Siyaset
Giriş Tarihi : 26-07-2017 11:00   Güncelleme : 26-07-2017 11:00
Abone ol

CHP’li Eren Erdem; "Filistin Halkı, Kudüs’te Mülteci Değildir"

Son günlerde İsrail’in, güvenlik gerekçesi ile Kudüs’te uyguladığı baskı ve şiddet politikasını eleştiren CHP İstanbul Milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu Üyesi Eren Erdem, “Kudüs, tüm semavi dinlerin kutsal saydığı önemli bir kenttir.

 CHP’li Eren Erdem;

Müslümanların,  ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’da ibadet etme istekleri sadece inanç özgürlüğü değil, aynı zamanda tarihsel olarak da  haklarıdır. Tarihten miras olarak devir aldıkları bu hakları güvenlik gerekçe gösterilerek ellerinden alınmak isteniyor, bu kabul edilemez” dedi.

İsrail’in, Ortadoğu’da oluşan kaotik durumdan faydalanmak istediğini dile getiren Eren Erdem,

 “Bu tip uygulamalar İsrail tarafından ilk defa yapılmıyor, durumdan vazife çıkarmayı, bir devlet politikası olarak benimseyen İsrail Hükumeti,  sadece Filistin halkına zulüm etmekle kalmıyor, aynı zamanda dünyadaki, Yahudi karşıtlığının da fitilini ateşliyor. Bu tüm insanlıkla birlikte, İsrail halkına da yapılacak en büyük kötülüktür.” dedi

 

Eren Erdem yazılı olarak yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi :

FİLİSTİN HALKI, KUDÜS’TE MÜLTECİ DEĞİLDİR

Kudüs, tüm semavi dinlerin kutsal mekanlarının bulunduğu, önemli bir kenttir. Bu mekanlardan biri de Müslümanların ilk kıblesi olan, Mescid-i Aksa’dır. Tarih boyu, bir kutsal miras olarak korunan Mescid-i Aksa,  aynı zamanda Filistin halkının haklı mücadelesinin de simgesi haline gelmiştir.

İsrail, Filistin Halkına karşı baskı politikalarını Mescid-i Aksa üzerinden uygulamaya koyarak, tüm Müslümanları tahrik etmektedir. Şiddeti artırmayı hedefleyen bu tutum,  Dünya Barışı için en büyük tehdittir. Bölgede var olan gerginliği tırmandıracağı aleni olan bu durum aynı zamanda dünyanın çeşitli ülkelerinde barış içinde yaşayan Yahudi Halkının da güvenliğini tehlikeye sokmaktadır. Kuruluş amacını kutsal metinlere, egemenlik sahasını vaad edilmiş topraklara dayandıran İsrail,  bir an önce bu faşizan politikalardan vazgeçerek, tarihsel  gerçekleri kabul etmelidir. Filistin Halkı, Kudüs’te mülteci değil, ev sahibidir. Bu tarihsel gerçekliği kabullenmek en başta İsrail halkının da yararınadır.

Aksi halde olayların Kudüs’le sınırlı kalmayarak, dünyanın önemli metropollerine sıçraması kaçınılmaz olacaktır.

 

İSRAİL’İN ÖĞRETMENİ,  HİTLER OLMAMALIDIR

Yahudi inancına göre “adalet yurdu” olarak da adlandırılan, Kudüs’te adaletin ve barışın egemen olması  çağdaş dünyanın ortak dileğidir. Adalet ve Barış, Güvenlik politikalarına kurban edilmemelidir.

Hiçbir güvenlik tedbiri, ibadet eden insanların secdeye giderken tekmelenmesine gerekçe olamaz. Devletlerin temel görevi yurttaşlarının güvenli bir şekilde yaşamaları ile birlikte ibadet özgürlüğünü de sağlamaktır. Kudüs’ten tüm dünyaya ulaşan görüntülerin, Nazi Almanya’sını anımsatmasına en başta Yahudi halkı karşı çıkmalıdır. İsrail Hükümetinin öğretmeni, asla Hitler olmamalıdır. “

 

 

KUDÜS’TE BARIŞ OLMAZSA, DÜNYA GÜVENDE OLMAZ

Türkiye’de birçok Yahudi Yurttaşımızın yaşadığına dikkat çeken Erdem, “İnancı ve görüşü ne olursa olsun, her yurttaşımızın, alt kimliği kendi onurudur. Hiçbir Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı, başka bir ülkenin uyguladığı politikalardan sorumlu olmadığı gibi Musevi yurttaşlarımız da İsrail’in uyguladığı şiddet politikasının sorumlusu değildirler. Bu sebeple ülkemizde yaşayan Musevi vatandaşların ibadethanelerine yönelik saldırılar kabul edilemez.” ifadesini kullandı. Tüm yurttaşların bu konuda duyarlı olması gerektiğini ifade eden Erdem, Çağdaş Dünyanın, İsrail’i uyarması gerektiğini de dile getirerek, “Unutulmamalıdır ki, Paris’in, Londra’nın, New York’un ve İstanbul’un güvenliği Kudüs’ün barışına bağlıdır. Kudüs’te barış olmazsa, Dünya da güvende olmaz, İsrail’in dünyayı ateşe atmaya hakkı yoktur” dedi.