Siyaset
Giriş Tarihi : 04-04-2016 16:09   Güncelleme : 04-04-2016 16:09

CHP Ümraniye İlçe Başkanlığı "Birlik ve Dayanışma" Yemeği

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ümraniye İlçe Örgütü tarafından birlik ve dayanışma yemeği gerçekleştirildi

CHP Ümraniye İlçe Başkanlığı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ümraniye İlçe Örgütü tarafından birlik ve dayanışma yemeği gerçekleştirildi. Geceye TBMM Başkan Vekili Akif Hamza Çebi, CHP Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Öney Cankurtaran, CHP Grup Başkan Vekili Engin Altay, PM Üyesi Kadir Gökmen Öğüt, CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat, CHP İstanbul Milletvekilleri Onursal Adıgüzel, Ali Şeker, Ali Özcan, Barış Yakardaş ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal başta olmak üzere İl ve İlçe Yöneticileri, STK Başkanları katıldılar. Birlik ve dayanışma gecesinin açılış konuşmasını CHP Ümraniye İlçe Başkanı Cafer Aktürk yaptı. Geceye katılan konukları ve örgütleri bizzat sayarak selamlayan İlçe Başkanı Cafer Aktürk; “ Türkiye'nin aydınlık yüzünü temsil eden değerli Cumhuriyet Halk partisi emektarları, Değerli misafirlerimiz, Birlik ve dayanışma gecemize hoş geldiniz. Hepimiz biliyoruz ki analar ağlamasın diye ne olduğu belli olmayan bir çözüm süreci safsatası ile ülke AKP zihniyeti yüzünden bir terör yuvası haline dönmüştür. Bitmek üzere olan bir terör örgütü AKP eliyle yeniden diriltilmiş ve hepimizin malumu olan süreci yaşamak durumuna gelinmiştir. Belli kesimlerin iktidar hırsı toplum ve ülke çıkarlarından ziyade kendi çıkarlarını önceleyen siyaset tarzı ile ülke uçurumun kenarına kadar getirilmiştir. Ülke bir kan gölü haline gelmiş ve toplumun ayrıştırılması için çok ciddi çabalar sarf edilmekte olduğu da aşikardır. Ancak sağduyu sahibi milletimiz bizleri ayrıştırmak isteyen güç odaklarına istediği primi vermemiştir.Vermeyecektir. Ülkenin her noktasında yaşanan terör olayları yüzünden bir çok masum vatandaşımızı  yitirdik, yitirmeye devam ediyoruz. Yaşanan bu terör yüzünden her gün şehit vermekteyiz.Artık öyle bir noktaya geldik ki her gün çokça şehit verdiğimiz bu süreçte  basını eline geçiren malum iktidar gücü bu haberleri de  sansürleyerek bir alt yazı olarak vermeye başlamıştır.Bu en ufak tabiri ile bir vicdansızlıktır. İnsanlıktan nasibini almamaktır. İnsanımıza ,polisimize ve askerimize verilen değer onların gözünde budur. Bu vesile ile sebebi her ne olursa olsun, dini her ne olursa olsun,milliyeti her ne olursa olsun terörü şiddetle ve nefretle kınıyorum.Bunu yaratan şer odaklarını ve arkasındaki tüm güç ve işbirlikçilerini  bir kez daha nefretle kınıyorum. Tüm şehitlerimiz ve teröre kurban verdiğimiz insanlarımızı ve yine ülkemizde olup ta bu nedenle yitirilen tüm insanlara Allah’tan rahmet diler yakınlarına ve milletimize sabır diliyorum.Hepimizin başı sağ olsun. AKP iktidarı  yaşanan olaylara bakıldığında siyasi hayatımızda gerilim üzerinden var olmaya çalışan bir