Siyaset
Giriş Tarihi : 24-08-2016 12:38   Güncelleme : 24-08-2016 12:38
Abone ol

CHP'li Erdoğan Toprak: ''Doğu Akdeniz'de Biden'ın gizli ajandası Kıbrıs''

Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak, “Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’de, kritik bir döneme giriyoruz. AB-NATO ortaklığı, kurulacak Avrupa Ordusu Projesi Rum Kesimi’ne NATO güvencesi sağlarken, Türkiye ve KKTC’nin çıkarları açısından ortaya atılan yeni plan ve stratejiler, hassas ve dikkatli olunmasını zorunlu kılıyor”

CHP'li Erdoğan Toprak: ''Doğu Akdeniz'de Biden'ın gizli ajandası Kıbrıs''

CHP İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak, ABD Başkan Yardımcısı Biden’ın Türkiye ziyaretinde, Kıbrıs’taki müzakere sürecinin önemli olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Kıbrıs’ta yürütülen Çözüm Müzakereleri’nde artık kritik bir aşamaya gelindi. Eylül ve Ekim aylarında taraflar garantileri ele alacaklar ve sonrasında da İngiltere, Türkiye ve Yunanistan’ın da katılacağı nihai müzakere sürecine geçilecek. KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın Ankara ziyaretinde, yılsonuna kadar çözüme ulaşılamadığı takdirde gelecek yıl adada seçimler nedeniyle, siyasi sürecin gerilebileceği, müzakerelerin çıkmaza sürüklenebileceği görüşleri ifade edildi. Bundan daha önemlisi, çözümün ne şekilde ve kimlerin çıkarları doğrultusunda sonuçlandırılacağıdır. Sırf çözüm için Türkiye ve Kıbrıs Türklerinin adadaki ve Doğu Akdeniz’deki kazanılmış haklarından feragat edilmesi söz konusu olamaz. Türkiye’nin içeride terör ve darbe girişimi süreçlerine yoğunlaştığı bir dönemde Kıbrıs ile ilgili yaşananlar gözden kaçırılmamalıdır. Darbe girişiminden önce, 8-9 Temmuz’daki NATO zirvesinde, NATO-AB ve Avrupa Konseyi’nin ortak bildirisinde yer alan unsurlar, bu açıdan hayati önemdedir. Avrupa Ordusu kurulması yanında, bu ordunun NATO ile ortak savunma işbirliği stratejisi geliştirmesi planları dikkat çekicidir. Bu oluşumda, Rum Kesimi AB üyesi olduğu için Avrupa Ordusu’nun parçası haline gelecek ve NATO korunma şemsiyesine kavuşacaktır. Türkiye ise AB üyesi olmadığı için bu oluşumun dışında kalacaktır. Bu çok hayati bir adımdır ve NATO üyesi olmayan Güney Kıbrıs bu adımla, Türkiye’nin vetosu dolaylı şekilde aşılarak, AB ordusu ve NATO kalkanı içine alınmaktadır. Bu aşamada, KKTC’deki TSK Barış Gücü’nün adadan çekilmesi ve Türkiye’nin Londra-Zürih anlaşmalarına dayanan garantörlüğünün sona erdirilmesi taleplerinin gündeme getirilmesi dikkat çekicidir.”

Toprak, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın daha önce de Adayı ziyaret ettiğini, bölgedeki enerji kaynaklarının güvenliği açısından Kıbrıs’ın, ABD için hayati önemde olduğunu söylediğini hatırlatarak şu görüşleri dile getirdi;

“ABD Başkanı Obama, görevini bırakmadan önce Kıbrıs’ta mutlaka çözümün sağlanmasını amaçladığını daha önce ilan etti. Başkan Yardımcısı Biden da adayı ziyaret eden ilk ABD Başkan Yardımcısıydı. Biden’in ziyareti, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Türkiye’ye destek ziyareti olarak ifade edilse de daha kritik gündem maddesinin Kıbrıs olduğu açıktır. Biden, darbe teşebbüsünün artçı şoklarını atlatmaya çalışan TSK’nın, ağır yara aldığı bir süreçte, Türkiye’yi Kıbrıs’ta taviz vermeye, bazı kazanılmış haklardan feragate zorlayacak taleplerle gelebilir. Son gelişmeler AB üyesi Güney Kıbrıs’ın arkasına AB desteğinin yanı sıra, yeni planlanan Avrupa Ordusu ve NATO gücünün de konulduğunu göstermektedir. Adadaki İngiliz üslerine binlerce asker ve İngiliz savaş uçaklarının yığıldığı bilinmektedir. Bu aşamada Rusya’nın Uçak Gemisi’ni doğu Akdeniz’e, Suriye ve Kıbrıs açıklarına gönderme kararı dikkat çekicidir. Hükümetin, muhalefet partilerini de bilgilendirip, ortak akıl ve işbirliği içerisinde, ülkemizin çıkarlarının korunmasını öncelikle ele alması gerektiğini ifade etmek isterim.”