Siyaset
Giriş Tarihi : 20-06-2021 14:34   Güncelleme : 20-06-2021 17:11
Abone ol

CHP'li Toprak: Ülkenin Karanlık Siyasi Cinayetler Kaosuna Sürüklenmesine İzin Vermeyeceğiz

CHP İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak, İzmir saldırısı sonrasında failin süratle sorgulanıp, aynı gün tutuklamasına dikkat çekerek; “Boğaziçi öğrencileri, eleştirel tweet atanlar bile günlerce gözaltında tutulurken, bu karanlık saldırının arkasındaki örgüt bağlantılarının ortaya çıkarılmamasının ardındaki amaç nedir?” dedi.

CHP'li Toprak: Ülkenin Karanlık Siyasi Cinayetler Kaosuna Sürüklenmesine İzin Vermeyeceğiz

Toprak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üç gün sonra nihayet kınamada bulunurken bile CHP ve diğer muhalefeti hedef gösterip, nifak söylemini sürdürdüğünü belirterek şunları söyledi;

“İzmir’de gündüz gözüyle, çevredeki onlarca resmi ve sivil güvenlik görevlisine rağmen karanlık bir takım emel sahiplerinin perde gerisinde olduğu bir siyasi cinayet işlendi. HDP il binasına düzenlenen profesyonel saldırıda yalnız, silahsız, savunmasız bir genç kadın acımasızca öldürüldü.  Türkiye, geçmişte benzer siyasi cinayetleri, terör ve katliamları yaşadı. Toplumu sarsan suikastlara tanık oldu. Şimdi benzer bir senaryonun tekrar sahnelenmek istendiği apaçık. Sosyal medya paylaşımlarından eğitimli ve profesyonel olduğu anlaşılan, nefret içerikli paylaşımları sosyal medyada yayılan tetikçinin,  sağlık çalışanı iken bir suikastçıya dönüştüğü görülüyor. Aylardır işsiz olan bu kişi bu ağır silahlara nasıl sahip olmuş? Suriye’ye nasıl gitmiş. Atış poligonlarında kimlerden eğitim almış.  Nedense, günlerce taksiyle saldırı planlanan yere gidip keşif yaparken, 24 saat il binası çevresindeki resmi ve sivil hiçbir güvenlik görevlisinin dikkatini çekmemiş! İktidar, uzun süredir başta partimiz olmak üzere muhalefeti hedef gösteren, bir nefret söylemini sürdürüyor. Öyle ki, ‘128 milyar dolar nerede’ afişleri için parti binalarımız basıldı, il yöneticilerimiz gözaltına alındı, sorgulandı.  24 saat takip ve izlemedeki parti binalarının basılması, cinayet ve saldırılara sahne olması ise ciddi bir güvenlik zafiyetinin ya da organize göz yummanın sonucudur. 

CHP liderine yönelik linç girişimini kınamayan, geçmiş olsun bile demeyen Cumhurbaşkanı, İYİ Parti liderine linç girişimini ise adeta onaylayıp az bile yapıldığını söyleyerek, saldırganların arkasında durdu. Daha neler neler görüleceği tehdidini savurdu. Şimdi de İzmir’deki saldırı ve cinayeti ancak 3 gün sonra güya kınarken, ardından muhalefeti hedef gösteren nefret, nifak söylemlerine aynen devam ediyor. Saldırganın yakalandıktan hemen sonra süratle savcılıkta sorgulanıp, aynı gün tutuklanması, bağlantılarının, arkasındaki güçlerin, ipi elinde tutanların, silahları nasıl temin ettiğinin, aylardır işsiz iken parayı nereden bulduğunun, suç ortaklarının, örgütlü eylem olasılığının sorgulanmaması manidardır. Boğaziçi üniversitesi öğrencilerini, eleştirel tweet atanları bile günlerce gözaltında tutan, örgüt ve terör bağlantısı araştıran, ek gözaltı süresi talep eden savcıların, bu olayda 24 saatten kısa sürede dosyayı tamamlayıp, mahkemenin de tutuklama yoluna gitmesi, perde gerisindeki karanlık emel sahiplerinin gizlenmek istendiğini ciddi şekilde düşündürüyor.  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bağlantıların açığa çıkarılması beklentisini ifade etmesine karşılık, emniyet ve yargının tutumu bununla örtüşmüyor. ‘7 Haziran 2015’i unutmayın’ sözleri, irtifa kaybeden, toplumsal desteği eriyen iktidar ittifakının ikbal uğruna ülkeyi karanlık bir sürece sürükleme planları olabileceğini çağrıştırıyor. O dönemde başta Suruç, Diyarbakır, İstanbul, Ankara Gar katliamlarında yüzlerce masum yurttaşımız hayatını kaybetti.

Ancak bu senaryoları tekrar yazmaya kalkanlar şunu bilsin ki, halkla el ele ülkenin yeniden bir siyasi cinayetler, suikastlar, kardeş kavgası kaosuna sürüklenmesine geçit vermeyeceğiz.”