Siyaset
Giriş Tarihi : 24-03-2021 22:17   Güncelleme : 24-03-2021 22:17
Abone ol

CHP’li Altay: “AK Parti kongresinden manifesto bekleniyordu, fiyasko oldu”

Engin Altay, “Erdoğan'ın bugünkü manifestosunda esnaf yok, işçi, köylü, memur, emekli, EYT'li yok, 3600 ek göstergeyi bekleyen din görevlisi, öğretmen, hemşire, polis yok, aşı yok. Sağlık çalışanlarına teşekkür yok, vefa yok ve gençler yok” dedi.

CHP’li Altay: “AK Parti kongresinden manifesto bekleniyordu, fiyasko oldu”

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, AK Parti Genel Başkanı Erdoğan’ın kongrede yaptığı konuşmayı eleştirdi. Devleti yönetmeleri hasebiyle toplumun bütün kesimlerinin umutla gözlerini kongreye çevirdiklerini belirten Altay, “Kongre, manifesto kongresi olarak ilan edildi ve başladı ama üzülerek söyleyeyim ki, fiyasko kongresi olarak bitti” diye konuştu. 

“Erdoğan’ın kongrede yeni anayasa masalı anlattığını” savunan Altay, şöyle konuştu:

''Ama Türkiye’de can ve mal güvenliğini ortadan kaldıran Erdoğan'dır. Erdoğan bu kongrede otoyollardan, köprülerden, havaalanlarından bahsetti ama bir şeyi unuttu. Bu otoyollardan köprülerden geçecek para millette yok. Erdoğan millet bahçelerinden bahsetti bu kongrede ama milletin o bahçelere gidecek, orada çay içecek parasının olmadığını da gene atladı. Erdoğan'ın bugünkü manifestosunda esnaf yok, işçi, köylü, memur, emekli, EYT'li yok, 3600 ek göstergeyi bekleyen din görevlisi, öğretmen, hemşire, polis yok, aşı yok. Sağlık çalışanlarına teşekkür yok, vefa yok ve gençler yok. Velhasıl bugünkü sözde manifesto kongresinde umut yok, fiyasko var.'' 

Düşük performanslı bir kongre izlediklerini kaydeden Altay, “Evet, salon lebalebdi ama ruh ve heyecan yoktu. Salon lebalebdi ama 83 milyon ıssızdı. Sayın Erdoğan, bugünkü kongrede bana göre tam tabirle manifesto kurultay olarak ilan ettikleri kongrede bir fiyaskoyla sonuçlandırarak, parti yönetimindeki koltuk sayısını artırmak suretiyle de suç ortağı sayısını arttırarak, kongreyi tamamladı. Kongreyle ilgili tablo budur” ifadelerini kullandı. 

“Ekonomiyi bitirdi yastık altına göz dikti”

Toplumun bütün kesimlerinin ekonomideki sıkıntıyla ilgili olarak bugün bir ışık, bir umut, bir haber beklediğini vurgulayan Altay, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Erdoğan ne yaptı? Millete yastık altını gösterdi. Gözünü milletin yastık altındaki birikimine diktiğini bu kongrede açık açık ilan etti. ‘Ekonomiyi ben bitirdim, siz yastık altındakileri çıkarın, finans sistemine katın da belki ülke kurtulur’ demeye getirdi. Yani dünyanın büyük ülkeleriyle aşık atan Erdoğan, batırdığı ekonomiyi milletin yastık altı birikimiyle kurtaracağını ilan etti. ‘Aile kurun, evlenme yaşı çok geç oldu, 30'lara çıktı’ diyor. İyi de gençlerin işi yok, aşı yok; adam yiyecek aş, ekmek bulamıyor. Sen adama ‘evlen, yuva kur’ diyorsun dalga geçer gibi. Erdoğan'ın Türkiye gerçeklerinden haberinin olmadığı da bu kongrede ortaya çıktı.”