siyasi oluşumdur. Bunun sonucu olarak kurgulanan politikaların doğurduğu sıkıntılı, zorlu, ağır ve sorunlarla dolu bir sürecin yaşandığına tanık olmaktayız. Hiç şüphe yok ki bu sıkıntıların yaşanmasının sebebi  barış dili yerine nefret dilini kullanan, yanlış politikalarla gerilim üreten AKP zihniyetidir. Toplumsal öfkeyi canlı tutarak siyasetin alt yapısını oluşturan AKP zihniyeti hukuk devleti anlayışına katkı sağlaması mümkün değildir. Tam tersine diyalog ve uzlaşma zemini ortadan kaldırmakta,otoriterleşmekte ve muhalif her türlü sesi çeşitli kumpas oyunları ile bertaraf etmekte,etmeye devam etmektedir. Bu gerilim ve kutuplaşmanın toplumun ana kütlesinde henüz ayrışmaya dönüşmemiş olması en büyük tesellimizdir. Sağduyu sahibi toplum kesimlerinin varlığı bu tahribatı yaratan ve yaratmaya devam eden  mevcut iktidar zihniyetine  karşı  ülkemiz adına bir şanstır. 12 Eylül darbe anayasası ile yıllarını tüketen ülkemiz  geldiğimiz yüzyılda evrensel hukukla entegre olmuş demokratik, özgürlükçü, müzakereci bir sistem  ile yönetilmesi gerekirken maalesef sivil bir  vesayet odağının işgali altındadır. Dini, etnik, siyasi ve ideolojik  işgallerden ülke kurtulmadıkça ne yargı, ne hukuk, ne demokrasi, ne özgürlük hayat bulabilir Bu vesayet ve otoriter yönetim anlayışı ile   huzurlu bir ülke olmamız da mümkün değildir. Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe hitabesinde on yıllar öncesinden uyarılarda bulunduğu tehlikelerin bir bir inlerinden çıkmış durumda olduğu inkar edilemez  bir gerçektir. "Gaflet dalalet ve hatta hıyanet içinde olanlar" süslü süslü sıfatlarla hayatımızın her yerinde var olmaya başlamıştır. Cumhuriyetimiz için en büyük tehlike olan cemaatler bu iktidar zamanında yeniden dirilmeye başlamıştır.. AKP bu cemaatler ile kronik bağ kurmuş durumda ve ülkeyi bir felakete doğru sürüklemeye devam etmektedir. Bunun sonucu olarak bu cemaat ve vakıflarına mahkum edilen eğitim ve öğretim ile barınma sorunu ortadır. Bu vakıf ve cemaatlerde her türlü pislik çocuk tecavüz ve istismarları yaşanmaktadır. Maalesef insan bile denmesi mümkün olmayan bu mahluklar yüzünden her gün bir çok kadın cinayeti ve tecavüz olayı yaşanmaktadır.   Tüm bu yaşananlar gözlerimizin önünde iken bizim ihtiyacımız olan tertemiz vicdanımız, aklımız, Atatürk’ün yolu ve onun öğretisidir. Bu öğreti ve vizyonu sımsıkı kucakladığımızda aklın ve bilimin yolundan bizi hiç kimse geri çeviremez. Bu ülkede  en güçlü makam Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktır. sizler o makamların sahipleriniz.Cumhuriyetimizi korumak için ihtiyaç olan tek şey her şartta ulusumuzun güvencesi ve teminatı olan sizlerin damarlarında akan asil kanda mevcuttur. Her şey hızla değişir ve ‘tek dişi kalmış canavar’ yeni gezegenler keşfederken, Türkiye’yi yönetenlerin memleketin 1980/90’larına ve İspanya’nın 1960’larına dönüyor olması insanımızı umutsuzluğa sevk ediyor. AKP yöneticilerinin  konuşmaları 1950’lerin Bayar’ından, 1970’lerin