Siyaset
Giriş Tarihi : 10-02-2021 13:28   Güncelleme : 10-02-2021 13:45
Abone ol

CHP'li Gökçen'den Boğaziçi Açıklaması

CHP Gençlik Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcı Gökçe Gökçen, CHP Genel Merkezinde basın toplantısı düzenledi.

CHP'li Gökçen'den Boğaziçi Açıklaması

CHP Gençlik Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcı Gökçe Gökçen, CHP Genel Merkezinde basın toplantısı düzenledi. 

CHP'li Gökçen açıklamasına dün intihar ederek hayatını kaybeden Kartepe Meclis Üyesi Tugay Adak'ın ailesine ve sevenlerine baş sağlığı dileyerek başladı. 

İşte Gökçe Gökçen'in açıklamasından satır başları;

Ocak ayının başından itibaren Boğaziçi eylemleri gündemde yerini aldı. Sürecin başında Boğaziçi Üniversitesi’nde ve özellikle geçtiğimiz hafta İstanbul’da, Vatan Emniyet’te, Çağlayan ve Kartal adliyelerinde öğrencilerin sürecini genel merkez yöneticilerimiz, milletvekillerimiz, il örgütümüz, il disiplin kurulumuzla birlikte takip ettik. Bursa’da, Çanakkale’de, Adana’da ve daha birçok ilimizde de parti örgütümüz ve milletvekillerimiz süreci yakından takip ederek demokratik taleplere destek verdi.

Peki neler oldu? İş niye bu noktaya geldi?

2 Ocak – RG yayım. Melih Bulu, Cumhurbaşkanı tarafından rektör olarak atandı. Partili.

4 Ocak’ta Boğaziçi üniversitesi öğrencileri ve hocaları Güney Kampüs önünde:

“Atanmış rektör istemiyoruz, üniversite yönetimi seçimle belirlensin, bilime, liyakate uygun bir şekilde davranılsın”

  • 1980 darbesinden sonra darbeciler rektörlerin atamayla belirlenmesine karar verdi.
  • 20 temmuz sivil darbesiyle 15 temmuzu bir lütuf olarak görenler tarafından üniversitelerde rektörlük seçimleri kaldırıldı.
  • 2021 başında Boğaziçi’ne ilk kez Boğaziçi dışından biri atandı.

Bunları 11 Ocak tarihli raporumuzda açıkladık.

  • İçişleri Bakanı – “4 LGBT sapkını gözaltına alındı.” diyerek insanları cinsel yönelim ve cinsiyet kimlikleri nedeniyle hedef gösterdi.
  • Cumhurbaşkanlığı iletişim başkanı Fahrettin Altun, çarpıtmayla öğrencileri hedef gösterdi.

Paylaştığı belgede şu ifadeler yer alıyordu “LGBTİ Çalışmaları Aday Kulübünün adaylık statüsünün 2 Şubat 2021 tarihinden itibaren kaldırılmasına karar verilmiştir. Melih Bulu Rektör.”

Tartışma konusu olan sergiyi Boğaziçi Üniversitesi LGBTİ+ Çalışmaları Kulübünün düzenlemediği ortaya çıktı.

  • Cumhurbaşkanı bir açıklama yaptı: “Terör örgütlerinin üyesi olan bu gençleri biz ülkemizin gerçek manada milli ve manevi değerlere sahip gençleri olarak kabul etmiyoruz.” Yine teröristlikle suçladı.

 

Bir tek öğrenci bile terör örgütü üyeliğinden bırakın yargılanmayı, sorgulanmadı bile.

 

  • Öğrencilerin Kadıköy’de anayasal haklarını kullanmaları anayasaya aykırı olarak engellendi ve 159 genç gözaltına alındı. Vatan emniyette öğrencilerin ifadeleri alındı. Bilekler mosmor.

 

  • 2 öğrenci tüm bu hedef göstermeler sonucunda tutuklandı. 8 öğrenci sadece ve sadece arkadaşlarının serbest bırakılmasını istedikleri için tutuklandılar.

 

  • Öğrenci Beyza Buldağ, Boğaziçi Dayanışma Twitter hesabıyla telefonunun son 2 hanesi tutuyor diye tutuklandı.

