Siyaset
Giriş Tarihi : 29-07-2020 09:48   Güncelleme : 29-07-2020 09:48

CHP'li Köse'den İstanbul Sözleşmesi Çıkışı

CHP'li Fatma Köse, son yıllarda artan kadın cinayetlerine dikkat çekerek "Kadınların hayatta kalmasını sağlayan, 2011 yılında Türkiye’nin de ilk imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi’ni tartışmaya açanlar kadın cinayetlerinin sorumlusu olarak tarihte yerini alacaktır" dedi.

CHP'li Köse'den İstanbul Sözleşmesi Çıkışı

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Fatma Köse, İstanbul Sözleşmesi’nin tartışılmaya açılmasına son yıllarda artan kadın cinayetlerine dikkat çekerek tepki gösterdi. Köse, “İstanbul Sözleşmesi’nden devletin imzasını çekmesi için uğraşanlar, öldüreni değil, öleni suçlayanlar, katilleri yargılamadan, hak ettikleri en ağır cezaları vermeden, toplum içine bırakanlar, katledilen kız kardeşlerimizin cinayetlerinin sorumlusudur” dedi.

CHP Genel Merkezi’nde yaptığı basın toplantısında konuşan Köse, İstanbul Sözleşmesi’nin kadınların hukuki güvencesi olduğunu söyleyerek sözleşmeden çekilmeyi tartışmanın kadına yönelik şiddeti teşvik edeceğini ifade etti.

“ŞİDDETLE YAŞAMAYA HİÇ NİYETİMİZ YOK”

Kadın cinayetlerini gerçekleştirenlerin hak ettikleri cezaları almadıklarına vurgu yapan Köse “Özgecan Aslan, Şule Çet, Ceren Özdemir, Gülistan Doku, Pınar Gültekin… Ve daha binlerce kadın… Hepsinin hikayesi aynı! Sırf hayır dediği için boşandığı, ayrıldığı veya hiç birlikte olmak istemediği için katledildiler. Boşanan kadınları sapkın hayatlar yaşamakla suçlayanlar, boşanmalarını ne pahasına olursa olsun engellemek için Melis’te komisyonlar kuranlar, aileleri parçalatmayacağız diye dört bir yerden açıklamalar yaptıranlar, nafakayı kaldırmak için yasa hazırlıkları yapanlar, şiddete ilişkin koruma kararları almamızı sağlayan 6284 sayılı yasayı kaldırmak isteyenler, İstanbul Sözleşmesi’nden devletin imzasını çekmesi için uğraşanlar, öldüreni değil, öleni suçlayanlar, katilleri yargılamadan, hak ettikleri en ağır cezaları vermeden, toplum içine bırakanlar, katledilen kız kardeşlerimizin cinayetlerinin sorumlusudur” dedi.

Cumhuriyetin bir kadın devrimi olduğunu söyleyen Köse, “İstanbul sözleşmesini tartışmaya açmak cumhuriyet değerlerini tartışmaya açmaktır” şeklinde konuştu.

Köse’nin açıklamaları şu şekilde:

“Haftalardır, aylardır, yıllardır “Yasalar etkili uygulanmıyor, erkek şiddetine karşı acil önlem planı yapılmalı” diyoruz; ancak tüm bu çağrılarımıza kulak tıkayanlar, kadınlar için hayati öneme sahip İstanbul sözleşmesini tartışmaya açıyor. Oysa İstanbul sözleşmesi, hukuki güvencemizdir. İstanbul Sözleşmesini hedef alıp sözleşmeden çekileceğini tartışmak kadına yönelik şiddeti teşviktir. Susmaya, itaat etmeye, birbirimizi yalnız bırakmaya, şiddetle yaşamaya ya da canımızdan olmaya hiç niyetimiz yok!

Evimizdeki, iş yerimizdeki, memleketimizdeki tüm kadın düşmanları ile yaşamak için savaşacağız. Örgütlenerek, birbirimize kenetlenerek, yaşamı elinden alınmış katledilmiş kız kardeşlerimizin gülüşünü yüzümüze yerleştirerek mücadele edeceğiz. Kadınların kanı ile yazılmış ve kazanılmış hiçbir hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz! Cumhuriyetle kazandığımız haklarımızı kısıtlayan zihniyete, birlikte karşı koyacağız. Cumhuriyet bir kadın devrimidir! İstanbul sözleşmesini tartışmaya açmak cumhuriyet değerlerini tartışmaya açmaktır.

‘YAŞASIN KADINLAR, YAŞASIN MÜCADELEMİZ’

Biliyoruz ki; kadın, ne zaman siyasette, yerel yönetimlerde, sendikalarda, karar mekanizmalarında yani toplumun her alanında %50 oranında temsil edilecek işte kadınlar o zaman özgürleşecek! Biz; kadınız! Varız! Eşitiz! Haklarımızın bilincindeyiz. Yineliyoruz; kadın örgütlerini ve İstanbul Sözleşmesini hedef gösterenler, öldürülen tüm kadınların katilidir. Kadınların hayatını kendi siyasi çıkarlarınız için malzeme yapmanıza izin vermeyeceğiz! Kadınların ‘Ölmek istemiyorum’, ‘Ölmeden koruyun beni’, ‘Beni öldürdükten sonra mı tutuklayacaksınız’ çığlıklarının yükselmediği bir hayatı kuracağız! Yan yana gelerek, dayanışarak, yılmayarak, mücadele ederek kazanacağız. Hiçbir kadının saçının teli zarar görmeyene kadar, tam eşitlik sağlanana kadar meydanlarda olacağız! İstanbul Sözleşmesi’ne ve 6284’e dokunma demeye devam edeceğiz! Yaşasın kadınlar! Yaşasın mücadelemiz!”