacağız. Disiplinli bir örgüte ihtiyacımız var. Bu nedenle disiplin hükümlerini de zamanın koşullarına uydurduk. Yeni tüzükte onlar da var. Tüzüğün, zamanın ruhuna uygun, hayatın dinamiğine ayak uydurabilecek esneklikte, kullanışlı, rahat anlaşılabilir, sade, pratik ve iç tutarlılığının olması gerekiyordu. Böyle bir tüzük yaptık, böyle bir tüzük taslağıyla önünüze geliyoruz. Eski tüzüğe bakın birbiriyle çelişen dünya kadar hüküm var. Şimdi herhangi bir örgüt üyesi tüzüğü açtığı zaman hangi maddede ne yazıyorsa tamamı orada var. Bir de efendim 55. madde varmış, 75. maddede böyle söylüyormuş, efendim 12. madde bunun tam tersini söylüyormuş. Bunları kaldırdık yok öyle bir şey. Sade, düz, anlaşılır bir tüzük.

Kemal Kılıçdaroğlu Tüzük Kurultayı
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Myanmar'da 24 binden fazla Arakanlı Müslüman öldürüldü
Myanmar'da 24 binden fazla Arakanlı Müslüman öldürüldü
AK Parti MYK'da devir teslim
AK Parti MYK'da devir teslim