Çiğdem Şener MENE TEKEL PERES malatya escort kayseri escort etlik escort ankara escort porno istanbul escort antalya escort türk porno ankara escort travesti ankara partner
MENE TEKEL PERES
Çiğdem Şener

MENE TEKEL PERES

Şanlı tarihi ile 3 kıtaya hükmedip, değişim rüzgârlarına karşı doğru yelken açamadığı için adeta sağmal haline gelen, bu yüzden de hazin sonunu yaşayan topraklarda yeni doğmuş bir bebek, Türkiye Cumhuriyeti. Yüzlerce yıldır mutlak monarşinin öğrettiği acizlikten sonra, göbeğini kendi kendine kesmek zorunda kalan halk, topyekün  bir mücadele ile dünya sahnesinde kaçırdığı haklı rolünü tekrar oynayabilmek için donanıyordu.

     Yıl 1928. Avrupa’da bir kitap yazıldı. Yugoslavya Krallığı ile Bulgaristan’dan sonra ülkemize gelen kitap, en büyük başarısını da bizde elde etti. Kuran-ı Kerim’den sonra dönemin en çok basılan ve okunan kitabı oldu. Mustafa Kemal Atatürk, kitabı çok sevdi. Okullarda müfredata konmasını çok arzuladı. Cumhuriyet’in ilk yıllarında askerlere tavsiye edildi ve öğretmenler için yayınlanan Terbiye Dergisi abonelerine ücretsiz dağıtılıp, öğretmen okullarının son dönem mezunlarına birer adet hediye edildi.

     Kitabın çok sevilmesinin nedeni, tam olarak bizim ülke gerçeklerimizle örtüşmemesine rağmen, içerdiği mantalite bakımından yeniden inşa edilecek bir ülkeye yol gösterici rehber niteliğinde olmasıydı.

     Grigori Petrov ‘un yazdığı ‘’Beyaz Zambaklar Ülkesinde’’.

                  * * * * *

     Finler, çok sevdikleri ülkelerine bataklık anlamına gelen ‘’Suomi" derler. Suomi, sert kayalardan, çukurluklardan ve bataklıklardan oluşmuş, tarıma elverişsiz bir toprak parçasıdır. İklimi çok serttir, doğal bir zenginliği de yoktur. Bu sebeple yeterince gelişememiş, tam 6 asır boyunca İsveç yönetiminde yoksulluk ve sefalet içinde kalmıştır. 1809 tarihinden sonra Rus egemenliği altında özel yasalarla yönetilen Büyük Prenslik statüsü kazanmıştır. İsveçli olmayan, Rus olmak da istemeyen halk, Finlandiyalı olmaya karar vererek, kendi ulusal kimliğini oluşturmaya başlamıştır. Bu milli uyanışta, ana dillerini, edebiyatlarını, aile içi iletişimlerini, eğitim kurumlarını, kiliselerini, kışlalarını, sanat ve sporlarını, gazete ve basılı yayınlarını, bürokrasilerini, anayasalarını, giyim kuşamlarını, imarlarını, tarım ve ticaret politikalarını, fabrikalarını ve akla gelebilecek her şeylerini sistematik olarak reorganize etmişlerdir. Köylüsü, işçisi, doktoru, öğretmeni, hâkimi, askeri, din adamı, kadını, erkeği, çocuğu 7'den 70’e her insanı bu görevi kutsal bilmiş, ülkelerini bugün bile gıpta ile bakılan refah düzeyine getirmişlerdir.

     ….‘’Halk nasılsa, onu yönetenler de öyledir. Bu yüzden de her halkın hak ettiği iktidarlara ve yöneticilere sahip olduğu eskiden beri söylenegelmektedir’’

     …. Kahramanlar kitleye ilham vererek, onu ateşlerken, bu ateşin kaynağı halk kitlelerinin içinden çıkan alevin kendisidir.

     ….Halkın sahip olduğu değerler nelerdir? Zekası, iradesi, ve vicdanı gelişmekte midir yoksa zehirli otlar sarmış gibi, çürüyerek yok mu olmaktadır?’’

     Kitaptan alınan bu bölümler, yöneticiler kadar, o yöneticileri içinden çıkaran halkın da sorumluluğunun yadsınamaz olduğunu ayrıca vurgulamaktadır.

     İşte ‘’Beyaz Zambaklar Ülkesi’’, bataklıktan zambak çiçeklerinin diyarına dönüşen bir yerin hikâyesidir

     * * * * *

     Benim üç tarafı denizlerle çevrili, toprağının altından üstünden ayrı bereket akan, eşsiz doğal güzelliklerle bezenmiş, tarihi geçmişiyle çok günler görmüş ülkem. Yoksa sen bir bataklık olmaya mı öykünüyorsun?

     Sen nerede hata yaptın?

     Neden terör belası bu kadar rahat at oynatabiliyor bu ülkede?

     Neden çalışıyor çabalıyorsun da hala dış borcun yüzlerce milyar dolar? Dizi filmlerden bölüm başına verdiğin ücret on binlerce lirayı bulmuş, milli futboluna ödediğin, dünyada 3. sırada yerini almış, dünyanın en pahalı etini yemiş, en pahalı benzinini içmişsin.

     Televizyon ekranında şehitlerine üzülmüş, aynı ekranda on dakika sonra evlenip koca bulanlara sevinmişsin. Hayalle gerçeğin birbirine girmiş ve sen ayırtında değilsin.

     Tam 12 sene okula ve dershaneye gitmişsin ama konuştuğun yabancı dil, Mr. and Mrs. Brown’dan öteye geçememiş. Üniversite sınavında 8 matematik sorusundan ancak 1 tanesini yapabilmişsin. Üstelik yüzlerce insan gözünün içine baka baka kopya çekmiş ve sen her sene sağlık dileklerinde bulunmuşsun kendine. Öğretmenin değersiz, çaresiz kalmış da çocuğuna mı derman olacak?

     Hukuk dediğin günübirlik siyasetin içinde bumerang gibi...Dün ve bu günün kahramanları ile hainleri sürekli yer değiştirir olmuş.

     Söylenecek çok şey var ama insan durabilmeli.

     Görünen o ki ‘’Beyaz Zambaklar Ülkesinde’’ kitabını milletçe yalayıp yuttuğumuz halde bu kadar olabilmişiz.

     * * * * *

     Babil Kralı Baltazar, bir ziyafet verir. Ancak Allah’ın işi bu, birdenbire büyük bir el çıkar ve karşıdaki duvara bir şeyler yazmaya başlar. Yazılı kelam şudur:

   "MENE TEKEL PERES"

Daniel Peygamber yazıyı çözer.

Mene: Tanrı senin krallığının günlerini saydı ve ona son verdi.

Tekel: Terazide tartıldın ve eksik bulundun.

Peres: Krallığın ikiye bölünerek Medler'le Persler'e verildi.

Allah korusun!

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Başbakan 'Hayır' diyenleri yine yalan söylemekle suçladı!
Başbakan 'Hayır' diyenleri yine yalan söylemekle suçladı!
CHP'li Yaman'a Erdoğan'a hakaretten tutuklama
CHP'li Yaman'a Erdoğan'a hakaretten tutuklama