Pendik Escort Bayan Escort Kartal Maltepe Escort kaçak iddaa siteleri casino siteleri bahis siteleri Turizmden Türkiye’nin Kaybı 35 Milyar Dolar !..

Turizmden Türkiye’nin Kaybı 35 Milyar Dolar !..

İstanbul Büyükşehir Belediye ve CHP Üsküdar Belediye Meclisi Üyesi Turizmci Erdal Tüfekçi Türkiye’nin son 10 yılda değişen Turizm politikaları hakkında meclis kürsüsünde gündem dışı konuşma gerçekleştirdi.

Turizmden Türkiye’nin Kaybı 35 Milyar Dolar !..

CHP’li Tüfekçi Turizm Meslek Liselerinde “Alkollü İçki ve Kokteyl Hazırlama” dersi 2017-2018 Eğitim- Öğretim döneminde müfredattan çıkartılıyor olmasını eleştiren ve bir çok önergesine de konu olan konuşmasında ki bazı satır başları şöyle ; 

 

“15 yıldır tek başına iktidar olan AKP’nin 2006 yılında hazırladığı “2023 Türkiye Turizm Stratejisi’’ altı ay ile başlayıp en uzun süresi yedi yıl olan bir eylem planı ile de destekleniyordu. Bakınız ne yazıyordu; 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığının yaptırdığı DPT sunularak Yüksek Planlama Kurulunca kabul edilen ve resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren turizm eylem planında; 9 kültür ve turizm gelişim bölgesi, 7 turizm gelişim koridoru, 10 turizm kenti, 11 kruvaziyer, 9 yat limanı yapılacak, tematik bölgeler oluşturulacak, Ulusal Turizm Konseyi kurulacak, kişi başına turizm geliri 1.350 dolara yükselecekti… Üzerinden 10 yıl geçti, bırakalım stratejinin güncellenmesini, şimdi adı bile anılmıyor. Son iki yılda turizmden kaybımız neredeyse 35 milyar doları bulmuştur. Şimdi bu içki yasakları gibi tedbirlerle bunu kalıcı hale getirdiğinizin farkında mısınız? Yarın turizmden gelirini yitirdiği için aile içi sorunlar yaşayan, çocuğuna okul harçlığı bile veremeyen babaların, evde huzur bulamayan anaların, yokluk içinde büyüyen çocukların vebalini biliniz ki boynunuzda taşıyacaksınız.” 

“İnancımız bizde kalsın, ama bırakın sizi rahatsız etmeyen insanların kendi ülkelerindeki gibi rahat özgür bu ülkenin keyfini çıkartırken ihtiyacımız olan dövizi, milyonlarca insanımızın yaşam kaynağı olan gelirlerini yok edip onları aç açık, güçsüz, çaresiz bırakmayın. Ekmeği ile oynamayın. Laik-özgür bir ülkede yaşarken, konuklarımıza da bu ortamı, kendi geldikleri ülkelerindeki demokrasi ortamını yaşatalım. ARAP ŞEHLERİNİN Paris, Nice, Monaca, Cote de Azur da, Cenevrede nasıl tatil yaptıklarını, onların buraya değil de neden oralara gittiğini hiç düşündünüz mü? Suudi beyleri, prensleri kaçamak için artık Dubai ye gitmesin diye, kendi topraklarında özel bölgeler yapma kararı aldığını biliyormusunuz? Kim ne yer, ne içer? Özgür bir ülkede kimse kimseye karışmaz, kendi halkımıza kötülük etmeyin, herkesin günahı boynuna”

 

CHP’Lİ TÜFEKÇİ’NİN TAM KONUŞMA METNİ İSE ŞÖYLE ;  

 

 

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi 2017 yılı Ekim ayı Meclis toplantılarında Üsküdar Belediyesi ve İBB Meclisi CHP Üyesi Erdal Tüfekçi’nin “Türkiye’nin son 10 yılda değişen turizm politikaları” konulu gündem dışı konuşma metni:

Sayın Başkan Değerli Meclis Üyeleri; Türkiye’nin bir süreden beri uluslararası alandaki ilişkilerinde; ekonomide, sosyal, kültürel alanda ve turizm de bir yön arayışında olduğunu görüyoruz. 15 yıldır tek başına iktidar olan AKP’nin 2006 yılında hazırladığı “2023 Türkiye Turizm Stratejisi’’ altı ay ile başlayıp en uzun süresi yedi yıl olan bir eylem planı ile de destekleniyordu.

