Pendik Escort Bayan Escort Kartal Maltepe Escort kaçak iddaa siteleri casino siteleri bahis siteleri Emincan Andaç “Demokrasinin D’si”
“Demokrasinin D’si”
Emincan Andaç
hgs yükleme kent kart yükleme

“Demokrasinin D’si”

Hepimizin bildiği üzere önümüzde referandum süreci var. Bu süreçte ülkemizde bulunan birçok siyasi parti kararını açıkladı. Evet kampanyasında AKP, MHP, HÜDA-PAR cephesi bulunuyor. Son olarak “evet” kararını açıklayan bir parti daha ortaya çıktı; Muhsin Yazıcıoğlu’nun kurucusu olduğu Büyük Birlik Partisi. İlk etapta BBP, bu sürece karşı çekimser kalmayı karar kılmış gibiydi. Daha sonrasında partinin genel başkanı Mustafa Destici’nin, Cumhurbaşkanıyla 90 dakika görüşmesi aslında kararlarının hangi yöne doğru ilerlediğini bizlere göstermişti. Ardından bu görüşmeden sonra partinin Yüksek İstişare Kurulu Başkanı “hayır” diyeceklerini açıkladı. Partinin mevcut genel başkanı ve MYK’sı varken, Yüksek İstişare Kurulu Başkanı’nın böyle bir açıklama da bulunması zaten tabanda görüş ayrılıkları olduğunun göstergesiydi. 3 gün sonrasında da Mustafa Destici’nin “evet” açıklaması her şeyin özeti oldu. Evet cephesindeki BBP’nin gerek kendini seçmeni, gerekse İl-İlçe başkanları ve yönetimleri bu karara uymayacaklardır. Zaten bu karara partilerinin Yüksek İstişare Kurulu, birçok il başkanları itiraz etti. Çünkü ortada bir menfaat yok. BBP’nin herhangi bir belediyesi yok. Son seçimde %0,56 alan bir parti. Kimsenin koltuk kaygısı olmadığı kuruluş diyebiliriz. Farz edelim ki BBP’de herhangi bir ilde il başkanısınız veya ilçe başkanısınız, bu karara karşısınız çıktınız basın önünde bu karara karşı olduğunuz yönünde beyanlar da bulundunuz. En fazla MYK tarafından “parti disiplinine aykırı davranış” gerekçesiyle görevden alınırsınız. Kaç yazar? Hiçbir şey yazmaz.

 

Gelelim MHP cephesine… Bu partinin evet kararını Bahçeli’nin tek başına verdiğini düşünenlerdenim. Doğru bir düşüncedir, yanlış bir düşüncedir bilemem. Sonuçta “düşünce özgürlüğü” diyoruz ya. Düşüncedir işte. En azından düşünebilenlerdeniz! MHP’nin mevcut MYK’sından buna bir Allah’ın kulu çıkıp da “Ben hayır diyorum kardeşim, bu karar yanlış bir karardır” demedi. Diyemez de zaten. Genel Başkan Yardımcılığı’ndan olacak, bir dahaki dönem vekillikten olacak, bir de üstüne ihraç edilecek parti üyeliğinden dahi olacak! Yanlış mıyım? Değilim. Meral Akşener, Sinan Oğan, Ümit Özdağ, Yusuf Halaçoğlu, İsmail Ok… Daha da sayabilirim. Böyle olmadılar mı? Oldular. Onlar da olacaklardı, korktular. Demek ki koltuklar, ülke menfaatlerinden önce gelmiş bazı isimler için. Aynı şekilde sesini çıkarmayan mevcut vekiller içinde bunu söyleyebiliriz. Küçük bir sosyal medya araştırmasıyla, MHP tabanının partilerinin “evet” kararına karşı olduklarını görebilirsiniz. Taban veseçmen kitleleri içerisinde “evet” diyecekler yoktur demiyorum, tabii ki var. “Evet” diyecekleri ve bu kampanya da yer alan grupları var. Bu gruplar; MYK, bazı mevcut vekiller, mevcut belediye başkanları, il-ilçe başkanları… Diyerek sıralayabiliriz. Yani kısacası şu an mevcut koltuklar da oturanlardır. Çünkü biliyorlar ki bulundukları parti de “demokrasi” denen bir şey yok. Kararlarını bugün açıklasalar, mevcut karara karşı dursalar biliyorlar ki ihraç edilecekler. Ama MHP’ye gönül vermiş bir üniversite öğrencisinin böyle bir kaygısı olabilir mi? MHP’li bir çiftçinin, madencinin, emekçinin böyle bir kaygısı olabilir mi? Olamaz. Adamın tek kaygısı var, ekmek kaygısı veya gelecek kaygısı. Zaten o da elinden alındı alınacak. Geriye ne kalır ki? Dikkat ederseniz “MHP’li bir iş adamının” diyerek bir örnek veremedim. Sinan Oğan geçen katıldığı bir TV programında kendisi açıkladı; Mevcut bazı Genel Başkan Yardımcılarının oğullarının AKP’li belediyelerle iş yaptığını. İş adamının kaygısı var tabii ki. O da evet diyecek… Demese bile demiş gibi yapacak! Bu memleketi emekçi, işçi sınıfı kurtaracak. Ben buna inanıyorum. Ha inanmakta yasaksa artık, ben ona da inanıyorum. Lakin sırf yasak olduğu için! Burada aslında işin özeti şu. MHP içerisinde demokrasinin ‘d’si yok. Parti içinde demokrasi barındırmayan bir parti Her hâlükârda evet dese ne kadar inandırıcı olabilir ki? Parti içinde demokrasi barındırmayan veya sağlamayan ülkede nasıl bir demokrasi sağlayabilir? “Devlet için evet” demesi ne kadar inandırıcı olabilir?

