İbrahim Kaan Erten DARBE GİRİŞİMİ VE GERÇEKLER malatya escort kayseri escort etlik escort ankara escort porno istanbul escort antalya escort türk porno ankara escort travesti ankara partner
DARBE GİRİŞİMİ VE GERÇEKLER
İbrahim Kaan Erten

DARBE GİRİŞİMİ VE GERÇEKLER

Her şeyden önce şanlı Türk ordusunun eski bir mensubu olarak belirtmem gerekir ki, yaşanan darbe girişimi, ilk dakikadan itibaren bu camianın büyük bölümü tarafından şiddetle ret edilmiştir.

'Peygamber ocağı' dediğimiz kutsal ordumuz içindeki bir avuç satılmış unsurun bu girişiminin, bütün Türk Silahlı Kuvvetleri'ne mal edilmesinin büyük yanlışları da beraberinde getireceğine dikkat çekerim.

Kısaca bir şey hatırlatacağım! 

Her kademedeki birçok asker yıllar boyunca, ordu içindeki paralel yapılanmaya işaret etti. Buna karşı ne yapıldı?  Birçok değerli komutan, çeşitli isimlerdeki kumpas davaları ile yok edildi. Yerlerine getirilenlere hep kuşku ile baktık! Çünkü uygulamaları bizim edindiğimiz askeri tecrübe ve disiplinle asla örtüşmedi.  

Ardından birçok asker, Genelkurmay Başkanlarına mektuplar yazıp, ordunun içine düşürüldüğü duruma dikkat çekerek emekli olmak zorunda kaldı. Aslında yaşananlar isyan olarak bile tanımlanabilirdi. Ama birçok rütbeli asker son görevlerini yaptıktan sonra ömürlerinin en değerli yıllarını verdikleri kutsal emanete veda ettiler.  

Ayrıca bu yaşananlar, dış ve iç düşmanlara karşı savaşan Türk ordusunun imajının zedelenmemesi, güçsüz bir görüntü verilmemesi için dışarıya yansıtılmadı.        

Şimdi eğip bükmeden, göz yumulanların ülkeyi felaketin eşiğine getirdiğini itiraf etmek gerekmiyor mu? 

'Olağanüstü Hal' kararı alındı ama Türkiye zaten yıllardır bir olağanüstü hal yaşıyordu.       

Şimdi geçelim bir diğer rezalete. Yaşananlarla gündemden düşse de, Avrupa Futbol Şampiyonası'nda alınan sonuç ve ortaya konan oyun sebebi ile sinirlerimiz yerinden oynadı.  

  Genel itibarı ile baktığımızda "Türkiye'nin genel ahvalinin karikatürize edilmiş hali" diyebiliriz, A Milli Futbol Takımı'na.

Sizce Türkiye ehil ellerde yönetiliyor muydu? 

Cumhurbaşkanının darbe girişimini eniştesinden öğrendiği bir ülkede artık kimse bu soruya 'evet' diyemez.

Milli ölçekte futbolun içine düştüğü durum da, Türkiye'nin genel görüntüsünden farklı değil.

İşte halimiz: 

Letonya ile yapılacak karşılaşma öncesindeki basın toplantısı. Letonyalı bir gazeteci teknik direktör Fatih Terim'e, "Kornerlerden sürekli gol yiyorsunuz, bunun için antrenman yapıyor musunuz ?" diye bir soru yöneltti. Fatih Terim'in cevabı ne oldu dersiniz? 

"Sorunuzu dikkatli sorun. Bulunduğunuz konum size ciddiyetsiz soru sorma hakkı vermez."  

Ardından grup maçları başladı. Milli takım kampından yansıyan rezaletler ve maçlarda ortaya konan futbol büyük tepkiye sebep oldu. TRT 1 yayınlanan "Gündem Ötesi’ne konuk olan Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil’de, milli takımın performansını ve Fatih Terim'i eleştirdi. 

Bunun üzerine Fatih Terim, basın toplantısında, "TRT’nin bundan sonra sorularını yanıtlamam, sorularını cevaplamayacağım ve röportajlarına gitmeyeceğim” dedi. 

Bu rezalet karşısında TRT yetkilileri ne yaptı dersiniz? Başımıza bir felaket gelecek korkusu ile Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil’e yayın yasağı getirdi. 

Korkularında haksız sayılmazlardı. Daha önce yaşanmış olaylar vardı. Vatan Gazetesi'nde çalışan  Öncel Öziçer, Alaçatı’daki evinin civarında yaşayan sokak köpeklerinden rahatsız olan Fatih Terim'in onları toplattırmak istediğine ilişkin bir haber yaptı. Vay sen misin, bu haberi yapan?

Derhal gazetecini işine son verildi ya da verdirildi. Öziçer'in söyledikleri çarpıcı. 

“Ben kimseyle savaşa girmedim, özellikle bir yere çomak sokmadım, iftira atmadım. Olayı birkaç kaynaktan duydum, teyit ettim ve köşeme taşıdım. Aslında kovulduğuma hiç şaşırmadım. Sabah, yazımın internetten çıkarıldığını görür görmez bunu anladım. Çok geçmeden telefonla arayıp, nazikçe kapının önüne koydular!". 

  Peki, bugün milli takımın başında bulunan ve bize sık sık ahlak dersi veren Fatih Terim futbolu nasıl bıraktı dersiniz? 

