Çiğdem Şener BENİM BİLDİĞİM ''ALLAH'' malatya escort kayseri escort etlik escort ankara escort porno istanbul escort antalya escort türk porno ankara escort travesti ankara partner
BENİM BİLDİĞİM ''ALLAH''
Çiğdem Şener

BENİM BİLDİĞİM ''ALLAH''

     Soru: Allah ne kadar büyük ve güzel olabilir?

     Cevap: Her insan beyninin ufkundan bir tık öte.

     Rahmetli Babaannem neredeyse köyünden hiç çıkmamış, okuması yazması olmayan bir kadındı. Şu hayatta gördüğü en uzak mesafe belki diğer köyün bağlarının kıyısında biten elma ağaçlarına kadardı. O’nun gökyüzü, içinde yer yer parlayan yıldızları ve ayı ile dört mevsim rengi değişen, arada sırada yağıp açan bir boşluktan öte değildi. Hayata dair tüm duydukları konu komşunun başına gelen gündeliklerdi, tüm insanlık tarihi bilgisi de dedemin O’na o arada bir ağır aksak okuduğu üç beş dini hikâyeden ibaretti. Tattığı en lezzetli yemek etli bulgur pilavı, en güçlü hayvan onu taşıyan eşeği, en güzel çiçek de yazları açan pembe hatmi çiçeğiydi. Ona demişlerdi ki Allah çok güzel ve büyüktür. Ama ne kadar olabilirdi ki? Olsa olsa tüm bu bildiklerinden biraz daha ötedir.

     İngiliz evrenbilimci, astronom, teorisyen ve yazar Prof. Dr. Stephen Hawking. Beyninin ufku, makro ve mikro dünyanın keşfedilen en derin uçları kadar. Tanrı inancını var sayarsak, Yaratıcı’nın güzelliği ve büyüklüğü, O’nun algısına göre babaanneminkinden çok daha ötedir. Bu herkes için kendine göre doyurucudur şüphesiz ki. Ama içinin doluluğu…İşte bu sahip olduğumuz idrak kadardır.

     Kuran-ı Kerim’in ilk emri,  Alâk suresinin ilk ayetidir. ‘’OKU’’. Oku ki bilesin beni, okuyarak öğreneceklerin sonsuzdur, çünkü ben de sonsuzum der gibi.

          * * * * *

     "Var olan her şey Tanrı içinde vardır ve Tanrı olmaksızın hiçbir şey ne var olabilir ne de kavranabilir...Tanrı ya da Doğa’’ dediği için,  yaşadığı dönemde hak ettiği değeri göremeyen, büyük eser Ethica’nın yazarı, sorgulayıcı ve laik düşünce sahibi Baruch Spinoza.

     ‘’Ene'l-Hakk: Ben Hakk'ım, Hak'tan gayrı değilim." dediği için önce kırbaçlanan, burnu, kolları ve ayakları kesildikten sonra da idam edilen Hallâc-ı Mansûr.

     Her ikisinin de çıkış noktaları nüanslara rağmen aynıdır. 

     Yaratıcı, önüne koyduğu oyuncaklarını dışarıdan seyreden bir gözlemci değildir. Kendisinden başka vücut bulmuş bir varlık yoktur. Zıtlıklarıyla birlikte tüm gerçeklik ve var olma hali O’nun ta kendisidir, O her şeydir. Kendisiyle birlikte mutlak var olanlar ve ruhlarımız da işte bu yüzden sonsuzdur.

         * * * * *

     1801 yılında Thomas Young tarafından çift yarık deneyi ile kuantum fiziğinin temelleri atılmıştır. Teoriye göre, gözlenemeyen elektronlar tamamen parçacık yapısında olmayıp, dalga benzeri özellik göstermektedir. Elektron gözlendiğinde ise, dalga fonksiyonu çöker ve elektron parçacık özelliği gösterir. Hiç kafanızı bulandırmayım, işin özü şudur: Bir şey gözlendiğinde vardır, gözlenmiyorsa gerçek değildir!

     Tüm bu kâinat, bizim için gözlemlersek, düşünürsek vardır.  Allah, yarattığı bunca güzelliğin övülmesini, anlaşılmasını, böylelikle de kendi yüceliğinin idrak edilmesini ister. Ama bir sanatçının eserinin görücüye çıkmasından daha öte bir şeydir bu.

     Bana kalırsa İçimizdeki Tanrı, aynadaki görüntümüz gibidir. Ne kadar yaklaşırsak O da bize o kadar yaklaşır. Arkamızı dönersek O da bize arkasını döner.

      ‘’Ben cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etsinler diye yarattım.’’(Zariyat -56) Bence kulluk  etmek, O’nu algılamaktır. İbadetlerimiz ise, ki eğer amaca yönelik yapıyorsak, bu işin gerekli enstrümanlarıdır.

          * * * * *

     O’ndaki sevgi ne kadar?

     Yoldan geçen tanımadığımız bir adam bize küfür etse belki o an için kızarız ama ömür boyu da bunu kendimize dert etmeyiz, ‘’deli mi ne?’’ der geçeriz. Aynı adam bize gülümseyerek küçük bir iyilikte bulunsa biz de ona hakkı ile bir iyiliği iade ederiz. Ama en sevdiğimiz kişi bize aynı şeyleri yapsa bizde açacağı iz çok daha derin olur ki karşılığı da en çukur veya en yüksek yerlerde yerini alır. Demek ki bize yapılan iyilik ve kötülüklere karşı tepkilerimizin şiddeti, onu yapan kişinin bizim gönlümüzdeki yerine göre değişiyor. Şimdi Yaratan’ın penceresinden bakalım. O bizi o kadar çok seviyor ki bu sevgiyi ancak sonsuzlukla sınırlandırabiliriz. O halde ona karşı yapacağımız kötülükler karşısında bize vereceği tepki ancak bir cehennemin, iyilikler de bir cennetin sonsuz şiddetliliğinde yer alabilir. İşte bu yüzden cehennem bu kadar acımasız, cennet de o denli bonkör. İşte size Thales bağıntısı. ‘’Matematik ne işe yarıyor?’’ demeyin.

     * * * * *

     Benim, tüm yaşamımdan öğrendiğim sonuç:

     Allah inanılmak değil, bilinmek ister.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Süleymanpaşa Belediyesinden yıllarca unutulmayacak konser
Süleymanpaşa Belediyesinden yıllarca unutulmayacak konser
Ülkenin tapusunu tek bir kişiye vermeyin
Ülkenin tapusunu tek bir kişiye vermeyin