Gündem
Giriş Tarihi : 20-11-2020 13:50   Güncelleme : 20-11-2020 13:50
Abone ol

Ali Babacan'dan Kavala ve Demirtaş açıklaması

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyesi Bülent Arınç’ın Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş’la ilgili açıklamalarına ilişkin, “Kaybolan yılları siz insanlara iade edemezsiniz bu kul hakkıdır. Tüm yargı sisteminin tutuksuz yargılamanın esas olacağı bir sisteme geçmesi gerekir” dedi.

Ali Babacan'dan Kavala ve Demirtaş açıklaması

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, güncel ekonomik ve finansal gelişmelere dair basın toplantısı düzenledi. Babacan, Merkez Bankası’nın faiz arttırma kararı, Cumhurbaşkanlığı YİKüyesi Bülent Arınç’ın Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş’la ilgili açıklamaları ve organize suç örgütü Alaattin Çakıcı’nın CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu tehdidine ilişkin konuştu.

“NİÇİN ÜLKEMİZİN KREDİ NOTUNU TAM 5 KADEME AŞAĞIYA DÜŞÜRDÜNÜZ”

“Parasal sıkılaştırma demek faizi artırmak demektir. Yani Merkez diyor ki faizi yükselttim enflasyon düşene kadar da yüksek tutacağım yani yüksek faiz enflasyonu düşürecek diyor merkez bankası. Sayın Erdoğan siz 2015’te dediniz ki vatanı satma yüksek faizle, yüksek enflasyonla ülkenin kaynaklarını heba etmekle olur dediniz. 2017’de enflasyonu doğuran ana sebep faiz dediniz. 2018’de faiz ne kadar düşük olursa enflasyon da o kadar düşük olur dediniz. Yine siz 2018’de Merkez’in faiz artırımının ardından o kurumun başkanını tehdit ettiniz.”

“Bu sorulara cevap vermeniz gerekir: Eğer sizin teziniz doğru ise yani faiz sebep enflasyon netice ise dünkü faiz artışının enflasyonu yükselten bir sonuç vermesi gerekir. Oysa Merkez tam tersini söylüyor. Yıllardır savunduğunuz tezinizin yanlış olduğunu anlayıp Merkez Bankası’na faiz artışı için izin verdiniz mi? Yoksa Merkez size rağmen mi bu kararı aldı? Dünkü karar sizin son yıllarda savunduğunuz tezinizi çürüten bir karar peki niçin ülkenin bu hale düşmesini beklediniz? Eksi faizlerin olduğu dünyada Türkiye neden en yüksek faizi ödeyen ülke durumuna düştü. Niçin ülkemizin yapılabilir kredi notunu tam 5 kademe aşağıya düşürdünüz? Bu milletin alın teriyle yıllardır biriktirdiği döviz rezervini iki yılda ne için ve ne uğruna heba ettiniz?”

"BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ YARGI ÇALIŞMALIDIR"

Babacan, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da cevaplandırdı.

Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bülent Arınç'ın "Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş'ın tutukluluğuna ilişkin açıklamalarının" sorulması üzerine Babacan, şunları kaydetti:

"Bir ülkenin yargı sisteminde tutuklu yargılanmanın istisna olması lazım, tutuksuz yargılanmanın esas olması lazım. Şu anda Türkiye'de tutuklu yargılanma başlı başına bir ceza sistemi haline getirilmiş durumda. Sayın Kavala'nın dosyasını arkadaşlarımız inceledi. Ortada ciddi, tutuklu yargılanmayı gerektirecek hiçbir unsur görmedi arkadaşlarımız. İlk tutuklandığı dosyadan Sayın Kavala beraat etti. 2 yıl tutuklu kaldıktan sonra ilk dosyadan beraat kararı aldı mahkeme. Serbest bırakılacağı gün yeni bir dosya ortaya çıkarılarak tutukluluğunun devam etmesini sağlayacak adımlar atıldı. Tarafsız ve bağımsız bir yargının olduğu ülkede bu tür garabeti göremezsiniz. Buradan hükümete ve yargıya çağrımız; Tutuksuz yargılanma esas, tutuklu yargılanmanın istisna olacağı uygulamayı görmek istiyoruz. Kaybolan itibarı, özgürlük günlerini siz insanlara iade edemezsiniz, bu kul hakkıdır. Bağımsız ve tarafsız yargı çalışmalıdır. İllegal yapılanmaların, suç örgütlerinin siyaset üzerinde, ülke yönetimi üzerinde etkili olduğu bir ülkeye yatırımcı gelmez. Kim gelir? Kısa vadede yüksek faizin cazibesiyle kısa vadeli sermaye gelir, bugünlerde olduğu gibi... Yüksek faizi alır çıkar gider."

Ülkeye kalıcı ve uzun vadeli sermayenin gelmesi gerektiğini vurgulayan Babacan, bunun da Türkiye'nin bir hukuk devleti olması ile gerçekleşeceğinin altını çizdi.

"BU AÇIKÇA BİR SUÇ"

Babacan, Alaattin Çakıcı’nın Kemal Kılıçdaroğlu’nu tehdidine ilişkin ise, “İllegal yapılanmaların, suç örgütlerinin siyaset üzerinde etkili olduğu bir ülkeye sermaye gelmez. Yasal düzenlemelerimize göre açık bir suç olan tehdidi bir ana muhalefet liderine rahatça söyleyebilen ve bu söyleyen kişinin arkasında iktidar ortağının durduğu bir ülke artık bir hukuk devleti değildir. Bu açıkça bir suç. Bu kimsenin görmediği mahalle arkasında söylenen bir tehdit değil. Ama yargımız ne yapıyor biz bir adım atarsak başımıza bir iş gelir mi diye düşünüyor. İktidar ortağının bu suç örgütü liderine sahip çıkarken kullandığı ifadeler de çok önemli” diye konuştu.

AA