Siyaset
Giriş Tarihi : 23-03-2016 16:26   Güncelleme : 23-03-2016 16:26
Abone ol

CHP’li Vekillerden Çevre Bakanlığına çıkarma

CHP Çanakkale Milletvekilleri Muharrem Erkek, Bülent Öz ile Balıkesir Milletvekilleri Ahmet Akın, Namık Havutça ve Mehmet Tüm Yenice Çırpılar’da yapılması planlanan termik santralle ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda yapılan İnceleme ve Değerlendirme Toplantısı’na katıldı

CHP’li Vekillerden Çevre Bakanlığına çıkarma
CHP Çanakkale Milletvekilleri Muharrem Erkek, Bülent Öz ile Balıkesir Milletvekilleri Ahmet Akın, Namık Havutça ve Mehmet Tüm Yenice Çırpılar’da yapılması planlanan termik santralle ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda yapılan İnceleme ve Değerlendirme Toplantısı’na katıldı. Toplantıya, Bakanlık bürokratları, firma temsilcileri, kurum temsilcileri, Sivil Toplum Örgütleri ve bölgedeki 67 muhtar adına Hüseyin Soylu katıldı. Firma temsilcilerinin yaptığı sunumun ardından Milletvekili danışmanlarının görüntü alması nedeniyle gergin anların yaşandığı toplantıda, Milletvekilleri Bakanlık bürokratlarına ve firma temsilcilerine tepki gösterdiler. Tutanak tutulmayan ve kayıt alınmayan toplantıda, kimi kurum ve kuruluşlarının temsilci göndermeyerek yazılı görüşlerini ilettiği dikkatlerden kaçmadı. Sunumdan sonra söz alan Erkek: “Bu proje çevresinde 6 göletin, dibinde Gönen Barajı’nın olduğu bölgede yapılmak isteniyor. Burası hem Balıkesir hem de Çanakkale için Kaz Dağları’nın bulunması nedeniyle çok önemlidir. Allah vergisi bu coğrafyanın yok edilmesine isminde çevre olan bir Bakanlık izin veremez. Çanakkale ve Balıkesir’in temiz içme suyu kaynakları termik santral nedeniyle kirlenecektir. İl Özel İdaresi ve Devlet Su İşleri’nin bölgede büyük yatırımları mevcut. Bunlar bir çırpıda yok edilecektir. Yine aynı bölgedeki topraklar ülkemizin en verimli topraklarından. Önemli bir tarımsal kaynak yok edilecektir. Biz, bu işin peşini bırakmayacağız. Bakan’a gideceğiz. Oradan da sonuç almazsak halkla beraber direneceğiz. Kendimiz için değil, geleceğimiz için, çocuklarımız için mücadele ediyoruz.” dedi. Hüseyin Soylu’nun sözünün firma temsilcilerince kesilmesine tepki gösteren Erkek: “Bölgede yaşayan hemşehrilerimiz konuşacak elbette. Siz buna karşı çıkamazsınız. Çünkü; hemşehrilerimizin içi yanıyor. Firma temsilcileri burada konuşuyor. Tabii ki orada yaşamadığınız için içiniz yanmıyor. Umurunuzda değil orada olacaklar. Çanakkale kazan dairesine çevirmek isteniyor. Buna izin veremeyiz.” diyerek sözlerini bitirdi. Toplantıda söz alan Balıkesir Milletvekili Namık Havutça, Yenice Çırpılarda yapılması planlan termik santrale ilişkin olarak eleştirilerini dile getirdi. Can alıcı sorunun, santralin kurulması planlanan alan olduğunu ifade ederek, “150 bin nüfuslu Bandırma’ya içme ve kullanma suyu temin eden Gönen Barajı’nın hemen yanı başında söz konusu proje düşünülmektedir. Bu bandırma için bir felakettir” dedi. Konuya ilişkin olarak Bandırma Belediyesi’nin haberdar dahi edilmediğini vurgulayan Havutça, uçucu küllerin ve kazan altı külünün depolama sahalarından rüzgâr ve aşırı yağış sonucu oluşacak etkilerle gönen barajına karışması durumunda bir felaket yaşanacağını ifade etti. Havutça; “Bandırma’nın suyunu riske atacak bu yatırıma geçit vermeyeceğiz, Bandırma halkına rağmen bu santrali Yenice Çırpılara kurmaya çalışan Çevre ve Şehircilik Bakanlığını ve firma yetkililerini duyarlı olmaya davet ediyorum. Gereken bütün mücadeleyi vereceğiz. Biz bu toprakların insanlarıyız, bu güzelim coğrafyanın rant uğruna yok olup gitmesine göz yumamayız. Halkın istemediği ve kabullenmediği hiçbir şeyi zorla yaptıramazsınız, bu Termik Santrali de buraya yapamazsınız” dedi. Daha sonra söz alan Bülent Öz, Çanakkale’de faaliyette bulunan termik santraller dışında 14 yeni başvuru bulunduğunu vurgulayarak bunlarında yapılması durumunda Çanakkale’nin bir kömür cehennemine döneceğini belirtti. Bülent Öz’ün belirttiği termik santrallerden, konuyla ilgili Daire Başkanı’nın haberi olmadığı “nerede yapılacak 14 santral demesiyle anlaşıldı. Milletvekili Öz: bu dosyalarda önünüze gelecek EPDK’ya yapılan başvurular bunlar, Çan’da Gelibolu’da, Yenice’de, Biga’da, Karabiga’da, Lapseki’de bunların hepsi gelecek. Yakın gelecekte Türkiye’nin şu anda 73.147 Mw olan toplam kurulu gücünün yaklaşık yüzde 25’i tek başına kömür santralleri yoluyla Çanakkale’nin o güzelim coğrafyasına yüklenecektir. 