Önce vatan için, şimdi de Gazilik unvanları için mücadele ediyorlar

Önce vatan için, şimdi de Gazilik unvanları için mücadele ediyorlar

Terörle Mücadele Sırasında Yaralanıp Gazi Sayılmayanlar Derneği'nde (TMSY) Kadir Erhan Tuna ve diğer terör mağdurlarıyla bir araya geldik. Onlar, askerlik görevleri sırasında bu memleket için kanını akıtmış, hastaneden çıkar çıkmaz unutulmuş terör mağdurları... Mağdur diyorum çünkü devlet onları Gazilik unvanına layık görmedi. Onlar da kendilerini, ''Askerlik görevini yaparken çıkılan operasyonlar sırasında, terör örgütleri ile girilen çatışmalarda yaralanan ve devleti tarafından görmezden gelinen vatan evlatları'' olarak tanımlıyorlar. Gelin onların hikayelerini ve mücadelelerini kendilerinden dinleyelim...

Önce vatan için, şimdi de Gazilik unvanları için mücadele ediyorlar

Ebru Gümüş / ebrugumus@omedyam.com

Terörle mücadele sırasında yaralanmanıza rağmen devlet size neden Gazilik unvanı vermedi?

Mevcut yönetmeliğe göre terörle mücadele sırasında yaralanan askerlerin, sağlık kurullarından 'Yüzde 40 engelli' raporu alması gerekiyor. Sağlık kurulunun verdiği raporda 'Yüzde 39 engelli' dahi olsa devlet size Gazilik unvanı vermiyor. Bizler yönetmelikteki  'Yüzde 40' ibaresinin mağdurları olduk ve mağduriyetimizin giderilmesini bekliyoruz. Aramızda kalbindeki, omuriliğindeki kurşunla, gözündeki şarapnel parçalarıyla, kopmuş parmağıyla hayatını devam ettirmeye çalışanlar var. Bizler canımızı hiçe sayarak teröristlere karşı ülkemizi savunduk, vücudumuzdaki kalıcı hasarlar hala bizler için sağlık sorunu oluşturmaya devam ediyor ancak devlet bütün bunlara rağmen bizlerin sesini duymuyor. Şunun da altını çizmek istiyoruz biz devletten maaş beklentisi içinde değiliz. Biz sadece bu ülke için canımızı ortaya koyduk ve hakettiğimiz Gazilik unvanımızı istiyoruz. Öldüğümüzde tabutumuzun üzerine Türk Bayrağı çekilsin istiyoruz.

Devlet size Gazilik unvanınızı vermedi ancak devletten yararlandığınız herhangi bir hakkınız var mı?

Devletten en ufak bir yardım almak şöyle dursun, tedavi bittikten sonra ''Cebinde paran var mı? Nereye gideceksin'' diye soran olmadı. Hastaneden ayrılırken evimize dönmek için otobüs paramızı bile cebimizden ödedik. Evime döneceğim, yaralı girdiğim hastanede üzerime giyineceğim bir kıyafet olmadığı için yaralandığımda üzerimde bulunan kanlı giysiyi yıkadım ve tekrardan giyinip öyle ayrıldım hastaneden. Kısacası en ufak bir haktan dahi yararlanamıyoruz. En basitinden üzerimizde taşıdığımız ulaşım kartı dahi herkesin cebinde bulunan kartlardan. Sadece biz mağdur olmadık aynı şekilde ailelerimiz ve çocuklarımızda hiçbir haktan yararlanamadı.

Vücudunuzdaki yaralar düzenli olarak bir hekim tarafından takip edilmesi edilmesi gereken ağır hasarlar. Herhangi bir rahatsızlık yaşadığınızda ne yapıyorsunuz? Sağlık konusunda aldığınız bir yardım var mı?

Sağlık konusunda da devletten bir yardım ya da ayrıcalık görmüyoruz. Omuriliğinde mermiyle yaşamak zorunda olan arkadaşım herhangi bir devlet hastanesine gidiyor, herkes gibi sırasını bekliyor, katkı payını ödüyor, ilaç yazılmışsa bu farkı da cebinden ödüyor.  Neden? Devlet seni askere aldı ve vuruldun diye... Askerliğimiz süresince dağda teröristlerle savaştık, askerlik bitti en acısını yaşıyoruz... Devlete kendimizi kabul ettirme mücadelesindeyiz. Hangisi daha acı? PKK ile savaşmak mı devlet ile savaşmak mı? Valla bana acı gelen devlet ile savaşmak.

Psikolojik olarak neler yaşadınız bu süreçte? Profesyonel anlamda psikolojik destek sağlandı mı sizlere?

