Siyaset
Giriş Tarihi : 15-04-2016 15:57   Güncelleme : 15-04-2016 15:57
Abone ol

“AKP hükümeti olarak İşçinin gerçekten lehine tek bir madde değiştirmediler"

AKP İKTİDARI TAŞERON İŞÇİNİN KADROSUNA KARŞILIK, GEÇMİŞTE KAZANMIŞ OLDUĞU HAKLARI RÜŞVET OLARAK İSTİYOR

“AKP hükümeti olarak İşçinin gerçekten lehine tek bir madde değiştirmediler
AKP İKTİDARI TAŞERON İŞÇİNİN KADROSUNA KARŞILIK, GEÇMİŞTE KAZANMIŞ OLDUĞU HAKLARI RÜŞVET OLARAK İSTİYOR.   İstanbul Milletvekili Yakup AKKAYA ; “AKP hükümeti olarak İşçinin gerçekten lehine tek bir madde değiştirmediğiniz gibi; bir de bu 150 madde içinde işçi aleyhine olan yasaları çıkartmak için maşallah gece gündüz çalışıyorsunuz ve biz de bu yasaların geçmemesi için, en azından doğru yasaların çıkması için uğraş veriyoruz.”   İstanbul Milletvekili Yakup Akkaya 13 Nisan 2016 Tarihinde TBMM Genel Kurul’unda görüşülen 273 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 17'nci maddesine ilişkin Cumhuriyet Halk Partisi adına söz alarak İş Kanunu'muzda düzenlenen yıllık izinlerle ilgili bir konuşma yaptı. Akkaya konuşmasında; "işçilerin çözülmesi gereken onca sorunu varken; üstelik yıllık izinlerin şeklinin değiştirilmesi ile ilgili sendikalardan da bir talep gelmemişken; Anayasa ile teminat altına alınmış olan; yıllık izinlerin 10 gün sonrasının parçalanmaya çalışılmasının acil bir sorunmuş gibi gösterilmesinin anlamsız olduğunu belirtti. 3 ayda 415 iş cinayeti yaşanmışken; işçi hakları her gün bir bir geriye giderken,  asıl bunlar için acilen tedbirler alınması gerektiğini söyleyen Akkaya konuşmasında; “AKP hükümeti olarak İşçinin gerçekten lehine tek bir madde değiştirmediğiniz gibi; bir de bu 150 madde içinde işçi aleyhine olan yasaları çıkartmak için maşallah gece gündüz çalışıyorsunuz ve biz de bu yasaların geçmemesi için, en azından doğru yasaların çıkması için uğraş veriyoruz.” ifadelerine yer verdi. Taşerona kadro düzenlemesine de değinen Akkaya; yandaş basın manşetleri ile toplumun gazının alınmaya çalışıldığını; ancak gerçekte getirilmek istenen düzenleme ile çalışanların kadro için geçmiş haklarının, kıdem tazminatı haklarının ellerinden alınacağını söyledi. Akkaya; AKP iktidarının çıkartmak istediği düzenleme ile ;” Taşerona özetle; gelin, özel statüde sizi taşeron işçisi yapalım, kamuda çalıştıralım." diyorsunuz, üç yıllık sözleşme öneriyorsunuz ama tabiri caizse bundan bir rüşvet istiyorsunuz, "Geriye dönük kıdem tazminatından vazgeçerseniz bunu size verebiliriz. “dediğini ifade etti. Bu yapılacak düzenleme ile işçilerin sendikal haklardan da yararlanamayacağını belirten Akkaya; bu yasanın 2009 yılı içinde de Meclisten geçirildiğini, ancak o zamanki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından veto edildiğini milletvekillerine hatırlattı. TBMM’de konuşulması gereken bir diğer konunun ise AKP’nin emeklilere promosyon vaadi olduğunu ifade eden Akkaya; “Emeklilerle ilgili "Promosyon vereceğiz." dediniz, gene Cumhuriyet Halk Partisinden kopyaladığınız bir vaadi "Promosyon vereceğiz." diye söylediniz, bununla ilgili rakam bile verdiniz. Ama aylar geçmesine rağmen, emeklilerin hakkı olan promosyonları şu ana kadar henüz açıklamış değilsiniz. Bankalarla promosyon pazarlığı yaptığınızı söylüyorsunuz. Bu pazarlığı kim yürütüyor? Emeklilerin temsilcileri bu pazarlığa niye dâhil edilmiyor?” diye sordu. Akkaya son olarak Amasya Çeltek’de Yeni Çeltek maden işçilerinin on gün sürdürdüğü açlık grevine de değindi. Bu grevin sonlandırılmasından memnuniyet duyduğunu ifade Akkaya; “Bu işçilerin haklı mücadelesinde onların yanında olduk; gelinen noktada; işçilerin mücadelesi sonucu; onlara bir güvence verildi. İşçiler de bu açlık grevinden vazgeçti. Bunu şuradan ifade etmek istiyorum: Yeni Çeltek'te tam 100 milyon ton kömür rezervinin olduğu söyleniyor. Yer altı zenginliklerimiz özel sektörün iki dudağı arasında olmamalıdır, bu, ülkemiz zenginliklerine kavuşturulmalıdır.” dedi.     İstanbul Milletvekili Yakup Akkaya’nın TBMM Genel Kurul’unda yaptığı konuşmanın tam metni şu şekildedir:   Sayın Başkan, Sayın Bakan, değerli milletvekili arkadaşlarım, Meclisin çalışan değerli emekçileri; öncelikle hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. 