16.828 Mw’lik Kurulu güce sahip olacak bu 19 santral Çanakkale’yi ve çevreyi zehirleyecektir. Bu projelerle yılda minimum 30 milyon ton kömür yakılacaktır. Bugün üzerinde konuştuğumuz, Yenice Çırpılar Termik Santrali; 60.000 dönüm araziyi sulayan 6 göletin arasına kondurularak ovanın her karış toprağının eşit zehirlenmesine hizmet edecektir. Kendi çocuklarımıza yaşanabilir sağlıklı bir çevre bırakmak zorundayız. Ben Çanakkale Milletvekiliyim, Benim ilçem Çan’da da termik santral yapılırken buna benzer ÇED toplantıları yapıldı, filtreler olacak, küller muhafaza edilecek, uçucu küller çimento fabrikalarına verilecek denildi. Bir sürü şey söylendi; ama, benim başıma geldi, yaz ayında gece 01.30-02.00 sularında aracımla geçerken birden bire bir toz ve çamur bulutunun içine girdim, aracımdan inip parmağımla aracın camına dokunduğumda bir çamur tabakası ile karşılaştım.” dedi. Konuyla ilgili gerekli denetimlerin yapılacağını belirten Daire Başkanı’na Bülent Öz “bahse konu işletmeye ilişkin konun takibini sizden bekliyorum” diyerek sözlerine şöyle devam etti: “Peki, bu santrali çevreleyen bu bahsedilen köylerde yaşayan insanlar ne yerler ne içerler? Ne işle iştigal ederler? Temel geçim kaynakları nedir? Ben söyleyeyim tamamına yakını tarım yapmaktadır. Soğutma suyunu bahse konu göletlerden temin etmeye çalışacaklarını ifade etmişler, bu göletlerin hiç biri doğal gölet değildir, tamamı devletin milyonlarca lira harcadığı DSİ’nin yaptığı göletlerdir. DSİ bu göletleri bölgede sürdürülebilir sulu tarımı desteklemek için inşa etmiştir. Devletin yatırımı ile yapılmış göletler, DSİ bu göletleri yapalım da orada ürün yetişsin orada tarım gelişsin diye yapmış. Bu suni göletleri termik için kullandığınız zaman orada suda yetmez tarım da olmaz.” diyerek sözlerini bitirdi. Söz alan Çevre Komisyonu üyesi Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm de konuşmasında söz konusu proje ile çevre kirliliğinin artacağını, dünyada kömüre dayalı termik santrallerin modasının geçtiğini, Paris’te yapılan iklim zirvesinde emisyon değerlerinin aşağı çekilmesine dönük bir anlaşma sağlandığını ifade ederek, içme ve kullanma suyu havzalarında böyle bir projenin gerçekleştirilmesinin insan sağlığı açısından sakıncalarına değindi. Yenilenebilir enerji yatırımlarının teşvik edilmesi doğaya ve insana saygılı bir modelin gerçekleştirilmesinin önemine vurgu yaptı. Tüm, “Bandırma’ya içme ve kullanma suyunu temin eden Gönen Barajı havzasının bu termik proje ile kirletilmesi, Bandırma halkına yapılacak en büyük zulümdür” dedi. Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, hem verimli topraklar hem de içme ve kullanma suyu açısından termik santralin neden olacağı zarara değindi. Yine benzer biçimde bu santrallerin, gelecek kuşaklara kötü bir miras olacağını da belirten Akın, ülkemizin enerjide dışa bağımlılığının artan termik santral yatırımlarıyla aşılamayacağını; doğaya, çevreye, sağlığa zarar veren termik santraller yerine enerji arz güvenliğimizi sağlamaya dönük yenilenebilir enerji yatırımlarının tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Hükümetin enerji yatırımlarında termik santrallere öncelik verdiğini ve bu yatırımları teşvik ettiğinin altını çizen Akın, ülkemizin en güzel doğa parçalarında, halkın tepkisine rağmen termik santral izinleri verildiğini belirtti. Söz alan Yenice Kayatepe Eski Muhtarı Hüseyin Soylu: “Benim köyüme 3 km. uzaklıkta bulunan Başkoz Köyü Gönen Baraj havzasında bulunmaktadır. Anayola 1,5 km. uzaklıktaki dağın eteğinde idi, köy halkı karar alarak, 1970’lerde Yenice Edremit asfaltının yanındaki vasfı tarla olan, bir araziye imarsız konut yaparak taşındılar. Bu taşınmanın