Pendik Escort Bayan Escort Kartal Maltepe Escort kaçak iddaa siteleri casino siteleri bahis siteleri Gökhan Karcı Neler Oluyor?
Neler Oluyor?
Gökhan Karcı
hgs yükleme kent kart yükleme

Neler Oluyor?

     Hiç kuşkum yok ki ülkede neler oluyor? , bize neler oluyor? , nereye gidiyoruz?  Dediğim de hepimizin söyleyeceği onlarca olay, üzerine saatlerce konuşup sinirleneceğimiz onlarca konudan bahsederiz. Bugün biraz ülkemizde yaşadığım ama zamanla garipsemez, umursamaz hale geldiğimiz (getirildiğimiz!) konulara değineceğim.

    Sabah kalktığımızdan gece uyuyuncaya dek ülke gündemi hakkında onlarca farklı haber alıyoruz. Takip edemez hale geldik. Hocalar,tacizler, operasyonlar, davalar, notalar yetişemiyoruz artık. İpin ucu öyle bir kaçtı ki hasta olup 3-5 gün hastanede yatacak olsak gündemdeki olaylar zincirini kaçıracağız o derece. Neler yaşıyoruz sorusuna değinmek istiyorum.

  Siyaset sebebi ile sokakta, evde her gün farklı farklı insanlar ile görüşüyoruz, biz onlara nasıl bir Türkiye hayal ettiğimizi anlatıyoruz, onlar bize nasıl bir Türkiye hayal ettiğini anlatıyor. Sorunlarımız, çıkmazlarımız hep aynı noktalar.

  En temel sorunlardan biri ekonomi, iktidar partisi çıkıyor şöyle güçlü ekonomimiz var, böyle ekonomimiz var, şöyle uçak yaptık, şu kadar Suriyeliyi doyurduk, borcumuz yok çok güçlüyüz diye naralar atıyor. Efendim lafa gelince %11.1 büyümüşüz falan. Emekçi emeğinin karşılığını alamıyor, asgari ücretin, asgari ücretlinin hali ortada, ülkede ki paranın çoğunluğunun kaç kişinin elinde olduğu ortada, devasa bir gelir adaletsizliği görülmeyecek gibi değil. Yol, köprü yapmaya yapıyorsunuz ama fakirin gönlünü yapamıyorsunuz.

  Eğitim-öğretimin hali içler acısı, devleti yönetenler demeçler veriyor ‘’Eğitimde Türkiye’ye çağ atlattık’’ diye, bu atlamak olsa olsa Orta Çağ’dan Yeni Çağ’a atlamaktır. Her yıl sınav sistemi değişiyor, öğrenciler kadar velilerin de kafası karışık. Çocukların geleceği kararıyor, her geçen gün umutlar azalıyor, mezunlar iş bulamıyor, bulsa da mesleği dışında iş yapıyor, ülke de yeni beyinler zaten az yetişiyor o yetişenler de kalmıyor artık sınırlar içinde. Hiç kimse demiyor mu bu ülkenin çocuklarının geleceği ne olacak? , ne iş yapacak bu çocuklar? , bu ülkeyi kimler kalkındıracak? . Ülkenin bakanı diyor ya ‘’ Eğitim seviyesi arttıkça bizlere güven azalıyor ‘’ diye, iktidar güven kazanmak için eğitim seviyelerini düşürmeyi hedefledi galiba.

 Ülkede en can alıcı nokta ise din. Aslında dini söylemler, sadece söylemler. Bunun üzerinden siyaset yapanların iyi kötü bir kitlesi oluyor. Ülkemizde de olduğu üzere. Kimse ne dediğini sorgulamıyor ağzına yaratıcı kelimesini alan herkes alkış alıyor, yürü be! deniyor. Hatta güncelleme yapmak bile düşünülebiliyor. Çünkü bazı kesimlere göre dini en çok o yaşıyor, o biliyor , o simge. Bazen o kadar ileri gidiyorlar ki Allahın sıfatlarını kendi üzerine alıyor ‘’ Biz rahmet için geldik, gazap için değil. Bizim rahmetimiz gazabımızı aşacaktır inşallah… ‘’ diyerek bangır bangır meydanlarda bağıyor, sözde Müslüman olanlar alkışlıyor, heyecanlanıyor, gururlanıyor, ama kimse çıkıp sen ne diyorsun yahu diyemiyor. Diyemiyorlar demiyorum demiyorlar !

  Son yıllara bir bakın, hafızanızı hiç zorlamanıza gerek yok nerdeyse her gün yaşadığımız, tecavüz olayları ve kadın cinayetleri. Sadece 2017’de korunamayan 409 kadın kocası tarafından katledildi. 332 kadına cinsel şiddet uygulandı. 387 çocuk ( çocuk olarak söylüyorum ama birçoğu daha bebek ) istismara uğradı. Son on yılda çocuk istismarı vakalarında %700’lük bir artış yaşandığı tespit edildi. Bu kadınların, çocukların hepsi komşumuz, iş arkadaşımız, akrabamız, arkadaşımız, kuzenimiz, mahallemizin çocuğu, kuzenimiz, yeğenimiz yani hepsi çevremizde yaşanırken nasıl oluyor da sessiz kalıyoruz, nasıl oluyor da onların sesi olmak için birbirimizi, kitleleri topyekün harekete geçiremiyoruz. İradelerini büyük oranda bir siyasi partiye ve milletvekillerine verenler neden bu konuda baskı yapıp bir çalışma, araştırma yapılması konusunda susuyoruz. Neden korkuyoruz, neden korkuyorlar? Yoksa bizde mi alıştık, alıştırıldık!