273 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 17'nci maddesine ilişkin Cumhuriyet Halk Partisi adına söz almış bulunmaktayım. Değerli milletvekilleri, söz konusu madde İş Kanunu'muzda düzenlenen yıllık izinlerle ilgili değişikliği kapsamaktadır. Bu değişiklik önerisi neden gelmiştir? İşçi sendikalarının böyle bir önerisi olabileceğini tahmin etmiyorum. Çalışma hayatının çözülmesi gereken onca sorunu varken anayasal hakkı olan, Anayasa'yla teminat altına alınmış olan yıllık izin hakkının on günden sonrasının parçalanması niye acil bir sorun olarak Meclisin gündemine geliyor? "Değerli milletvekilleri -bilmem takip ediyor musunuz- ocak, şubat, mart ayları içinde iş cinayetlerinde ölen işçilerin sayısı tam 415. Şaka gibi, üç ayda 415 işçi ölmüş, kamuoyunda yeterince yeri bile yok. Bu sorunla ilgili tedbir almak yerine işçinin kullanmakta bile zorlandığı yıllık izin hakkıyla uğraşıyoruz. 1 Kasımdan bugüne kadar -bugünkü 6'ncı torba kanun içinde- 150'ye yakın kanun değişikliği yapıyoruz. İşçinin gerçekten lehine tek bir madde değiştirmediğiniz bu 150 madde içinde aksine, aleyhine olan yasaları çıkartmak için maşallah gece gündüz çalışıyorsunuz ve biz de bu yasaların geçmemesi için, en azından doğru yasaların çıkması için çalışıyoruz ama bizi dinlemiyorsunuz. Bakın "Taşerona kadro vereceğiz." dediniz Cumhuriyet Halk Partisinden kopyaladığınız bir yasa teklifiyle ilgili, o günden bugüne bir adım atmadınız. Çalışanları kandırıyorsunuz ve bunu da yüzünüze gözünüze bulaştırdığınızı buradan söyleyebilirim. Sayın Başbakan aylar önce "21 Marta kadar bunu Türkiye Büyük Millet Meclisine getireceğiz." demişti bu taşeronla ilgili. Konuşmasının üzerinden yaklaşık bir ay geçti, hâlâ ses yok. Yandaş basın manşet atıyor, toplumun gazını almaya çalışıyor. Gazetelerde yapılan açıklamalarda bununla ilgili önemli bir detay daha açığa çıktı. Bu işçilerin geçmiş haklarını, kıdem tazminatı haklarını da ellerinden almak istiyorsunuz yani "Gelin, özel statüde sizi taşeron işçisi yapalım, kamuda çalıştıralım." diyorsunuz, üç yıllık sözleşme öneriyorsunuz ama tabiri caizse bundan bir rüşvet istiyorsunuz, "Geriye dönük kıdem tazminatından vazgeçerseniz bunu size verebiliriz." diyorsunuz. Sayın milletvekilleri, bakın, 2014 yılında çıkan yasal düzenleme sonrasında taşeron işçiler sendikalara üye olmaya başladılar ve bunlar toplusözleşme yapma hakkına kavuştular. Şu ana kadar yaklaşık 500'e yakın toplu iş sözleşmesi yapıldı ve bu toplu iş sözleşmelerinde o taşeron işçiler belirli haklara kavuştular. Şimdi, gelinen bu noktada siz "O haklarınızdan vazgeçin." diyorsunuz. Bu, doğru değildir. Bu anlayış ahlaki değildir. Değerli arkadaşlar, bir başka konu, gene Mecliste, apar topar -ki, daha önce, 2009 yılı içinde de gelmişti bu Meclise, o zamanki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül veto etmişti- özel istihdam bürolarıyla ilgili düzenlemeyi -biz "kiralık işçilik" diyoruz- hem üst komisyonda hem alt komisyonda geçirdiniz. Bu kıdem tazminatının gaspına ilişkin de kamuoyunda bir algı yaratmaya çalışıyorsunuz yani gelinen noktada Mecliste geçirmiş olduğunuz 150'ye yakın kanun tasarısı içinde işçilerin lehine Allah rızası için tek bir madde yok. Emeklilerle ilgili "Promosyon vereceğiz." diye söylediniz, gene Cumhuriyet Halk Partisinden kopyaladığınız bir vaadi "Promosyon vereceğiz." diye söylediniz, bununla ilgili rakam bile verdiniz ama aylar geçmesine rağmen, emeklilerin hakkı olan promosyonları şu ana kadar henüz açıklamış değilsiniz. Bankalarla promosyon pazarlığı yaptığınızı söylüyorsunuz. Bu pazarlığı kim yürütüyor? Emeklilerin temsilcileri bu pazarlığa niye dâhil edilmiyor? Değerli milletvekilleri, bakınız, bugün iyi bir haber aldık, en azından "Bir anlaşmayla sonuçlandı." dendi. Ben sendika genel başkanıyla konuştum. "Çok ciddi olarak böyle bir anlaşmadan söz edilmedi ama söz verdiler." dendi, o da neydi? Amasya'da, Yeni Çeltek maden işçileri yerin 800 metre altında on gündür açlık grevinde bulunuyorlardı, yerlerinden yurtlarından koparılmak istendikleri için seslerini duyurmaya çalışırdılar. Başından beri biz Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerimiz, örgütümüz bu işçilerin haklı mücadelesinde onların yanında olduk ama geldiğimiz noktada onlara bir güvence verildiğini duyduk. İşçiler de bu açlık grevinden vazgeçmişler. Bunu şuradan ifade etmek istiyorum: Değerli milletvekilleri, Yeni Çeltek'te tam 100 milyon ton kömür rezervinin olduğu söyleniyor. Yer altı zenginliklerimiz özel sektörün iki dudağı arasında olmamalıdır, bu, ülkemiz zenginliklerine kavuşturulmalıdır."dedi.