canli bahis siteleri kaçak iddaa siteleri casino siteleri bahis siteleri İbrahim Kaan Erten DEVLETİ YÖNETENLER VATANDAŞINA HER ŞARTTA ŞEVKATLE YAKLAŞMALI
DEVLETİ YÖNETENLER VATANDAŞINA HER ŞARTTA ŞEVKATLE YAKLAŞMALI
İbrahim Kaan Erten
hgs yükleme kent kart yükleme

DEVLETİ YÖNETENLER VATANDAŞINA HER ŞARTTA ŞEVKATLE YAKLAŞMALI

Devlet millete hizmet etmekle mükelleftir.

Millet, haklı veya haksız bazı sebeplerden ötürü, zaman zaman, devletin sert otoriter ve bazen de acımasız yüzüyle karşı karşıya kalabilir. Ancak her ne sebeple olursa olsun millet, her daim devletin şefkatli ve merhametli yüzünü görmek ister. Bu nedenle devleti yönetenler, devleti temsil edenler, devlet adına çalışanlar hepsi millete hizmet etmekle mükellef olduklarını unutmamalı. Millete, devletin otoriter ve sert yüzünden ziyade, şefkatli, merhametli ve güler yüzünü göstermeliler.

Devletin başına vatandaşların oyları ile getirilen yöneticilerin kendisini eleştiren vatandaşlara hoyrat ve acımasız davranması toplumsal barışa hiçbir katkı sağlamayacaktır.

Her fani ölümü tadacaktır. Mühim olan geride güzel anılar bırakmaktır.

Türkiye'nin 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ismi söylendi mi, akıllara gelen ilk şey nedir, diye düşündüğümüzde cevap kesinlikle, Türk siyasetinin fötr şapkalı "BABA" sı olacaktır.

Yurdum insanı tarafından, BABA diye anılmak dünyanın en güzel şeyi olsa gerek.

Rahmetli Demirel’in avukatı anlatıyor.

1979 tarihinde rahmetli Demirel Başbakan idi. Antalya’nın deniz sahilindeki küçük bir ilçesinde vatandaşın biri, bir kahvehanenin ortasında Rahmetli Demirel’e açıkça sövüp saymış. Başbakan olduğu için o zamanki Ceza Kanunu’na göre, savcı resen soruşturma başlatmış. Buna hukukta, “madde-î mahsusa suretiyle hakaret” deriz. Ağır hakaret olduğu için takibat açmış, adam suçüstü haliyle yakalanmış içeri atılmış.

Rahmetli Demirel, her sabah gerek Başbakanlık, gerek de Genel Merkez’e geldiğinde ilk beni çağırır, davalarla ilgili gelişmeleri sorardı. Çünkü davalardan çok canı yanmış. İlk önce bunları öğrenir, işlerine salimen başlamak isterdi. O gün partide Özel Kalem Müdürü Talat Bey Demirel’in beni çağırdığını iletti, gittim. “Önemli bir şey var mı?” diye sordu. Ben de “Önemli bir şey değil, ama sadece bilgi arz etmek istiyorum. Antalya’nın bir ilçesinde vatandaşın birisi kahvehanede size hakarette bulunmuş, ağır ve galiz sözler söylemiş. Vatandaşı tutuklamışlar. Mahkeme şikâyetçi misiniz? diye soruyor, diye durumu kendisine açtım.

Demirel, “Bu hâkim ve savcı arkadaşlar da bazen kantarın topuzunu kaçırıyorlar. ‘Başbakan’a hakaret etti’ diye bir vatandaş tutuklanır mı? Biz burada oturuyoruz, haberimiz olmuyor. Yaptığımız uygulamalarla kim bilir adamı nasıl bunalttık ki, canını sıkmışız ki bize galiz küfürler etmiş” dedi. Ve bana dönerek, “Hemen Antalya’ya, o ilçeye git ve o vatandaşı hapisten çıkar, tahliye et gel. Sevaba girersin. Durup dururken bir ülkenin vatandaşı Başbakanına sövmez. Yaptığımız işlerle kim bilir adamın ne kadar canını sıkmışız, nasıl bunalmışız ki adam sövmüş!” dedi. http://www.yeniasya.com.tr

Herkesin bu dünyadan göçüp gittikten sonra sevgi saygı ile anılması ve bir hoş sada bırakması ne güzel bir şey diye düşünmeden edemiyor insan.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kadıköy Belediyesi De Paris Anlaşması’na Uydu
Kadıköy Belediyesi De Paris Anlaşması’na Uydu
CHP'li Hürriyet’ten Bardakçı Ali’ye moral ziyareti
CHP'li Hürriyet’ten Bardakçı Ali’ye moral ziyareti