Erdoğan’ın kongrede “yeni anayasa”, “sivil anayasa” dediğini hatırlatan Altay, şunları kaydetti:

“Çöken tek adam rejimini anayasa yaması kurtarmaz Sayın Erdoğan, unutma, çöken senin rejimin, anayasa yamasıyla kurtulmaz. Ayrıca demokrasiyi tramvaya benzetenden, yani ‘demokrasi bir tramvaydır bineriz, işimize gelmeyen yerde ineriz’ diyenden demokrat olmaz. Demokrat olmayan kafadan da sivil anayasa çıkmaz, çıkmaz... Eğer sen bir anayasayla meşgul olacaksan, önce Anayasa'ya gölge etme, orta yerde Anayasa'ya gölge etme, çiğneme, Meclis'e baskı yapma, yargıya talimat verme, insanların yaşam tarzına karışma, toplumu bölme, devleti çürütme. Trump için Brunson'u bırakırken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına rağmen Osman Kavala'yı rehin tutar gibi cezaevinde tutma. Biz de senin bir parça demokrasiye ısındığını, demokrasiyi içselleştirmeye başladığını düşünelim ve inanalım.”

“TSK’da tarikatlara yer açılıyor”

Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay-astsubay yetiştiren harp okulları ile yüksekokullara giriş koşullarında değişiklik yapıldığını anımsatan Engin Altay, şöyle konuştu:

“Önceki düzenlemede ‘Kendisinin, aile üyelerinin irticai ve bölücü görüşleri benimsememiş veya bu faaliyetlere karışmamış olması’ diye bir koşul vardı. İrticai ve bölücü faaliyetleri benimsememiş olması... Yenisinde ne var? ‘Terör örgütlerine veya milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen gruplara üyelik, iltisak ya da irtibat bulunmamalı’ diyor. Nerede irtica, nerede? Terör örgütlerine veya milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen grupla... Kim verecek bu kararı? Biz FETÖ ile ilgili çekincelerimizi söylerken FETÖ'ye methiyeler diziyordunuz. Sonra terörist yaptınız darbeyi görünce. Bu nedir biliyor musunuz? İrticai faaliyetlere yeşil ışık yakmaktır yeniden. Bu nedir? FETÖ'nün boşalttığı alanı, devlette boşalttığı, Türk Silahlı Kuvvetlerinde boşalttığı alanı, yeni tarikat ve cemaatlere terktir. Bu nedir? 15 Temmuz darbe girişiminden hiç ama hiç ders alınmadığının göstergesidir. Bu nedir? Cumhuriyetle inatlaşmaya devamdır, aydınlanmaya defanstır. Bu yönetmeliği biz böyle okuyoruz ve hepimizin, herkesin dilinde tüy biten bir ikazı yeniden yapıyoruz: Camiye, okula, kışlaya siyaset giren devletler çürür, toplumlar ayrışır. Yapma! Tekrar ediyorum. Camiye, kışlaya, okula siyaseti sokup devleti çürütme, toplumu bölme.”

“İstanbul Sözleşmesi tarikat şeyhlerine feda edildi”

Erdoğan’ın bugünkü kongrede “Yüzümüzü batıdan da doğudan da çeviremeyiz” dediğini hatırlatan Altay, “Ama İstanbul Sözleşmesi’nin feshi, durdurulması, Türkiye'nin yüzünü modern dünyadan çevirmesidir. Modern dünyaya, çağdaş dünyaya, aydınlanmaya sırtını dönmesinin resmidir. İstanbul Sözleşmesi'nden neden vazgeçtiler? Söyleyeyim. Erdoğan önce liberallerin güvenini kaybetti, sonra demokratların güvenini kaybetti, sonra milliyetçilerin güven ve itimadını kaybetti ve en son Erdoğan muhafazakarların güven ve itimadını da kaybetti. Şimdi güya muhafazakarların umudunu, güvenini kazanmak için de tarikat şeyhlerine İstanbul Sözleşmesi'nin fesih kararını fiyonklayıp, paketleyip gönderdi. Batan gemi tıkaç tutmaz, batıyor. Son bir umutla o posttaki ömrünü uzatmak için böyle ucube bir karar aldı ama Türkiye'de 42 milyon kadın o postu Erdoğan'a dar eder ve Erdoğan'ı o posttan kadınlar indirecektir” dedi. 

Bu ülkede çeşitli alanlarda vesayet ifadeleri, nitelemeleri yapıldığını belirten Altay, “Bunların bir kısmına ben de katılırım. Asker vesayeti, yargı vesayeti, beşli çete vesayeti, tek adam vesayeti. Ama şimdi bir de başımıza imam vesayeti çıktı. İmamlar, siyasete ve iktidara ayar vermeye, Meclis'in sayısal olarak en büyük partisinin grup başkanvekillerine ayar çekmeye başladılar. Vallahi ben rahatsız oldum” diye konuştu. 

Ajans Bizim