Siyaset
Giriş Tarihi : 29-03-2021 20:36   Güncelleme : 29-03-2021 20:36
Abone ol

Babacan’dan Hükümete: 'Kürt meselesini yeniden dirilttiğiniz için özür dileyin'

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Seçme ve seçilme hakkını gasp ettiğiniz, Kürtçe’yi yeniden ‘bilinmeyen bir dil’ yaptığınız, bu milleti yarı yolda bırakıp, Kürt meselesini yeniden dirilttiğiniz için özür dileyin” dedi.

Babacan’dan Hükümete: 'Kürt meselesini yeniden dirilttiğiniz için özür dileyin'

Partisinin Hakkari İl Kongresi’nde konuşan Babacan,  Hükümetin dış politikasını eleştirdi. Hükûmet için dış politika ifadesini kullanmadığını, çünkü politikalarının olmadığını söyleyen Babacan, “Dış ilişkiler diyorum. Dış politika demek; diplomasi, siyasi diyalog, konuşmak, problemleri barışçıl yöntemlerle çözmeye gayret etmek demektir. Dostları çoğaltmak, düşmanları azaltmak demektir. Bizler ayrıldıktan sonra dış politika tamamen dar bir ideolojik perspektifle yürütülüyor. Cumhuriyet tarihinin ‘Başka ülkelerin iç siyasetlerine karışmama’ ilkesi vardı, çiğnediler. Başka bir ülkede sorun olduğu zaman ‘tarafları uzlaştıralım’ demiyorlar. Hemen kolları sıvıyorlar, başlıyorlar yumruk atmaya. Kime denk gelirse” ifadelerini kullandı. 

Babacan, komşu ülke Irak’ın yeni gerçeklerini kabul ederek her türlü ilişkiyi geliştirmek gerektiğine işaret ederek, insanların, ürünlerin serbestçe dolaşabildiği, fikirlerin rahat hareket ettiği, bütün hudutların anlamsızlaştığı bir coğrafyayı hayal ettiklerini söyledi. Babacan, “Gerçek refah, gerçek barış, gerçek huzur böyle sağlanır. Sınırlara beton duvarlar örerek değil; tam tersine komşularımıza gönlümüzü ve kapılarımızı açarak sağlanır” dedi.

“Cumhurbaşkanı’nın vakti kendiyle çelişmekle geçiyor”

AK Parti Kongresindeki ‘güven ve istikrar’ yazısına işaret eden Babacan, şunları söyledi: 

“Daha kendilerine bile güvenmiyorlar. Biz onlara nasıl güvenelim? Hükûmetin bir bakanı çıkmış, ortadan kaybolan bakanın televizyonunu eleştiriyor. Kaybolan bakanın trolleri de diğer bakana saldırıyor. Bir bakan çıkıyor, ‘Şu zaman şu kadar aşı gelecek’ diyor ama söylediği kadar aşı söylediği tarihlerde gelmiyor. Sosyal medya hesabından maske, mesafe, temizlik diyen bakanlara karşın, Cumhurbaşkanı lebalep kongre yapmakla övünüyor. Bir de tarımı bitiren bir bakan daha var. Aslında hepsi tek bir kişinin söylediğine bakıyor. Onun da vakti ömrü kendi kendiyle çelişmekle geçiyor. Erdoğan’ın bu memlekete hangi alanda istikrar kazandırdığına bir bakalım. Hukuk. İstikrar var mı? Hakkını yemeyelim var. Sayın Erdoğan, Anayasa’yı istikrarlı bir şekilde çiğniyor. Getir götür talimatlarla alınan kararlar, hukuksuzluğu istikrarlı bir şekilde büyütüyor. Fakirleşmede istikrar var. İşsizlik istikrarlı bir şekilde artıyor. Hayat pahalılığı artıyor. Bu tablo Sayın Erdoğan’ı eseri. Şimdi soruyorum; Sayın Erdoğan, bu eserinizle gurur duyuyor musunuz?”

Hükümetten duvarlara, pankartlara, panolara büyük harflerle ‘özür diliyoruz’ yazılmasını isteyen Babacan, “Mesela seçme ve seçilme hakkını gasp ettiğiniz halkımızdan özür dileyin. Kürtçe’yi yeniden ‘bilinmeyen bir dil’ yaptığınız için, bu milleti yarı yolda bırakıp, Kürt meselesini yeniden dirilttiğiniz için özür dileyin. KHK’larla işlerine son verdiğiniz ve yargı kararına rağmen işine iade etmediğiniz vatandaşlarımızdan özür dileyin. Keyfî kararlarınız yüzünden fakirleşen milletimizden özür dileyin” dedi.

“Bizim rotamızı millet belirliyor”

Babacan, halkın güvenini kaybettikçe 6 milyon oy almış bir partiyi kapatmayı gündeme getirdiklerine işaret ederek, “Gerginlik artsın, huzur kalmasın diye yapmayacakları şey yok. Çünkü başarı üretemiyorlar. Defalarca ‘Parti kapatmak olmaz’ dedi. Hatta şimdiki küçük ortağa laf yetiştiriyordu. Zamanında da kapatılmaya çalışılan bir parti vardı. Sayın Erdoğan, onun kapatılmasını istediği için Sayın Bahçeli’yi kastederek ‘Ülkenin huzursuzluğunda bunların yeri vardır’ dedi. Şimdi küçük ortağın gemisine bindiler, rotayı da Perinçek’in eline verdiler” şeklinde konuştu.

Demokrasiyi yok sayan, şahsi bekalarını bu milletin çıkarlarının üstünde gören, ülkeyi şiddet sarmalına sokan, çetelerle iş tutan, sokak ortasında siyasetçileri, gazetecileri döven vesayet odaklarıyla, 28 Şubatçılarla hiçbir zaman ayni gemiye binmediklerini ve binmeyeceklerini ifade eden Babacan, “Bizim rotamız; insan haklarından, özgürlüklerden, demokrasiden ve atılımdan şaşmıyor. Bizim rotamızı milletimiz belirliyor” ifadelerini kullandı.

Ajans Bizim