Siyaset
Giriş Tarihi : 24-03-2021 22:27   Güncelleme : 24-03-2021 22:27
Abone ol

Babacan: “Bu milletin alın teri olan dövizi tüket, sonra milletten döviz iste”

Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Merkez Bankasının 130 milyar dolarlık rezervinin eritildiğini, şu anda kasada olan dövizin de borç olduğunu ifade ederek, “Bugün çıkmış diyor ki, ‘yastık altında döviz, altın varsa getirin.’ Sen bu milletin alın teri olan dövizi tüket, ondan sonra milletten döviz, altın iste. Bu millet yanlışlarınızın bedelini ödemek zoruna değil” dedi.

Babacan: “Bu milletin alın teri olan dövizi tüket, sonra milletten döviz iste”

Mersin’de partisinin 1. Olağan Erdemli İlçe Kongresi’nde konuşan Ali Babacan, tek bir kişinin kafasına esince bu millete zarar vermemesi için ‘güçlendirilmiş parlamenter sistemi savunduklarını söyledi. Yargının bağımsız olması, işleyen bir denge-kontrol mekanizmasının olması gerektiğine işaret eden Babacan, “Türkiye tek bir kişiden ibaret değildir, kimsenin iki dudağı arasına sıkıştırılamaz. Türkiye kimsenin keyfine göre yönetilemez. Türkiye 1’den büyüktür” ifadelerini kullandı. 

Babacan, Merkez Bankası Başkanı’nın görevden neden alındığını kimsenin bilmediğini, “Aldığı kararın nedenini kendisi açıklar” denildiğini belirterek, “Pervasızca bunu çok normal bir şeymiş gibi söylüyorlar. Kafanıza esti diye Merkez Bankası başkanını değiştiremezsiniz, kriz çıkar” dedi. 

Babacan, “Devletin 130 milyar dolarlık döviz rezervini erittiler, bir yandan da döviz borçlandılar. Merkez Bankasının kendisinin sahip olduğu döviz tükendi, kasasında borçlandığı döviz duruyor. Bugün çıkmış diyor ki, ‘yastık altında döviz, altın varsa getirin’ diyor. Sen bu milletin alın teri olan dövizi tüket, ondan sonra milletten döviz, altın iste. Pandemi çıktığında da bütün dünya vatandaşına doğrudan destek verirken, IBAN numarası vermişlerdi. Bu millet yanlışlarınızın bedelini ödemek zoruna değil” açıklamasını yaptı. 

“Genç bir uzman yardımcısından doğrusunu öğrenin”

Babacan, Şöyle devam etti:

“Biz Merkez Bankasının eritilen 130 milyar dolarlık rezervini gündeme getirdikten sonra, işin ehli herkes aynı soruyu sordu. Bu konuyu sağa sola çekmek isteyenler, saçma sapan argümanlarla taraflı cumhurbaşkanını veya akraba bakanı savunmaya çalışanlar beyhude bir çaba içerisinde. Önce Merkez Bankasının internet sitesinden hangi sayfaya ve verilere bakılacağını öğrenmeliler. Önce şu brüt rezerv ile net döviz pozisyonu arasındaki farkı öğrenin. Bilmiyorsanız, arayın Merkez Bankasını, 25 yaşındaki genç bir uzman yardımcısını göndersinler. 5 dakikada anlatırlar. Öğrenmenin yolunu da gösteriyoruz.”

“MB’nin rezervleri örtülü ve dolambaçlı yollarla harcandı”

Rezevlere yönelik sorulara önce sessiz kalıp, duymuyor numarası yapıldığını, sonra dayanamayıp, ‘Döviz satıldı ama piyasa ve hukuk kurallarına uygun satıldı’ dediklerini hatırlatan Babacan, “Şimdi de ‘Öyle bir rezerv yok ki nasıl satalım?’ diyerek inkâr moduna giriyorlar. Bir başka vahim hata daha yapıyorlar. Bu dövizlerin TL karşılığı satıldığını söyleyerek sanki masum bir işmiş gibi anlatmaya çalışıyorlar. Yok, ne yapacaksın? Bedava mı dağıtacaksın? Tabii ki TL karşılığında satacaksın. Bu rezervler; Merkez Bankası’nın ilan ettiği serbest kur rejimine aykırı bir şekilde eritilmiştir. Şeffaf olmayan bir biçimde, örtülü ve dolambaçlı yollarla harcanmıştır. Rezervlerin ne zaman, kimlere, hangi kurdan, hangi yöntemlerle aktarıldığını hâlâ açıklamıyorlar. Neden korkuyorsunuz? Yaptığınız iş doğruysa çıkın savunun” şeklinde konuştu.

“Bu kâbustan uyandığımızda derin bir nefes alacağız”

Babacan, “Sayın Erdoğan, ‘Kadın hakları kağıtlarla değil, vicdanla korunur’ diyor. Kâğıtlar dediği de hukuk! Siz hukuka kâğıt parçası gözüyle bakarsanız o ülkede hukuk devleti olmaz. Kadını şiddete karşı tabii ki hukukla koruyacağız. Şiddete cüret edenin eli yanacak. Kadın haklarını katillerin insafına mı bırakacağız?” diyerek, şunları kaydetti:

“Sanki bir kâbusun içindeyiz. Bu kâbusta yüksek enflasyon, yüksek faiz, yüksek kur, yüksek borç var. Gençler ‘ev genci’ olmuş. 42 milyon kadını şiddetten korumayı amaçlayan bir insan hakları belgesi yakılıyor. Bu milletin alın teriyle biriktirilen, bu devletin bankasına konulan 130 milyar dolar döviz rezervi eritiliyor. Ama bu sadece kötü bir kâbus. Sandık gününün ertesi sabahına uyandığımızda tüm bunlar geçecek. Derin bir nefes alacağız. Bu yangını DEVA Partisi’nin damlaları söndürecek. Uyandığımızda yatırım, üretim, istihdam göreceğiz. Gençleri meslekleriyle buluşturacağız. Anne babaların başını huzurla yastığa koyduğu bir Türkiye’ye uyanacağız.”

Ajans Bizim