Çiğdem Şener Çılgın Ressam
Çılgın Ressam
Çiğdem Şener
hgs yükleme kent kart yükleme

Çılgın Ressam

     İkinci Dünya Harbi günleri… Paris işgal altında…

     Ressam, arkadaşlarıyla beraber sanatçıların uğrak kahvesi olan Des deux Magots’ un döner kapısına doğru yönelir. Tam içeri girecekken kapının karşı tarafından bir adam çıkmak üzerdir. Öyle bir durum olur ki adam kapıda sıkışır ve bir kargaşa husule geliverir.     

    Arkadaşlarında birisi ressama;

       -Dikkat etsene! Kapıda sıkışan kim biliyor musun?

       -Yoo… Kim ki o?

    Kahvedekiler:

       -Picasso’dur O.

    Ressam merakla dönüp sorar.

       -Yahu Picasso da kim?

    Devrin en önemli ressamlarından birisi olduğu kendisine söylenince,

       -Valla ben de ressamım ama bu  ismi hiç duymadım, bilmiyorum!

 

                                              * * * * *

     Bir ilkbahar günü paletini, tuvalini ve şarap şişesini yanına alan Ressam, parkta resim yapmaktadır. Tabloyu tamamlamak üzeredir ki yanına bir adam gelir. Bir süre onu izler ve gider.  Sonra tekrar dönüp;

     -Mösyö; eseriniz sanırım ki bitmiştir. İmzalar mısınız? Ve kaça satarsınız?

     -Sen resimden anlar mısın da bitip bitmediğine karar veriyorsun?

     -Biraz anlarım. Çünkü ben de ressamım.

     -Adın ne senin?

     -Picasso…

     -Hadi oradan. Yahu şu sıralarda bir Picasso’dur gidiyor.

     -Ama ben gerçekten Picasso’yum. İsterseniz sizi atölyemde misafir edeyim.

    Ressam teklifi kabul eder, imzayı atar, parayı da peşin alır. Binerler otomobile. Öyle bir atölyedir ki daha önce böylesini görmemiştir. Biraz muhabbetten sonra duvarda duran resimlerden birini Picasso, Ressam’a hediye edip şöyle der:

     -Siz muhakkak ki iyi bir ressam olacaksınız. Eksikliğiniz, uygun bir çalışma ortamınız olmamasıdır bence. Dilediğiniz zaman benimle bu atölyede çalışabilirsiniz.

    Ressam teşekkür eder ve oradan ayrılır. Ama cepte metelik yok. Yolda tanıdık bir kadına elindeki Picasso’yu gösterir, kadın bayılır.

     -Bunu bana ver, 15.000 frank veririm.

    Picasso’yu elden çıkarır. Parayla da yoldan bir şişe şarap alır, evin yolunu tutar.

    Ressam,  Fikret Mualla’dır.

 

                                * * * * *

     Annesi ve babası, kız çocuk bekledikleri için önceden Mualla adının belirlenip, erkek olunca da Fikret eklenen bebek…

 

     12 yaşında, Galatasaray Lisesi'nde futbol oynarken bir kaza sonucu sağ ayağını kırıp topal kalan çocuk…

 

     Okuldan kaptığı gribi eve taşıması sonucu  hastalanan annesinin genç yaşta ölümü üzerine  hayatında suçluluk duygusu egemen olan genç...

 

     Annesinin ölümünün hemen ardından babasının çok genç birisiyle yeniden evlenmesi yüzünden derin bir öfke sahibi olan isyankâr...

 

     İsviçre'ye mühendislik okuması için gönderilen, zamanla resmin mühendislikten daha çok ilgisini çektiğini fark eden, ama savaş yıllar yüzünden sıkıntılar çeken parasız…

 

     Dönemin konsolosu sayesinde resim eğitimi almak için Almanya'ya geçen, orada topallığı ve utangaçlığı nedeniyle yalnızlaşıp, tedavi olmak zorunda kalan alkolik…

 

     Ayvalık Lisesi’nden “Elektriği olmayan şehrin resim dersine de ihtiyacı yoktur” diyerek ayrılan öğretmen…


     Babasını kaybedince yüklü bir mirasın sahibi olan, sonra da  mal varlıklarını satarak Paris'e yerleşen, bu dönemde ülkede Edvard Munch ve Wassily Kandinsky gibi ressamlardan etkilenen , ‘’Paris ressamı’’ ünvanlı büyük usta ...

 

    ‘’Evde kimseden mektup bulamazsam üzülüyorum. Bu yüzden de her gittiğim yerden kendime kart atıyorum’’ diyerek kendi kendine ‘’Sevgili Fikret’ciğim’’, diye başlayan kartlar atan yalnız adam…

 

     Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde Mazhar Osman’dan tedavi gören, Neyzen Tevfik’in oda arkadaşı hasta…
 

     Nazım Hikmet’e tutkun Semiha Berksoy tarafından reddedilen, zavallı aşık…


    Düzensiz hayatı yüzünden felç geçiren, bakımını bir sanatseverin üstlendiği,  öldükten sonra da Paris Kimsesizler Mezarlığı'na gömülen bir mechul…


    Mutlu olabilmek ve her şeyi unutmak için resim yapan, bohem yaşamını resimlerine yansıtmayıp, adeta yaşamdan umut ettiği neşeyi resmeden muhteşem Fikret Mualla.


 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
paykasa kart
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
 Gizli görüşme yok
Gizli görüşme yok
Uyuşturucu operasyonu
Uyuşturucu operasyonu