Siyaset
Giriş Tarihi : 08-01-2020 07:38
Abone ol

CHP'li Zeybek: Bir laf vardır Anadolu’da, 'aç tavuk kendini darı ambarında zannedermiş'

“Hem 31 Mart’ta hem 23 Haziran’da 2 tane seçim geçirdik. Birincisinde, yani 31 mart’ta 13.700 oy farkı, ikincisinde yani 23 haziran’da da 806.000 oy fark vardı. Her iki seçimde de Adalet ve Kalkınma Partisi ikinci olmuş bir partidir. Seçimlerde ikinci olmuş partinin lideri birinci olduğu iddiasında bulunuyor. Bir laf vardır Anadolu’da, “aç tavuk kendini darı ambarında zannedermiş”.

CHP'li Zeybek: Bir laf vardır Anadolu’da, 'aç tavuk kendini darı ambarında zannedermiş'

İstanbul’u kim yönetiyor? Ekrem İmamoğlu. Millet İttifakı’nın adayı Ekrem İmamoğlu, Cumhur
İttifakı’nın adayının karşısında ikinci seçimlerde 806.000 oyla seçimi kazanmış, CHP üyesi bir belediye
başkanıdır. İstanbul’da 2. olan partinin genel başkanına şunu ifade etmek isterim; “Bundan sonra
Türkiye’de yapılacak seçimlerin hiçbirini sizin kazanma şansınız yok. Siz en son seçimleri 2018
yılında kazandınız. O seçim sizin tarihinizde son kazandığınız seçim olarak yer alacaktır.”

“5 BÜYÜK MÜTEAHHİT 2011 YILINDAN BERİ KANAL İSTANBUL
GÜZERGAHINDA ARSA KAPATIYOR.”
CHP’li Gökan Zeybek, Kanal İstanbul güzergahındaki mülkiyet değişikliklerine ilişkin olarak, “Bizim
elimizde bölgedeki yurttaşlarımızdan gelmiş olan çok sayıda belge var. İktidara çok yakın
müteahhitlerin, 5 büyük müteahhitin bu bölgede arazi kapattığına ilişkin bilgiler de tarafımıza iletilmiş
durumda” açıklamasında bulundu.
Zeybek, konuyla ilgili olarak, şunları söyledi:
“Kanal İstanbul güzergahındaki mülkiyet değişikliklerine ilişkin olarak, “Sayın Cumhurbaşkanı’nın 2011
yılında “Kanal İstanbul’un geçeceği güzergahı ben ve çok yakın çevremdeki insanlar biliyor” dediğinde
anlaşıldı ki yakın çevresindeki insanlar bu bölgede arazi toplamışlar. Bu araziyi toplayanlar içinde
Katarlıların ve Arap sermayesinin olması bu bilginin özel olarak iletildiği anlamına gelir. Çünkü son
dönemlerde yaygın ve bir moda oldu bu. İktidar çevreleri rant projesi hayata geçireceklerse önce
bunu yerli işbirlikçisi olan müteahhitlere, yakın aile çevresine, eş dost, akrabaya sonra da yurt
dışında iş yaptıkları sermaye gruplarına iletiyorlar.

‘YERLİ VE MİLLİ’ DİYE ORTAYA ÇIKMIŞ ANLAYIŞIN TANK PALET FABRİKASI’NI
KATAR ORDUSUNA SATTIĞI GİBİ, KANAL İSTANBUL GÜZERGAHINDAKİ
ARAZİLERİ DE YABANCILARA İMAR GEÇECEĞİNİ SÖYLEYEREK DÜŞÜK FİYATLA
ALDIRMASI BU ZİHNİYETİN ‘YERLİ VE MİLLİ’ OLMADIĞINI BİZLERE
GÖSTERİYOR.

Trakya köylüsünün çoğu mübadeleyle 150-200 yıl önce gelmiş, daha çok Balkan kökenli
köylülerimizden oluşur. Zor şartlarda yaşamlarını sürdürürler. Kendileri geçecek olan planlarla ilgili
bilgilendirilmedikleri için tarlalarını da o günlerdeki koşullara göre elden çıkarmışlar.

İKTİDARA DÜŞEN GÖREV ŞUDUR; 2011 - 2020 ARASINDA KANAL İSTANBUL
GÜZERGAHINDAKİ ARAZİLERİN NASIL EL DEĞİŞTİĞİNİ, TÜRKİYE’DEKİ HANGİ
SANAYİCİLERİN, HANGİ İŞ ADAMLARININ, HANGİ YABANCI SERMAYENİN
NASIL YER SAHİBİ OLDUKLARININ DETAYLARI İLE AÇIKLANMASI
GEREKMEKTEDİR.
BİZ BİLİYORUZ. İKTİDAR ÇIKSIN VE AÇIKLASIN.