  Gençlerimiz, çocuklarımız uyuşturucu batağına saplanmış durumda. Dikkat edin çocuklar diyorum bu illet ilkokul çağındaki çocukların önüne kadar gelmiş durumda. Bulmakta hiç zorluk çekmiyorlar. Her geçen gün can alıyor, can almaya devam ediyor. Bu ülkeyi yönetenlerin konu ile alakalı nerdeyse hiçbir somut çalışması yok, onlar bu ülkenin sokaklarında, mahallerinde hiç yürümüyorlar galiba. Gördükleri tek manzara 100 kişilik koruma ordularıyla gittikleri tatillerde gördükleri, ülke insanının yaşadığı halin manzarasını görmüyorlar.

  Çözülmeyen bir terör sorunu var ülkede, çözüm üretilmediği her geçen gün artan bir durum halini aldı. Her gün yeni bir örgütle mücadele halindeyiz, her gün can alıyor. Dün dost olduğumuz bir örgüt, sabah kalkıyoruz düşmanımız olmuş. Pkk, Işid, Öso, El Nusra, Hizbullah, Daeş, Fetö vs. bunlardan bazıları bir ara düşmandı dost oldu, dosttu düşman oldu. İktidar sahipleri esiyor, gürlüyor, herkese kafa tutuyor değişen bir şey yok. Terörün aldığı canlar iktidarın sadece ağzında, yüreklerinde hiç hissetmiyorlar. Şehit tabutuna yaslanarak konuşma yapıyor, küçücük çocuklara ‘’ şehit olursa inşallah bayrağı da örtecekler. ‘’ diyor.Akp Genel Başkanı Erdoğan ‘’ Gerekirse Afrin’e giderim.’’ diyor, kahvaltıya 200 tane korumayla gidiyor.

   İlkokul’da hatırlarım, bir çok kişide hatırlar Türkiye tarımda kendi kendine yetebilen ülkeler arasındaydı. Çiftçi kan ağlıyor bırakın ailesine yetmesini, ülkesine yetmesine kendi kendine yetemiyor. Sürekli bir şeyler alıyoruz dışarıdan. Bundan 15-20 yıl önce buğday, pamuk ithal eder hale gelen bir Türkiye hayal edin deseydik herkes zorlanırdı, gülerdi galiba. Bu iktidar bizi bu gülünç hale getirdi. İktidar ülke de başarması zor bir tarım politikası izliyor. Toprakları böylesine verimli, yıllarca insanlarının çoğunluğunun geçimini tarım üzerinden yaptığı ülkemizde tarım bitmiş durumda. Herhangi bir ürünün hasat döneminde açın bakın haberlere, domatesini, çayını, fındığını para etmiyor diye sokağa döken insanlar görüyorsunuz. Tarımın hali içler acısı zararın neresinden dönersek mantığı ile hareket edilip acilen olaya el atılmalıdır. Çiftçileri her geçen gün yoksulluğa terk edip sonra oy istemek riyakarlılıktır.

  Ohal başlayalı kaç ay oldu sahi? Hangimiz net bir tarih verecek? Hangimiz söyleyecek kaç ay olduğunu? Ohal’e de mi alıştırıldık. Aytuğ Atıcı’nın sakal uzunluğundan mı takip ediyorsunuz yoksa? Mevcut iktidar çıkmaza geliyor, yapamıyorlar artık, yönetemiyorlar, dikiş tutmuyor patlıyor artık dikişler, her yerden saçılıyor. Bakın Ohalsiz ülke yönetemez hale geldiler.

 Yazımın en başında söylediğim gibi saymaya kalksak kütüphanelerce kitap yazarız, ben belli başlı olaylara kısaca değinerek anlattım. Bu zor süreçten ülkemizi hep birlikte çıkarmalıyız, ülkesini seven herkes beraber hareket etmek zorundadır. Taşın altına artık elimizi değil gövdemizi koymalıyız. İnsanlara umut aşılamalıyız, istediklerimizi anlatmalıyız, birlikte başarmanın gereğini anlatmalıyız. Ülkesinde sorunsuz, gelecekten umutlu, mutlu yaşamak isteyen bir genç kardeşiniz olarak sesleniyorum. Bu bataklıktan hep beraber kurtulmak zorundayız, haksızlıkların, yaşadığımız, gördüğümüz olayların üstüne her beraber giderek kurtulacağız. Benim sizlerden umudum var.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
 Erdoğan ile Trump telefonda görüştü
Erdoğan ile Trump telefonda görüştü
'Erken rezervasyon yüzde 40 artacak'
'Erken rezervasyon yüzde 40 artacak'