Pendik Escort Bayan Escort Kartal Maltepe Escort kaçak iddaa siteleri casino siteleri bahis siteleri Seçil Günay Avcı Mart ayının düşündürdükleri
Mart ayının düşündürdükleri
Seçil Günay Avcı
hgs yükleme kent kart yükleme

Mart ayının düşündürdükleri

8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlarken, aslında bu günün gerçekte Dünya Emekçi Kadınlar günü olduğunu bilmemize rağmen, elli yaşını geçmiş erkeklerin sevgililer günü yerine eşlerine çiçek aldıkları bir güne devşirerek gerçek anlamını kaybedip şekil mi değiştirmesine sebep olduk diye düşündüm.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü dediklerinde, Dünya'da zaten bir kadın bir de erkek yaşıyor. Niçin biz kendimizi ayrıca kutlama gereği hissediyoruz. Bu durum erkek egemen bir sistemde üçyüz altmışbeş günde bir günlük bir gönül almamı diye düşündüm.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde kadınlarımıza, annelerimize güzel sözler ve methiyeler düzerken, çalışan kadınlarımızın hayatlarını kolaylaştıracak neler yapıyoruz diye düşündüm. Çalışan kadına o güne özel yarım günlük hediye izin günü mü, çalışmayan hanımlara özel hediye bir öğün hazır yemek, veya çocuklarının okul servisini karşılama hizmeti mi. Amma da uçtun nerede yapılıyor bunlar demeyin. Herşey düşünmekle başlıyor. O gün verdiğiniz bir buket veya okuduğunuz bir sosyal medya şiirinden daha etkili ve somut paylaşımlara ve harekete dökmek gerek artık minnet duygumuzu. Kadınların en çok alışveriş yaptığı mağazalardan bedava bir ürün veya bir tiyatro-sinema bileti çok mu zor. Buket alınmasın şiir okunmasın demiyorum. Fakat somut getirilerin olması da kötü mü olurdu. Şirkette en çok getiriyi sağlayan kadın elemanın Kadınlar Günü'nde ödüllendirilmesi veya hastanenin en çalışkan kadın doktoruna ücretsiz bir sağlık taraması hediye edilmesi çok mu zor diye düşündüm.

14 Mart Tıp Bayramı'nda, heryerde onurlu bir meslekle ilgili duygusal paylaşımlar yapılıp, sağlık çalışanları bir günlüğüne mesaj ve telefon trafiğine tutulurken harcanan para, emek ve zaman yerine; acaba sağlık çalışanlarının mesela bir hemşirenin, bir doktorun, bir teknisyenin, bir cerrahın, bir kadın doğumcunun bir günü nasıl geçiyor, neler yaşıyorlar, nerelerde yemek yiyorlar nerelerde uyuyorlar, nöbetleri nasıldır diye merak edip canlı olarak bir televizyon programı hazırlasak, farklı hastane ve koşullardaki insanları halkın gözünün önüne somut olarak koyup yaşananları somut kılsaydık, esmer kızına beyaz önlüğün çok yakışacağını ve pastalı-börekli  günlerde komşularına doktor annesi olarak nasıl da hava atacağını düşünen ebeveynin zorlamasıyla bu mesleği seçenlerin sayısı azalır mıydı diye düşündüm.

14 Mart Tıp Bayramı'nda bu memlekette en pahalı,  en zor ve en uzun eğitimden geçen doktorların fakülte sonrası uzmanlaşmak için girdikleri sınavda mutlaka bir uzmanlık dalına girmezlerse pratisyen hekim olarak çalıçaklarını düşündüm. İlk basamak hizmetlerin en kıymetlisi olup, hastalara konulacak tanıya göre hastayı uzmanına yönlendirebilecek, gerektiğinde çözülebilecek durumları anında tedavi ederek, üniversite ve hastanelerin yükünü alabilecek, yatarak bakım ve koruyucu toplum sağlığı hizmetlerini yönetebilecek pratisyen hekimlerimizin her birine ortalama dört- beş bin hasta düştüğünü öğrendim. Bu durumda sunulabilecek hizmet kalitesinin karşılığı olarak toplumun hekimi koyacağı statüyü düşündüm. Ne kadar zaman verirsek o kadar değerli olurduk oysa diye düşündüm.

14 Mart Tıp Bayramı'nda altı senelik tıp fakültesinin üzerine dört sene de uzmanlaşmak için çalışmış arkadaşları düşündüm. Uzman olduğunuz alanla ilgili bu kadar emek harcamadan TV ve gazetelerde hergün dünya kadar insan bir marka veya ürün pazarlayarak, bazen de hastayı pazarlayarak hemen her konuda ahkam kesiyor zaten. Eski mankenlerden polikistik over hastalarına reçeteler mi istersiniz, mühendislerden ot- çöp-taş reçetelerimi, beslenme ve spor önerilerine kadar .Bu uygulamaların başarılı olduğuna dair ellerindeki veriler de,  gerçek olup olmadığı bilinmeyen vücutlar veya hikayeler. Ölçme değerlendirme, bilimsel veri yok. Doğal olan zarasızdır ilaç ise zararlıdır  üzerinden yapılan pazarlamalar. Arsenik de doğal,  zehirli mantar da oysa. Ateş basması için aldığın ot çayında da östrojen var oysa. Ama çay olunca aldığın doz da, yan etki de belli değil. Daha sonra çıkacak bir yan etki de bu çaya bağlanmaz zaten kesin arada bir doktor bir ilaç vermiştir ondandır diye düşündüm.

Düşündüm ki Mart sadece kediler ve romantikler için güzel. Baharı müjdeleyen çiçekli ve tomurcuğa  kesmiş dallar ve billur kokularını salan nergis ve sümbüllerle bakarsak hayata, Kadınlar Günü ve Tıp Bayramımız kutlu, gelecek Mart ayları bugünlerimizden mutlu olsun diye düşündüm.  

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Başkent’te gece yarısı bombası!
Başkent’te gece yarısı bombası!
Takip cihazı sayesinde yakalandı
Takip cihazı sayesinde yakalandı