üzerinden geçen 45 yıl içerisinde köy halkı tapularını alamadılar. İmarsız tarla vasfı taşıyan arazi üzerinde yaptıkları evlerde ikamet etmektedirler. Köy Muhtarlığı bir yıl önce mevcut evlerini tapuya tescil ettirmek için köy muhtarı nezdinde ilgili mercilere başvurmuşlardır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı DSİ ve ilgi kurumlardan aldığı bilgiler doğrultusunda buraya köy kurulamayacağını buranın, köy kurulması düşünülen alanın bir kısmının, Bandırmaya içme suyu sağlayan Gönen Barajının koruma havzası sınırları içerisinde kaldığını belirterek kurulmuş köye köy kurulması izni verilemeyeceği belirtilmiştir. Bakanlığın bu yazısını Sayın Soylu komisyon toplantısında elden teslim etmiştir. Bu köy için bu hassasiyeti gösteren bakanlığın, Gönen barajı koruma havzasının diğer yakasındaki termik santral için aynı hassasiyeti göstermemiş olması düşündürücüdür. Bölge halkının tarımsal faaliyetler ile geçimini sağladıklarını, başkaca bir alternatif geçim kaynaklarının bulunmadığını ifade eden muhtar bu katliama izin vermemeliyiz” dedi. Soylu sözlerini tamamlarken Çanakkale Toprak Koruma Kurulu’nun kararının henüz oluşmadığını belirterek, bu durumun da dosyada bulunması gerektiğini ifade edip, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na 16.03.2016 tarihli dilekçe ile başvurduğunu belirtti. Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği’nden Süheyla Doğan Ünal, bölge halkının bu projeye karşı olduğunu, Kalkım’da, Edremit’de köylerde insanlarımız bu projenin uygulanamaz bulduğunu ifade eti. İki gün içerisinde 1500’ün üzerinde imza toplandığını kaydederek, 1500 imzayı içeren dilekçeyi Komisyon başkanlığını sürdüren Daire Başkanı’na teslim etti. Proje alanının, Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın Gönen ve Bandırma’ya içme ve kullanma suyu sağlayan Gönen Barajı’nın uzun mesafe koruma alanı içerisinde kalmasına rağmen DSİ’den görüş almayıp BASKİ’den görüş alınmasını yadırgadıklarını, BASKİ’nin ise hiçbir bilimsel çalışma yapmaksızın kısa sürede uygun görüş vermiş olmasını anlayamadıklarını vurgulayan Ünal, “ÇED dosyasında santralin 459 m3/saat olan soğutma suyu ihtiyacının Koruk Köy ve Koca Çay göletlerinden sağlanacağı yetmez ise Koca Çay ve Cambaz derelerinden sağlanacağı belirtilmektedir. Bir taraftan da Çanakkale DSİ İl özel idaresinin bu göletlerle ilgili tarımsal sulama projeleri gerçekleştirdikleri gözlemlenmektedir. Bir taraftan tarımı destekleme projeleri yapılırken bir taraftan da Termik projeleri için onay verilmesi anlaşılmaz bir durum. DSİ yetkililerinin kül depolama sahasının içinde yer alan Dikenli Deresi ile ilgili tutanak tuttu, burada dere var buraya depolama sahası yapılamayacağı bu tutanakta yazıldı. Buna rağmen sonrasında neden görüş değiştirdi? Yine aynı şekilde DSİ’nin yatırım programına giren Çanakkale Yenice Kovancı Göleti iletim hattı projesinde de değişikliğe gitme gerekçesi anlaşılamamıştır. Kullanılacak Linyit Kömürünün 1080 olan kalori değerinin oldukça düşük olduğu ve yanma neticesinde aşırı kül atığı çıkacağı görülmektedir. Uçucu küllerin ise satılamaması durumunda ne olacağına ilişkin bir değerlendirmenin yapılmadığı ortadadır. Orman ekosisteminin olumsuz etkileneceğini belirten Sayın Ünal Format aşamasında orman bakanlığının uygun görüş vermesi de tarafımızdan anlaşılamamıştır. Projenin sosyal etki değerlendirme raporu kapsamında 4 köyde inceleme yapılmış, toplamda inceleme yapılan köylerde santral karşıtlarının sayısının ifade edilenden fazla olduğu ortadayken, halkın öncelikli talebi istihdam değil, içme suyu ve sulama suyudur. Başlı başına bu bile ÇED raporunun olumsuz değerlendirilmesi için yeterlidir” dedi. Ünal, konuşmasının ardından daha önce bir termik santralde yıllarca çalışmış Yüksek Maden Mühendisi, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği üyesi Esenay ELTAN tarafından hazırlanan detaylı teknik ÇED raporu eleştirisini basılı olarak komisyon başkanına takdim etti. Toplantının sonunda, firmanın eksikliklerini tamamlaması için süre verilmesi kararlaştırıldı.