İbrahim Kaan Erten TÜRK KADINI VE ELDE ETTİĞİ HAKLAR
TÜRK KADINI VE ELDE ETTİĞİ HAKLAR
İbrahim Kaan Erten
hgs yükleme kent kart yükleme

TÜRK KADINI VE ELDE ETTİĞİ HAKLAR

Türkiye’de kadınların sosyal ve siyasi hayatta haklarını elde etme süreçlerinden bahsetmeden önce bakılması gereken en önemli konunun, diğer ülke kadınlarının kendi haklarını nasıl kazandıklarının tespitidir.

ABD

Kadınların dünyadaki ilk örgütlü oy kullanabilme mücadelesi, Seneca Falls'ta yapılan toplantılarda başladı. 1848'de Lucretia Mott ve Elizabeth Cady Stanton gibi kadınlar sivil, toplumsal, dini hak ve konumlarını tartışmak üzere bir miting düzenlediler. 1916'da Alice Paul ve bir çok kadın Ulusal Kadın Partisi'ni kurdular. Kendilerini Beyaz Saray'ın demir parmaklıklarına zincirlemek dahil bir sürü eylemler yaptılar.

İNGİLTERE

Britanyalı kadınların ülke çapındaki hareketi 20. yüzyılın başında kendini gösterdi. Büyük kitlesel eylemler çeşitli sınıflardan kadınların aynı amaç uğruna bir araya gelmesini sağladı. 1903 yılında Emmeline Pankhurst ve kızları, Christabel ve Sylvia, Kadınların Toplumsal ve Siyasi Birliği'ni (WSPU) kurdular. 1907'de WSPU üyeleri sokaklarda resmen savaşmak zorunda kaldılar.

ALMANYA

Almanya’daki kadın örgütleri siyasi hak mücadelelerinde bir çok zorluklarla karşılaştılar. İlk örgüt 1902’de kuruldu. Yapılan eylemler mitingler sonrasında haklarını kazanabilmek için inanılmaz mücadeleler verdiler.

İTALYA

İtalya'daki kadınların örgütlü mücadelesi epey geç başladı. 1925'te İtalyan kadınlar sınırlı oy hakkına sahip oldu. Mussolini İtalyan kadınlarının siyasi haklarını büyük ölçüde ellerinden aldı. İtalya'da kadınlar, erkeklerle eşit oy hakkına II. Dünya Savaşı'nın sonuna dek sahip olamadılar.

FRANSA

Fransa'da siyasi hakları için örgütlü kadın mücadelesi 19. yüzyılda başladı. Çok eziyet çeken Fransız kadınları, sokak eylemleri ve mitinglerle haklarını kazanana kadar mücadelelerini sokak - sokak sürdürdüler.

LATİN AMERİKA

Latin Amerika'daki kadın hareketi Roma Katolik Kilisesi'nin karşı çıkışları yüzünden zora sokuldu. Sol kanattan siyasetçiler de kadınların oy hakkı mücadelesini desteklemediler. Kadınlar Meksika, Şili, Arjantin ve Brezilya'da örgütlendiler. Herhangi bir örgütlenmenin görülmediği Ekvator ise kadınların oy hakkına kavuştukları ilk Latin Amerika ülkesi olarak herkesi şaşırttı. Kolombiya ve Peru'daki kadın hareketleri büyük tartışmalara yok açtı. Peru'da Maria Jesus Alvarado Riviera, Kolombiya'da Dr. Zea Hernandez gibi kadın eylemcilerin ömürleri hapishanelerde geçmek zorunda kaldı.

 

HAKLARINI ELDE EDEMEMİŞ ÜLKE KADINLARI

Arap ülkeleri, Surinam, Ekvator Gine'si gibi ülkelerde hala kadınlar siyasi haklarına tam olarak elde edebilmiş değillerdir.

TÜRKİYE

Atatürk İnkılâbı, derinlemesine incelendiği zaman, yapılan değişikliklerin en fazlasının Türk Kadınına düştüğü görülür. Atatürk’ün, kadınımızın kültür seviyesini yükseltmeyi, evinin içinde ve dışında sahip olması gereken ve layık olduğu bütün haklarını kendisine teslim etmeyi ve onun her yönüyle çağdaşı bir hayat yaşamak zorunda bırakılan yobaz zihniyetteki bazı ülke kadınlarından olmaması için mücadele ettiği asla unutulmamalıdır.

Atatürk, “Toplumumuzun yarısı kadındır. Bir millette kadının ulaştığı seviye ne ise o milletin seviyesi de odur. Bizi tanımak, değerlendirmek, hakkımızda çeşitli alanlarda karar vermek isteyen dış alem elbette ki evvela kadınımıza bakacaktır.” Diyerek kadına verdiği önemi her zaman vurgulamıştır.

Burada görülen en önemli ayrıntı şudur. Dünya kadınları haklarını elde ederken inanılmaz mücadeleler vermiştir. Bu mücadeleler sonunda elde ettiği haklarını da gene aynı kararlılıkla korumaktadırlar.

Türkiye’de ise bu haklar bir altın tepsi şekline ATATÜRK tarafından Türk kadınına verilmiştir.  Ne yazık ki, günümüzde Türk kadınlarının bir kısmı hiçbir mücadele vermeden elde ettiği bu hakların farkında bile değildir. O bahsettiğim bir kısım kadın, sokakta bağırabilmeyi, eşitlik; türbanı, çarşafı, özgürlük sanıyor. Gerçekte ona "Evinde otur, sokakta dolaşma, araba sürme, eğitim görme" diyen ideoloji, aynı kadınların sokaklarda bağırmasına ideolojisi iktidara gelebilsin diye ses çıkarmıyor.

Kadınlarımız şunu asla unutmamalıdır. Kendilerini sokaklarda türban ve çarşaf için bağırtan ideoloji istediği yönetim şeklini topluma kabul ettirebilirse, kadınlarımız evinde oturacak, çocuğuna bakacak, erkeğin isteklerini karşılayacak ve yaşadığını zannedecek ama asla bir daha kendisini modern yaşama entegre edebilecek bir ATATÜRK bulmayacaktır.

Türk Kadını. ATATÜRK ve CUMHURİYET nimetlerini ve kendi değerini her zaman korumalıdır.

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
‘Dünyanın en yakışıklı mahkumu’ Bodrum’un tadını çıkardı
‘Dünyanın en yakışıklı mahkumu’ Bodrum’un tadını çıkardı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan şampiyonlara tebrik telgrafı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan şampiyonlara tebrik telgrafı