 

  • Boğaziçi öğrencilerine destek veren liselerde, özellikle proje okullarda yönetimler öğrencileri tek tek arayarak disiplin cezalarıyla tehdit etti. Öğrenciler okul değiştirme ya da örgün öğretimden atılma şeklinde bir ceza tehdidiyle karşı karşıya kaldıkları için korkutulmaya çalışılıyor.

 

  • Ve son olarak bu sabah 5 kişi daha İstanbul’da gözaltına alındı

Arkadaşlar, bu iktidara göre, saraya göre herkes terörist. Kim terörist değil kim?

  • SMA hastalarının aileleri terörist
  • TEKEL işçileri terörist
  • Haklarını arayan işçiler terörist
  • Yaşamak istiyoruz diyen kadınlar terörist
  • Gaziler için toplanan paralar nerede diye soran gazi yakınları terörist
  • Barış isteyen akademisyenler terörist
  • Şimdi de bu ülkenin gençleri terörist. Kim terörist değil kim?

 

 

Tüm bunlar olurken propaganda faaliyetlerine Emniyet Genel Müdürlüğü de dahil oldu.

Bir video paylaştılar, polis yok efendim “aşağı bak” değil de  “aşağıdan” diyormuş. Kendi paylaştıkları videoda bile görülüyor ki kendi halinde yürüyen, o sırada eylem bile yapmayan üniversite öğrencilerine polis müdahale ediyor. Kendi kendilerini rezil ediyorlar.

Emniyet Genel Müdürlüğü başka bir propaganda faaliyeti daha yaptı. Yazmışlar ki, “İşin aslı…”

İşin aslını söyleyelim:

  • İşin aslı bu: İşin aslı, hedef gösterdiğiniz tüm LGBTİ+lar bugün canlarının derdinde, Hande Kader gibi öldürülecek miyiz diye kaygı içinde.
  • İşin aslı bu: İşin aslı, “48 yaşındayım, kimse işe almıyor, buraya gençliğimi verdim. Hiç oturmadan çalıştım, dizlerim tutmuyor. Sabah simit satıyorum fabrika önünde 20 lira, 25 lira kazanayım diye. Beni sömürdüler” diyen Bimeks işçisi
  • İşin aslı bu: Cumartesi annelerinin 700. Buluşmasında gözaltına alınan ve yine terörist ilan edilen 82 yaşındaki Emine Ocak’a yapılan bu muamele işin aslı.
  • İşin aslı bu: İşin aslı, ihmallerinizle ölümüne sebep olduğunuz ve hep 9 yaşında kalacak olan ve utanmadan tren cinayetinin sorumlularını değil de annesini yargıladığınız Oğuz Arda Sel!
  • İşin aslı bu: Dövülerek öldürülen Gezi şehidimiz, hep 19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz
  • İşin aslı bu: yakınlarına yerlerde tekme attığınız Somalı madenciler, 301 canın sorumluluğunu bile hissetmeyen iktidar
  • İşin aslı bu: ölümünü ısrarla aydınlatmadığınız Rabia Naz Vatan
  • İşin aslı bu: ölümünü ısrarla aydınlatmadığınız, dosyasını kapattırdığınız Nadira Kadirova
  • İşin aslı bu: üniversiteye, akademiye taktığınız kelepçe
  • İşin aslı bu: Siz kadın cinayetlerini ısrarla önlemezken, kadına şiddete başvuranlara karşı uygulamayı sürekli olarak reddettiğiniz ama bu ülkenin gençlerine layık gördüğünüz elektronik kelepçe!
  • Ve işin aslı: öldürülecekler listesi yapıyoruz diyenlerin özgürce gezdiği, ama öğrencilerin hapsedildiği bu karanlık.
  • Buradan öğrenci ve genç arkadaşlarıma da seslenmek istiyorum.

    Bir video yayınladılar. Diyorlar ki “Artık ülkemde dinlenmediğimi ve istenmediğimi düşünüyorum. Ülkem adına çok üzgünüm.”

    Hem kendini disiplin tehdidi altında hisseden liseli kardeşlerim,

    Hem de Boğaziçili ya da Boğaziçi dışından genç arkadaşlarım, unutmayın, bu memleket bizim.

     

    Adamlar’ın bir şarkısı var:

    “Ömrümüzün en güzel yıllarına patlayanın

    Ne evinde bir ayna var ne içinde bir yürek,

    Gençliği haybeye yenmiş yorgun ve yalnız nesil

    Birbirini buldukça düşmedi, düşmeyecek.”