 

Bakınız ne yazıyordu; 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığının yaptırdığı DPT sunularak Yüksek Planlama Kurulunca kabul edilen ve resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren turizm eylem planında, 9 kültür ve turizm gelişim bölgesi, 7 turizm gelişim koridoru, 10 turizm kenti, 11 kruvaziyer, 9 yat limanı yapılacak, tematik bölgeler oluşturulacak, Ulusal Turizm Konseyi kurulacak, kişibaşına turizm geliri 1.350 dolara yükselecekti… Üzerinden 10 yıl geçti, bırakalım stratejinin güncellenmesini, şimdi adı bile anılmıyor.

Bu planda olmayan, yazılmayan konular önce el altından şimdi de açıkça bu stratejinin yerine konması yönünde değişimlere tanık oluyoruz. Turizm Bakanlığının devre dışı bırakılarak Kalkınma Bakanlığı Koordinasyonluğunda “Müslüman Dostu Turizm Ülkesi Türkiye” raporu hazırlayanlar bunun ‘Yeni’ Türkiye’nin yeni turizm stratejisi olarak benimsenmesini istiyor.

 

Değerli meclis üyeleri; Turizmde bu tür sınıflandırmalara gitmenin doğru olmayacağını belirtmek isterim. Turizm hiçbir şekilde bir dinin, dilin, ırkın, mehzep’in altında faaliyet gösteremez, turizm yanlızca birey’e insana hizmet eder, Bakanlığa tavsiyem “Müslüman dostu turizm ülkesi Türkiye” yerine, İnsan dostu turizm ülkesi Türkiye sloganını kullanmasıdır. Eğitimde başlayan bu değişimin turizm sektörüne yansımasıda buna paralel oluyor. Örneğin, Turizm Meslek Liseleri’nde “Alkollü İçki ve Kokteyl Hazırlama’ dersi 2017-2018 eğitim- öğretim döneminde müfredattan çıkartılıyor, ne zaman? Çok ilginçtir Turizm Bakanlığının eski müsteşarının Milli Eğitim Bakanlığı koltuğuna oturduğu sırada.

 

Gastronomi turizmi diye bir sektör var, yani yiyecek içecek sektörü. Hizmet ve servis turizmin önemli bir parçasıdır. Dolayısıyla, dünyanın sayılı yerlerine gelmiş otellerimizde hizmet en önemli konulardan bir tanesidir. Barmenlikte bunun içerisinde önemli bir konudur. Bunun da doğru ve bilinçli olarak yapılması lazımdır. Hemşire yetiştiriyorsunuz elinden iğneyi alıyorsunuz, yada ressam yetiştiriyorsunuz, elinden fırçayı alıyorsunuz. Turizm alanı için oldukça önemli olan barmenlik mesleğinin ortadan kalkması durumu söz konusudur. Turizme bu kadar yatırım yapan, turizm gelirlerinden bu kadar beklentisi olan bir ülke açısından, eğitim alanında böyle bir dersi ortadan kaldırmanın turizm sektörünün yarattığı istihdam da göz önüne alındığında alınan kararın çok yanlış olduğunu söyleyebiliriz. Bu dersi seçmeli yapıp, istemeyen öğrencilerin bu dersi almasının önüne geçilebilirdi pekala. Bu sektörün yetişmiş ve iyi eğitim almış personele ihtiyacı var. Bu ülkeye gelen bir turist ya da bir arap şeyhinin oğlu 5 yıldızlı bir otele gidip alkollü kokteyl istediğinde ortada bunu hazırlayacak bir barmenin bulunmamasının ne düzeyde sıkıntılar yaratabileceğinide düşünmek gerekiyor.

