Pendik Escort Bayan Escort Kartal Maltepe Escort kaçak iddaa siteleri casino siteleri bahis siteleri Gökçe Gökçen AKP Bizi “Trollüyor” mu?: Seçim Beyannamesi Hakkında Notlar
Advert
AKP Bizi “Trollüyor” mu?: Seçim Beyannamesi Hakkında Notlar
Gökçe Gökçen
hgs yükleme kent kart yükleme

AKP Bizi “Trollüyor” mu?: Seçim Beyannamesi Hakkında Notlar

Baskın seçim tarihi açıklandığından bugüne iktidar partisi, gündemi belirlemekte zorlanıyor. Ekonomik krizin yaklaşıyor olması, bazı memurların ek ödeneklerinin verilmediğine dair dedikodular, artan genç işsizliği ve toplumun her kesimine yansıyan kutuplaşma iklimi hepimizin içini karartırken muhalefet son haftalarda belki de beklenmeyen hamleler yapmaya başladı. Önce CHP’nin 15 milletvekili jesti, ittifakların kurulması, Muharrem İnce’nin adaylığı ve muhalefet adaylar arasında birdenbire oluşan ve özlediğimiz siyasi nezaket hali…

Bisiklet süren, kuantum diyen, üniversite anıları olan bir cumhurbaşkanı figürü bir yanda, gündem belirleyemedikçe CHP’nin vaatlerine sarılan iktidar diğer yandayken AKP’nin seçim bildirgesini incelemek istedim. Şimdiden şunu söyleyeyim, bazı konularda bizimle dalga geçildiğini düşünmeye başladım.

Öncelikle seçim bildirgesinde AKP, iktidara gelir gelmez “terörist ve vatandaşı birbirinden ayırmayan olağanüstü hal” uygulamasını kaldırdığını söylüyor. Bildirgenin başka bir yerinde ise olağanüstü hali uluslararası hukukta “meşru ve demokratik bir mekanizma” olarak değerlendirmekle birlikte muhalefetin tavrından rahatsız olduğunu açıkça belirtiyor.

Bir seçim bildirgesinde muhalefetten şikâyet etmenin mantığını çok da sorgulamayalım ve şuraya gelelim: “yoğun terör tehdidi varken hukuka uyduğumuz için bizi takdir etsinler” denmiş. E hatırlatalım o zaman, hukuka uygun davranmak takdir edilecek bir şey değildir. Eğer “milli irade” sözünü dilinizden düşürmüyorsanız, o iradenin yansıması olan Anayasa’ya, uluslararası hukuka, kanunlara uygun davranmak zorundasınız zaten – ki hukuka uygun davranıp davranmadığınız da büyük tartışma konusu.

Seçim bildirgesinde olağanüstü halin denetime tabi olduğu iddia edilmiş ve tabii ki OHAL İşlemlerini İnceleme Komisyonu’nu kurmakla övünülmüş. Fakat 300 küsur sayfayı hızlı yazmış olacaklar ki, Komisyon’un mağduriyetleri giderme işlevinden söz edilmeden konu hemen şuraya gelmiş: “Komisyonun, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından bir iç hukuk yolu olarak tanınmasını sağladık.” Komisyon’un AİHM iç hukuk yolu olarak tanısın ve davalar geciksin diye kurulduğunu yanlışlıkla itiraf etmişler sanki.

Söz AİHM’e gelmişken: defalarca AİHM kararı alınmasına rağmen iç hukukta çözüme kavuşturulmayan cemevleri meselesinin çözülmesi sözü de verilmiş. Ama sadece bir “hukuki statü”den bahsediliyor. Burada cemevlerinin ibadethane olarak tanınıp tanınmayacağı, faturalardan muaf olup olmayacağı, zorunlu din dersinin kaldırılıp kaldırılmayacağı gibi Alevilerin birçok sorunu hakkında pek bir çözüm önerisi aslında getirilmemiş.

İktidarın sürekli gururlandığı Suriyeliler konusunda da garip bir durum göze çarpıyor: Seçim bildirgesinin “İçindekiler” bölümüne baktığınızda “Mülteciler” kısmına gidiyor ve Suriyelileri görüyorsunuz. Fakat çokça bilindiği üzere, Suriyeliler ülkemizde mülteci olarak kabul edilmedikleri için mültecilerin yararlandıkları haklardan da yararlanamıyorlar. AKP mülteci statüsünü tanıma sözü vermemiş, konu Türkiye olunca Suriyelilerden “misafir”, Avrupa olunca “mülteci” diye bahsetmeyi sürdürmüş. Yani Suriyeliler AKP Seçim Bildirgesi’nde ancak “kardeş” ve “misafir” olmuş, ama insan onuruna yaraşır bir yaşam sürme hakkı olan birer “insan” olarak görülememiş maalesef. Somalililerin ve diğerlerinin durumu daha da vahim: AKP “haritada yeri zor gösterilecek coğrafyalara dahi” yardım ediyormuş. Peki o coğrafyaların bu sözlerden haberleri var mı acaba?

Bir diğer ilginç konu ise özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasıyla övünüldüğü bölüm. Hatırlarsınız, vaktinde muhalifler “özel yetkili mahkemeler kaldırılsın” dediğinde iktidar direniyordu. Daha sonra muhalefetin noktasına geldiklerinde gazetecilerin Bekir Bozdağ ile yaptıkları bir röportaja denk geldim. Bekir Bozdağ, özel yetkili mahkemelerle ilgili konuşurken Ergenekon gibi davaların savcılarıyla övünmeyi ihmal etmemiş. (Merak edenler için haberin bağlantısı: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/chp-ile-ayni-noktaya-mi-geliyorsunuz-sorusuna-cevap-verdi-20731846)

Aslında bu yazı daha da uzayabilir ama, şunları eklemekle yetineyim: Bildirge’nin bir yerinde ilk ve ortaöğretimde öğretmen başına düşen öğrenci sayısının 16 olduğu iddia ediliyor. Bildirge’nin büyük bir kısmında terör ve güvenlik ele alınmışken başka bir bölümde Türkiye’nin Avrupa’nın en düşük suç oranına sahip ülkelerinden biri olduğu iddia ediliyor. Türkiye ile olan sorunlarını Avrupa Birliği platformuna taşıyan ülkelerden şikâyet ediliyor, genç kadın işsizliği yüzde 24’leri bulmuşken genç ve kadın istihdamının artırıldığı söyleniyor. Anayasa Mahkemesi’nin kararları ilk derece mahkeme tarafından bile uygulanmazken bireysel başvuru sisteminin getirilmesiyle övünülüyor. Avrupa’da farklı olanın tehlike altında olduğu söylenirken, Türkiye’deki durumu açıklamak için “Affedersiniz Ermeni” sözünden tabii ki hiç bahsedilmiyor.

Kısacası, bu seçim bildirgesiyle AKP bizi trollüyor.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
CHP'de kritik PM toplantısının tarihi belli oldu
CHP'de kritik PM toplantısının tarihi belli oldu
Turizmde 2019 hedefi 42 milyar dolar
Turizmde 2019 hedefi 42 milyar dolar