Çiğdem Şener İLGİNÇ KADINDI RAHMETLİ
izmir escort bursa escort izmir escort bayan bodrum escort izmir escort kızlar escort izmir

antalya escort izmir escort bayan buca escort bursa escort kızlar bursa escort bayanlar istanbul escort

İLGİNÇ KADINDI RAHMETLİ
Çiğdem Şener
hgs yükleme kent kart yükleme

İLGİNÇ KADINDI RAHMETLİ

     Halıya boylu boyunca uzanmış, yatıyor. Yanına vardım. ''Anneanne yerden kalk da şu kanepeye yat. Soğuk üşütürsün'' dedim.
   -Nereden?
   -Yerden.
   -Ne yapayım?
   -Kalk da şuraya yat.
   -Nereye?
   -Şu kanepeye.
   -Niye?
   -Yer soğuk, üşütürsün.
   -Kim?
   -???!!!...
      Nihayet cümlenin öznesini de bulmuştuk.

                                             * * * * *
    Rahmetli anneannem. Zira o benim rüyalarımda sımsıcağım, uyanınca da hasretimdir.
     1901 yılında, o daha anasının karnındayken, bir yaşındaki Hatice isimli ablası vefat etmiş. Peşinden anneannem doğunca iki iş olmasın diye merhumun Osmanlı tezkiresini yani nüfus kâğıdını bizimkine geçirivermişler. Kim nereden bilecek?    

     Babası Kût’ül Amare’nin kahramanlarındanmış. Ne çöl, ne de İngiliz öldürememiş onu. 104 yaşına kadar yaşadı bilirim. Son yıllarında üç aylığını gizlice toprağa gömerdi. Harp psikolojisinden geriye kalan kırıntı davranışlar herhalde. Paralar bulundu mu? Bilmiyorum.
   Evlendiklerinde anneannem 16, dedem de 15 yaşındaymış. İlk yıllarında bağda üzümlerin arasında saklambaç oynarlarmış. Sonra üç kız, iki oğlanları olmuş. Teyzemin biri, koca zulmü yüzünden, daha 35 yaşındayken geride üç çocuğunu bırakarak gitti öte dünyaya. Sonra dedem vefat etti. Seneler sonra diğer kızının, ardından da büyük oğlunun ölümünü gördü. Taş olsa çatlar ama nafile... Yaşamak gerek, çare yok.
     Her gün banyo yapardı ama çamaşır deterjanıyla. En çok da Omo'yu severdi. Titizdi toprağı bol olsun. Somyanın altında kocaman bakırdan bir leğeni vardı. Onu çoğu kez oracığa girmiş, sadece eteğinin ucu dışarıda, bakır leğeninde dakikalarca bir şeyler karıştırırken bulurduk. İçerisinde dönemin meşhur Yeşil Çivril sakızları, enfiyesi, mendilleri, pembe hapları, kat kat gecelikleri, hacıdan gelme rengarenk tesbihleri, kokuları, her türlü öteberisi bulunurdu. Ama en tuhaf olanı, gözünü kararttığı bir günde alıp leğenine koyduğu 2 metrelik beyaz amerikan bezinden kefeniydi. Hemen her hafta onu çıkarır, açar, katlar, geri yerine koyardı. Üzerine tam 15 sene daha yaşadı.

     Romatizması vardı. İyice parantez halini almış bacaklarının arkasındaki diz çukurunu, her gün defalarca çoluk çocuk hep birlikte ayaklarımızla çiğnerdik. Çok da eğlenirdik. Çiğnerken, kaymadan ayakta en uzun süre durabilen kazanırdı.
     Bir tarihte, eve gelen komşu kadınlardan biri, anneanneme bir şey söylemiş. Mucize reçete... Diz ağrılarına...1 kavanoz bal ve 100 gram güvercin dışkısı... Sonra bu iki şeyi iyice karıştırmış. Herkes, krem karışımını dizlerine sürecek sanırken ''aman dur yapma'' diyemeden, birdenbire kaşığı daldırıp ağzına atmış. Sabah akşam birer ölçü yutulacakmış meğer. Anlamamışız biz reçeteyi.
     Camın önünde çiçekleri vardı. Her gün onları itinayla sular, sever, konuşurdu. On bir ay, karanfil ve pembe küpe çiçekleri bana hep onu hatırlatır. Bazen annemin diktiği biber fidelerini nane diye biçer ağzına atardı; bazen de ekmeğinin arasına çiğ ıspanak koyar afiyetle yerdi. Damak tadı değişikti besbelli. Kaşar peyniri yemezdi mesela. Gelininin soyulan ayak topuk derilerine benziyormuş.
     Bize geldiği zamanlarda hep onunla beraber yatardım. Teni yumuşacıktı, tıpkı annem gibi kokardı. Her gece uyumadan önce okuyum diye rabbena dualarını bana o ezberletmişti. Uykuları da değişikti. Sabah ezanı okunurken, sıçrayarak yatağın içinde oturur, yüksek sesle anlamsız şeyler söylerdi. Ölüyor falan sanır, korkardım.   
     Biz çocuklara ilk namazı o kıldırmıştı. Oyun olsun diye orasını burasını gıdıklardık. Söylenerek defalarca abdest almak zorunda kalırdı. Dizleri ağrıdığı için oturur vaziyette en önde o, arkasında irili ufaklı çocuklar yalandan namaza dururduk. Secdede yaramaz çocuklardan biri inadına var gücüyle gaz çıkarırdı. Biz kıkırdaşırdık, O da namazın denk gelen bölümünü bağıra bağıra azarlar tonda okurdu. Allah'ım sen bağışla.
     Yazarken bile gülmek ağlamak arası bir şey oldum. Nasıl olsa ruhlar ölmüyor. Cennette sana kocaman sarılacağım inşallah. Sonra diyeceğim ki ''seni herkese anlattım''...

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
cesme escort fethiye escort kemer escort kusadasi escort marmaris escort denizli escort denizli escort didim escort duzce escort edirne escort edirne escort edremit escort trabzon escort trabzon escort giresun escort zonguldak escort
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Furkan Reis’ten “Rakamlarla Facebook”
Furkan Reis’ten “Rakamlarla Facebook”
Samsung’dan beklenen haber geldi!
Samsung’dan beklenen haber geldi!