YİĞİT KİRAZCI: KİBİRDEN ÇOK KORKARIM

YİĞİT KİRAZCI: KİBİRDEN ÇOK KORKARIM

“Güllerin Savaşı” dizisiyle tanıdığımız Yiğit Kirazcı, şimdilerde “Seviyor Sevmiyor” dizisiyle ekranlarda.

YİĞİT KİRAZCI: KİBİRDEN ÇOK KORKARIM

“Güllerin Savaşı” dizisiyle tanıdığımız Yiğit Kirazcı, şimdilerde “Seviyor Sevmiyor” dizisiyle ekranlarda.

Genç oyuncu, meslek hayatını sizler için anlattı.

Çağla Gürsoy/caglagursoy@omedyam.com

 

İlk olarak oyunculuğa başlamaya hikayenizden başlayalım mı?

Reklamcılık bölümü okuduğunuzu biliyorum, buradan oyunculuğa doğru ilerleyen yolculuğunuzu anlatır mısınız ? 

Oyunculuğa başlama hikâyem şu şekilde oldu. Benim babam reklamcıydı, ben de bu yüzden reklamcılık bölümü okuyordum. İkinci sınıfta bir belgesel izledim, sonra o belgeselin etkisiyle reklamcılıktan soğudum. “Ya yapamayacağım ben bu işi” dedim kendi kendime.

Tabii o zamanlar öğrencilik yıllarımda bir yandan da modellik yapıyordum, harçlığım çıksın diye.

Bilgi Üniversitesi’nde burslu okuyordum. Yani ailemin durumu kötü falan değildi aslında sadece kendi paramı kazanmak istiyordum, o yüzden de modellik yapıyordum. Sonra modellik yaparken reklamda oynadım ve hoşuma gitti. İnsanların karşısında rahat oluşum, bana güzel bir his verdi.

Daha sonra üniversiteden bu şekilde mezun oldum.

Mezun olduktan sonra özel bir tiyatroya başladım, orada sevdiğim bir hocam vardı.

Daha sonra hocam da orayı bırakınca bende onunla birlikte oyunculuğa devam ettim

Ders almaya başladım ve 4 sene asistanlık yaptım. Bir yıl kadar hocanın oyunlarında oynadım. Sonra yollarımız ayrıldı bende işte böylece oyunculuğa başlamış oldum.

 

Yiğit KirazcıDizilerde rol almaya başladıktan sonra hayatınızda ne gibi değişiklikler oldu?

Oyunculuk aslında çok acayip bir iş. Çünkü insanlar tarafından tanınmaya başlamak farklı, güzel bir duygu. Ben “Güllerin Savaşı” dizisindeki “Mert” karakteriyle tanındım. Dizide canlandırdığım rol, halkın içinden birisiydi ve dümdüz bir karakterdi. Yani ne hissediyorsa direk söyleyen bir karakter olduğu için insanlara samimi geldi. İnsanlarda ona samimi yaklaştılar. Mesela bir gün yolda yürürken amcanın birisi geldi ve sarıldı. “Oğlum sen çok haklısın” falan dedi.

Kısacası dizideki karakteri o kadar çok benimsemiş ve sevmişler ki, bu çok güzel bir duygu.

Tanımadığın insanların seni sevdiğini anlıyorsun.

Sizce bir oyuncunun başarılı olabilmesi için en çok neye ihtiyacı vardır.

İnsandan insana değişir.  Onu genelleyemeyiz bence. Zaten ben genellemelere karşı olan bir insanım. (gülüyor)

Peki, sizin başarılı olmak için neye ihtiyacınız var?

Bence sürekli ses nefes artikülasyon çalışmaları yapılması gerekir. Bunun yanı sıra başarılı olmak için kuram bilmek gerekir. Yani sürekli disiplinli bir hayat başarıyı getirebilir bence.

“SENARYO İYİYSE, HER ROLÜ OYNARIM”

Dizilerde karakter kriteriniz var mı? Mesela bir kadın karakteri canlandırır mısınız?

Senaryo iyiyse her rolü oynarım. Asla, hiçbir zaman böyle bir sınırlama ya da kriterim olmadı.

Bir dizi oyuncusu olarak, televizyondaki dizilerle aranız nasıl, boş vakitlerinizde dizi izler misiniz?

Kendi dizimi izliyorum. Tabii çekimler olduğu zaman izleyemediğim zamanlarda, internetten veya kaydedip daha sonradan izliyorum. Ama tabi çoğu diziyi izlemiyorum. Sevdiğim dizilerdeki oyuncular var mesela, onları izliyorum.

Mesela, hangi oyuncuları seviyorsunuz?

Sumru Yavrucuk’u çok seviyorum diyebilirim. Mesela, Olgun Şimşek, Uğur Yücel’i seviyorum. Daha ismini sayamadığım bir sürü oyuncu var çok sevdiğim.

Hayatta en büyük amacınız nedir?

Öyle bir amacım yok. (Gülüyor)

“KİBİRDEN ÇOK KORKARIM”

Peki,  en büyük korkunuz?Yiğit Kirazcı

Kibirden çok korkarım ben. Çünkü bir anda kendini aslında olmadığın bir şeymiş gibi algılayabiliyorsun. Ben neticede oyunculuk yapıyorum ve bence bir hemşireden, doktordan, polisten, itfaiyeciden ya da askerden daha yüksek bir hizmet sunduğumu düşünmüyorum. İnsanların hayatlarına yardım edici etken şeyler yapan meslekler var. Yani işim dolayısıyla televizyonda olmak, belki izleyen insanları mutlu ediyor. Elbette o da beni mutlu eder ama baktığın zaman dünyayı kurtarmıyorum ben.  Ve bu duyulan sevgi ve takdire sadece teşekkür edebilirim. Ama bunlar bir noktada benim davranışlarımı değiştiriyorsa ve kibirli birisine dönüştürüyorsa beni çok üzülürüm.

Hep derim, eğer kibirli bir insan olacaksam, çok ünlü bir oyuncu olmayayım.

Çünkü o dengeyi korumak lazım diye düşünüyorum. Koruyamadığın zaman karakterin değişiyor, yani olduğun insan olmaktan çıkıyorsun, bence her zaman nereden geldiğini bilmeli insan.

Şimdilerde yeni bir yaz dizisi olan “Seviyor sevmiyor” ile ekranlardasınız.

Rol aldığınız bu dizide nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?

Henüz 3. Bölümü çekiliyor dizinin. Dizi de canlandırdığım karakterin bir sırrı var. Ve bu karakter eskiden çok acılar çekmiş. O kadar saçma sapan şey görmüş, o kadar kötülük olmuş ki hayatında.  Artık ne olursa olsun ben üzülmeyeceğim diyerek ilerleyen bir adamı canlandırıyorum.

Son günlerde ülkemizde yaşanan acı olaylarla ilgili neler söylemek istersiniz? 

Ne diyebilirim ki çok üzücü. İnsanı kitleyen bir durum. Yavaş yavaş böyle ciğerinize ya da kalbinize bıçak saplamak gibi bir acı veriyor. O yüzden söyleyecek bir şey bulamıyorum.

Terörü lanetliyoruz. Dilerim, bu yaşadığımız acı günler son bulur.

Çağla Gürsoy Omedyam Gazetesi Omedyam Yiğit Kirazcı Güllerin Savaşı Seviyor Sevmiyor
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
paykasa kart
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Çöp taksi hizmete başladı
Çöp taksi hizmete başladı
Gürer:Yargıya güven azaldı
Gürer:Yargıya güven azaldı