22 OCAK 2020 Çarşamba 13:41
Gündem
Giriş Tarihi : 06-01-2020 11:11

ÇGD Medya Raporu ve Basın Açıklaması

Çağdaş Gazeteciler Derneği olarak beş yıldır üçer aylık duyurduğumuz; 2019 yılının dördüncüsü, raporlar serimizin ise yirmincisiyle 2020 yılına giriyoruz. Basındaki hak ihlallerini, gazeteciliğin üzerine çöreklenen suçları, mesleğe ihanet boyutundaki manipülasyonları, meslektaşlarımıza yönelik sindirme politikalarını ve şiddeti artık Ankara şubemizin yanı sıra Bursa ve Antalya şubelerimizin katkılarıyla 2020 yılından itibaren aylık periyodlarla dikkatinize sunacağız.

ÇGD Medya Raporu ve Basın Açıklaması

Çağdaş Gazeteciler Derneği olarak beş yıldır üçer aylık duyurduğumuz; 2019 yılının
dördüncüsü, raporlar serimizin ise yirmincisiyle 2020 yılına giriyoruz. Basındaki hak ihlallerini,
gazeteciliğin üzerine çöreklenen suçları, mesleğe ihanet boyutundaki manipülasyonları,
meslektaşlarımıza yönelik sindirme politikalarını ve şiddeti artık Ankara şubemizin yanı sıra Bursa ve
Antalya şubelerimizin katkılarıyla 2020 yılından itibaren aylık periyodlarla dikkatinize sunacağız.
2019 yılının bu son raporunda da ne yazık ki demokrasi için umut vadeden gelişmeleri not
edemedik. Basın ve ifade özgürlüğü açısından önceki yılları aratan, daha karanlık, çok daha zorlu bir
yıl geçirdik. İktidardan kaynaklı baskılar bu durumun birinci nedeniyken bir o kadar etkili ikinci neden
de, geçmişte defalarca şahit olduğumuz üzere Türkiye’de medyanın olağanüstü dönemlerde meslek
ilkelerini çiğnemekte bir dakika tereddüt etmemesi, hatta yok saymasıydı. Barış Pınarı Harekâtı
döneminde işlenen gazetecilik suçları, hak ihlalleri ve manipülasyonlar, bu konuda adeta ders
niteliğindeydi. Raporumuzun “İlke İhlalleri-Manipülasyonlar” başlıklı bölümünün içinde ayrıca işleme
gereği duyduğumuz bu yayınlar, Türkiye’de medyanın büyük kısmının, talimatlarla yönetildiğini,
‘halktan gerçekleri gizleme görevi’ üstlendiğini göstermiştir.
Geride bıraktığımız üç aylık dönemde basına yönelik baskılardaki tek değişiklik, baskıların
niceliksel olarak sayısının artmasıdır. Daha fazla işsiz kaldık, özlük haklarımız daha fazla tırpanlandı ve
daha fazla fiziki şiddete uğradık, suçlandık, hapis cezaları kesildi. Bu bağlamda; Hürriyet gazetesinde
basın tarihine kara bir leke olarak geçecek biçimde bir günde 46 meslektaşımız işten çıkarıldı.
Gazetenin belkemiği niteliğinde ve uzun yılların deneyimine sahip bu kadro, sendikalaştıkları için
hedef alındı. Devlet kurumları ve Hürriyet’in yeni işvereninin işbirliğiyle yapılan bu kıyım operasyonu
sonrasında meslektaşlarımızın hakları da verilmiş değil. Bu gelişme çok daha ağır saldırıların da
habercisidir.
Meslek etiği denince akla gelen önemli isimlerden biri olan gazeteci Faruk Bildirici’nin RTÜK
üyeliğinin düşürülmesi, Anayasa Mahkemesi’nin “…fazla çalışma ücretinin, gecikmesi halinde yüzde 5
fazlasıyla ödenmesi”ne ilişkin yasal hakkımızı elimizden alması, Sözcü gazetesi yazar ve çalışanlarına
yönelik akıl almaz FETÖ suçlamasına dayalı hapis cezaları, tutuklanan meslektaşlarımız ve arkası
kesilmeyen gözaltılara dolu günler geçirildi.
Diğer yandan, devlet kurumlarını gazeteciliğe yönelik başlattığı sistemli yok etme politikası
devam etti ve Basın İlan Kurumu, BirGün, Evrensel ve Cumhuriyet gazetelerine keyfi olarak resmi ilan
yasakları koydu. Ayrıca 25 yıllık Bursa Olay Tv ve Radyo’nun kepenk kapatması, Star ve Güneş
gazetelerinin kapanması bu dönemin öne çıkan konuları arasında yer aldı.
Maalesef bu dönemde de gazetecilere yönelik fiziksel saldırılar artarak devam etti ve hiçbir
önlem alınmadığı gibi saldırganların yaptıkları yine yanlarına kar kaldı. Odatv yazarı Sabahattin
Önkibar, Yeniçağ gazetesi yazarı Yavuz Selim Demirağ’ın ardından Yeniçağ eski Ankara Temsilcisi
Ahmet Takan, KRT programcısı Murat İde, Iğdır’da Metin Işık, Eskişehir’de Hakkı Sağlam, Konya’da
Hasan Dönmez sokak ortasında saldırıya uğrayıp darp edilen gazeteciler oldu. Çoğu MHP’nin siyasi
düşüncesine mensup kişiler tarafından işlenen bu suçlar yetkili makamlarca görmezden gelindi.
2020 için de tablo iyimser değil. Şimdiden savaşın, barbarlığın ve hak ihlallerinin yükseleceği
günlere girdiğimizi öngörmek mümkün. Ortadoğu’da emperyalist çıkarların yükselttiği gerginlik,
yoksulluk ve adalet arayışındaki halkları her an patlamaya hazır bir bomba üzerinde tutmayı
sürdürüyor. Gerçeklerle yalanların çok daha yoğun karşı karşıya geleceği bir döneme girdiğimiz
ortada. Bu dönemde medyanın hiçbir provokasyona alet olmayıp, çıkar çevreleri ve büyük güç
odaklarının çatışmaları arasında kamunun yararı için gazetecilik yapılması, her zamankinden daha da

fazla önem taşımakta. Bugün ölüme karşı yaşamın, çevre talanına karşı doğanın, iklim krizine karşı
geleceğin, çıkar çevrelerine karşı halkın çıkarlarının savunulması, ilkeli gazeteciliğin gereğidir. Bu yolda
mesleğin özüne tutkuyla bağlı bir gazetecilik için, demokratik bir basın ortamı ve ülke için 2020 yılında
da meslektaşlarımızı örgütlü mücadeleye çağırıyoruz.
Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Yönetim Kurulu

ÇGD

NELER SÖYLENDİ?
@
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 40 18
  • 2 İstanbul Başakşehir 36 18
  • 3 Trabzonspor 35 18
  • 4 Fenerbahçe 34 18
  • 5 Alanyaspor 32 18
  • 6 Galatasaray 30 18
  • 7 Beşiktaş 30 18
  • 8 Göztepe 26 18
  • 9 Yeni Malatyaspor 24 18
  • 10 Gaziantep FK 24 18
  • 11 Çaykur Rizespor 23 18
  • 12 Denizlispor 22 18
  • 13 Gençlerbirliği 18 18
  • 14 Konyaspor 18 18
  • 15 Kasımpaşa 15 18
  • 16 Antalyaspor 14 18
  • 17 MKE Ankaragücü 12 18
  • 18 Kayserispor 10 18
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
ARŞİV ARAMA