Cansel Arslan O SEN OLMA DİYE!
O SEN OLMA DİYE!
Cansel Arslan
hgs yükleme kent kart yükleme

O SEN OLMA DİYE!

“Bir kadın olarak, ülkem yok. Bir kadın olarak, bir ülkem olsun istemiyorum. Bir kadın olarak, bütün dünya benim ülkem.” Virginia Woolf

 

   Kadın güzeldir, kadın özeldir, kadın çiçektir, şöyledir böyledir… Yok öyle bir şey, kadın KADINDIR! Sürekli bir mana yüklemeyi bırakıp, eyleme geçip, kadına “birey” olduğu için değer verdiğiniz, hem zihinde hem yürekte hem de bütün o ataerkil yaşantınızda kabul ettiğiniz güne kadar da kadın İSYANDADIR!

 

   Kadın olmak dünyanın her yerinde zor olsa da bizim gibi toplumlarda zordan da öte. Yasadığın coğrafya kaderin olur, kaçamazsın. Bizim buralarda verdimiz bir nevi hayatta kalma mücadelesi. Hani o bölüm kaçırmadan izlediğimiz Survivor var ya iste onun kurgu olmayanı. Gülmen tahrik unsuru, boşanmak istemen katlinin fermanı. Tecavüz mu? Kesin rızan vardır!

 

   Doğusu batisi hep aynı, karanlık çöktüğünde üzerimde istediğim kıyafetle korkmadan yürüyemediğim bir şehirde değilsem enlem boylam farkı ortadan kalkmıyor mu? Sosyokültürel cevre, okur yazarlık oranı, gelişmişlik seviyesi.. Fark ediyor mu? Kadın hayatinin bu kadar ucuz olduğu bir memlekette yol kenarında olu bulunman 3. Sayfa haberi olmaktan öteye geçebiliyor mu? Her şeyden geçtim uzun sure sessizlik olunca kız çocuğu doğdu diyen bir kendini bilmez olmuyor mu her ortamda? Kız çocuk sahibi olmanın hüzün olduğu bir coğrafya burası. Doğumun sessizlik kardeşim, iyi bil ki; öldürülmen de…

***

   Vücudumdan akan kan, kaldırım taşlarının arasından yol yapıp, hızla yattığım bölgeye yayılırken beni öldürmek için mi acele ediyordu yoksa çaresizliğimizi anlamış yardım çağrısı için mi bunca telaşlıydı bilemiyorum. Tek bildiğim durmadan aktığı..

“Ölüyorum hayat! Evladım bana bakarken oluyorum. Katilim kocam…”

 

   16 yaşımda sevmek nedir bilmeden, bir kere bile sevilmemişken sevdiğim adama kaçtım. Sevdiğimi sandığım ya da olduğunu sandığım adama. Sanmalar geçip, gerçeği gördüğümdeyse çok geçti. Babasız çocuk yetiştirmemek için sabrettim. Boşanmış bir kadın olmamak için. Boşanmış ve 11 yaşında bir çocukla baba evine dönen bir kadın olmamak için. Evlenirken bütün ailemi yok saymışken üstelik. Biraz önce 12 senemi, gençliğimi ve muhtemelen ömrümü verdiğim bu adam gözünde tarif edemeyeceğim bir nefretle elindeki ekmek bıçağını saplarken bedenime, oğlum “Baba, yapma!” diye ağlıyordu. Ne beni duydu ne de evladını. Tek suçum boşanmak istememdi. Şiddet dayanılacak gibi olmadığında çocuğumu alıp çıkmıştım evden. 4 gün sonra bir köşe başında karşımıza çıktığında düşmanca bakışları üzerimde, kararlı bir şekilde ve bir an bile duraksamadan çıkardı bıçağı. Öldürme arzusu, öfkesi öyle güçlü ve önüne geçilemezdi ki; kendi parçasını da aynı anda öldürdüğünü görmedi bile. Annesi gözlerinin önünde öldürülen –üstelik kendi babası tarafından- bir çocuk hayata dönebilir mi tekrar?

 

   Bu hayattaki en büyük çaresizliklerden biri ölmek üzere olan bir annenin evladını teselli etmesiymiş. O, öyle gözyaşları içinde sağa sola koşuştururken ölmek bunun yanında hiç kalıyor diye düşündüm. O kadar yalnız ve o kadar çaresiz bırakıyordum ki onu ardımda, gözü açık gitmek deyimini yaşıyordum. Ölemiyordum!

***

Özgürlüğü uğruna düşen, dövüşen bütün kadınlara selam olsun! Çilem Doğan'a selam olsun!

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Türk baklavasına hayran kaldı
Türk baklavasına hayran kaldı
Şırnak’ta hain saldırı: 3 şehit
Şırnak’ta hain saldırı: 3 şehit
cesme escort fethiye escort kemer escort kusadasi escort marmaris escort bandirma escort bordum escort burdur escort canakkale escort cankiri escort canakkale escort cesme escort corlu escort corum escort cerkezkoy escort