Bu işin bir de psikolojik boyutu var ne yazık ki... Bizler yaralanarak kurtulduk ama bir çoğumuzun yanında silah arkadaşlarımız şehit düştü. Hepimiz büyük travmalar atlattık ancak devletten profesyonel anlamda psikolojik yardım alamadık. Bize sadece 45 gün hava değişimi verildi ve biz  45 günün ardından  birliğimize dönerek askerliğimizi yapmaya devam ettik. İnanır mısınız hala yaralarımızı gördüğümüz zaman psikolojik olarak acı çekiyoruz. Bizim bedenlerimizde taşıdığımız mermiler vekillerin kendi vücutlarında ya da çocuklarının vücudunda olsa Gazi derler mi demezler mi? Bir çatışmanın ya da saldırının ardından hastaneye gidip 'Gazilerimizi ziyaret ettik' diyerek poz verirler ancak işin aslı hiç de öyle değildir. O askerlerin birçoğu tıpkı bizim gibi Gazilik unvanı elde edememiştir. Bakın size bir örnek vereceğim 18 Temmuz 2012 tarihinde dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan ve  beraberindeki AKP heyeti, Van'ın Gürpınar ilçesinde PKK pususunda yaralanan ve aynı zamanda üyemiz olan Jandarma Er Turan Kocabay'ı evinde ziyaret ediyor.  Ertesi gün haber başlıklarında şu ifade var; ''Esenler Gazisine sahip çıktı.'' Ne yazık ki bu haberdeki arkadaşımız da bizler gibi Gazilik unvanına sahip olamamıştır aslında. Haberlerde ''Saldırıda yaralanan Gazilerimizi ziyaret ettik'' ifadesi yer alır ancak o yaralanan askerlerin büyük bir bölümüne Gazilik unvanı ve hakları verilmiyor.  Zaten birçoğumuzu ziyarete gelen bile olmadı. Kapımızı bir muhtar bile çalmadı. En acısı da bu.

Devletten hiçbir konuda yardım görmediniz... Peki istediğiniz her işte çalışabiliyor musunuz? İş bulmada sıkıntı yaşıyor musunuz?

Bu konuyla ilgili olarak size yine geçmişten bir örnek vereceğim... 1998 senesinde Dağlıca'da 17 askerin şehit düştüğü helikopter saldırısından sağ olarak tek kurtulan kişi olan Engin Yaşar, mevsimlik işçi olabilmek için ayağındaki platinle koşu yarışına katıldı ve kazanamayınca işe alınmadı. Aramızda birçok arkadaşımız vücudundaki platinle, mermiyle, şarapnel parçalarıyla inşaatlarda çalışarak ekmek parasını kazanmaya çalışıyor. Gözünde ve kolunda şarapnel parçaları olan, gece araç kullanamayan arkadaşımızdan 'ağır iş raporu' istiyorlar. Rapor alamayan arkadaşımıza dolayısıyla iş de verilmiyor. Öte yandan vücudumuzdaki kalıcı izler ve yaraları gördüklerinde terör Gazisi olduğumuzu söylediğimizde belge görmek istiyorlar. Gösterebileceğimiz bir belge olmadığı için insanların aklına farklı durumlar gelebiliyor ve hatta ''Devlet sana Gazilik vermediğine göre sen birşey yaptın'' diyenler bile çıkabiliyor ne yazık ki...

Türkiye'de sizin durumunuzda olan, Gazilik unvanı bekleyen kaç kişi var?

Bu konuda bizim bir rakam vermemiz çok zor. Çünkü devlet bu konuyla ilgili bilgileri kamuoyu ile paylaşmıyor. Dilekçe veriyoruz, Bakanlığı arıyoruz ancak bize verilen yanıt; ''Bu dilekçeyi yırtıp atıyoruz, size cevap veremeyiz.''

Ailelerinize değinmek istiyorum... Çocuklarınızın tepkisi nasıl bu duruma? Ne yaşadığınızı sorduklarında ne cevap veriyorsunuz?

İnanın en zoru da çocuklarımıza içinde bulunduğumuz durumu anlatabilmek... Hatta 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Gazilik unvanı alanları ve gördükleri ilgiyi gören çocuklarımız bize soruyorlar... Kendi çocuğumuza cevap veremiyoruz. ''Baba sen Gazi misin?'' diye soruyorlar. Yanıt veremiyoruz. Kendimiz bu gururu yaşayamıyoruz, çocuklarımıza da yaşatamıyoruz. Gazi çocuklarının istedikleri ilde istedikleri okula kayıt yaptırabilme hakkı var. Çocuğum için okula bu taleple gittiğimizde Gazilik kartı istiyorlar... Gösteremeyince ''Ben senin kendini vurmadığını nerden bileyim'' yanıtı alıyorsunuz. Biz bu ülke için kanımızı akıttık çok mu şey istiyoruz? Çocuğumuz rahat okusun, bir madalyamız olsun, bir törende çağırsınlar istiyoruz... Bu devletin yapamayacağı şeyler mi bunlar. Meclis'te bir el kaldırmaya bakıyor her şey.

