Dünya
Giriş Tarihi : 18-08-2021 11:38   Güncelleme : 18-08-2021 11:38
Abone ol

‘Annemizi yemek pişirmediği için gözümüzün önünde öldürdüler’

Taliban'ın, Afganistan yönetimini ele geçirmesinin ardından kadınlar üzerinde kurduğu baskı gün geçtikçe artıyor. ABD merkezli CNN International, kaos ve korkuya sürüklenen toplumda kadınların yaşadıkları korkunç olayları sayfasına taşıdı.

‘Annemizi yemek pişirmediği için gözümüzün önünde öldürdüler’

ABD ve NATO askerlerinin Afganistan’dan çekilmesinin ardından Taliban, ülke yönetimini ele geçirirken, kadınlara yönelik baskı da her geçen gün artıyor.

ABD merkezli CNN International, bugün sayfasına taşıdığı bir haberde, ülkedeki kadınların karşılaştığı zorlukları da gözler önüne serdi.

CNN, Taliban’ın öldürdüğü bir anne ve ailesinin hikayesini sayfasına taşıdı. Taliban militanları, Kabil’i işgal ettikten sonra, İsmi Najia olarak paylaşılan anne  ve dört çocuğunun evini ziyaret etti. Kapıyı çalan militanlar anneye onlar için yemek pişirmesini istedi. Ancak Najia, ‘Biz fakiriz, yeterli malzememiz yok. Size nasıl yemek yapabiliriz?’ ifadelerinde bulundu.

Bunun üzerine çılgına dönen Taliban militanları 4 çocuk annesi Najia’yı öldürene kadar dövmeye başladı. Çocukları müdahale etse de başarılı olamadılar ve militanlar odaya bir el bombası atarak kadının ölmesine neden oldu.

BURKA FİYATLARI 10 KAT ARTTI

Kabil’de yaşayan kadınlar hızlı değişen konjonktüre ayak uydurmakta zorlanırken, çoğu Taliban yönetimine ‘hazırlıksız yakalandılar’.

Ülkede Taliban yönetimine uygun kıyafetleri olmayan kadınlar çarşı ve pazarlara akın ederken, burka fiyatları 10 kat arttı.

İsmi açıklanmayan bir kadın yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: “Pazar günü Taliban’ın kente girmesiyle herkes bankalara akın etti. İlerleyen günlerde başımıza gelecekleri bilmediğimiz için son paramızı çekmek istedik. Ancak o kadar kalabalıktı ki saatlerce uğraştık ancak başaramadık. Kimse olayların bu kadar hızlı gelişebileceğini beklemiyordu. Şimdi yine eve kapanmak zorundayız. Yıllarca mücadele ettik ama başa döndük. Özgürlüğümüzün kısıtlanmasından endişe ediyoruz”