22 MAYIS 2019 Çarşamba 09:54
Yelda Gargun
Yelda Gargun
Giriş Tarihi : 14-05-2016 04:31

TERÖRÜN YARATTIĞI TUTSAKLIK

Terör, yaptığı eylemler ile topluma korku, telaş ve güvensizlik yaymayı amaçlayan, toplumu bir yöne sürükleyen ve topluma yön vermede etkili bir silahtır. Siyasal ve ekonomik isteklerini meşru olmayan yollarla elde etmeye çalışarak, halkı korkutarak, şiddet eylemleri ile toplumda dehşet ve kaos havası oluşturan terör; bir yıldırma hareketi, bir psikolojik savaştır. Durumundan, konumundan, sistemden veya yönetim şeklinden hoşnut olmayan toplumun belli kesiminin  “hakkını araması” sosyal devlet  anlayışı bakımından gayet doğal ve mantıklıdır. Fakat; bu eylemi gerçekleştirmenin, kampanyalar, protestolar, yürüyüşler, sivil toplum kuruluşları gibi birden fazla yapıcı yolu vardır.

Çağdaş demokrasinin olduğu, hemen hemen her ülkede insan hak ve özgürlüklerinin konuşulduğu, her hak sahibi birey için, hukuki bir yol vardır. İsteklerini kısa veya dolaylı yoldan elde etmek isteyen belli bir kesiminin şiddete başvurması eğitimsizliğin, en basit göstergesi olabilir. Terörün, zihinleri de tutsak ettiğinden hiç şüphe yok! Türkiye genelinde çatışmalar sürerken, bombalar patlayıp mermiler uçuşurken, konunun terör örgütü ile güvenlik güçleri arasındaki bir mesele gibi algılanmışlığı, yaşam koşullarından, bazı ufak lükslerden, işinden gücünden vazgeçmek zorunda kalmamak için seyirci kalmayı tercih etmiş, olanlara içi yansa da, buna tepki gösterdiklerinde kendilerine de zarar geleceğini, ya da kendilerine zarar verilmesine yol açacak işleri başlatacağını düşündürmüş olan terör, hepimizi tutsak almıştır.

Terörizm; ihtiyaç duyduğu maddi kaynaklara daha çok yasadışı faaliyetleri ve dış yardımlar ile ulaşır. Bu gelir kaynakları, dış yardımlar, uyuşturucu ticareti, insan ve diğer kaçakçılık türleri, büyük çaplı yolsuzluk ve soygunlar, zorunlu ve gönüllü bağışlardır. Terörizmin ortaya çıkmasında birçok sebep sayabiliriz, hükümetteki iktidar zafiyeti, ekonomik koşulların yetersizliği, gerek aile gerekse okuldaki otorite eksikliği kısaca eğitim eksikliği vb gibi nedenlerdir. Devletler; tarih boyunca, hem kendi halklarına karşı şiddet ve sindirme aracı olarak, hem de dış politika aracı olarak kullandıkları yöntem olan devlet destekli terörizmi; her ne kadar kınadıklarını ifade etseler de, pratikte durum farklı olabilmektedir. Terör örgütleri ile olan bu ilişkiler, basın yayın organları vasıtasıyla yönlendirilirler. Bu yüzden terörün hayata geçirilmesinde, kitle iletişim araçları hayati rol oynamaktadır. Kamu otoritesini sağlayabilmek için, basına sansür uygulayarak halkın haber alma özgürlüğü kısıtlanabilir, kamuoyuna olduğu gibi değil, olmasını istediğiniz gibi yansıtabilirsiniz. Devlet destekli terörizm; mevcut siyasi rejimi korumak veya devam ettirmek amacıyla, hukuk kuralları çerçevesini aşarak kendi vatandaşlarına karşı uyguladığı, her türlü sindirme ve korkutma gibi eylemler ile siyasal otoritenin mevcut devlet politikası ve yönetim modelinin takip ettiği esasları ve bu maksatla alınan kararları, baskı yolu ile benimsetmeye çalışmak, bu kararlara karşı gelen toplum kesimlerini de zorla bastırabilmek için kullanılabilmektedir. Terörist örgütlere para, eğitim, silah, patlayıcı, kritik malzeme, istihbari bilgi, saklanma yeri, iletişim olanağı, seyahat belgeleri veya diğer lojistik destekleri sağlanabilmektedir. Terörist örgütlerin, kendilerine yetecek kaynakları olabileceği gibi, yabancı bir devletin desteğinden de yararlanabilirler. Bu çerçevede eylemlerini, yuvalandıkları ülkede değil, başka ülkelerde de gerçekleştirebilirler. Devlet, sınırları içindeki teröristlere göz yummak istemez fakat; gerek askeri güç gerekse teknolojik yetersizlikten dolayı, onlarla etkin biçimde mücadele edemeyebilir ki; işte bu koşullarda, devletin zaafiyetinden bahsedilebilir.