Yaşadıklarınızı ve taleplerinizi devlet yetkililerine anlatmak için neler yapıyorsunuz? Ayrıca bu noktada medyadan yeterince destek görebildiniz mi?

Randevu taleplerimize kesinlikle yanıt alamıyoruz. Birçok devlet yetkilisinden randevu alabilmek için uzun çaba harcıyoruz ve olumsuz yanıt alıyoruz. AKP İstanbul İl Başkanlığı'ndan konuyla ilgili randevu talep ediyoruz ancak cevap verilmiyor. Milli Savunma Bakanı Fikri Işık da yine randevu taleplerimizi geri çevirdi. Medyanın desteğine değinecek olursak, başta İstanbul, Kayseri, Kocaeli olmak üzere Türkiye'nin birçok şehrinde basın açıklamaları gerçekleştirdik. Medyanın ilgisi çok az oldu. Hatta bizim sesimizi duyurmak için yaptığımız basın açıklaması TV'lerde yayınlanmaya layık görülmezken aynı gün o haber kanalları 'En güzel köpek yarışması'nı haber olarak yayınladılar. Terörist başı Abdullah Öcalan için açlık grevine girenler her gün medyada yer alırken, bu ülke için kanını akıtmış bizleri görmüyorlar. Her şeye rağmen Meclis'te bizlerin sesi olmaya çalışan vekillerimiz de var. Özellikle CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet'e sesimizi duyurmaya çalıştığı için teşekkür ederiz.

(Röportajda bizlere eşlik edip mücadeleleri hakkında bilgi veren diğer terör mağdurlarımız ise; Veysel Ertemel, Kemal Dilmen, Adil Gülgen, Celal Yılmaz, Cevat Zorlu, Ali Köse, Murat Kızıl, Hakan Yağcı, ve Ahmet Dalyaprak)

tmsy gazilik terörle mücadele asker tsk
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Murat babacan     0000-00-00 Sayın Ebru hanım testeklerinizden dolayı çok teşekkürler bende TMYS üyesi olarak bu mağduriyetimizin çözülmesi için sizlerin tesdeğinin devamını bekliyoruz saygılarımla
Abidin bozkuş     0000-00-00 Allah sizden razı olsun ebru hanım bizim bu haklı mucadelemizde bizlere destek verdiniz
muharrem demir     2016-09-23 sayın ebru hanım bizler için göstermiş ilği ve alakadan dolayı size sonsuz teşekür ederim bende terörle girmiş oldugum çatışmada malesef sol omuzumdan hayin pkk kurşunuyla yaralandım ne yazıkki kolum kopmadıgı için gazi sayılmadım ve en açısıda en yakın can çiğer kardeş ten de öte silah arkadaşlarımı hayin pkk kurşunlarıyla 12 arkadaşım şehit düşmüştür aradan 22 yıl geçmesine rağmen aynen ilk günkü gibi her zaman her an o yüce şehitlerimizin yasını çekmekteyim tmsy aylesi olarak sayğılarımla
Kemal dilmen     0000-00-00 Teşekkür ederim asil Türk Kadını sayın ebru gümüş hanımefendi.vatan savunma sında pkk kurşunu ile çatışma da yaralanan vatan evlatlarının sesi oldunuz.bu vatan için yediğimiz mermi ler yanımıza kar kaldı.bir Suriyeli kadar değerimiz olamadı bu ülkede ne yapalım
burhan cevik     0000-00-00 Desteginizden dolayi tesekurler kirikkaleden saygi ve sevgiler sunarim saolu var olun
burhan çevik     0000-00-00 Sayin ebru hanim desteginizden dolayi tesekur ederim malesef turkiyede boyle bir gercek var bizlerin sesi oldugunuz icin tesekurler kirikkaleden sevgiler saygilar
Ersin ŞENOL     0000-00-00 Ebru hanım bizleri hatırlayıp sesimizi duyurduğunuz için sonsuz teşekkürler yüreğinize sağlık, inşallah yetkililer de duyar ve artık harekete geçerler..
CELAL YILMAZ     0000-00-00 Ebru hanin agziniza yureginize saglik bu guzel dusuncelerinizle bizleri menmun ettiniz sizlere ve Omedyam gurubuna tum TMSY LILER olarak cok tesekkur ederiz
İlhami SAYGIN     0000-00-00 Şu mübarek günde sesimizi duyan daha önemlisi duyuran kim olursa olsun RABBİM ondan razı olsun
Enver Çelik     0000-00-00 Ebru hanım ve ekibinize desteklerinizden dolayı çok teşekkür ederim Bizi devletimiz gazi görmüyor inşallah sizlerinde desteğiyle hakkımız olan gazilik unvanımızı gecte olsa alacağız.
paykasa kart
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Çöp taksi hizmete başladı
Çöp taksi hizmete başladı
Gürer:Yargıya güven azaldı
Gürer:Yargıya güven azaldı