Demirel’inden, 1980’lerin Evren’inden farksızdır. Aynı sözcükler, aynı zihniyet ve hatta aynı ciddi yüz ifadeleri. İfade ne kadar ciddi, sesleri ne kadar tok olursa o kadar ciddiye alınacaklarını düşünüyorlar belli ki. Kötü temsillerin oyuncuları gibi… İşte bu zihniyet kendiliğinden ortaya çıkmamıştır.1950 lerden beri ağlarını örmeye başlamıştır.Kapitalist düzen kurucuları emekten yana olan insanların kanını emerek gücünü  devam ettirmektedir.Nitekim bu düzenin Türkiye'deki temsilcileri olan AKP iktidarı ülkenin tüm hayat damarlarını tahribata uğratmıştır. Cumhuriyet tarihinin tüm kazanımları bu ülkenin milletine küfür eden sözde iş adamlarına ve kapitalist sermaye ye peşkeş çekilmiştir.Üretim ekonomisi yerine tüketim benimsenerek kölelik rejimine geçiş için sermaye güçlerine zemin hazırlamaktadırlar.Eğitimden hukuka kadar yaşam alanımızın her noktası tel tel dökülmektedir. Tüm bu yaşananlar karşısında yapılması gerekenler vardır.Öncelikle ülkemizi orta doğu bataklığına sürükleyerek bölmeye çalışan bu zihniyetten kurtulmak zorundayız.Bunun için umudumuzu her zaman diri tutmalı ve bunların her türlü kumpaslarına karşı uyanık olmak zorundayız. Önceliğimiz iç çekişmeler değildir. Bulunduğumuz nokta yeni bir kurtuluş savaşı mücadelesini zorunlu kılmaktadır.Ancak bizim savaşımız demokrasi savaşı,özgürlük savaşı,barışı savunma savaşı,hukuk savaşı ve emekten yana olan, halkı özgürleştiren bir siyasi mücadele ile  kazanılacak bir savaştır. Bu Mücadeleyi verecek ve kazanacak kudret ve güç Cumhuriyet Halk Partisi  örgütünde vardır.   Çünkü; CHP, devleti kuran partidir, onun için CHP’li olmak bir onurdur, yurtseverliktir. CHP’li olmak, kardeşliktir, barıştır, dostluktur, hiç kimseyi ayırmadan herkesi kucaklayandır. CHP’li olmak biz kimseye kin tutmayız,.Kamu alem birdir bize’ diyen Yunus Emre’dir. Bir OIaIım, İri OIaIım, Diri OIaIım  diyen Hacı Bektaşi Veli’dir. Dönen dönsün ben dönmezem yoIumdan diyen Pir Sultan Abdal’dır, Bizi bilen bilir, bilmeyende kendisi gibi bilir diyen  Mevlana’dır. CHP’li olmak halkın değerleriyle beraber yaşamak demektir, o kutsal değerlere saygı duymak demektir. CHP’li olmak halkın kendisidir, halkla birlikte olmak demektir. CHP’li olmak büyümedir, hırstır, azimdir.İktidarımız çok yakındır. Sizlere güveniyorum, Çünkü; Sizler istiklal harbi veren bir halkın evlatlarısınız. Sizlere güveniyorum, Çünkü Sizler Mustafa Kemal Atatük ‘ün aydınlık yüzlü evlatlarısınız. Sizlere güveniyorum Çünkü, Siz Bülent ecevit’in adını dağlara taşlara yazan ve bu uğurda bedel ödeyen insanlarsınız. Sizlere güveniyorum Çünkü; Siz 12 Eylül’de ölümlerden dönen,işkencelere direnenyoldaşlar,dostlarsınız. Sizlere güveniyorum Çünkü, Siz kemal Kılıçdaroğlu’nun yarenizsiniz,yol arkadaşısınız. Sizlere güveniyorum Çünkü, Siz Gezi parkında direnen genç kızların,delikanlıların annesi,babası,abisi ve ablasısınız. Siz haziran direnişinin neferlerisiniz Siz, Maraş, Çorum, Sivas, Suruç, Ankara, Diyarbakır’sınız ” dedi.
AdminAdmin