Tarih 10.02.1985, Galatasaray-Antalyaspor maçı. Dakika 85. Galatasaray futbolcusu Erdal Keser yan hakemin ofsayt kararına tepki verir, küfür eder ve kırmızı kart görür. Erdal'ın kırmızı kartına takım kaptanı Fatih Terim'in tepkisi daha da abartılı olur. Hamza Alan'ın üzerine yürüyen Terim, hakemin suratına tükürür. Fatih Terim de kırmızı kartla ihraç edilir. Fakat Fatih Terim durmaz. Tribünleri tahrik eder. Sahaya yabancı madde yağdırmaya başlar. Terim polis zoruyla çıkartılır oyundan.

Maçın ardından Galatasaray'ın başkanı Ali Uras, “Fatih ve Erdal'ın yaptığı tam rezillik” diyecektir. Bu rezaletten bir süre sonra da Fatih Terim futbolu bırakmak zorunda kalır.

Gelelim Fatih Terim'in uluslararası arenadaki görüntüsüne. 

115 kez İtalya Milli Takımı forması giyen ve bir dönem de Milan’da Fatih Terim’le çalışan efsane oyuncu Andrea Pirlo, ‘I Think Therefore I Play’ adlı bir kitap yazdı. Kitapta Fatih Terim'den de söz edilen bölüm ilginç. 

“Terim’in taktik bilgisinin yetersizliğini ve tüm oyun planının takıma bağırarak motive etmek olduğunu 

Anlamamız uzun sürmedi. Terim eline bir tebeşir alıp taktik tahtasına 11 daire çizerdi. Tahtadaki her daire sahaya çıkacak bir oyuncuyu temsil ederdi. Ancak konuşmanın ortasında taktik tahtası çizdiği oklardan ve karalamalardan öyle bir hale gelirdi ki; hangi dairenin kimi işaret ettiğini anlamak imkânsızlaşırdı. Taktik tahtası, oyuncuları ve mevkileri birbirinden ayırmanın mümkün olmadığı karmakarışık bir hal alırdı. Kısacası tam bir kaos… Sadece kalecinin kendi pozisyonundan emin olabildiği bir kaos… İşin daha da kötüsü konuşma ilerledikçe defans bölgesindeki dairelerle, forvettekileri karıştırmaya başlardı. Artık öyle bir hal almıştı ki, kendi aramızda ‘Acaba bunu Berlusconi’nin gizli rüyası olan 2-4-4 taktiğini gerçekleştirmek için bilerek mi yapıyor’ diye şakalaşmaya başlamıştık.”

Ama asıl canımızı sıkan sanki bir başarıya imza atılmış gibi Fatih Terim'e akıtılan milyon Eurolar ve milli takım futbolcularının çingene pazarlığına dönen prim talepleri oldu.   

Buna karşın Avrupa Futbol Şampiyonası'nda bu işin nasıl yapılması gerektiğini, paranın bu oyunun temeli olmadığını bize öğreten İzlanda oldu. 

İzlanda 330 bin nüfusa sahip küçük bir ülke. Tıpkı Türkiye gibi futbol sevdalısı bir ülke. Fark çalışma disiplini ve etik değerlerde.  

2000'li yılların başında İzlanda Futbol Federasyonu reform sürecine giriyor. Ülkede 15 yıl içerisinde kurulan tesisler ve alt yapı çalışmalarıyla 21 bin kayıtlı futbolcu sayısına ulaşılıyor. Başarı da ardından geliyor. 

Diğer takımlardan farklı olarak İzlanda Milli Takımının iki tane teknik direktörü var. Lars Lagerbäck ve Heimir Halgrimsson. Lars Lagerbäck, takımı yönetim stratejilerini şöyle anlatıyor: “Her maç sonunda taraftarlarla taktik tartışıyoruz. Ve resmi açıklamadan yarım saat önce kadroyu yine onlara veriyoruz. Sağ olsunlar, şimdiye kadar bir kişi bile bunu sosyal medyada paylaşmadı. Garip gelebilir, ama bu onların hakkı, bizi sürekli desteklemeye geliyorlar ve futbola dair pek ilginç bilgileri var. Neden faydalanmayayım!"

Teknik Direktörü eleştireceğiz. Peki ya takım kaptanı Arda'ya ne demeli?

Son Avrupa Şampiyonasında ilginç şeyler oldu. Örneğin dünyanın en deneyimli, en çok milli forma giymiş, ülkesine birçok zafer tattırmış İtalya takımının kalecisi Gigi  Buffon, yediği penaltı golünden sonra takımı elenince ağlayarak halkından özür diledi.

Milli takımın kaptanı Arda ise kendisine yönelik eleştirilere, dayılanarak "hesabını soracağım" karşılığını verdi.   

Büyük bir yozlaşma yaşıyoruz. Türk toplumu olarak her şeyi para ya da çıkara tahvil ederken, vatanseverlik, kaybetmenin onuru, sporcu ahlakı ve bilgeliğin çok uzağına savrulan halimize gerçekten çok üzülüyorum…

Son bir not!

BİR DİĞER KALKIŞMANIN DA GÜNEYDOĞU'DA OLDUĞUNU, KOLU KANADI KIRILMAYA ÇALIŞILAN TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ İÇİNDEKİ VATAN EVLATLARININ ÜLKENİN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAK İÇİN TERÖR ÖRGÜTÜNE/ÖRGÜTLERİNE KARŞI SAVAŞTIĞINI AMAN UNUTMAYALIM! 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Süleymanpaşa Belediyesinden yıllarca unutulmayacak konser
Süleymanpaşa Belediyesinden yıllarca unutulmayacak konser
Ülkenin tapusunu tek bir kişiye vermeyin
Ülkenin tapusunu tek bir kişiye vermeyin