Siyaset
Giriş Tarihi : 27-07-2016 12:21   Güncelleme : 27-07-2016 12:26
Abone ol

15 Temmuz’un yanıt bekleyen soruları Meclis gündeminde

CHP Ankara Milletvekili Dr. Murat Emir, 15 Temmuz askeri darbe kalkışması konusunda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da söylediği ‘istihbarat sıkıntısı’nın kaynağı olan Milli İstihbarat Teşkilatı’na (MİT) ilişkin yanıt bekleyen soruları Meclis gündemine taşıdı. CHP’li Emir, darbe girişimini, başladığı saatten 4 saat önce öğrendiği ortaya çıkan MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın, darbecilerin asıl hedefi konumundaki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bilgilendirmemesine dikkat çekerek, Fidan hakkında soruşturma başlatılıp başlatılmadığını sordu.

15 Temmuz’un yanıt bekleyen soruları Meclis gündeminde

CHP’li Emir, Başbakan Binali Yıldırım’ın yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığı’na verdiği soru önergesinde, 15 Temmuz Darbe Girişimi ile ilgili açıklığa kavuşturulması gereken konular olduğunu kaydetti. Bunların başında güvenlik ve istihbarat faaliyetlerini üstlenmiş kurumlara ilişkin soruların geldiğini belirten Emir, “133’ü general olan yüzlerce rütbeli asker tarafından gerçekleştirilen darbe girişiminin, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) komuta kademesi ile Milli İstihbarat Teşkilatı’nca (MİT) önceden bilinmiyor olması izaha muhtaç bir konudur” dedi. CHP’li Emir soru önergesinde şöyle dedi:
 
Erdoğan’ın istihbaratı eniştesinden alması

Darbe girişimiyle ilgili birkaç gün sonra kamuoyuna yansıyan bilgi ve iddialar, güvenlik ve istihbarat zafiyeti konusunda özellikle MİT ve Müsteşarı Hakan Fidan’a gözlerin çevrilmesine neden olmuştur. Ankara’da üst üste yaşanan bombalı saldırılar sonrası sık sık gündeme gelen MİT’teki istihbarat zafiyeti, bu darbe girişimi sonrası bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından da dile getirilmiştir. Yabancı bir yayın organına yaptığı açıklamada, darbe girişimini, ilk olarak eniştesi Ziya İlgen’den öğrendiğini belirten ve “4-5 günlük bir tatil için Marmaris'e gitmiştim. Haber bana ulaştı, bu darbe girişimiyle ilgili. Ama önce beni eniştem haberdar etti. İlk önce ciddiye almadım. Ama sonra istihbarat ve çeşitli kanallardan teyit edilince gerekli adımları attık" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenlik istihbaratındaki sorunlara tepkisini başka bir yabancı yayın kuruluşuna yaptığı açıklamada da “Eniştemden duyduğum ana kadar darbeyi duymadım; bu bir istihbarat sıkıntısı. Bunu MİT Müsteşarıma da söyledim. Bu bir silahlı darbe teşebbüsüdür, 24 saatte olacak iş değildir. Planlamasını, hesabını farklı şekilde yaptık, değerlendirmesini de yapacağız” diyerek göstermiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, başta dinleme ve izleme sistemleri olmak üzere her türlü ileri teknolojiye sahip MİT’in başındaki Hakan Fidan’dan alması gereken bilgiyi, emekli bir öğretmen olan eniştesi Ziya İlgen’den alması, sorgulanması gereken bir durumdur.

MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın, darbe girişimi gecesi MİT olarak neler yaptıklarına ilişkin basına yansıyan değerlendirmeler de şaşkınlık vericidir. TSK’da bazı askerlerin darbe girişiminde bulunacağını, darbe girişiminin başladığı saatten yaklaşık 5 saat önce yani 15 Temmuz 2016 Cuma saat 16.00 sıralarında öğrendiği ifade edilen Hakan Fidan, bu bilgiyi ancak 4 saat sonra yani darbenin girişiminin başlamasından sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’a söylemiş. Hakan Fidan'ın darbe girişimine ilişkin, söz konusu gün 16.00'da Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ı telefonla bilgilendirdiği, 16.30'da MİT Müsteşar Yardımcısı'nın Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler'le karargâhta görüştüğü, 18.00'de Fidan'ın karargaha giderek Akar'la bizzat görüştüğü de bilinen bilgiler arasındayken, Fidan’ın, darbenin asıl hedefi konumundaki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bilgilendirmemesi ciddi kuşkular yaratmıştır.”
 
Hakan Fidan hakkında soruşturma açıldı mı?

CHP’li Emir’in, Başbakan Yıldırım’ın yanıtlamasını istediği soruları ise şöyle:

-Sivil, polis ve asker 246 kişinin hayatını kaybettiği, darbecilerden de 24’ünün ölü ele geçirildiği darbe girişiminden MİT’in son saatlerde haberinin olması, MİT yetkilileri açısından görev kusuru mudur?

-MİT Müsteşarı Hakan Fidan, darbe girişiminde bulunulacağını öğrenilmesinin ardından, sırasıyla hangi birimlere haber verilmiştir? Cumhurbaşkanı ve Başbakan’a haber verilmediği iddiası doğru mudur?

-Hakan Fidan, darbe girişiminden sonra, Cumhurbaşkanı ile birebir yaptığı görüşmede istifasını sunmuş mudur?

-Cumhurbaşkanı ve devlet yetkililerinin darbe girişimindeki istihbarat zafiyeti söylemlerinde; Genelkurmay Başkanlığı’nın elinde bulunan Genelkurmay Elektronik Sistemler’in (GES)  sivilleştirilme iddiasıyla MİT’e bağlanmasının payı var mıdır?

-MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın bu darbe girişiminden önceki süreçte, 15 darbe girişimini, belli komutada kademesindeki askerleri ikna ederek durdurduğu dile getirilmektedir. Bu iddia doğru mudur? Doğruysa, Hakan Fidan’ın görevi istihbarat toplamak mıdır, darbecileri ikna etmek midir? Dile getirilen bu iddialar; Genelkurmay, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı tarafından bilinmekte midir? 

-Hakan Fidan, 15 Temmuz 2016’da “bu sefer de darbecileri ikna ettim” şeklinde söylemde bulunmuş mudur? Üst kademelere haber verilmemesinin nedeni bu mudur?

-Hakan Fidan, bu durumda darbe girişimi yapacak komutanların kim olduğunu önceden biliyor muydu? 

-Cumhuriyet Gazetesi’nin 27 Haziran 2016 tarihli sayısında “MİT’te neler oluyor?” başlığıyla çıkan haberde, Arapça monitörlerin (telefon dinleyen kişi), Arapça görüşmelerin neredeyse tamamını İstihbarat Değeri Yoktur (İDY) yaptığı, yönetimin de bu duruma göz yumduğu belirtilmiştir. IŞİD militanlarının ağırlıklı Arapça konuştuğu ve IŞİD’in Türkiye’deki bombalı saldırıları dikkate alındığında, haberde konu yapılan iddiaların vahimliği tartışmasız önemdedir. Bu iddialar doğru mudur? Doğruysa, dinlemeleri İDY yapan monitörler hakkında herhangi bir soruşturma açılmış mıdır? Açılmışsa nasıl sonuçlanmıştır?

-Hakan Fidan hakkında, 15 Temmuz Darbe Girişimi’ne ilişkin görevi ihmal ya da başka bir iddia üzerinden herhangi bir soruşturma açılmış mıdır?”