Belirli bir etnik kimliğe sahip grupların, içinde yaşadıkları toplumda, kendilerine ait yeterince hakka sahip olmadıklarını ve ayrımcılık yapıldığını iddia ederek devlet otoritesini tanımayarak, kendilerine ait bir devlet kurmak için giriştikleri şiddet içerikli hareketler ile de etnik terör karşımıza çıkmaktadır. Etnik terör diğer terör çeşitleri ile kıyaslandığında, içlerinde en tehlikeli olanlarından biridir. Çünkü; kendisine zemin ve taraf bulma konusunda daha avantajlıdır ve tarafları maddi beklenti içinde olmadan, adanmışlık duygusu ile halkların bağımsızlığı için mücadele ettiklerini düşünürler. Her ne kadar bu terör örgütleri haklarını savunduklarını iddia ettikleri kesimlerin bütününün fikrini yansıtmasalar da, kendilerini söz konusu etnik grubun sözcüsü kabul ederek, bütün fertlerini propaganda yolu ile veya şiddete başvurarak kendilerini desteklemeye zorlarlar.

Dinsel terörün meydana gelmesindeki en büyük etken ise bireylerin “biz ve öteki” kavramlarına sahip olmalarıdır. Etnik terörde olduğu gibi, dinsel teröre ait militanlar adanmışlık duygusuyla hareket ederler. Bu arada hiçbir dinin, özünde, teröre ve şiddet eylemlerine destek vermediğini vurgulamakta yarar görüyorum.  Ötekine karşı savaşarak ölürse, mensup olduğu dinin gereğini yerine getirdiği için cennete gideceğine inananlar ve İslam dininin temsilcisi olduklarını söyleyerek, dini istismar eden örgütler de intihar eylemi düzenleyen militanlarını, bu şekilde kandırmaktadırlar. Bu tür şiddet olaylarının, en sık yaşanan bölge olan Ortadoğu’ya baktığımızda, sözde İslam kaynaklı terör örgütü adı altındaki örgütler, çeşitli unsurlardan beslenmektedirler. Bölge genelinde her geçen gün yaygınlaşan İslami hareket ve grupların oluşmasında; bu unsurların Batılı kültürel, politik ve ekonomik değerlere karşı bir tepki olarak ortaya çıktığı görülmektedir. Dinsel terörün, dinin siyasi, ideolojik veya diğer çıkarlar için istismar edildiği ve bu bağlamda, çıkarlarına hizmet ettiği sürece, dinin her kesim tarafından istismar edileceği açıkça ortadadır.

Teknolojinin ilerlemesi ile birlikte, devletlerin zaman ve kaynak açısından tasarruf etmek amacıyla, her türlü işlemlerini sanal alemde gerçekleştirmeye başlaması ile birlikte yeni bir terör çeşidi olan siber terör (cyber terror) ortaya çıkmıştır. Siber terör, internet kullanımı yaygınlaştıktan sonra, tehdit oluşturmaya başlamıştır. Hayati öneme sahip bilgisayar ağlarına bağımlı ülkeler, sürekli olarak saldırılara maruz kalan devletler, bu terör çeşidine karşı önlem alacak, çeşitli çalışmalarda bulunmaktadırlar.

Son olarak denizlerde gerçekleştirilen terörden bahsedecek olursak, başlıca nedenlerinden birisi saldırıda bulunulan devleti ekonomik anlamda zorda bırakmaktır. Günümüzde taşımacılığın büyük bir kısmının, deniz yoluyla yapılması nedeniyle, denizde gerçekleşen terör saldırıları, başta saldırıya maruz kalan devleti ve dünya ekonomisini ciddi anlamda zarara uğratmaktadır.

Terörizm, toplumların içerisinde ayrılıkları ve tahammülsüzlükleri körükleyerek topluma korku getirmiş, korkunun dışında, şiddet ve nefret duygularını da yaymıştır. Sistemin devamını sağlamak için gerekli korku ve kaos ortamından beslenen unsurlar da terörün şiddetini desteklemektedirler.

Toplumu belirsizliğe ve kaos ortamına sürükleyen ve topluma yön vermede etkili bir silah olan terör, hem hayatımızı, hem duygularımızı, hem de zihinlerimizi tutsak ediyor. Bu şekliyle esaret; uzun süreceğe benziyor.

NELER SÖYLENDİ?
@
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Galatasaray 69 33
  • 2 Medipol Başakşehir 66 33
  • 3 Beşiktaş 62 33
  • 4 Trabzonspor 60 33
  • 5 Yeni Malatyaspor 47 33
  • 6 Antalyaspor 45 33
  • 7 Atiker Konyaspor 43 33
  • 8 Fenerbahçe 43 33
  • 9 Alanyaspor 43 33
  • 10 Çaykur Rizespor 41 33
  • 11 Kayserispor 41 33
  • 12 MKE Ankaragücü 40 33
  • 13 Kasımpaşa 39 33
  • 14 Sivasspor 38 33
  • 15 Göztepe 35 33
  • 16 Bursaspor 34 33
  • 17 BB Erzurumspor 32 33
  • 18 Akhisarspor 26 33
HAVA DURUMU
E-GAZETE
CHP'li gençler 'Gezi ruhunu' yaşatmak için bir araya geldi
ARŞİV ARAMA