 

Dikkat edersek BBP ve MHP cephelerinde olaya genellikle parti içi meselelerinden girmiş bulunduk. Çünkü bu önümüzdeki seçimde çıkan sonuç tamamen partilerin tabanlarında bitecek. Türkiye’nin en önemli seçimi parti tabanlarının sayesinde ya olumlu ya da olumsuz sonuçlanacak. Kime göre, neye göre tartışılır. MHP’de parti içi muhaliflik biliyorsunuz ki yasaktır. Benim gözümde “biat kültürü” vardır bu parti de. Herhalde Bahçeli’nin de tek adamcılığa bu kadar olumlu bakılmasının sebebi de budur. Çünkü kendisinin de amacı ve isteği o değil mi? CHP’ye bakalım biraz da. Parti içi muhalefet dedik. Muharrem İnce diyebiliriz, Deniz Baykal diyebiliriz. Bu isimlerin grupları da diyebiliriz. CHP’de referandum sürecinde kampanyalara baktığımız zaman genel merkez Muharrem İnce ve grubunu referandum kampanyaları için görevlendirdi. Tüm Türkiye’yi karış karış dolaşıp hep bir ağızdan “hayır” kampanyası yürütüyorlar. Deniz Baykal’da aynı şekilde. Gürsel Tekin, kendi otobüsüyle Türkiye’nin dört bir yanını dolaşıp seçmenleri “hayır” için ikna etmeye çalışıyor. Muharrem İnce, genel merkez tarafından verilen bu görevi kabul etmeyebilirdi. Ama etti. Demek ki ülke menfaatleri bu isim için her şeyden önce geliyormuş. Aynı şekilde partinin genel merkezi de İnce’ye bu konu da görev vermeyebilirdi. “Bu isim bizim mevcut genel başkanımıza ve mevcut MYK’mıza muhalif, niye biz bu isme böyle bir görev verip kamuoyunda yer aldıralım” diyebilirdi, demedi. Demek ki ülke menfaatleri CHP Genel Merkezi ve MYK’sı için önce geliyormuş. Her şeyden önce mesele Türkiye’ymiş. Bunu anlamış olduk. Aynı şekilde Gürsel Tekin, “arkadaş ben Genel Sekreterlik koltuğumdan oldum, niye her Allah’ın günü şehir şehir dolaşıp kendimi yorayım” diyebilirdi, demedi. Demek ki Türkiye, bu isim içinde her şeyden önce geliyormuş. Koltuklar ve makamların bir önemi yokmuş. İşte aradaki fark bu. Parti içi demokrasi bu. Ülke sevdası da bu! Mevcut genel başkana karşı kongre de aday olup, mevcut Genel Başkan’a ve MYK’ya karşı açıklamalar da bulunmasına rağmen hala vekil olunabiliyorsa, hala genel merkez tarafından görev verilebiliyorsa bu isme ve bu isim de bunu kabul edebiliyorsa “ÖNCE TÜRKİYE” diyebiliyorsa, CHP’de demokrasi de vardır, saygı da. Her alan da, her yer de “DEMOKRASİ” vurgusu yapıyorsa da samimidir. 

Bu seçim umarım ülkemiz ve halkımız adına “hayır”lısıyla sonuçlanır…

 
 
 
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Başkent’te gece yarısı bombası!
Başkent’te gece yarısı bombası!
Takip cihazı sayesinde yakalandı
Takip cihazı sayesinde yakalandı