 

Değerli meclis üyeleri, sözlerimi bitirmeden önce sizleri bir konuda bilgilendirmek isterim. Alkol satışı yapan yerlere yönelik yeni düzenleme yapıldı ve 2019 yılında uygulamaya girecek. Alkol satışı yapan yerlerin eğitim kurumları, ibadethanelere en az 100 metre uzaklıkta olması şartı gerekecek. Şimdiye kadarki uygulamada nasıl oluyordu; ilçe belediyelerimiz sınırları içinde bir içki bölgesi ilan ediyorlardı sonrada bu kriterlere uyan işletmelere ruhsatları veriliyordu, ama mesafe 100 metreden az ise kanun gereği bu ruhsatı vermiyorlardı, bunun üzerine bilhassa büyük zincir restaurantlar turizm bakanlığına baş vurup mesafe sınırı olmaksızın ruhsatlarını bakanlıktan rahatlıkla alabiliyorlardı.

 

2019 dan sonra mesafe 100 metreden az ise, isterse Turizm Bakanlığı’ndan işletme belgesi olsun, mekana alkol satış ruhsatı verilmeyecek. İstanbul’da bugün alkol satan pek çok mekanın kapanması demek bu. Mesela bu yönetmelik uygulamaya başladığında, Beyoğlunda İstiklal’deki neredeyse alkol satan pek çok mekanın kapanması gerekecek. Çünkü İstiklal’in girişine yapılmakta olan Taksim Camii var, 150 metre ilerisinde Ağa Camii, 150 metre ilerisinde Galatasaray Lisesi, sonrasında da St. Antuan Kilisesi…

 

İstiklal’in her tarafı eğitim kurumu ve ibadethane… 2019’da bu yönetmelik uygulamaya girdiğinde kamuya açık yerde alkol alan birine ne yapıyorsun kardeşim demeye hakkımız var mı? Kuralları uygulamak için önce insanların özgürlükleri olması gerekir. O yüzden içilen içkiyi değil, önce özgürlüklerini tartışmalıyız… Bu yasağı turizm açısından ele alırsak;Ülkemize iki yıl öncesine kadar 31.5 milyar dolar döviz bırakan turistin ülkemize gelmesine, özgürlüklerinin kısılması duygusunu yerleştirecek içki yasakları gibi çağdaş hiçbir ülkede olmayan, körfez ülkelerinde bile, Dubai de bile görülmeyen yasaklar, tedbirler nedeniyle belki sizin içiniz rahat edebilir, ama şunu da görmezden gelemeyiz.

Değerli arkadaşlar; son iki yılda turizmden kaybımız neredeyse 35 milyar doları bulmuştur. Şimdi bu içki yasakları gibi tedbirlerle bunu kalıcı hale getirdiğinizin farkındamısınız? Yarın turizmden gelirini yitirdiği için aile içi sorunlar yaşayan, çocuğuna okul harçlığı bile veremeyen babaların, evde huzur bulamayan anaların, yokluk içinde büyüyen çocukların vebalini bilinizki boynunuzda taşıyacaksınız. İnancımız bizde kalsın, ama bırakın sizi rahatsız etmeyen insanların kendi ülkelerindeki gibi rahat özgür bu ülkenin keyfini çıkartırken ihtiyacımız olan dövizi, milyonlarca insanımızın yaşam kaynağı olan gelirlerini yok edip onları aç açık, güçsüz, çaresiz bırakmayın. Ekmeği ile oynamayın. Laik-özgür bir ülkede yaşarken, konuklarımıza da bu ortamı, kendi geldikleri ülkelerindeki demokrasi ortamını yaşatalım.

 

Son olarak değerli arkadaşlar, ARAP ŞEHLERİNİN Paris, Nice, Monaca, Cote de Azur da, Cenevrede nasıl tatil yaptıklarını, onların buraya değil de neden oralara gittiğini hiç düşündünüz mü? Suudi beyleri, prensleri kaçamak için artık Dubai ye gitmesin diye, kendi topraklarında özel bölgeler yapma kararı aldığını biliyormusunuz?

 

Kim ne yer, ne içer? Özgür bir ülkede kimse kimseye karışmaz, kendi halkımıza kötülük etmeyin, herkesin günahı boynuna.

Erdal Tüfekçi
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
CHP'ye varoş danışmanı atanan başörtülü kadın kim?
CHP'ye varoş danışmanı atanan başörtülü kadın kim?
Olay sevgiliden şok sözler:'Sinan Bir Kere Aldatsa...'
Olay sevgiliden şok sözler:'Sinan Bir Kere Aldatsa...'