Çiğdem Şener MAVİ KUŞ FIÇIDA MI? malatya escort kayseri escort etlik escort ankara escort porno istanbul escort antalya escort türk porno ankara escort travesti ankara partner
MAVİ KUŞ FIÇIDA MI?
Çiğdem Şener

MAVİ KUŞ FIÇIDA MI?

     Sinoplu Diyojen (Diogenes)… Kendisine "Bir dileğin var mı?" diye soran Büyük İskender’e "Gölge etme, başka ihsan istemem" diyen Diyojen… Ölü gömmek için kullanılan bir fıçıda geçirmiş ömrünün büyük bir kısmını. Varmış elbet bir bildiği. Yaşamdan beklentisini en aza indirip, yoksulluk ve sefaleti tercih ederek mutlu olunacağını savunmuş. Bu felsefeye de ‘’Kinizm’’ yani ‘’Köpeksilik’’ denmiş. İnsan tüm dünya zevklerinden mahrum olup, doğanın parçası olduğunda ancak mutlu olur demek bu. Olmayan şeyler bizi mutsuz ediyorsa, onu öldürmek gerekirmiş anlayacağınız.  (Bir not: Hatta günümüzde, kendine bakmayı reddeden kişilerin durumu için ‘’Diyojen sendromu’’ isimli hastalık kullanılır.)

     Askeri öğrencilik yıllarımda hafta sonları okula dönüş saatleri belliydi. O saatten sonra nizamiyeden 1 dakika bile geç girenler, sonraki hafta sonu iznini ancak rüyasında görürdü. Haki renkli askeri üniforma, bazen haftalarca sırtımıza öyle bir yapışırdı ki, adeta derimiz olurdu, kanıksardık. İşte bu kadar kıymetli izin saatleri çoğu kez bilmem ne sebepten 1 saat eksiltilirdi. Günler aylar öyle geçerdi ve asla sorgulamazdık neden az geziyoruz dışarda diye. Derken bir gün bir emir gelir, zaten hakkımız olan bu kutsal dönüş saati eski haline çevrilirdi. Biz o andan itibaren çığlık çığlığa yularından boşalmış atlar gibi özgürlüğe koşardık. 1 saat, evet sadece 1 saat… Dışarıdaki insanlar için sıradan olan 1 saat… Biz, dünyanın en mutlu insanları olurduk. Diyojen misali…

    Yaradılışından itibaren insanoğlunun kodları, daima daha fazlasını ummak şeklinde ayarlanmıştır. Bu, çetin bir sınavdır aslında. Ne zaman ki istenmedik bir engel bize ‘’dur! bu kadar…’’ derse, işte o zaman başlar. Kimileri elindekini görür, kabul eder, kimileri de olmayanın hayaliyle zindan eder kendine dünyayı.

     Hep koşarız. Tıpkı Belçikalı yazar Maurice Maeterlinck’in ‘’Mavi Kuş’’ isimli hikâyesinin çocuk kahramanları Tiltil ve Mitil kardeşler gibi… Mutluluğu getireceğine inandıkları Mavi Kuş’u aramak için yola çıkmışlar. Yolları, Anılar Ülkesi’nden, Gece Sarayı’ndan, Mutluluk Bahçesi’nden, Geleceğin Ülkesi’nden geçmiş. Ama aslında, Mavi Kuş çok da uzakta değilmiş, anne babalarının sıcacık kucaklarındaymış.

     Mutluluk, parlak bir yaz gecesi cırcır böceklerinin sesi eşliğinde, etrafında pervanelerin dolaştığı cılız lambanın altındaki mütevazi bir masada, çoluk çocuk hep birlikte ağız tadıyla içilen bir bardak çayda saklıdır derim her zaman.

     Sizin Mavi Kuşunuz nerede? Fıçıda mı?

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Süleymanpaşa Belediyesinden yıllarca unutulmayacak konser
Süleymanpaşa Belediyesinden yıllarca unutulmayacak konser
Ülkenin tapusunu tek bir kişiye vermeyin
Ülkenin tapusunu tek bir kişiye vermeyin