Pendik Escort Bayan Escort Kartal Maltepe Escort kaçak iddaa siteleri casino siteleri bahis siteleri İbrahim Kaan Erten ATATÜRK’ÜN ÜLKE YÖNETİMİNDE BULUNANLAR İÇİN DÜŞÜNCELERİ
ATATÜRK’ÜN ÜLKE YÖNETİMİNDE BULUNANLAR İÇİN DÜŞÜNCELERİ
İbrahim Kaan Erten
hgs yükleme kent kart yükleme

ATATÜRK’ÜN ÜLKE YÖNETİMİNDE BULUNANLAR İÇİN DÜŞÜNCELERİ

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün devlet yönetiminde bulunanlar için görüşlerini bilmemizin, şuan yaşadığımız olumsuzlukların sebebini kavramamızda bizlere yardımcı olacağı inancındayım.

               1937 yılında Ankara’yı ziyaret eden, Romanya’nın Dış İşleri Bakanı Antonesko ile Ankarapalas’ta yaptığı özel bir görüşmede; devlet yönetiminde bulunanlar için çok yüksek bir ahlak dersi teşkil eden kanaatlerini şöyle ifade etmişti:

               “Milletler gam ve keder bilmemelidirler; vaktiyle kitaplar karıştırdım; hayat hakkında filozofların ne demek istediklerini anlamak istedim; bir kısmı, her şeyi kara görüyordu; mademki hepimiz sıfıra varacağız, dünyadaki muvakkat(geçici) ömür esasında, neşe ve saadete yer bulunmaz diyorlardı. Başka kitaplar okudum, bunları daha akıllı adamlar yazmışlardı; diyorlardı ki, mademki hayatın sonu nasılsa sıfırdır, bari yaşadığımız müddetçe, şen ve şatır(neşeli) olalım. Ben kendi hareketlerim itibarı ile, ikinci hayat telakkisini(anlayışını) tercih ediyorum; fakat şu kayıtlar altında: İnsanlığın bütün varlığını kendi şahıslarında gören adamlar bedbahttırlar(mutsuzdurlar), besbelli ki o adamlar fert sıfatıyla, mahvolacaklardır.

               Her hangi bir şahsın yaşadıkça memnun ve mesut olabilmesi için lazım gelen şey, kendisi için değil kendisinden sonra gelecekler için çalışmaktır. Makul bir adam, ancak bu suretle hareket edebilir. Hayatta tam zevk ve saadet, ancak gelecek nesillerin şerefli varlığı ve saadeti için çalışmakla bulunabilir; her insan böyle hareket ederken benden sonra gelecekler, acaba böyle bir ruhla çalıştığımı fark edecekler mi diye düşünmemelidir. Hatta en mesut olan hizmetlerinin bütün nesillerce meçhul kalmasını tercih edecek karakterde bulunanlardır; ancak bu tarzda düşünen ve çalışan adamlardır ki, memleketlerine, milletlerine, bunların istikbaline faydalı olabilirler.

               Bir adam ki memleket ve milletinin saadetini düşünür, o adamın kıymeti birinci derecededir; esas kıymeti kendine veren, mensup olduğu millet ve memleketi ancak şahsiyetiyle kaim gören adamlar, milletlerinin saadetlerine hizmet etmiş sayılmazlar; kendi gidince terakki(ilerleme) ve hareket durur zannetmek, gaflettir.”

Fransız Büyükelçisi Kont De Chambrun, hatıralarında, Atatürk’ten bahsederken kanaatlerini şöyle açıklamaktadır.

               “ Mustafa Kemal; hükümdar, diktatör, halife ve daha bir çok şeyler olabilirdi. Fakat büyük adam olmak için O’nun parlak unvanlara ihtiyacı yoktu. Hazırladığı ve kendi ölçülerinde kurduğu bir Cumhuriyetin Reisi olduktan sonra çizdiği medeniyet yolunda yürümeye başladı. Kendisi şüphesiz tahta çıkabilirdi. Fakat basireti buna mani oldu. Kibirsizdi; gösterişi sevmez, övünmesini bilmezdi. Her gün biraz daha filozoflaşıyor, halk arasında kıymeti artıyordu.”

               Günümüzde, Atatürk diktatördü diyenlere en güzel cevap, 14 Kasım 1957 yılında, Vedat Nedim Tör’ün Tercüman gazetesinde yayınlanan bir yazısında yer almaktadır.

               “ Tarih boyunca lanet ve nefretten başka bir duygu ile anılan diktatör hatırlıyor musunuz? Korkunun nasibi daima nefret olmuştur. Tarih, hep onu haklı çıkarıyor. Biz, hep onun gerisinde kalıyoruz. O, hala varılması ve aşılması gereken bir hedef olarak karşımıza dikiliyor. Ondan uzaklaştıkça zayıfız. Ona yaklaştıkça kuvvetimiz artıyor” (Atatürk ve Atatürk’ün Hususiyetleri, Atatürk’ün son Genel Sekreteri, Hasan Rıza Soyak, Hayat Yayınları)

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Sosyal Medyanın Siyasetteki Rolü
Sosyal Medyanın Siyasetteki Rolü
Üniversite adaylarının tercih süresi bitiyor
Üniversite adaylarının tercih süresi bitiyor