Siyaset
Giriş Tarihi : 28-07-2016 18:17   Güncelleme : 28-07-2016 18:22
Abone ol

CHP'li Aydın: ''Tutuklulara kötü muamele kabul edilemez''

CHP Bursa Milletvekili Erkan Aydın; Türkiye’nin tek sigortasının laiklik olduğunu vurgulayarak, bugüne kadar iktidarda kalmak için cemaatlerle, tarikatlarla işbirliği yapan, onların önüne açanların bunu artık iyi anlaması gerektiğini söyledi. Soruşturmalarda tutuklananlara kötü muamele iddialarına da değinen Aydın, '' Türk Tabipler Birliği’ne askerlere gün boyunca yarım ekmek ve yarım litre su verildiği yönünde şikayetler geldiğini'' belirtti.

CHP'li Aydın: ''Tutuklulara kötü muamele kabul edilemez''

CHP Bursa Milletvekili Erkan Aydın yaptığı yazılı açıklamada 15 Temmuz sonrasındaki gelişmeleri değerlendirdi. 15 Temmuz darbe sürecinin atlatılmasındaki en önemli unsurun CHP olduğunu kaydeden Aydın, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun devlet adamlığı sorumluluğuyla yaptığı açıklamaların darbecilerin heveslerini kursağında bıraktığını belirtti. Darbeye karışan FTÖ mensuplarının bir amacının da Türkiye’de iç savaş çıkarmak olduğunu söyleyen Erkan Aydın; CHP Genel Başkanı’nın yaptığı sorumlu açıklamalar ile toplumsal kutuplaşmanın önüne geçildiğini bildirdi. Aydın “Bugüne kadar Kılıçdaroğlu’na husumet besleyenler ne denli yanlış yaptıklarını anlamışlardır” dedi.

LAİKLİK EN BÜYÜK TEMİNAT

Erkan Aydın 1980 darbesinden sonra cemaatin desteklendiğini, devlet kurumlarına yerleştirildiğini ve TSK içinde de yuvalanmalarına göz yumulduğunu vurguladı. Son 14 yıl içinde de FTÖ mensuplarının terfi ve atamalarla üst düzey görevlere getirildiğini söyleyen Aydın, TSK’nın komuta kademesinde de önlerinin açıldığını kaydetti. Aydın bunun hazırlanan “Çatı İddianamesi” nde de açıkça görüldüğünü hatırlatarak şunları söyledi: “Üzülerek ifade ediyorum ki; cemaat örgütlenmesinin ne denli tehlikeli olduğu bilinmesine rağmen son 14 yılda bunların devlete sızmasına adeta destek verilmiştir. Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere devletin her kadrosuna sızmışlardır. Bir çoğu yüksek yargı mensubu, vali, kaymakam, başhekim, dekan, rektör olmuştur. TSK’da da generallik rütbelerine yükselmişlerdir. Siyasi iktidar uğruna bunlara göz yumanlar 15 Temmuz’da korkunç tabloyu –geç de olsa- görmüşlerdir. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın ‘Geçmişte dostlarımız bu Fethullahçı yapı için çok şey söylediler, biz onlara inanmadık.’ sözleri de aslında bunun itirafıdır”

Türkiye’nin en büyük sigortasının laiklik olduğunu vurgulayan Erkan Aydın, siyasi erki elinden bulunduranların bundan sonraki süreçte Anayasa’nın ilk dört ilkesine sıkı sıkıya bağlanması gerektiğini kaydetti. Aydın “ Çok yakın zamana kadar bu maddeleri tartışmaya açanlar, umarım yaşadığımız günlerden gereken dersi çıkarmıştır” dedi. Aydın bundan sonra FTÖ yerine başka tarikatla işbirliği yapılmasının Türkiye’yi daha büyük bir bunalıma sürükleyeceği uyarısında bulundu.

KÖTÜ MUAMELE KABUL EDİLEMEZ

Son günlerde tutuklanan askerlere kötü muamele yapıldığı yönündeki iddiaları da değerlendiren Aydın, bunun çok iyi şekilde araştırılması gerektiğini belirtti. Türk Tabipler Birliği’ne askerlere gün boyunca yarım ekmek ve yarım litre su verildiği yönünde şikayetler geldiğini söyleyen CHP Milletvekili Aydın, bunun kabul edilemez olduğunu bildirdi. Aydın şöyle dedi: “Türkiye demokratik bir hukuk devletidir. 15 Temmuz’dan bu yana meydanlara inen halkımız demokratik hukuk devletinin korunması için nöbet tutmaktadır. 15 Temmuz’un sorumluları da bağımsız yargıda hesap vermelidir. Emir komuta zincirinin son halkası olan erlere yönelik kötü muamele hiçbir şekilde kabul edilemez. Erlerin çaresiz ailelerin sesini de kulak verilmeli, ona göre karar verilmelidir.”

Aydın, yaşları 14 ila 17 arasında değişen Kuleli Askeri Lisesi öğrencilerinin de darbeye sürüklendiğini hatırlatarak “ Darbe kavramını bile bilmeyen bu çocuklar mı suçlu, yoksa onlara kumpas kurarak bu emirleri veren mi?” diye sordu. Aydın öğrenci ailelerinin “Çocuklarımızı kokteyl var diyerek okula çağırdılar” yönündeki iddialarının da dikkate alınarak sağlıklı bir karar verilmesini istedi.