Nuriye ve Semih yaşasın demek suç değildir

Nuriye ve Semih yaşasın demek suç değildir

Beşiktaş-Konyaspor Süper Kupa maçında, "Nuriye ve Semih Yaşasın" pankartı açan Beleştepe taraftar grubundan 11 Beşiktaş taraftarı hakkında tutuklama kararı verildi.

Nuriye ve Semih yaşasın demek suç değildir

Söz konusu maçta açılan pankartla ilgili Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı'nca açılan soruşturmada, 17 kişi hakkında örgüt propagandası iddiasıyla yakalama kararı çıkarılmıştı.

Faşizm, Nuriye ve Semih'in ismine dahi tahammül edemiyor ve onları sahiplenen herkese saldırıyor bir süredir. Faşizmin yargısı, en tepeden geldiği anlaşılan talimatla, Nuriye ve Semih’i sahiplenen herkese dava açıyor, tutukluyor.

Faşizm; Nuriye, Semih ve Yüksel direnişinde somutlanan, halkın zulme ve adaletsizliğe başkaldırmasından korkuyor. Her türlü saldırıya, baskıya rağmen direnişi bitirememiş olmanın öfkesiyle saldırıyor. Halkın farklı kesimlerinin Nuriye ve Semih’i sahiplenmesi, zulme teslim olmaması iktidar sahiplerinin uykularını kaçırıyor.

Bu yüzden, burjuva hukukuna göre bile son derece masum ve insani bir talebi dile getiren, açlık grevindeki iki eğitimcinin hayatını yitirmemesini isteyen futbol taraftarlarını, "terör örgütü propagandası" gerekçesiyle tutukluyor.

Nuriye ve Semih’i sahiplenmek için yapılan eylemler ses getirdiğinde ise, tahammülsüzlükleri daha da artıyor. Beşiktaş taraftarlarına bu boyutta bir kinle saldırmalarının bir nedeni de budur. Beşiktaş-Konyaspor maçında yaşanan olaylar üzerinden, konunun futbol kamuoyu başta olmak üzere, toplumun gündemini uzun süre meşgul etmesi, açılan pankartın ve eylemin etkisini arttırmıştır.

Maçta Konyaspor taraftarlarının sahaya bıçakla girmesi, İzmir' Marşı'nın yuhalanması, "Yaşa Mustafa Kemal Paşa" pankartının stadyuma sokulmaması ve atılan ırkçı sloganlar, halkın ciddi tepkisini çekmiştir. Üstelik bu Konyaspor taraftarının ilk vukuatı da değildir; 10 Ekim Ankara Katliamı'nın hemen sonrasında Konya'da oynanan milli takımın maçında, katliamda hayatını kaybedenler için yapılan saygı duruşu, aynı taraftarlarca yuhalanmıştır.

Her ne kadar futbol müsabakaları ülkemizde yaygın olarak takip ediliyor ve tartışılıyor olsa da, bu maç her zamankinden fazla gündemi meşgul etmiştir. Tüm bu tepkilere maruz kalan Konyaspor Kulübü Başkanı ise, efendilerinden öğrendiği gibi, terör demagojisine sığınarak kendini aklama çabasına girmiştir. Faşist taraftarların saldırganlıklarını "teröre tepki" ile meşrulaştırmak istemiş; işini isteyen iki eğitimci Nuriye ve Semih’i terörist ilan etmiştir. Beşiktaş taraftarlarının açtığı pankartı hedef göstermiştir. Bu durum, açılan pankartla ilgili tartışmaları ve Nuriye ve Semih'in mücadelesini daha geniş kitlelere ulaştırmıştır.

Siyasal iktidar Nuriye ve Semih’le ilgili tüm eylemlere zaten saldırmaktadır. Öte yandan bu pankart ve beraberindeki tartışmaların etkisi, öfkesini daha da büyütmüştür. Ortada hiçbir suçlama olmadan, Beşiktaş taraftarlarının tutuklanma sebebi budur. Yapılan eylem ses getirmiş, etkili olmuştur.

Faşizmin tüm bu saldırılarına rağmen halkın "Nuriye ve Semih" demesi, mücadelenin haklılığının ve meşruluğunun kitleler tarafından görülmesinin bir sonucudur. Bedeli ne olursa olsun, kitleler "Nuriye ve Semih" demekten vazgeçmemektedir.

Tutuklanan 11 Beşiktaş taraftarı arkadaşımız da, Yüksel direnişi tutsaklarındandır. Nuriye ve Semih dedikleri için, faşizm tarafından tutsak edildiler. Onları yalnız bırakmamak boynumuzun borcudur...

EMEKÇİYİZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ

Beşiktaş
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Uçak biletlerine zam mı gelecek?
Uçak biletlerine zam mı gelecek?
Gece ve gündüz Twitter’da eşitlendi
Gece ve gündüz Twitter’da eşitlendi